banner644

01 Aralık 2017

Sakarya'da anne ve bebeğinin öldürülmesi davası

SAKARYA (AA) - Sakarya'nın Kaynarca ilçesinde, ormanlık alanda Suriyeli hamile kadın ile 10 aylık bebeğinin öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında haklarında dava açılan 2 tutuklu sanığın yargılanmasına başlandı.

Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde geniş güvenlik önlemleri altındaki duruşmaya, tutuklu sanıklar Birol Karacal ile Celal Bay, müşteki Halid Al-Rahmun, kardeşleri Muhammed ve Ali Al-Rahmun ile maktul Emani'nin babası Muhammed Abdülhadi Ali Al-Rahmun ve taraf avukatları katıldı.

Kimlik tespitinin yapılması ve Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen iddianamenin özetinin okunmasının ardından, sanıklar savunmalarını yaptı.

Tutuklu sanık Cemal Bay, savunmasında Halid Al-Rahmun'u iş yerinden tanıdığını söyledi.

Maktuller Emani ve bebeği tanımadığını, daha önce hiç görmediğini savunan Bay, "İş yerine gittikten sonra servisten indim, Birol vardı, Birol'u fabrikadan tanırım. Birol bana 'Bir işimiz var.' dedi beni aldı, gittik. Gece saat 03.00 sıralarıydı, Birol'a ne işimizin olduğunu sordum ancak işimiz konusunda bir şey söylemedi. Kadının ve çocuğun olduğu binaya gittik. Birol evin dış kapısını açtı, içeri girdik. Birol, bayanın olduğu odaya gitti. Beni de aldı odaya. Odada sadece bayanı gördüm, bayan uyuyordu, yerde yatıyordu, bağırmaya başladı. Birol, kadının ensesine yumruğuyla vurdu. Bayan hala kendindeydi, uyanıktı. Birol ensesine bir daha vurdu. Birol bana da 'vur' dedi. Ben de bunun üzerine kadının ensesine yumruğu vurdum. Kadın hareketsiz kaldı. Birol kadını omzuna aldı, çocuk da oradaydı. Çocuk o sıra ağlıyordu. Birol eline bir bez aldı çocuğun boynuna düğüm attı, çocuğun sesi kesildi. Birol kadını, ben çocuğu aldım, aşağı indik. Birol'un arabası oradaydı, biz ilk etapta çocuk ile kadının olduğu eve yürüyerek gelmiştik. Birol kadını arabanın arka koltuğuna bıraktı." diye konuştu.

Bay, sanık Karacal'ın kadını daha önce battaniyeye sardığını belirterek, "Bebeği de kadının olduğu yere koyduk. Birol ve ben arabaya bindik, dağa hareket ettik. Ne kadar gittiğimizi hatırlamıyorum, hava karanlıktı. Çeşme gibi beyaz bir yere geldiğimizde yukarı doğru çıkıyorduk. Birol, arabayı oraya doğru sürdü. Birol kadını aşağıya aldı, tecavüz etti." şeklinde konuştu.

Kendisinin de kadına tecavüz ettiğini söyleyen Bay, "Olayın olduğu yere 5 dakika mesafede ormanlık bir yere gittik. Ormanın içine girdik, Birol kadın ile bebeği aşağıya aldı. Birol eline bir sopa aldı, bebeğe vurdu, kaç kere vurduğunu bilmiyorum bu süre içinde bebeğin hiç sesi çıkmadı." dedi.

Sanık Bay, bebekle annenin üstüne dal parçaları attıklarını, oradan ayrıldıklarını dile getirerek, Karacal'ın kendisini daha sonra eve bıraktığını kaydetti.

Cemal Bay, mahkeme başkanının savcılık ve kolluktaki ifadelerini okuması sırasında bir soruya "Kadını öldürmeye karar vermedik. Birol bana 'kadını öldüreceğim' dedi." ifadelerini kullandı.


- Sanıklar birbirini suçladı

Sanık Birol Karacal da Halid Al-Rahmun'u iş yerinde tanıdığını söyledi.

Cemal Bay'ın iş yerinde yanına geldiğini ve "Halid'in hanımını balkonda gördüm. Birlikte tecavüz edelim." dediğini öne süren Karacal, "İlk başta kabul etmedim. Birkaç gün sonra tekrar geldi, 'Kocası Halid nasıl olsa fabrikada çalışıyor, gece gidelim tecavüz edelim.' dedi. Beni kandırdı, ben de kabul ettim. Servisle iş yerine geldik. Sanık Cemal beni aradı, 'Gel gidelim' dedi ben de 'Boş ver' dedim." diye konuştu.

Fabrikadan çıktıklarını ve Halid Al-Rahmun'un evinin bulunduğu apartmana geldiklerini, Cemal Bay'ın evin dış kapısını levyeyle açtığını aktaran Karacal, "İçeri girdik. Cemal bana kadının ensesine vurmamı söyledi. Kadın tekrar bağırmaya başladı, ben kadının ağzını tuttum. Cemal kadının ensesine vurdu. Bu sırada kadın ağlamaya başladı. Çocuk susmayınca Cemal çocuğun ensesine bayıltmak için vurdu. Çocuk susmayınca Cemal çocuğu öldürdü. Eliyle çocuğun ağzını kapattı, çocuk nefessiz kalınca öldü. Cemal'in çocuğu öldürürken elinde bir şey görmedim. Cemal'in bebeği öldürdüğüme ilişkin benim aleyhime verdiği ifadeleri kabul etmiyorum." dedi.

Sanık Karacal, daha sonra anne ile çocuğu arabaya koyduklarını ve olay yerine gittiklerini ifade ederek, tecavüz olayını gerçekleştirdiklerini anlattı.

Maktullerin yerini sanık Bay'ın gösterdiğini iddia eden Karacal, "Halid ile sorunumuz yoktu, tartışmamız olmadı. Halid ve ailesiyle komşuyduk. Eşiyle ilgili bir düşüncem yoktu, Cemal, beni kandırdı. Savunmam bundan ibarettir." şeklinde konuştu.


- "Sanıklardan şikayetçiyim"

Maktul Emani'in eşi ve Halaf'ın babası Halid Al-Rahmun ise sanıklardan şikayetçi olduğunu, olayın nasıl gerçekleştiğini bilmediğini söyledi.

Sanık Karacal'ın kendisinin kapı komşusu olduğunu, ara sıra evlerine gittiklerini belirten Al-Rahmun, iş yerinden sabah 06.00 sıralarında eşi doğum yapacağı için izin istediğini ve eve doğru yolu çıktığını anlattı.

Al-Rahmun, eve gittiğinde kapının açık olduğunu fakat eşi ve çocuğunu bulamadığını, eşinin eşyalarının evde olduğunu belirterek, "Korktum yüksek sesle ağlayınca Birol'un eşi yanıma geldi ne olduğunu sordu. Eşim ve çocuğumun olmadığını söyleyince hastaneye gitmiş olabileceğini söyledi. Daha sonra hastanelere baktık fakat bulamadık. Daha sonra polise gittim, eşimin ve oğlumun kayıp olduğunu anlattım. Biz, polisle otururken Birol 10 dakikada bir arayıp eşimi ve oğlumu bulup bulmadığımı soruyordu, bu polisin dikkatini çekti. Sonra polis Birol'u aldı ondan sonrasını bilmiyorum." dedi.

Sanıklar ile arasında bir probleminin olmadığını aktaran Rahmun, "Cemal'le 3 ay çalıştık. Kekeme olduğunu biliyorum ancak bu kadar kekeme ve tik sahibi değildir. Kendisi doğruyu söylememek için böyle davranıyor." diye konuştu.

Emani'nin babası Muhammed Abdülhadi Ali Al-Rahmun da sanıklardan şikayetçi olduğunu ifade ederek, "Davaya katılma talebim vardır. Buradaki herkesin kendisini benim yerime koymasını istiyorum. İki suçlunun en ağır cezaya çarptırılmasını istiyorum, adalete güveniyorum." dedi.

Söz alan Halid ve Muhammed Abdülhadi Ali Al-Rahmun'un avukatı Cihad Gökdemir de sanıklardan şikayetçi olduklarını ve üst sınırdan cezalandırmalarını talep etti.

Sanıkların çapraz sorgularının ardından görüşünü açıklayan cumhuriyet savcısı, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini ve bebek Halaf Al-Rahmun'un otopsi raporunun Adli Tıp Kurumu'ndan istenmesini talep etti.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Halid ve Muhammed Abdülhadi Ali Al-Rahmun'un davaya müdahilliğine, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına, bebek Halaf Al-Rahmun'un otopsi raporunun Adli Tıp Kurumu'ndan istenmesi için müzekkere yazılmasına karar veren mahkeme heyeti, dosyadaki eksik belgelerin tamamlanması için duruşmayı 15 Ocak'a erteledi.


- Süreç

Sakarya'nın Kaynarca ilçesinde yaşayan Suriyeli uyruklu Halid Al-Rahmun, 6 Temmuz'da iş yerinden geldikten sonra evinde olmayan hamile eşi Emani ile 10 aylık erkek bebeği Halaf Al-Rahmun'u tüm aramalarına rağmen bulamamış ve ihbarı üzerine jandarma ile polis ekiplerince çalışma başlatılmıştı. Aramalar sonucu kadın ve bebeğinin cesetleri, Birlik Mahallesi'ndeki ormanlık alanda bulunmuştu. Olayla ilgili gözaltına alınan Birol Karacal ile Celal Bay, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı.

Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan ve Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen 12 sayfalık iddianamede, Birol Karacal ve Celal Bay sanık olarak yer alıyor.

İddianamede sanıklar hakkında "tasarlayarak canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme", "gebe olduğu bilinen kadını öldürme", "çocuğu veya beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi öldürme", "nitelikli cinsel saldırı", "cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürme", "nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme" ile "nitelikli yağma" suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ile 30 yıl 6'şar aydan 50'şer yıla kadar hapis cezası isteniyor.


banner626
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.