banner590

06 Ocak 2020

Tüp Bebek İle İlgili Kimsenin Söylemeyeceği 10 Gerçek

Bir süredir yapılan denemelere rağmen çocuk sahibi olamamak, bir anne ve baba adayı için oldukça yorucu, üzücü ve kırıcı olabilir, kişilerde hayal kırıklığına neden olabilir. Ancak, üreme teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde, artık çocuk sahibi olmak isteyen çiftler için modern yöntemler sayesinde çok daha yüksek oranlarda bir başarı oranından söz edilmektedir. Doğal yollarla hamile kalmakta zorlanıyorsanız, yardımcı üreme teknolojilerinden yararlanarak başarı şansınızı önemli ölçüde arttırabilirsiniz.

Yardımcı Üreme Tedavileri

Üreme çağındaki bir kadın ve erkek için, korunmasız ve düzenli olarak cinsel ilişkiye girildiğinde, ortalama 1 yıl içerisinde doğal yolla gebelik elde etmeleri beklenir. Kadının yaşının 35’in üzerinde olduğu durumlarda ise, 6 ay içerisinde gebelik elde edemeyen çiftler için, yardımcı üreme teknolojilerinden yardım almak gerekebilir. Düzenli aralıklarla ve korunmasız ilişkiye rağmen girilen cinsel ilişki ile gebelik elde edilemiyorsa ya da gebelik düşükle sonuçlandıysa, kısırlık söz konusu olabilir. Böyle durumlarda, zaman oldukça önemli olduğundan, bir an önce harekete geçmek ve gerekli tedavileri görmek önemlidir. Özellikle de, kadının yaşının 35’in üzerinde olduğu durumlarda, çiftler tüp bebek tedavisine ne kadar erken başlarsa, başarı oranları da o kadar yüksek olacaktır.

Anne adayının döllenmiş yumurtalarını kullanarak gerçekleştirilen tüp bebek tedavisi gibi yardımcı üreme tedavileri, kaliteli embriyoların alınıp rahme transfer edilmesini ve bazen de dondurulup ileri bir tarihte kullanılmak üzere bekletilmesini içerebilir. Tüp bebek tedavisinde başarı oranları, çiftlerin yaş ve genel sağlık durumları ile paralel olarak ilerlemektedir.

Modern teknolojik gelişmeler sayesinde, bugün artık tüp bebek tedavisinde başarı oranları çok yksek olsa da, altta yatan herhangi bir sağlık durumunda ya da tekrarlayan bir tüp bebek tedavisi söz konusu olduğunda, gerekli tedavilerin ihmal edilmemesi önemlidir.

Bir süredir denemenize rağmen doğal yolla gebelik elde edemediyseniz ve tüp bebek tedavisi olmaya karar verdiniz. Süreç hakkında her kafadan farklı sesler çıkabileceğini ve tedaviyle ilgili bazı gerçekleri biliyorsunuz. Peki, nadiren bahsedilen gerçeklere ne kadar hakimsiniz?

1. Her Tüp Bebek Tedavisi Başarılı Sonuçlanmayabilir

Tüp bebek tedavisi olmaya karar veren bir çift, büyük umutlarla tedaviye başlayabilir ve ilk denemede çocuk sahibi olacağını düşünebilir. Ancak, tüp bebek tedavisinde, özellikle de ilk denemede hiçbir zaman başarı garantisi yoktur. Hatta, ilk denemede başarısız olan çiftlerin sayısı oldukça fazladır. Bunun nedeni, kısırlığa neden olan altta yatan sağlık koşullarıdır ve yeni bir tedaviye başlamadan önce, bu koşulların tedavi edilmesi önemlidir. Bununla birlikte, anne ve babanın yaşı, seçilen doktor ve klinik gibi kriterler de tüp bebek tedavisinde sonuçları etkileyen kritik noktalardır.

2. Tedavi Uzun Bir Süre Gerektirebilir

Tüp bebek yaptırmaya karar veren bir çift, başarılı bir sonuç elde edeceğini düşünerek bu yola çıkar ancak ilk denemenin başarısız sonuçlanabileceği de unutulmamalıdır.

3. Kliniğe Regl Döneminin İlk Gününde Gidilir

Tüp bebek tedavisi olmaya karar verdiyseniz, anne adayının regl döneminin ilk gününde klinğe gitmelisiniz. Sonraki günlerde, kliniğe bu kez de ultrason muayenesi ve kan testleri için gitmeniz gerekecektir.

4. Yumurtlama İçin İlaç Kullanmanız Gerekir

Tüp bebek tedavisinde, yumurta kalitesini arttırmak ve tedavide başarı şansını arttırmak için, ortalama 1-2 hafta süreyle doktorunuzun önerdiği yumurtlama ilaçlarını kullanmanız gerekir.

5. Yumurtaların Toplanması ve Döllenme

Yumurtlamayı sağlamak için hormon uyarıcı ilaçların kullanımı ile birlikte, tedavi sürecinde yumurtaların yeterli olgunluğa ulaşması ile birlikte, yumurtaların toplanması ve döllenme sürecine geçilir. Bu süreci, embriyo oluşumu takip etmektedir.

6. Embriyo Transferi

Uygun olan embriyoların seçilmezinin ardından, kaliteli olan 1-2 tanesi anne rahmine transfer edilir.

7. Gebelik Kontrolü

Embriyo transferinin gerçekleştiği günü takip eden sürede, ortalama 12. günde kan tahlili yapılarak gebelik testi yapılır.

8. Stresli Bir Süreç Olabilir

Çocuk sahibi olabilmek için girdiğiniz bu yolun uzun, maliyetli, zahmetli ve stresli bir süreç olabileceğini unutmamalısınız. Bazı kadınlarda, tedavi süreci, başarısız tedaviler depresyona ve anksiyete gibi problemlere neden olabilir. Bu nedenle, tüp bebek tedavisi sürecine başlamadan önce, eğer gerekiyorsa bir uzmandan yardım almanız ve ruh sağlığınızı daha iyi bir hale getirmeniz gerekebilir.

9. Çocuk Sahibi Olmayı Çok Fazla Ertelemeyin

Bir kadın ve erkek için hayattaki en güzel duygulardan biri, çocuk sahibi olmaktır. Bazen, maddi koşullar ya da çiftlerin hazır hissetmemesi nedeniyle çocuk sahibi olmak ertelenebilir. Ancak; zararlı alışkanlıklar, olumsuz yaşam şartları gibi koşullara ek olarak bir de anne adayının yaşının ilerlemesi eklendiğinde, çocuk sahibi olma şansınız da azalmaktadır. Kadınlar, sahip oldukları tüm yumurtalar ile dünyaya geldiklerinden ve her geçen gün yumurtaların sayısı azaldığından, çocuk sahibi olmayı planlayan birisi için bunu çok fazla ertelememek daha doğru olacaktır.

10. Kısırlık Çok Yaygın Bir Durum

Doktora giden pek çok çift, kısırlık durumu ile karşılaştıklarında bu konuda büyük bir şaşkınlık ve üzüntü duyabiliyor ancak kısırlık, dünya genelinde sandığınızdan çok daha yaygın bir durum. Ortama 8 çiftten 1’inde görülen kısırlık sorunu, günümüzde üreme teknolojilerinin de gelişmesi ile pek çok çift için yüz güldürücü sonuçlar sağlayabiliyor. Bu nedenle, uzun bir süredir deneyip başarılı olamıyorsanız, fazla zaman geçmeden bir an önce bir uzmandan yardım almanız önerilmektedir.

Bu yazı için Prof. Dr. Bülent Tıraş’ın Tüp Bebek İle İlgili Kimsenin Söylemeyeceği 12 Gerçek kaynak olarak  kullanılmıştır.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.