banner649

16 Mayıs 2022

Beli kırılan avukatın duruşması ertelendi: 'Sanığa bile bu kadar öfkeli değilim'

Çağlayan'da bulunan İstanbul Adliyesi'nin C Kapısı'nın merdivenlerinde 30 Mart 2016 tarihinde basın açıklaması yapmak isteyen avukatlara müdahale eden polislerden birisi, avukat Zeycan Balcı’nın beline defalarca tekme atmış ve yüzde 24 engelli kalmasına sebep olmuştu. Soruşturma kapsamında avukat Balcı’ya tekme atan polis memurunun Mu.A. olduğu tespit edilmiş ve olaydan 3 yıl sonra, 2019 yılında M. A. hakkında, “yaralama", "kemiklerin kırılmasına sebep olacak şekilde kasten yaralama" ve "zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması” suçlarından 7 yıla kadar hapis istemiyle açılan davaya bugün devam edildi.

İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma, salonun küçük olması nedeniyle İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin salonunda yapıldı.

ÇOK SAYIDA AVUKAT KATILDI

Duruşmada mağdur avukat Zeycan Balcı ve çok sayıda avukat hazır bulundu. Sanık polis memuru M. A. duruşmaya katılmazken kendisini avukatı temsil etti. Duruşmaya Türkiye Barolar Birliği (TBB) Saymanı Gökhan Bozkurt, İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu ve çok sayıda ilden baro temsilcisi de katıldı.

"USLU DURMAZSANIZ TEKEMELERİZ!"

Duruşmaya katılan Türkiye Barolar Birliği (TBB) Saymanı ve Avukat Hakları Merkezi Koordinatörü Av. Gökhan Bozkurt, davanın yıllardır sürdüğünü söyleyerek, “Kendi evimizin önünde, üzerimizde cübbemizle görevimizi yaptığımızda saldırıya uğradık. Bu tekme sadece bir meslektaşımıza atılmadı. Bu tekme savunma hakkına atıldı. Şiddete uğrayan avukatların davaları sürekli cezasızlık ile sonuçlanırsa bu şiddetin daha da artmasına neden olur. Bu saldırı savunma makamına, avukatlık mesleğine yapıldığı için özellikle Avukatlık Kanunu’nun 121. maddesi gereğince davaya katılma talebinde bulunuyoruz. Avukatlara ‘Uslu durmazsanız tekmeleriz’ diyenlere Mahkemenin ‘Kanuna, hukuka uymazsanız sizi mahkum ederiz’ demesini ve adil bir kararla mahkumiyet hükmünü derhal, daha fazla gecikmeden vermesini bekliyoruz” dedi.

6 YIL GEÇTİ

Avukatların beyanlarından sonra söz alan Zeycan Balcı, şunları söyledi:

"Belimin kırılmasının üzerinden 6 yıl geçti. Çocuklarım, yaşadığım bu olay sebebiyle travmayla büyüdüler. 6 yıl geçti ama bir arpa boyu yol alamadık. Bilirkişi raporlarında hiçbir çelişki yok, siz çelişki arıyorsunuz. Bu dava Türkiye Cumhuriyeti’nin namus davasıdır. Siz bana bunu yapamazsınız. Polisi beraat ettirmeye çalışıyorsunuz. O görüntüleri zahmet edip izlediniz mi bilmiyorum. Ben defalarca ‘lanet olsun’ diye izledim. Bir kadının tüm hayatı bir erkeğin tekmesinde, siz ne istiyorsunuz daha, tekerlekli sandalyeye mi mahkum kalmam gerekiyor.

"SANIĞA BİLE BU KADAR ÖFKELİ DEĞİLİM"

Bir duruşma sonrası mahkemenizden bana bir keşif kararı bile geldi, amaç neydi? O polisi getirip tekrar tekmelettirecek miydiniz, nasıl oldu görelim mi diyecektiniz. Kalkanlılar dururken onları yarıp defalarca tekmeledi. Ben 6 yıl sonunda bu davanın karara bağlanmasını istiyorum. Üzülüyorum evet ama çok öfkeliyim, belki sanığa bile bu kadar öfkeli değilim ama sizin bu yargılamadaki tavrınıza daha çok öfkeliyim. Sanıkla ilk yüz yüze geldiğimde ona söyledim, ‘bana yaptın başkasına yapma’ dedim orada bitirdim. Dosya içerisinde bilirkişi raporları var. Dosyanın tekrar bilirkişiye gönderilmesine gerek yok. Bir an önce dosyanın mütalaaya verilip bitirilmesini istiyorum."

TBB'NİN KATILMA TALEBİ REDDEDİLDİ

Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, Ankara, İstanbul, Bursa, Antalya ve Tekirdağ barolarının katılma taleplerinin daha önce reddedilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirmelerine gerek olmadığına karar verdi. Mahkeme, Türkiye Barolar Birliği’nin katılma talebini de suçtan doğrudan zarar görmediği gerekçesiyle reddetti. Sanık polisin avukatının keşif, kamera kayıtlarının getirtilmesi talebinin reddine karar veren mahkeme, ek bilirkişi raporunun ise istenilmesine karar verdi. 

"GÖZDAĞI İSTEMİYORUZ"

Mahkemede katılma talebinde bulunan Bursa Barosu temsilcisi şunları söyledi: "Adliyeler bizim iş yerlerimiz, sizler tayin olup gidiyorsunuz ama bizler ölene kadar adliyelerdeyiz. Polis, meslektaşım Zeycan Balcı'nın belini tekmeleye tekmeleye sakat bırakmış. Defalarca kez, canavarca hisle yapmış bunu. Bu bir gözdağı. 'Adliye önünde basın açıklaması yapmayın' diye. Biz adliyelerin asli unsurlarıyız. Biz gözdağı istemiyoruz. Bursa Barosu olarak katılma talebimiz önceden reddedilmişti, talebimizi yineliyoruz."

DURUŞMA ERTELENDİ

Mahkeme, savcılığın talebinin aksine ek bilirkişi raporunu istemekten vazgeçmedi, ancak sanık avukatının C Kapısı görüntülerinin istenmesine yönelik talebini ise reddetti. Duruşma, ek bilirkişi raporunun beklenmesi için 21 Eylül 2022 tarihine ertelendi.

3 BİLİRKİŞİ RAPORU VAR

Duruşma çıkışında açıklama yapan avukat Zeycan Balcı şöyle konuştu:

"Olay 6 yıl önce oldu. Dava da yaklaşık 3,5 yıldır devam ediyordu. Ama bir arpa boyu yol alamadık. Dosyada 3 tane bilirkişi raporu var, polisi tespit eden. Buna rağmen yeniden bilirkişiye gönderdi yeni gelen hâkim. Çelişkili olduğu gerekçesiyle. Aslında bilirkişi raporunun her biri, diğerini destekler durumda olmasına rağmen yeniden bilirkişiye gönderdi. Duruşma eylüle kaldı. Çok uzun bir süre. Kendilerini eğer bir zaman aşama uğratma gibi bir düşünceniz varsa buna izin vermeyeceğimizi söyledik. Israrla, ısrarla aslında kamuoyu baskısı çok önemli. Kalabalık gidildiğinde gerçekten toplumsal bir baskı olduğunu çok hissediyor hakimler. Daha dikkatli davranıyorlar. Eylüle kaldı, yeni bilirkişi raporu gelecek. Artık ondan sonra mütalaaya gidecek ve aslında dosyanın bitme aşamasına geldiğini düşünüyoruz."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sedat 2 ay önce

avukatın belini kıran polis kendisine dava açılınca koşa koşa gidip avukat tuttu mu acaba? anlamıyorum bu neyin nefreti neyin hırsı?

Avatar
Vatandaş 2 ay önce

Aynı eylemi avukat olmayan kişilere yaptığı iddia edilen şüpheli ve sanıkların avukatlığını yaparken savunma hakkı kutsaldır denir ama avukata aynı eylem yapılınca neden tutuklanmıyor denir. Çelişkiler ve ilkesizlik mesleği hale getirdiniz bu mesleği. Bu etik olmayan duruşla değil adliyenin asli unsuru tali unsurun tamamlayıcı parçası olunamaz. Maddi gerçek ortaya çıkmalı, neden rahatsız oluyorsunuz. Oldu bittiye gelsin yine cübbelerimizle şov yapalım mı?

Avatar
Vatandaş 2 ay önce

Savunma hakkı kutsaldır, avukat tutmasına gerek mi var. Zorunlu - isteğe bağlı müdaafilik yok mu

Avatar
İlkel i olmak 2 ay önce

"Kalabalık gidildiğinde gerçekten toplumsal bir baskı olduğunu çok hissediyor hakimler." Toplumsal baskıya göre karar versin yani hakimler öyle mi? Ne kadar kalabalık daha adalet getirir mesela, bu kalabalığın bir özelliği var mı? Karşı taraf daha kalabalık gelirse ve onlar daha çok baskı yaparsa buradan çıkacak kararı "adalet" diyerek kabul edecek misiniz? En kalabalığın adaleti anlayışını da ilk defa görmüştür bu evren. Bravo.

Avatar
Kabala 2 ay önce

Kalabalık=kabalık, cübbeli kabalar, mahkeme ve hakime saygısızlık. Dünyanın hiç bir hukuk sisteminde hiç bir cübbe bu kadar kabalığı taşıyamaz. Desemki ABD mahkemelerinde hakimin mahkemeye saygısızlıktan dolayı savcı ve avukatlara duruşmalardan yasaklama, disiplin hapsi ve tutuklama yetkisi var. Ki var. Kalabalık kabalar üçlü sac ayağı hikayesini anlatmaya başlar

Avatar
sedat 2 ay önce

Ayrıca savunma hakkının kutsal olması karşı tarafın tutuklama isteminde bulunmamasını mı gerektiriyor? Siz bir kişiden savcılık huzurunda şikayetçi olduğunuzda tutuklanmasına gerek yok mu diyorsunuz? Çok doğal bir şekilde kendi lehinize hızlıca karar verilmesini istiyorsunuz. Bu hukuk davasında da böyle ceza davasında da böyle.