15 Ocak 2022

Adliyede 'Sulh Ceza' krizi

Ankara Adliyesi'nde bir süredir bazı sulh ceza hâkimlikleri ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı arasında "tutuklama krizi" yaşandığı iddia edildi. Özellikle bazı suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda tutuklamaya sevk edilen kimi şüphelilerin serbest bırakılmasının savcılıkta rahatsızlık yarattığı bildirildi. Hatta başsavcılık yetkililerinin, bekledikleri tutuklama kararlarını vermeyen sulh ceza hâkimlerinin değiştirilmesini Hâkimler ve Savcılar Kurulu'ndan (HSK) istediği kaydedildi.

DW Türkçe'de Alican Uludağ'ın haberine göre, başkent merkezli kritik soruşturmalar yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, son dönemde tutuklamaya sevk ettiği bazı şüphelilerle ilgili sulh ceza hâkimlerinden istediği kararları alamadı.

Uyuşturucu baronu olduğu iddia edilen N. D. ve Ç. G.'in tutuklandığı bataklık operasyonu ile Milli Emlak yolsuzluğu dosyasında bazı şüphelilerin tutuklanmaması, eleştirilen bu kararlar arasında yer aldı. Bataklık soruşturmasında şüphelilere uyuşturucu taşımak için gemisini sattığı iddia edilen iş insanı U.Ş. serbest bırakılmış, ancak hakkında yakalama kararı çıkarılınca bir süre firar etmişti.

Başka bir soruşturmada dolandırıcılık iddiasıyla tutuklanan D. Ç.'in itiraz üzerine 11 gün sonra serbest bırakılması da uzun süre tartışıldı.

Serbest bırakıldı, firar etti

Bu durumun son güncel örneği ise iki dosya üzerinde yaşandı. Silah kaçakçılığı, uyuşturucu satıcılığı ve örgüt yöneticiliği iddiasıyla gözaltına alınan S. T., 23 Aralık'ta savcılık tarafından tutuklama istemiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edildi. Ancak sulh ceza hâkimliği, adli kontrol kararıyla T.'u serbest bıraktı. T., serbest kalır kalmaz kendi aleyhinde verdiği ifadede "Uyuşturucuyu S. T.'dan alıyorduk" diyen kişiyi pompalı tüfekle ayağından vurdu. Yeniden gözaltına alınan T., sevk edildiği sulh ceza hâkimliği tarafından ikinci kez serbest bırakıldı. Savcılık, karara itiraz etti, yeniden yakalama kararı çıkarıldı. Ancak S. T., kayıplara karıştı.

İkinci olay ise 16 milyon euroluk üç ayrı sahte senet düzenlenerek dolandırıcılık yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada gözaltına alınan avukat O.G.'nin serbest bırakılması olayında yaşandı. G., çıkarıldığı Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

'Hâkimleri değiştirin'

Sulh ceza hâkimlikleriyle ilgili adliyede oluşan bu rahatsızlık, savcılık yetkilileri tarafından HSK'ya da iletildi. Savcılık ile hâkimler arasındaki gerginliğin devam ettiği belirtilirken, HSK'nın bu krize nasıl müdahale edeceği ise merak konusu oldu.

Emniyette rahatsız

Öte yandan organize suçlara karışan bazı şüphelilerin adliyede serbest bırakılmasının emniyette de eleştiri konusu olduğu öğrenildi. Hatta S.T.'un serbest kalmasının emniyet kaynakları tarafından haber yaptırılması da bunun işareti olarak yorumlandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mustafa 11 ay önce

Rahatsızlık duyan ve bunu açıklayan Savcılık ve Emniyet makamı hakkında işlem yapılmalı, siz takdir makamı değilsiniz...

Avatar
Mustafa paşam 11 ay önce

Sana çay kahve de söyleyelim mi? Takdiren

Avatar
suskun 11 ay önce

Bence hakimleri iptal edip, işkence işini emniyete, tutuklama ve karar verme işini savcılığa verelim. Bakın etrafta suç kalıyor mu.

Avatar
SA 11 ay önce

Hukukta adaletin geldigi nokta ve gecmisten hic ders alinmiyor. 2016 oncesi yargidaki yapilanmaya dikkat ckenler susturulmustu ve acisini butun ulke cekti. Hukukta hukuksuzluk kim ve kimler icin yapiliyor? Ankara'da en azindan vicdanli savcilar var. Canakkale savciligi ve sulh hakimligi sucu ve sucluyu korumada uyumlu calisiyorlar. 26 agustosta pesimde olan muhtemelen afgan birini Canakkale savciligi arastirma zahmetine dahi girmedi. Olay sehir merkezinde oldugu icin her yer guvenlik kamerasi var ama savcilik yeterli goruntu yok kimlik tespit edilemiyor diye kovusturmaya getek yok karari vermis. Olaya itiraz etmek icin savciliktan dosyanin bir kopyasini aldim. Takipteki sahis girdigim is yerindemiyim ve is yerinin arka kapisi falan var mi diye beni aramaya geliyor. Is yerinin kamerasinda cok net goruntusu var. is yerinden cikisimi cakirmis ve aramaya geliyor. Canakkale savciligi olay hakkinda sorusturma yapmadan ve delil toplamadan dosyayi kapatti. Karara itiraz ettim cunku neredeyse hic delil toplanmamis ve is yerinin guvenlik kamerasindaki goruntuye deCanakkale Emniyetteki uzman polisler kullanabilir goruntu yok raporu tutmuslar. Olay sehir merkezinde oldu ve sahis guvenlik kameralari(is yerlerinin) ve telefon sinyalinde cok kolay bulunanilirdi. Ama yapilmadi. Karara eksik sorusturma diyerek itiraz ettim ama simdiden Canakkale sulh hakimliginin kararini soyleyebilirim. Basvuruma ret cevabi verecekler ( gecmiste hukuken yok hukmundeki karara dahi ret cevabi verdiler) Umarim bu sefer beni utandirirlar. Ankara'daki savci hakim anlasmazligi Canakkale savci ve hakimligi arasinda da olsa. Adaleti unutmaya baslafik bu tur savci ve hakimler yuzunden. Umarim 2016 daki gibi masuma ellerindeki yetkiyi sucu ve sucluyu koruma afina kullanarak magdur edenler masumlara laik gordukleti adalete kendileri de muhtac hale grlsinler

Avatar
. 11 ay önce

Hakimlerdeki düşünce şu: Hakimler eleştirilemez. Hakimlerin verdiği her karar doğrudur.

Avatar
Misafir 11 ay önce

15 temmuzdan sonra illerde görev yapan savcı ve hakimlerin büyük kısmı görevden alınınca ortaya çıkan boşluğu avukatlarla veya stajını tam olarak yapmayan hakim ve savcı adayları ile doldurunca ortaya bu şekil görüntü çıkması normal. Şimdi örgütlenme adliyelerde olduğu eğitim ve sağlık gibi her alanda oluyor.