Boşanmak isteyen eşe cezaevinden tehdit! 'Yarım kalan işi bitireceğim...'

Dava dosyasına göre Ersin A., ile N.G 14 yıllık evliydi. Çiftin bir de E., isminde kızı bulunuyordu. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle N.G., 2014 yılında eşinden boşanmak istedi. Koca, 19 Ekim 2014 tarihinde ablasının yanında kalan eşini, boşanma konusunu konuşmak için eve çağırdı. Genç kadın o tarihte 12 yaşında olan kızını alarak evine gitti.

28 YERİNDEN BIÇAKLADI

Çift arasında başlayan tartışma sonucu Ersin A., karısını 28 yerinden bıçakladı. Annesinin bıçaklanmasını engellemeye çalışan küçük kız da iki yerinden bıçaklandı. Saldırıda yaralı kurtulan N.G., 12 gün yoğun bakımdan kaldı. Olay nedeniyle tutuklanan Ersin A. hakkında “kasten insan öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı.

''SOL TARAFIMA SAPLAMAYA DEVAM ETTİ''

Genç kadın ifadesinde kocasının kendisine bir şey yapacağını anladığında kapıya yöneldiğini ancak kapının kilitli olduğunu fark ettiğini anlatarak, “Bıçağı bilerek boynuma sapladı. Daha sonra kızım araya girdi, bu esnada kızımı da yaraladı. Ardından karşıma diz çökerek sürekli elindeki bıçağı sol tarafıma saplamaya devam etti. Bu esnada sürekli ‘geber o… ş..., adi’ şeklinde hakaret ediyordu. Fırsatını bularak yatak odasına kaçmayı başardım. Kapıyı kapatıp kapının arkasına geçtim. Ersin’in içeri girmesini engellemeye çalıştım” dedi.

''YARIM KALAN İŞİ BİTİRECEĞİM DİYOR''

N.G, mahkemedeki beyanında, cezaevinde bulunan Ersin A.’nın, “teşebbüste kalan öldürme olayını çıkar çıkmaz tamamlayacağım” diyerek tehditlerine devam ettiğini belirterek, “TCK’nın 62. madde (iyi hal indirimi) uyarınca herhangi bir indirim yapılmamasını istiyorum. Sanığın pişmanlığı yönündeki beyanları doğru olmayan beyanlardır. Bu iş sanık için yarım kalan iş olduğunu söylemektedir, şikayetçiyim cezalandırılmasını istiyorum” dedi.

''KARIMI SEVİYORUM, KORKUTMAK İSTEDİM''

Sanık Ersin A. ise savunmasında, korkutma amacıyla eşine bıçak salladığını anlatarak, “Amacım kendisini yaralamaktı, öldürmek değildi. Ben halen gerek eşimi ve kızımı seviyorum. Olay nedeniyle çok pişmanım. Eşim ve kızımdan özür diyorum. Asla olaydan sonra kendilerini tehdit etmedim” dedi.

TEŞEBBÜS VE İYİ HAL İNDİRİMİ

Mahkeme, yaptığı yargılama sonucunda 6 Haziran 2018 tarihinde sanığı kasten öldürme suçundan, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ancak eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle verilen cezayı 16 yıla indirdi. Mahkeme, sanığa “geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkilerini” göz önüne alarak iyi hal indirimi de uygulayarak verilen cezayı 13 yıl 4 ay hapis cezasına düşürdü.

ÖLÜMLE TEHDİT EDİYOR

Cezaevinde bulunan sanık, “Çıktığımda yarım kalan işi bitireceğim” diyerek eşine yönelik tehditlerine devam etti. Tehditlerin artması nedeniyle N.G’nin avukatı Ülkü Akbaba, “Eren A.’nın müvekkilini 28 yerinden bıçaklayarak ağır yaralamasına sebebiyet verdiği, daha sonra tutuklandığı, 13 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı, ancak sürekli başka insanlarla haber gönderdiği, eve mektuplar yolladığı ölümle tehdit ettiğini, müvekkil ve kızının sürekli endişe duydukları” gerekçesiyle kimlik bilgilerinin değiştirilmesi ve gizlenmesine karar verilmesini talep etti.

TALEBİN REDDİNE

Talebi değerlendiren Ankara 8. Aile Mahkemesi, 19 Kasım 2019 tarihinde “aleyhine koruma kararı istenen şahsın halen tutuklu olması ve kimlik bilgilerinin değiştirilmesi koruyucu tedbir kararının uygulanmasını gerektirir dosyada somut bir bilgi ve belge olmadığı” gerekçesiyle talebinin reddine karar verdi.

İVEDİLİKLE KORUMA ALTINA ALINMALI

N.G’nin avukatı Ülkü Akbaba, karara itiraz ettiklerini belirterek, “Kadın ve çocuğun başlarına gelen bu tür bir dehşetin ardından devletin tüm mekanizmalarını harekete geçirerek, bir başvuruya dahi gerek kalmaksızın ‘kimlik bilgilerinin değiştirilmesi’ de dahil olmak üzere onları korum altına alacak bütün tedbirleri ivedilikle uygulamaya geçirmesi gerekir. Ancak müvekkilin olayında olduğu gibi üst üste yapılan başvuruları dahi soğukkanlı gerekçelere sığınarak reddetmek, her gün artarak yaşanmasına rağmen yargı cephesinde kadın cinayetlerine karşı yeterli duyarlılığın gelişmediğini göstermektedir. Tanık Koruma Kanunu ile ne olduğu belirsiz ‘gizli tanıklara’ tanınan imkanlar ne yazık ki hayati tehlike altındaki kadın ve çocuklardan esirgenmektedir” dedi. (Mesut Hasan Benli/Hürriyet)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.