banner696

GİRİŞ

Zaman içinde insanlar, kendi işlerini görme bakımından özgür olmakla birlikte başkalarının yardımına da ihtiyaç duymuşlardır. Söz konusu bu ihtiyacın karşılanması için iş görme sözleşmeleri yapılmaktadır. Bu şekilde yardıma ihtiyaç duyan kimselerin bu olayın dışındaki üçüncü kişileri işle yetkili kişi olarak atayabilirler. Fakat olayın işi görülen kimsenin olmadığı, ulaşılmadığı veya rızasının alınmadığı bu gibi hallerde o kişinin yetkisiz olmaksızın müdahalesi gerekebilir. Bu gibi hallerde hukuk sisteminde vekaletsiz iş görme durumu söz konusu olabilir. Vekaletsiz iş görmeyle birlikte bir kimsenin yetkisiz şekilde müdahale etmiş olmasına karşın hukuk sistemlerinde bu durum belli hallerde yasaklanmış ve sonuçları da hukuki yaptırımlara bağlanmıştır. Vekaletsiz iş görmeye bu şekilde özel düzenleme yapılmasının nedeni ise başkaları tarafından yapılan müdahaleler ile toplum düzeninin bozulmaması içindir. Bu nedenle söz konusu durumun varlığı halinde vekaletsiz iş gören kişiye hukuk sistemleri tarafından sorumluluk yüklenmekle birlikte hakkaniyete, ahlaki değerlerlerin yanı sıra toplumsal düzen bakımından ayrı bir öneme sahiptir.

I. GERÇEK OLMAYAN VEKALETSİZ İŞ GÖRME VE TABİ OLDUĞU HÜKÜMLER

1. Kavram ve Niteliği

Vekaletin yasal ya da sözleşmenin sonucunda zorunluluğun olmadığıı durumlarda iş gören tarafından başkasına ait olan işin iş sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesi uygun olmaksızın veya iş sahbinin yasaklamasına karşın kendi adına veya üçüncü kimse adına görmesi hali gerçek olmayan vekaletsiz iş görme olarak ifade edilmektedir. Bu durumun gerçekleştiği halleri iş görenin kendi işini görmesi, kendi lehine vekaletsiz iş görme şeklinde de ifade edilmesi mümkündür[1]. Vekaletsiz iş görme ilk başlarda yardım amaçlı çıkmış olması nedeniyle sadece iş sahibinin menfaatine işin görülmesi düzenlenmiştir. Gerçek vekaletsiz iş görme sözleşme benzeri olsa bile gerçek olmayan vekaletsiz iş görmeden farklılıkları bulunmaktadır. Gerçek olmayan vekaletsiz iş görme sözleşme benzeri kurum olmadığı görülmektedir[2]. Diğer bir görüşe göre ise gerçek olmayan vekaletsiz iş görme durumunda bir kimsenin başkasının işini kendi işi gibi ve kendisine menfaat sağlamak üzere görür. Bu bakımdan gerçek olmayan vekaletsiz iş görmenin kusur esasına dayalı olduğu ifade edilir[3].

Gerçek olmayan vekaletsiz görmeyle gerçek vekaletsiz iş görmenin unsurlarına bakıldığında unsurlarının büyük oranda aynıdır. Fakat gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede iş görmenin, iş sahibi menfaati ve varsayılan iradesine aykırı olmasının yanı sıra iş görme kendi ya da üçüncü kişinin menfaatine yapılır[4]. İş gören, iş sahibinin geçerli yasaklaması olmasına karşın iş gördüğü haller, iş gören kimsenin iş sahibi menfaatine iş görme amacıyla hareket ettiği ancak söz konusu menfaatin işin yapılmasına gerek olmayan haller, iş gören kimsenin başkasına ait olduğunu bilerek ya da bilmeyerek kendi menfaatine iş görmesi, iş görenin başkasına ait olan bir işi iş sahibine karşı o işi yapmaya yetkisi olmayan üçüncü kimsenin yararına olacak şekilde üçüncü kişinin vekaletine dayanarak iş gördüğü hallerdir[5]. Bu anlamda iş görenin iş sahibinin menfaatine uygun iş görmesi gerekmemektedir[6].

İş sahibinin menfaatine uygun şekilde girişilen yapılan ve menfaatine uygun şekilde yapılmaya başlanması halinde vekaletsiz iş görme söz konusu olurken gerçek olmayan vekaletsiz iş görme hallerininse iş görenin kendi takdirine nazaran iş sahibinin menfaatine yapılması gerekmeyen ya da iş sahibinin geçerli yasaklamasına aykırı şekilde iş görme ile iş görenin başkasına ait olduğunu bilmesine karşın iş görmesidir[7]. Belirtmek gerekir ki işin görülmesinde iş görenin sağladığı yararla iş sahibinin sağladığı yararın karşılaştırıldığıda iş görenin sağlayacağı yararın daha fazla olması gerekir. Çünkü iş görenin iş sahibinin açığa vumuş olduğu iradesine ya da doğru değerlendirmeyle ulaştığı farazi değerlendirmesine uygun şekilde hareket etmesi gerekir. Aksi halde iş gören kimsenin zorunluluk halini yanlış değerlendirmesi, gerçek vekaletsiz iş görme gerçek olmayan vekaletsiz iş görmeye dönüşür.[8]

İş gören kimsenin hukuk alanına tesit etmeyen işin başkasına ait sayılacağını ifade eder. Bunun yanı sıra gerçek olmayan vekaletsiz iş görme halinde işin başkasına ait olması, söz konuısu işin münhasıran iş sahibine tahsis edilmesine karşın iş görenin müdahalede bulunması halinde söz konusu olur[9]. Başkasının hakkını istismar etmek suretiyle kazanç elde edilmesi halinde kazancın hakkının asıl sahibine iadesinin sağlanması amaçlanır. Bu bağlamda haksız kazanç sağlayan kişiden elde edilen kazanç talep edilmesi mümkündür ve bu talebe kazancın devri talebi şeklinde adlandırılır[10].

Bu durumda eğer ki kişilik unsurunun izinsin kullanılması söz konusu ise ve kazancın devrinin söz konusu olduğu durumlar ortaya çıkmışsa bu durumda kişilik unsuru izinsiz şekilde kullanılan kişilerin yoksun kalmış olduğu kazancın zarar kapsamına girdiğini söylemek mümkündür ve sorumluluk şartlarının olması halinde maddi tazminat davasıyla talep edilmesi mümkündür. Ayrıca mağdurusun elde edemeyeceği kazancı failin saldırı sebebiyle elde etmesi halinde mağdurun zararın olmaması nedeniyle maddi tazminat davası açılamayacak hallerde elde edilen kazancın iade talebinde bulunulacaktır. Söz konusu kazanç, TBK md. 530’da ifade edilen gerçek olmayan vekaletsiz iş görmeden kaynaklı davayla istenmesi mümkündür[11]. FSEK md. 70[12] uyarınca belirtildiği üzere bu şekilde elde edilen karın devrinin talebi bakımından gerçek olmayan vekaletsiz iş görmeye dayanması halinde tereddüt edilmez[13].

Belirtmek gerekir ki tazminat hükümler arasındaki ilişkinin saptanması gerekir. Manevi tazminat talebiyle menfaat devrinin talebi birbiriyle yarışma şeklinde değil, yığılma halindedir. Şartların mevcut olması halinde manevi tazminat talebiyle menfaat devrinin talebi de söz konusu olur. Bu anlamda fıkrada yer alan manevi tazminat talebiyle menfaat devri talep edilebilir. Örnek vermek gerekirse, ressama ait olan tablounun izinsiz şekilde poster haline getirilerek satılması, hem ressamın duyduğu üzüntünün karşılığı zararın tazmin etmesi hem de satıştan elde edilen menfaati devretmesi gerekir[14].

Gerçek olmayan vekaletsiz iş görmenin hukuki niteliğine bakıldığında hukuka aykırı eylem teşkil ettiğini söylemek mümkündür[15]. Nitekim gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede hem haksız fiil hem de sebepsiz zenginleşmeyle arasında farklılıklar yer almaktadır. Gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede talep hakkı sebepsiz zenginleşmede olduğu gibi fakirleşme veya haksız fiiile dayalı tazminat isteminde olduğu gibi zarara ya da malvarlığındaki azalmaya bağlı olmamakla birlikte TBK md. 530 uyarınca iş sahibine fakirleşmesi ya da zararına aşan menfaatini de talep imkanı verilmiştir. Bu bağlamda iş gören kimsenin özel imkanlarıyla elde etmiş olduğu gerlileri iş sahibine vermek zorundadır[16].

TBK md. 527/2 ve md. 530’a bakıldığında gerçek olmayan vekaletsiz iş görmeye ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Md. 572/2’ye bakıldığında[17] iş sahibnin hukuka ve ahlaka aykırı olmayacak şekilde yasakladığı konuda iş görmesi durumunda beklenmedik halden sorumlu olacağı, ancak o işi görmemiş olsa da beklenmedik halin gerçekleşmesinin sonrasına aynı sonucun meydana geleceğini ispat edilmesi durumunda sorumluluktan kurtulacağı düzenlenmiştir. TBK md. 530 uyarınca[18] ise iş gören kimsenin kendi yararına iş gördüğü hallerde bile iş sahibinin o işten kaynaklanan faydaları edinme hakkı olduğu ve bununla birlikte zenginleşmiş olduğu miktar bkaımından iş gören kimsenin masraflarını karşılayak onu borçtan kurtaması gerektiğine yer verilmiştir. Gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede iş sahibince uygun bulunması halinde gerçek vekaletsiz iş görme haline dönüşür. TBK md. 531 uyarınca, iş sahibice uygun bulunmasının sonrasında vekalet hükümleri kıyasen uygulama bulur[19].

Gerçek olmayan vekaletsiz görmenin uygulamada sıkça karşılaşılan hallerine bakıldığında bir kişinin başkasına ait malı kiraya vererek kira bedelini aldığı ve paydaşın payını başka bir paydaşın payını kiraya verip almış olduğu kirayı kendisi kullandığı hallerde gerçek olmayan vekaletsiz iş görmeden bahsedilir. Bir kişinin satmak istediği evi temir ettirmesi, rehin alacaklısının rehinli malı sattırması, çalışan kimsenin yanında çalıştırdığı kişiye ait olan şeyi satması, bir kimsenin satın almak istediği evi tamir ettirdiği, hallerde iş gören kimsenin iş sahibine değil kendi menfaatine yönelik hareket ettiği görülmesi nedeniyle söz konusu haller gerçek olmayan vekaletsiz iş görmeye örnek niteliğindedir[20]. İsim hakkının hukuka aykırı şekilde ihlal edilmesi halinde de vekaletsiz iş görmeye neden olması sebebiyle burada da gerçek olamyan vekaletsiz iş görmeden bahsedilmesi mümkündür[21].

Gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede işi görenin işi yapmasına ilişkin yükümlülüğü olmamakla birlikte yetkisi de bulunmamaktadır. Gerçek olmayan vekaletsiz iş görmeye ilişkin durum bu şekildedir. Fakat burada yetkisizliğe, yetkisiz temsille karıştırmamak gerekmektedir. Nitekim temsil dış ilişkiyle vekaletse iç ilişkiye ilişkin kavramlardır. Yetkisiz temsilcinin iradesi, temsil olunan kimsenin menfaatine hukuki işlem yapmaya ilişkindir. Gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede iş görenin istemli şekilde vekaleti olmadan iş sahibi adına iş görmesidir. Fakat burada iş görenin iradi şekilde iş sahibi menfaatine iş görme faaliyetine girerken iş sahibinin menfaatina ilişkin durumunu göz önünde bulundurmaktadır[22].

Gerçek olmayan vekaletsiz iş görmenin haksız fiil niteliğinde olduğu kabul edilebilir, Gerçek olmayan vekaletsiz iş görme olan talep hakkının sebepsiz zenginleşme talebinde olması gibi davanın fakirleşmesi ile ya da haksız fiile dayalı tazmiant talebinde olduğu şekilde zararıyla sınırlı değildir. Davacının TBK md. 530 uyarınca fakirleşmesi ya da zararını aşan menfaatleri de iş görenin talep etme imkanı bulunmaktadır. Bu durumda başkasının hakkını menfaati doğrultusunda kullanan kimsenin özel imkanlarıyla iş sahibinin elde edemediği karı elde etse de bunu devri gerekir. Bu nedele TBK md. 530 düzenlemesinin haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre farklılıklar taşıdığı görülmektedir[23]. Bunun yanı sıra gerçek olmayan vekaletsiz iş görmeden doğan borç ilişkilerinde alacaklının iradesi aranmaması nedeniyle soyut yönteme dayalı şekilde zarar hesaplanır[24].

Bununla bilrikte bir kişinin yetkisiz şekilde başkasının evinde oturması ya da başkasına kiraya vermesi, başkasına ait filmi[25] izinsiz şekilde kendi salonunda ücret karşılığında müşterilene izletmek veya dinletmek, başkasına ait romandan izinsiz şekilde uyarlayarak senaryodan film yapması, başkasının bastırma düşüncesinin olmadığı günlüğü izinsiz şekilde başka bir kimse tarafından yayınlatılması, başkasına ait fotoğrafların izni olmada dergi, afişlere bastırılması, kendilerine iş sahibi tarafından teslim edilen aletleri üçüncü kişinin işinde kullanmak suretiyle kazanç elde etmesi, sadakat borcuna aykırı şekilde sahibine ait olan eşya, bilgi ve belgeleri kullanarak kendisine çıkar sağladığı hallerden de bahsetmek mümkündür[26].

Yargıtay’ın verdiği kararlara bakıldığında ise gerçek olmayan vekaletsiz iş görme halinde kiralayının dava konusu taşınmazı kiraya verenin rızası olmadan yapmış olduğu imalatlardan söküp götürmesinin tespit edilmesi ve ayırma hakkının kullanamamsı nedeniyle faydalı ve zaruri masraf sayılan eklentilerin bedelininse kirayanca vekaletsiz iş görme uyarınca talep edilebileceği hükmedilmiştir[27]. Başka bir karardaysa kira konusu taşınmazda kira bedelini ödememesi nedeniyle tahliye edilen kiralayanın kiralanana yapmış olduğu tadilat masraflarının faydalı ve zorunlu masraflar addedilerek yapılan tarih itibariyle bedellerin vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca hükmedileceğine hükmedilmiştir[28].

Hekim tarafından rızası alınmadan hastanın acil şekilde ameliyata alınması halinde hastanın önceden bilmesine karşın tedaviyi reddetmesi ve hekimin bu durumu bilmesi veya bilmesi gerektiği hastayı tedavi ettiği veya hekimin yapmış olduğu zorunlu ameliyat esnasında hastanın tedavi olmayı reddetmesi ve hekimin de söz konusu durumu bilmiş olduğu başka hastalığı tedavi ettiği haller de gerçek olmayan vekaletsiz iş görmeyi oluşturur[29]. Hastanın yetkili kılmadığı kişi tarafından doktora doktora vekalet verilmişse gerçek olmayan vekaletsiz iş görme hükümleri uygulama alanı bulur. Bu durumda hastanın onay vermediği zamanda hukuka aykırı şekilde kalan gerçek olmayan vekaletsiz iş görmeden farklı şekilde gerçek vekaletsiz iş görmedeki hastanın menfaati üstün tutulduğu görülmektedir[30].

Bir kimsenin başkasına ait olan günlüğü yayımlatması için verebilir. Gerçek olmayan vekaletsiz iş görmeden bahsedilebilmesi için ilk olarak iş görmenin olması gerekir, yalnızca yetkisizlik unsuru başlı başına yeterli değildir. Bununla birlikte gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede yetkisiz temsilden farklı olarak görülen işin menfaati bakımındandır. İşin, iş sahibi menfaatinin dışında işi gören veya üçüncü kişinin menfaatine görülmesi veya iş sahibinin yasaklamasına karşın görülmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra gerçek olmayan vekaletsiz iş görmenin yaptırımı ise iş görenin elde ettiği menfaatleri devreder. Devredilen menfaatin zararın varlığından ve miktarından bağımsız niteliktedir. Buna karşın iş görenin işin görülmesi esnasında

Buna karşılık, iş görenin de, işin görülmesi sırasında yapmış olduğu masrafları talep etme hakkı vardır[31].

2. Gerçek Olmayan Vekaletsiz İş Görmenin Unsurları

Gerçek vekaletsiz iş görmeden bahsedebilmek için bazı unsurların bulunması gerekmektedir. Bu unsurlara bakıldığında işin olması, işin başkasının işini görme iradesi ile gerçekleştirilmesi, iş görenin vekaleti olmaması ve işin sahibince yasaklanmasına aykırı şekilde gerçekleştirilir. Başkasına ait işin olması, iş görenin kendi hesabına değil, iş sahibinin hesabına yapmış olduğu işlere yönelik unsurdur. Söz konusu unsurun gerçekleşmesi amacıyla başkasına ait olan işin yapılması gerekmektedir. Bu işin hukuki ya da maddi fiil olması mümkündür. İşlerin iş sahibince varsayılan iradesi ve menfaatine aykırı şekilde olması gerekmektedir. Fakat iş sahibi ve iş görenin ortak yararı olması halinde hangi tarafın daha üstün yararının olduğu tespit edilmesi gerekir[32].

İş sahibinin yararsının iş görene göre yararının daha fazla olması halinde gerçek vekaletsiz iş görme niteliğinde değerlendirme için yeterlidir. Bunun yanı sıra işin başkasının işini görme iradesi ile yapılması gerekir. Bu durumda iş görenin başkasının işini yaptığını bilmesi gerekir ve işi onun menfaati için gerçekleştirmelidir. Belirtmek gerekir ki iş görenin iradesinin önemli olması nedeniyle söz konusu unsurun sağlanabilmesi için iş görenin ayrıt etme gücünün olması gerekmektedir. İş görenin vekaleti olmamasından kasıt, işin iş görenle iş sahibi arasında önceden kararlaştırılmaması gerekir[33].

2.1. İş Görme

Gerçek olmayan vekaletsiz iş görmeden bahsedebilmek için uyarınca iş sahibinin hukuk alanına müdahale ederek işin görülmesi söz konusu olması gerekir. Diğer bir anlatımla, iş sahibine ait olan işin görülmesidir. İş görme farklı tanımlarla ifade edilmekle birlikte özgülendiği alana göre tanımında da değişiklikler olduğu görülmektedir. Geniş anlamda hizmetin görülmesi, görevin ifası, yönetim faaliyetler ve faaliyetlerin oluşması halinde iş görmeden söz edilir. Genel tanımla birlikte her olumlu insan davranışlarının iş görme şeklinde nitelendirilmesi mümkündür. Diğer bir ifadeyle hareketsizlik veya ihmal iş görme şeklinde nitelendirilemez. İş görmeden bahsedebilmek için olumlu insan eylemi gerekmektedir[34].

2.2. Yetkinin Olmayışı

TBK md. 526 uyarınca, vekaletin olmadan başkasının işini görme denilerek bu anlamda TBK md. 502’de yer alan vekalet sözleşmesinden bahsedilemekte ve yetkisiz olma anlatılmaktadır. Diğer bir ifadeyle gerçek olamyan vekaletsiz iş görmeden bahsedebilmek için iş gören kimsenin, işin görülmesine yönelik kendisine yetki verilmesi, sözleşmeden veya kanundan doğan hukuki durumda olmaması gereki. Böylece başkasının hukuk alanında yapılan müdahale de hukuka aykırılık teşkil eder. Yetkisizlikle birlikte kastedilen yetkisiz temsilden farklıdır. Nitekim yetksiz temsilde temsilcinin yetkisi olmasa da iş sahibinin hesabına iş görür. Gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede iş sahibinin menfaatine iş görülmez[35].

2.3. İşin İşi Gören ya da Üçüncü Kişi Yararına Yapılması

Vekaletsiz iş görmenin başka bir unsuru ise işin iş sahibi adına ve menfaatine yapılmamasıdır. Bununla birlikte söz konusu özellik, gerçek olmayan vekaletsiz iş görmenin karakteristik özelliği şeklinde nitelendirilir. Bu durumda ilk görünüm işin iş gören veya üçüncü kişinin menfaatine görülmesidir. Burada göz önünde bulundurulması gereken husus iş görenin veya üçüncü kişinin menfaatine görülmesi gerektiği ifade edilir. İşin iş sahibi menfaatine görülmemesi nedeniyle bir kimsenin hukukan korunmakta olan menfaatlerinin başkası tarafından kendi yararına kullanılması veya ihlal edilmesi gerekir. Başka bir ifadeyle iş gören kimsenin iş sahibi menfaat alanına el atması gerekir[36].

3. Gerçek Olmayan Vekaletsiz İş Görmenin Hükümleri

3.1. İş Sahibinin Hakları ve Borçları

Gerçek vekalet iş görmede iş sahibinin kendine ait işi aralarında kanundan veya sözleşmeden doğan yükümlüğü olmayan iş gören tarafından kendi menfaati ve bununla birlikte iradesin uygun şekilde görülen kimsedir. İş sahibince gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede yer verilen tanımına bakıldığında kendisine ait olan iş kanundan veya sözleşmeden doğan yükümlülüğü olan kimse tarafından kendi menfaati ve iradesine uygun olmadan iş gören ya da üçüncü kimsenin menfaati doğrultusunda görülen kişidir. TBK md. 529’a göre iş sahibinin kendi menfaatine olan vekaletsiz iş görmelerine bakıldığında iş gören tarafından yapılan zorunlu ve faydalı masrafları faizi ile beraber ödemek, iş gören kimsenin giriştiği borçtan kurtulma ve hakim tarafından belirlenen zararları tazmin etmekle yükümlülüğü bulunmaktadır.

Masraf ve zararın birbirine benzer kavramlar olduğu görülmektedir. Fakat iki kavramın önemli ayrım noktası ise masrafın iş görenin iş sahibine ait olan işin görülmesi esnasında kendi isteğiyle ya da rızasıyla malvarlığında oluşan azalma olmasıyken zararın iş görenin isteğinin dışında malvarlığında oluşan azalmalardır. İş gören kimsenin masrafı daha çok harcama şeklindedir. Fakat iş görenin kendine ait misli malları harcadığı, bazı şeyleriyse iş sahibinin adına temlikte bulunduğu ve bununla birlikte karından mahrum kalaral kimi eşyaları kullandırdığı hallerde de masraf meydana gelir[37].

İş gören kimsenin iş görmenin sonucunda uğramış olduğu zararda iş sahibinin kusurunda bağımsız şekilde tazmin edilmesi gerekir. İş sahibinin durumu vekalet sözleşmesinde müvekkilin durumun daha kötü olmaması için tazminatın hakim tarafından işin iş sahibine sağladığı yarar ve başkası hesabına iş görenin tazminat hakkını göz önünde bulundurarak tespit edilmesi gerekir. İş sahibinin iş gören karşısında borçlarına bakıldığında, iş gören kimse tarafından yapılan zorunlu ve faydalı masrafları ödenmesi, durumun gerektirdiği ölçüde iş gören tarafından harcanan masrafları (gerektiğinde faiziyle birlikte) ödemesi gerekir[38].

Ancak gerçek olmayan vekaletsiz iş görmeye bakıldığında ise TBK md. 530 uyarınca iş sahibinin işin menfaatine olmadığı hallerde bile iş görmenin sonucunda oluşan faydaları edinebilir. Fakat kendi yararına iş gören kişinin iş sahibinden zenginleşme miktarında masrafların ve borçların ödenmesini talep edebilir. İş gören kimsenin söz konusu haklarını kullanabilmesi için iş sahibine yararları devretmesi veya elde etme talebinde bulunması, söz konusu talebin olmaması halinde malvarlığında zenginleşmenin oluşması gerekir.

İş gören kimsenin masrafta bulunması ve bu durumun sonucunda ise iş sahibince zenginleştiğini kanıtlaması yükümlülüğü de iş görene ait olur. Gerçek vekaletsiz iş görmede iş görenin haklarını beklenen sonucun elde edilmediğin bile ileri sürülmesi mümkünken gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede durum bu şekilde değil, yalnızca iş sahibinin zenginleştiği hallerde istemde bulunulması mümkündür. Bununla birlikte gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede durum bu şekilde değildir. Yalznıca iş sahibinin zenginleştiği durumda istemde bulunulması mümkündür. Bununla birlikte gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede iş gören kimsenin iş görmesinin sonucunda iş görenin iş görmesi sonucu bir kazanç elde etmesi de zorunlu olup, masrafları ve zararı bu kazanç oranında tazmin edilecektir[39].

3.2. İş Görenin Hakları

3.2.1. Masrafları İsteme Hakkı

TBK md. 530 ilk cümle uyarınca[40], iş sahibinin işin kendi menfaatine göre olmadığı hallerde bile iş görmenin sonucunda oluşan faydaları edinebileceği ifade edilmektedir. Aynı maddenin ikinci cümlesinde ise kendi yararına iş gören kimsenin iş sahibinden zenginleştiği miktarda masrafların ve borçların ödenmesini talep edebileceği hükme bağlanmıştır. İş gören kimsenin söz konusu haklarını kullanabilmesi için iş sahibine yararların da devredilmesi veya elde etme talebinde bulunması, söz konusu talebin olmaması halinde malvarlığında zenginleşmenin oluşması gerekir. Masrafta bulunmasının ve bu durumun neticesinde iş sahibince zenginleştiğinin kanıtlanması ise iş görene aittir[41].

Gerçek vekaletsiz iş görmede iş görenin haklarını istenilen sonucun elde edilmediğinde bile ileri sürülebilirken gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede bu şekilde olmayıp yalnızca iş sahibinin zenginleştiği durumlarda istemde bulunulabilir. Bununla birlikte iş görenin iş görmesinin sonucunda kazanç elde etmesi zorunlu olmakla birlikte masrafları da kazanç oranında tazmin eder[42]. Uygulamada genellikle kazancın iş sahibine devredilmesinden önce iş görence söz konusu hakların talep edildiği görülmektedir ve bu halde karşılıklı taleplerin arasında takas mümkündür. Gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede sadece zorunlu masrafların değil iş sahibinin zenginleşmesine sebebiyet veren tüm masrafların yanı sıra söz konusu masrafların masraflarla birlikte kar elde edilmesi halinde bunların da talebi söz konusu olur[43].

Gerçek vekaletsiz iş görmeyle gerçek olmayan vekaletsiz iş görme arasındaki farklardan biri de iş görenin niyeti bakımından kendini gösterir. Gerçek vekaletsiz iş görmede iş görenin amacına bakıldığında iş sahibine yardım etmektir. Bu amaç ile başkasının hukuk alanına müdahale edilir. Yardım amacı taşınması nedeniyle başkasının hukuk alanında müdahale etmesi yasaklanmıştır.

Söz konusu ilişkinin taraflar arasında sözleşme ilişkisi varmış gibi değerlendirilir. Gerçek olmayan vekaletsiz iş görmeyse hukuk alanındaki müdahaleye izin verilmez ve bu müdahalede iş sahibinin menfaatine veya ona yardım amacıyla değil, hakkını gasp etme amacıyla hareket edilir. Bu bağlamda hekim ve hasta arasında vekaletsiz iş görme türü bakımından hekimin iş görmedeki amacı hastaya yardım etmek olması nedeniyle buradaki ilişkinin gerçek vekaletsiz iş görme olduğunu söylemek mümkündür[44].

İş görenin iyiniyetli olup olmamasına ilişkin kanunda bir ayrım bulunmasa da öğretide bu duruma ilişkin kötü niyetli ve iyi niyetli ayrım bulunmaktadır. Yapılan bu ayrımın en önemli noktası ise iş görenin elde etmiş olduğu kazancını talep etme hakkı sadece kötü niyetli gerçek olmayan vekaletsiz iş görme durumunda söz konusu olmaz. Çünkü bu durumda iradenin temeline bakıldığında menfaat elde etme amacı vardır. Kötü niyetli gerçek olmayan vekaletsiz iş görme uyarınca işin vekaletsiz şekilde görülmesi müdahalenin hukuka aykırılığını ifade etmektedir. Nitekim bir kimsenin başkasının hukukalanında kendi menfaati için el atması hukuka aykırıdır. İş görenin kötü niyetli olması durumunda iş görenin vekaletsiz şekilde görülmesi müdahalenin hukuka aykırılığını ifade etmektedir[45].

TBK md. 530 uyarınca gerçek olmayan vekaletsiz iş görmenin söz konusu olması halinde iş sahibinin iş görenin işin görülmesi nedeniyle elde etmiş olduğu menfaatleri talep edebilir. Fakat bunun için iş gören kimsenin yaptığı masrafların iş sahibince ödenmesi ve iş sebebiyle borç altına girmişse borçlardan kurutlması gerekir. Kazancın iadesi talebinde davacının zarara uğraması veya malvarlığının azalması şartına bağlı değildir. İş görenin fiilinin hukuka aykırı olması yeterlidir. Bu görüşün temeline bakıldığında kendi menfaatine başkasının işleri ile uğraşarak kar elde eden kimsenin kar elde etmesi engellenmek istenmektedir[46].

İyiniyetli gerçek olmayan vekaletsiz iş görme halinde TBK md. 530 hükmünün uygulanmayacağı, buna karşın iş görenin iş görmesi sonucunda iş sahibinin malvarlığına sağlamış olduğu yararları sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca istenebilir. İş sahibinin iş görene yöneltebileceği talepler açısından benzer şekilde yaklaşımı söz konusu olur. Bu durumda iş sahibinin sebepsiz zenginleşmeye dayalı iade talebinde kazanç devri talebinden ziyade ücretin ödenmesine ilişkindir. Bu anlamda TBK md. 530 hükmünün sonuçlarının uygulama bulması için kendi menfaatine hareket eden iş görenin bunu gerçekleştirirken hukuk ve menfaat alanına müdahale etme kastının olması gerekir[47].

Belirtmek gerekir ki doktrindeki görüşlerden birine göre gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede iyiniyetli ya da kötüniyetli iş gören bakımından ayrım yapmanın önemi yoktur. İyiniyetli olsa bile haksız şekilde başkasının kendisinin menfaatine göre gerçek olmayan vekaletsiz iş gören kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Bu duruma karşılık gerçek olmayan vekaletsiz iş görmenin yaptırımı ise kabul gören görüşe göre sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır[48]. Ancak belirtmek gerekir ki kötüniyetli iş gören kimsenin isteyebilebileceği masrafların neler olduğu öğretide tartışmalıdır. Bir görüşe göre TMK md. 995 ifadesi uyarınca kötüniyetli haksız zilyedin masraf talebiyle benzerlik kurmakla zorunlu talep edebileceği savunulmaktadır. Diğer görüş ise haksız yapıya ilişkin TMK md. 723 hükmüyle benzerlik kurulmaktadır[49].

3.2.2. Ücret İsteme Hakkı

Vekaletsiz iş görmede iş görenin ücret talep edebileceğine yönelik düzenleme yoktur. vekaletsiz iş görmede sözleşme ilişkisine dayanmaması da ücret talep edilemeyeceği anlamına gelir. Bu durumda söz konusu iş görme fiili sözleşme ilişkisi bağlamında olsaydı, iş gören ücrete hak kazanacaksa da vekaletsiz iş görme kapsamında işi görenin ücret talep edebileceği kabul edilir. Mesleki faaliyetin kapsamında gerçekleştirilen işin vekaletsiz görüldüğü hallerde iş sahibinin iş görene uygun ücret ödemesi gerekir[50]. Nitekim gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede işi görülen lehine işlemin yapılmaması nedeniyle ücret isteme hakkı bulunmamaktadır.

3.2.3. İşin Yapılması Nedeniyle Uğranılan Zararı Talep Hakkı

İş gören kimsenin iş görmenin sonucunda uğramış olduğu zararların tazmini isteyebilmesinin önemli şartlarından biri iş görmenin sonucunda iş sahibinin kazanç elde etmesidir. Bu durumun tersinin olması halinde iş sahibinin kazanç elde etmemesi halinde iş gören kimsenin zararın tazminini isteyemez. Bunun yanı sıra istemin miktarı, iş sahibinin kazanç miktarını aşamaz[51].

3.2.4. Ayırma (Ref’i) Hakkı

İş görenin iş görme konusunu eşyaya ekleme yapması halinde ayırıp alma hakkın koşulları, gerçek vekaletsiz iş görme koşullarıyla aynıdır. Bu durumda eğer ki iş görenin iş sahibine ait olan şeye ilişkin ekleme yapması için masrafta bulunması halinde o şeyi iş sahibine geri vermeden önce ayırma hakkını kullanması mümkündür[52].

3.2.5. Hapis Hakkı

Vekaletsiz iş görmede hapis hakkına ilişkin TBK’da hüküm yer almamaktadır. Bu nedenle TMK md 950’de[53] yer verilen hapis hakkına ilişkin düzenlemenin söz konusu kavrama uyarlanmıştır. Madde metninde aranan iş sahibinin rızası koşulu, gerçek vekaletsiz iş görmenin iş sahibi menfaatine yapılması nedeniyle sağlanmış sayıldığı fakat gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede genellikle iş sahibi menfaati aleyhine iş görme içermesi nedeniyle söz konusu rıza koşulunu sağlamaz. Bu nedenle gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede iş gören kimsenin TMK md. 950 uyarınca hapis hakkından bahsedilemez[54].

Gerçek olmayan vekaletten bahsedebilmek için hakkın ihlal edilmiş olmasının yanı sıra hakkın iş görence kendi yararına kullanılması, diğer bir ifadeyle istismar edilmesi gerekir. Gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede, gerçek vekaletsiz iş görmenin unsurları bakımından aynıdır ancak ayrım menfaatin kime olduğuna ilişkindir. Bu nedenle TBK md. 530’da yer verilen düzenleme uyarınca gerçek olmayan vekaletsiz iş görmeden iş gören kimsenin ve iş sahibinin hukuki durumu farklı esaslara bağlanmıştır. Bu anlamda iş sahibinin kendi menfaatine yapılmasa da iş görmeden kaynaklanan faydaları edinme hakkı bulunmaktadır. Bununla birlikte TBK md. 530 uyarınca gerçek olmayan vekaletsiz iş görmeye bakıldığında iş görence yapılan masrafların karşılanması ya da iş görenin üstlenmiş olduğu borçlardan kurtartılması da ele alınmıştır. Bu durumda iş sahibinin iş görme sebebiyle zenginleştiği miktarda iş görenin borçlardan kurtarması gerekir[55].

TMK md. 994 uyarınca[56] iyiniyetli zilyede başkaca hapis hakkı tanınmamıştır. Söz konusu hapis hakkı, bir şey üzerinde iyiniyetle zilyet olan kişinin yaptığı zorunlu ve faydalı masrafların tazmin edilmesini talep edebileceği gibi tazmin edilene kadar ilgili şeyi vermekten kaçınabileceği durumu da içerir. Söz konusu hapis hakkına ilişkin iş sahibinin rızası aranmaz. Fakat belirtmek gerekir ki söz konusu bu hak, iş görene hapis konusu şeyin gerektiği zaman paraya tanıma hakkı tanımamaktadır. Yalnzıca zararı tazmin edilene dek elinde tutma hakkı verir. Bununla birlikte elinde bulundurma hakkının kullanılması için iş sahibinin, iş görenin alacağını aşan miktarda zenginleşme şartı aranır. İş sahibinin iş gören kimsenin alacağını aşan miktarda zenginleşmemiş olması halinde iş gören kimsenin hapis hakkını kullanmadan elindekini iade etmekle yükümlüdür.

Gerçek olmayan vekaletsiz iş görme hallerinde iş görene ait olan işi kendi işi zanndederek gören ve iş sahibine ait olan malı kendinin sanarak elinde bulunduran ya da gerçekte iş sahibinin menfaatine olmayan işi iş sahibinin menfaatine iş görme iradesiyle gören iş sahibine ait olan malları iyiniyetle elinde tutan gerçek olmayan vekaletsiz görenin, TMK md. 994 uyarınca hapis hakkını kullanabileceği kabul edilmektedir[57].

3.3. İş Sahibinin Vekaletsiz İş Görmeyi Uygun Bulması​​​​​​​

TBK md. 531 uyarınca iş sahibinin iş görence gerçekleştirilen iş görme eylemini uygun bulması halinde vekalet sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağını öngörmüştür. Vekaletsiz iş görme, yalnızca vekalet sözleşmenin eser değil, taşıma gibi diğer sözleşmenin konusunu oluşturması mümkündür[58]. Uygun bulma bakımından karşı tarafa ulaşması beklenirken yenilik doğuran ve dönülmesi mümkün olmayan, şekle bağlı olmayan ve tek taraflı irade beyanıdır.

Uygun bulmada irade bildirimi şekle bağlı değildir. İş sahibinin uygun bulmaya ilişkin irade beyanı şekle tabi olmamakla birlikte yazılı ya da sözlü şekilde ortaya konulması mümken bir kişinin iş görme eylemini bilmesine karşın iş görme eylemi bilinmesine karşın yasaklanmaması, kar istemi ve iş görenin hesap verilmesi talebi ve süresi içinde itirazda bulunulması da örtülü şekilde işi bulma şeklinde değerlendirilebilir[59]. İş sahibi, gerçek olmayan iş görmeye icazet vermesi ile birlikte o iş görmenin gerçek hale dönüşmesi ve vekaletsiz iş görmeye icazet verilmesi halinde iş görmeye ilişkin olduğu sözleşmede vekalet sözleşmesi hükümleri uygulanır[60]. Gerçek olmayan vekaletsiz iş görmeden bahsedildiği hallerde bu durumda iş sahibinin yapılan işe onay vermesiyle birlikte vekalet hükümlerinin uygulanması söz konusu olacaktır ve bu durumda sonraki icazetin önceki iznin yerini tutacaktır[61].

Uygun bulma bildirimi yenilik doğuran inşai hak olmakla birlikte gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede gerçek vekaletsiz iş görme haline çevirmektedir. Aynı zamanda da vekalet sözleşmesinin uygulanma alanını meydana getirir. Yenilik doğuran haklar geçmişe yönelik şekilde hükümlerini meydana getirir. Bu nedenle uygun bulma ve icazet anından değil, iş gören tarafından işe girişilme anından itibaren değil iş görence işe girildiği tarih itibariyle hüküm ve sonuçları doğurur. Fakat bu durum uygun bulma öncesinde üçüncü kişilerin kazanımlarını olumsuz etkilemez[62].

İş sahibince uygun bulma iradesi, yenilik doğuran hak olması nedeniyle bildirdiği sırda hüküm ve sonuçları doğurması nedeniyle irade beyanın yalnızca iş sahibinin öne süreceği haktır. İş sahibinin hakkı kullanıp kullanmama konusunda sebestliği bulunmaktadır. İş sahibinin söz konusu iradesi işin başlangıcı devam ettiği ya da bitmesiyle birlikte ileri sürülmesi mümkün olmakla birlikte ilk başta devam ederken ya da bitmesi ile birlikte sonrada ileri sürülmesi mümkün olabileceği gibi başlangıçta yasaklansa da ileride uygun bulunabilir. Fakat işin başlamadan önce ileri sürülen beyan, uygun bulma olmamakla birlikte izin anlamına gelir[63].

Uygun bulma beyanının geçerli hüküm ve sonuçlar doğurması bakımından iş sahibinin ayırt etme gücünün olması ve kısıtlı olmaması, TMK md. 10 uyarınca fiil ehliyetinin olması gerekir. Bu durumda ayırt etme gücüne sahip olup fiil ehliyetin sahip olmayan kişilerin uygun bulma iradesi de geçerli değildir, yalnızca yasal temsilcinin izniyle geçerlilik kazanır. Ayırt etme gücü olmayan kimsenin uygun bulma iradesi yasal temsilci tarafından yapılması halinde geçerli sayılır.

4. Zamanaşımı​​​​​​​

Gerçek ve gerçek olmayan vekaletsiz iş görmelerde iş sahibinin alacak ve tazminat taleplerine ilişkin TBK md. 146’da yer verilen on yıllık zamanaşımı süresi uygulama alanı bulur. Bunun yanı sıra iş görmenin konusuna ilişkin md 147’de sayılan alacak çeşitleri oluşturması halinde beş yıllık zamanaşımının uygulanacağına ilişkin görüşler de bulunmaktadır[64]. Gerçek olmayan vekaletsiz iş görme bakımından TBK md. 72 uyarınca iki ve on yıllık zamanaşımı uygulanması gerektiğine ilişkin görüşlere yönelik şekilde gerçek vekaletsiz iş görme, iş sahibi menfaati bakımından olmasına karşın on yıllık zamanaşımına tabi olduğu kabul edilmesinin yanı sıra gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede ise iş gören kimsenin iş sahibinin menfaatine aykırı şekilde hareket etmesine karşın daha kısa zaman aşımının öngörülmemesi nedeniyle eleştiriler de mevcuttur[65].

Eski düzenlemeye bakıldığında ise elde edilen kazancın vekaletsiz iş görme hükümlerince iade davası ile maddi ve manevi tazmiant davalarından farklı şekilde sözleşmelere yönelik zamanaşımı sürelerinin uygulanmsı düşünülebilir. Nitekim zamanşımı süresine ilişkin değerlendirme aksine hüküm bulunmaması nedeniyle on yıllık zamanaşımı süresinin söz konusu olduğu ifade edilmektedir. Fakat öğretide gerçek olmayan vekaletsiz iş görme hükümlerine tabi olan tazminat istemlerinin niteği gereğince haksız fiile ilişkin zamanaşımı süresine tabi olduğu belirtilmiştir[66].

SONUÇ

Vekaletsiz iş görmeye ilişkin gerçek ve gerçek olmayan vekaletsiz iş görme şeklinde ikili bir ayrım mevcuttur. Vekaletsiz iş görmenin hukuki durumu ise söz konusu iki ayrım nedeniyle farklılıklar taşır. Belirtmek gerekir ki gerçek vekaletsiz iş görmede iş gören kimsenin hukuki durumuna ilişkin olarak TBK md. 526 ve 528 malleri arasında iş görülmesi, sorumluluk ve iş görenin ehliyetsizliği başlıkları altında farklı esaslara bağlanmış olmasına karşın gerçek olmayan vekaletsiz iş görmedeyse TBK md. 530’da düzenleme bulmuştur. Gerçek vekaletsiz iş görmeyle gerçek olmayan vekaletsiz iş görmenin unsurları aynı olmasına karşın her iki ayrımda da iş görenin hukuki durumuna ilişkin farklı sonuçlar öngörülmektedir. Bunun nedeni ise iş gören kimsenin gerçek vekaletsiz iş görmede iş sahibinin menfaati ve varsayılan iradesine uygun şekilde iş görmesine karşın gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede iş gören iş sahibinin menfaatine ve onun varsayılan iradesine uygun şekilde iş görmemesinden kaynaklanır.

Gerçek vekaletsiz iş görmeyle gerçek olmayan vekaletsiz iş görmenin unsurları aynı olmasına karşın her iki ayrımda da iş görenin hukuki durumunda farklı sonuçlar öngörülmektedir. Bunun nedeni iş göreniin gerçek vekaletsiz iş görmede iş sahibinin menfaati ve varsayılan iradeesine uygun şekilde iş görmesi nedeniyle gerçek olmayan vekaletsiz iş görmede iş görenin iş sahibinin menfaati ve varsayılan iradesine uygun iş görmemesi kaynaklıdır.

​​​​​​​AV. KAMURAN TURAN

Av. MUHAMMED ALPARSLAN BUDAK

​​​​​​​

KAYNAKÇA

AKSOY, Hüseyin Can: Vekaletsiz İş Görende İşi Vekaletsiz Olarak Görme Bilinci Aranmalı Mıdır?, Ankara Barosu Dergisi, 2017/1.

ARSLAN, Firdevs: Hekimin Sorumluluğunun Belirlenmesi Bakımından Hekim ile Hasta Arasındaki İlişkinin Hukuki Mahiyeti, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, C. 26, S. 1, 2020.

ATLAN KAZAN, Hülya: Gerçek Olmayan Vekaletsiz İş Görme, Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 2, S. 2, 2014.

BAŞ, Ece: Gerçek Olmayan Vekaletsiz İş Görme ve Menfaat Devri Yaptırımı, İstanbul Üniversitesi, Yayımlanmış Doktora Tezi, 2015.

BAŞOĞLU, Başak: Sözleşme Dışı Kusursuz Sorumluluk Hukuku ve Özellikle Tehlike Sorumluluğuna İlişkin Değerlendirmeler İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 6, S. 2, 2015.

BAŞ SÜZEL, Ece, YASAN, Candan: Gerçek Olmayan Vekâletsiz İş Görmeye Uygulanacak Hukuk, MÜHF - HAD, C. 22, S. 2 ,2016

BAYRAM, Hümeyra Merve: Vekaletsiz İş Görme, Ankara Üniversitesi, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, 2019.

BELLİCAN, Cüneyt: Kişilik Hakkını Oluşturan Kimi Unsurların Ticari Amaçlı İzinsiz Kullanımı, İKÜHFD C. 18, S. 1, 2019.

CANDAN, Eda: Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda Tazminat Davaları, Kadir Has Üniversitesi, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, 2013.

EREN, Fikret: Borçlar Hukuku Özel Hükümler, Yetkin Yayınları, Ankara, 2014.

ERCOŞKUN ŞENOL, Kübra: Gerçek Olmayan Vekâletsiz İş Görmenin Sistematik Açıdan Borçlar Kanunundaki Yeri ve 2020 İsviçre Borçlar Kanunu Tasarısı’ndaki Durum, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. XXII, S. 4, 2018.

KARA KILIÇARSLAN, Seda, Klinik İlaç Araştırmalarından Doğan Sorumluluk, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. 15, S. 3, 2011.

KESER, Yıldırım, Aşkın Zararın İspatı, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 11 S. 2, 2020.

KILIÇOĞLU, Ahmet: Kişilik Haklarına Basın Yoluyla Saldırılar Bakımından Medeni ve Borçlar Kanunumuzda Yapılan Değişiklikler, TBB Dergisi, 1990.

KILIÇOĞLU YILMAZ, Kumru: Haksız Kazancın İadesi, Turhan Kitapevi, 1. Baskı, Ankara, 2014.

METİNER, Ali Akın: Gerçek Olmayan Vekaletiz İşgörenden Fikri Hakların İhlali Nedeniyle Elde Ettiği Kazancın İadesi Talebi, Gazi Üniversitesi, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, 2015.

İNCE, Nurten: Miras Bırakanın Güven Sorumluluğu, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi –İnÜHFD- C. 9, S. 1, 2018.

ÖZDEMİR, H. Gökçe, Roma ve Türk Hukuklarında Vekaletsiz İş Görme, Seçkin Yayınevi, Ankara, 2001.

ÖZDEMİR, Hayrunissa, Türk ve İsviçre Medeni Hukukunda Ad Üzerindeki Hak ve Korunması, AÜHFD, 2008.

ÖZKAYA, Eraslan, Vekalet Sözleşmesi ve Kötüye Kullanılması, 3. Baskı, Seçkin Yayınevi, Ankara, 2013.

ÖZTAN, Bilge, Medeni Hukuk’un Temel Kavramları, Turhan Kitabevi, 27. Baskı, Ankara, 2008.

SARIDAĞ, Orhan Gazi: Fikri Hukukta Manevi Tazminat, TAAD, Y. 11, S. 40, 2019.

SARIKAYA, Murat: Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda Düzenlenen Tazminat Talepleri Üzerine İnceleme, TAÜHFD, C. 1, S. 2, 2019.

ŞENOL, Pınar Uzun: Vekaletsiz İş Görmede İş Görenin Hukuki Durumu, FSM İlmî Araştırmalar İnsan ve Toplum Bilimleri Dergisi, S. 3, 2014.

TANDOĞAN, Haluk: Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, C. 2, Dördüncü Tıpkıbasımdan Beşinci Tıpkıbasım, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2010.

TOKBAŞ, Hakan/YÜKSEL, Sera Reyhani: Vekaletsiz İş Görmenin Kısa Şerhi, Aristo Yayınevi, İstanbul, 2018.

YAVUZ, Cevdet: Adi Kirada Kiracının Yaptığı Gider Onarımların Sözleşmenin Sona Ermesinde Hukuki Durumu, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, C. 48, S. 1-4, 1983.

YÜKSEL, Sera Reyhani: Hekimin Vekaletsiz İş Görmeden Doğan Sorumluluğu, MÜHF-HAD, C. 21, S. 2, 2015.

ZEVKLİLER, Aydın, Özel Borç İlişkileri, 8. Baskı, Seçkin, Ankara, 2004.


ELEKTRONİK KAYNAKLAR

www.kazanci.com

https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6098-20120704.pdf

https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.4721.pdf

https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.3.5846.pdf

----------------

[1] Baş, Ece: Gerçek Olmayan Vekaletsiz İş Görme ve Menfaat Devri Yaptırımı, İstanbul Üniversitesi, Yayımlanmış Doktora Tezi, 2015, s. 12.

[2] Baş, s. 13.

[3] Başoğlu, Başak: Sözleşme Dışı Kusursuz Sorumluluk Hukuku ve Özellikle Tehlike Sorumluluğuna İlişkin Değerlendirmeler İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 6, S. 2, 2015, s. 36.

[4] Kılıçoğlu Yılmaz, Kumru; Haksız Kazancın İadesi, Turhan Kitapevi, 1. Baskı, Ankara, 2014, s. 52.

[5] Tandoğan, Haluk, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, C. 2, Dördüncü Tıpkıbasımdan Beşinci Tıpkıbasım, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2010, s. 677.

[6] İnce, Nurten, Miras Bırakanın Güven Sorumluluğu, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi –İnÜHFD- C. 9, S. 1, 2018, s. 163.

[7] Şenol, Pınar Uzun, Vekaletsiz İş Görmede İş Görenin Hukuki Durumu, FSM İlmî Araştırmalar İnsan ve Toplum Bilimleri Dergisi, S. 3, 2014, s. 295.

[8] Şenol, s. 299.

[9] Hüseyin Can, Vekaletsiz İş Görende İşi Vekaletsiz Olarak Görme Bilinci Aranmalı Mıdır?, Ankara Barosu Dergisi, 2017/1, s. 96-97.

[10] Candan, Eda, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda Tazminat Davaları, Kadir Has Üniversitesi, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, 2013, s. 88.

[11] Bellican, Cüneyt: Kişilik Hakkını Oluşturan Kimi Unsurların Ticari Amaçlı İzinsiz Kullanımı, İKÜHFD C. 18, S. 1, 2019, s. 102.

[12] Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de istiyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel indirilir.

[13] Sarıkaya, Murat: Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda Düzenlenen Tazminat Talepleri Üzerine İnceleme, TAÜHFD, 2019, C. 1, S. 2, s. 79.

[14] Sarıdağ, Orhan Gazi: Fikri Hukukta Manevi Tazminat, TAAD, Y. 11, S. 40, 2019, s. 185.

[15] Atlan Kazan, Hülya: Gerçek Olmayan Vekaletsiz İş Görme, Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 2, S. 2, 2014, s. 153.

[16] Tokbaş, Hakan/Yüksel, Sera Reyhani: Vekaletsiz İş Görmenin Kısa Şerhi, Aristo Yayınevi, İstanbul, 2018, s. 65.

[17] MADDE 572- “Ardiyeci, kendisine bırakılan malları bir komisyoncu gibi özenle saklamak ve mallarda ayrıca önlem alınmasını gerektiren bir değişiklik olursa, durumu imkân ölçüsünde saklatana bildirmekle yükümlüdür. Ardiyeci, saklatana, malların durumunu incelemesi ve örnek alması için, alışılmış iş zamanlarında; gerekli koruma önlemlerini alabilmesi için de her zaman izin vermek zorundadır.”

[18] MADDE 531- “İşsahibi yapılan işi uygun bulmuşsa, vekâlet hükümleri uygulanır”.

[19] Tandoğan, Özel Borç İlişkileri, s. 677.

[20] Bayram, Hümeyra Merve, Vekaletsiz İş Görme, Ankara Üniversitesi, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, 2019, s. 64.

[21] Özdemir, Hayrunissa, Türk ve İsviçre Medeni Hukukunda Ad Üzerindeki Hak ve Korunması, AÜHFD, 2008, s. 590.

[22] Şenol, s. 305.

[23] Şenol, s. 306.

[24] Keser, Yıldırım, Aşkın Zararın İspatı, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 11, S. 2, 2020, s. 495.

[25] Filmin yanı sıra fikri haklarda fikri hak sahibinin hakkını ihlal eden kimseden elde etmiş olduğu kazandın iadesi bakımından da tazminat değil, gerçek olmayan vekaletsiz işgörmenin hükümleri özel türü olmasına ilişkin bkz. Metiner, Ali Akın: Gerçek Olmayan Vekaletiz İşgörenden Fikri Hakların İhlali Nedeniyle Elde Ettiği Kazancın İadesi Talebi, Gazi Üniversitesi, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, 2015, s. 14

[26] Eren, Fikret, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, Yetkin Yayınları, Ankara, 2014, s. 739.

[27] Yargıtay 13. H D. T. 21/06/2010, E. 2010/1617, K. 2010/8862, www.kazanci.com.tr, E.T. 23.04.2021

[28] Yargıtay 13. H D. T. 31/05/2010, E. 2009/14275, K. 2010/7420. www.kazanci.com.tr, E.T. 23.04.2021

[29] Yüksel, Sera Reyhani, “Hekimin Vekaletsiz İş Görmeden Doğan Sorumluluğu”, MÜHF-HAD, C. 21, S. 2, 2015, s. 788.

[30] Kara Kılıçarslan, Seda, Klinik İlaç Araştırmalarından Doğan Sorumluluk, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. 15, S. 3, 2011, s. 293.

[31] Baş Süzel, Ece, Yasan, Candan: Gerçek Olmayan Vekâletsiz İş Görmeye Uygulanacak Hukuk, MÜHF - HAD, C. 22, S. 2, 2016, s. 366-367.

[32] Şahin, Musa Furkan, Hekimin Gerçek Vekâletsiz İş Görmeden Kaynaklanan Sorumluluğu, ASBÜ Hukuk Fakültesi Dergisi, (2019/1), s. 139.

[33] Şahin, s. 140.

[34] Baş, s. 22.

[35] Baş, s. 26.

[36] Baş, s. 29.

[37] Özkaya, Eraslan, Vekalet Sözleşmesi ve Kötüye Kullanılması, 3. Baskı, Seçkin Yayınevi, Ankara, 2013, s. 1110.

[38] Özkaya, s. 1113.

[39] Bayram, s. 131.

[40] MADDE 530- “İşsahibi, kendi menfaatine yapılmamış olsa bile, işgörmeden doğan faydaları edinme hakkına sahiptir; ancak zenginleştiği ölçüde, işgörenin masraflarını ödemek ve giriştiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlüdür.”

[41] Özdemir, H. Gökçe, Roma ve Türk Hukuklarında Vekaletsiz İş Görme, Seçkin Yayınevi, Ankara, 2001, s. 128.

[42] Özdemir, s. 124.

[43] Tandoğan, s. 298.

[44] Arslan, Firdevs: Hekimin Sorumluluğunun Belirlenmesi Bakımından Hekim ile Hasta Arasındaki İlişkinin Hukuki Mahiyeti, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, C. 26, S. 1, 2020, s. 417.

[45] AKSOY, s. 105.

[46] AKSOY, s. 106.

[47] Aksoy, s. 109-110.

[48] Ercoşkun Şenol, Kübra: Gerçek Olmayan Vekâletsiz İş Görmenin Sistematik Açıdan Borçlar Kanunundaki Yeri ve 2020 İsviçre Borçlar Kanunu Tasarısı’ndaki Durum, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XXII, Sa. 4, 2018, s. 40-41.

[49] Aksoy, s. 106.

[50] Bayram, s. 118.

[51] Özkaya, s. 1119.

[52] Bayram, s. 126.

[53] Madde 950- “Alacaklı, borçluya ait olup onun rızasıyla zilyedi bulunduğu taşınırı veya kıymetli evrakı, borcun muaccel olması ve niteliği itibarıyla bu eşyanın alacak ile bağlantısı bulunması hâlinde, borç ödeninceye kadar hapsedebilir. Zilyetlik ve alacak ticarî ilişkiden doğmuşsa, tacirler arasında bu bağlantı var sayılır. Alacaklı, borçluya ait olmayan taşınırlar üzerinde de zilyetliğin iyiniyetle kazanılmasının korunduğu ölçüde hapis hakkına sahip olur.”

[54] Tandoğan, s. 683.

[55] Şenol, s. 307.

[56] Madde 994- “İyiniyetli zilyet, geri vermeyi isteyen kimseden şey için yapmış olduğu zorunlu ve yararlı giderleri tazmin etmesini isteyebilir ve bu tazminat ödeninceye kadar şeyi geri vermekten kaçınabilir. İyiniyetli zilyet, diğer giderler için tazminat isteyemez. Ancak, şeyin geri verilmesinden önce kendisine bu giderler için bir tazminat önerilmezse, kendisi tarafından o şeyle birleştirilen ve zararsızca ayrılması mümkün bulunan eklemeleri o şeyi geri vermeden önce ayırıp alabilir. Zilyedin elde ettiği ürünler, yaptığı giderler sebebiyle doğan alacaklarına mahsup edilir”.

[57] Özdemir, s. 128-129.

[58] Özdemir, s. 136.

[59] Eren, s. 749.

[60] Şenol, s. 296.

[61] Yavuz Cevdet: Adi Kirada Kiracının Yaptığı Gider Onarımların Sözleşmenin Sona Ermesinde Hukuki Durumu, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, C. 48, S. 1-4, 1983, s. 146.

[62] Öztan, s. 73.

[63] Tokbaş, Hakan/Yüksel, Sera Reyhani, Vekaletsiz İş Görmenin Kısa Şerhi, Aristo Yayınevi, İstanbul, 2018, s. 77.

[64] Zevkliler, Aydın, Özel Borç İlişkileri, 8. Baskı, Seçkin, Ankara, 2004, s. 378.

[65] Bayram, s. 140.

[66] Kılıçoğlu Ahmet, Kişilik Haklarına Basın Yoluyla Saldırılar Bakımından Medeni ve Borçlar Kanunumuzda Yapılan Değişiklikler, TBB Dergisi, 1990, s. 392.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.