banner649

11 Şubat 2022

Avukat Sürenoğlu'na darp soruşturmasında verilen takipsizlik kararı kaldırıldı

Avukat Sertuğ Sürenoğlu, 13 Nisan 2019’da, İstanbul’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katılacağı bir düğün nedeniyle trafiğin durdurulmasına tepki göstermişti. Sürenoğlu, bu sırada eleştiriyi duyan “Cumhurbaşkanı yakın korumaları tarafından bir araca alınarak darp edildiği, yoğun şiddete, eziyet ve işkenceye maruz kaldığı” gerekçesiyle korumalardan şikâyetçi olmuştu. Soruşturma sonunda “kovuşturmaya yer yok” kararı verilmiş, bunun üzerine Sürenoğlu karara itiraz etmişti. 

İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliği, söz konusu kararı, 21 Ocak’ta kaldırdı. Adli Tıp Kurumu raporuna işaret edilen kararda, “‘kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanılmak suretiyle ‘kasten yaralama’ suçuna sebebiyet verebileceği, bu suç yönünden kamu davası açılması için yeterli delil bulunduğu” kaydedildi. Yeniden başlaması beklenen yargılama öncesinde, Türkiye İnsan Hakları Vakfı İstanbul Temsilciliği’nin de “tıbbi değerlendirme raporu” düzenlediği ortaya çıktı.

"İNSAN ELİYLE TRAVMA"

Olayın ve tıbbi incelemelerin yer aldığı raporun sonuç kısmında, “tespit edilen fiziksel ve ruhsal yakınma ve bulguların birbirleriyle ve kişinin anlatımlarıyla uyumlu ve gözaltı sürecinde maruz kaldığını aktardığı işkence süreçlerine ilişkin anlatımlarını destekler nitelikte olduğu ve anlatımlarına güvenilebileceği” kaydedildi. Travmatik yaralanmaların da “kaba dayak öyküsü ile uyumlu olduğu” aktarılan raporda, “travmatik sürece maruz kaldığı ortam koşulları ve yaralanmaların özellikleri birlikte değerlendirildiğinde, kişinin bu süreçte ‘insan eliyle oluşturulmuş travmaya’ maruz kaldığı ve Dünya Sağlık Örgütü’nün Uluslararası Hastalık Sınıflandırması, ICD10 kapsamında Y07.3 kodu ile de belirtilen ‘işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele’ kapsamı içinde değerlendirilmesi gerektiği” vurgulandı. 

"İMZALAMAZSAN DENİZE ATARIZ"

Sürenoğlu’nun, raporda yer alan olaya ilişkin anlatımları ise dikkat çekti. “Bir düğün için yol kapatılır mı?” demesinin ardından araca alınarak darp edilmeye başlandığını aktaran Sürenoğlu, “Hakaret, sövme, ölüm tehdidi, insanlık dışı sözler söylediler. ‘Vatan haini’ dediler. Ben vatanımı seviyorum. İngiltere’den vatanıma hizmet etmek için döndüm. Aidiyet hissettiğim tüm bağlarıma hakaretler, küfürler ettiler” dedi. Araca alındığı andan itibaren ellerinin ters kelepçeli olduğunu kaydeden Sürenoğlu, darp uygulayanların müdürünün geldiğini ve “Ne yapalım seni?” dediğini aktaran Sürenoğlu, “‘Hukuk ne gerektiriyorsa onu yapın’ dedim. O zaman daha da hiddetlendiler ve tekrar vurmaya başladılar. ‘Hukuk benim burada’, ‘Sen kendini ne sanıyorsun? Avukatlığın sökmez burada’ dediler. Aracın içinde bana bir tutanak imzalattılar. Okuyamadım bile ne yazdığını. ‘İmzalamazsan ayaklarından bağlayıp denize atarız’ dediler” ifadelerini kullandı. (Sefa Uyar / Cumhuriyet)

NÜFUZU KÖTÜYE KULLANMA

Kararda Sürenoğlu'na verilen adli muayene raporu ve Adli Tıp Kurulu raporuna dikkat çekilerek, "Müştekinin (şikâyetçinin) beyan içeriği hakkında düzenlenen rapor dikkate alındığında 'kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanılmak suretiyle kasten yaralama' suçuna sebebiyet verebileceği, bu suç yönünden kamu davası açılması için yeterli delil bulunduğu, müştekinin iddiasının ve şüphelinin eyleminin Vazife ve Salahiyet Kanunu'na göre zor kullanma yetkisinde oluşup oluşmadığı hususunun mahkemece uygun olacağı değerlendirilmekle itirazın kabulüne karar verilmiştir" denildi.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
onur 5 ay önce

adamın dayak yediği her halinden ortada, yapılan muameleye bak, nasıl bir devlette yaşıyoruz

Avatar
ahmet 5 ay önce

Her şey apaçık ortadayken 2 sene sonra takipsizlik kararı kaldırılıyor. Böyle bir ülkede hukuk devletinden bahsedilebilir mi?