11 Aralık 2019

'DÜŞMAN HUKUKU UYGULANARAK, İNSAN ONURU ZEDELENİYOR'

Çağ Üniversitesi Prof. Dr. İlhan Yücel Konferans Salonunda düzenlenen ve moderatörlüğünü Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yücel Ertekin’in üstlendiği panelde, Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz,’İnsan Haklarında Avukatların Rolü ve Düşman Hukuku’,  Adana Barosu Başkanı Av. Veli Küçük, ‘Türkiye’nin İnsan Hakları Karnesi’,  Gaziantep Barosu Başkanı Av. Bektaş Şarklı ise, ‘İnsan Hakları İhlallerinde Türkiye’de Yargı Sorunu’ konularında hukuk fakültesi öğrencilerini ve stajyer avukatları bilgilendirdi. 

“SİSTEMİ KORUMAK ADINA BİREYLERİN TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ ASKIYA ALINDI”

Konuşmasında, bütün dünyada özellikle 11 Eylül sonrası bir düşman hukuku yaratılmaya çalışıldığının altını çizen Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, “Sistemi korumak adına bireylerin temel hak ve özgürlükleri askıya alınmaya başladı. Bu uygulamayı sadece ülkemiz açısından söylemiyoruz. Tüm dünya ülkelerinde bu refleks gelişti. Toplumların devletleşmeye başladığı süreçten bu yana devam edegelen bir sistem haline gelmiştir. Krallıklar, üniter devletler, toplumsal sözleşmeye aykırı olarak kendisine karşı gelen her bireyi düşman ilan etmiş ve onlara düşman hukuku uygulamaya, bireyleri sistem dışına atmaya çalışmışlardır. Bu süreç günümüzde de hala sürdürülmektedir. Ceza yargılamalarına baktığınızda, infaz sisteminin dahi farklı uygulandığını çok rahat görebiliriz. Düşman hukukunun uygulandığı bir ülkede, hukukun üstünlüğünden ve güvenliğinden nasıl bahsedebiliriz? İnsan onurunu bunun neresine koyacağız? İnsan onuru olmadan, insan hak ve özgürlükleri de olmaz. Düşman hukuku uygulayarak öncelikle insan onuru zedeleniyor” şeklinde konuştu.

“AVUKAT YOKSA İNSANLARIN YAŞAM GÜVENCESİ DE YOK”

Hukukun görevinin, kişi hak ve özgürlüklerinin özgürce kullanımını sağlamak ve başka kişilerin bu hakları özgürce kullanımına müdahale etmesini engellemek olduğunu vurgulayan Yeşilboğaz, “Biz avukatlar, hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde hukukun bu işlerliğini sağlanmak, kişi hak ve özgürlüklerini hiçbir gücün karşısında ezdirmemek, hakkın kişiye teslim edilmesini, kişinin adalete erişimini, adil yargılanma hakkını sağlamak için varız. İnsan hakları alanında en çok mücadele veren avukatlardır. Ülkemizde üstü örtülmeye çalışılan birçok suçun ortaya çıkmasında ve faillerinin yakalanmasında, suçluların gerekli cezayı almasında en çok katkıyı, insan hakları savunucuları olan avukatlar yapmıştır. Avukatlar bu uğurda şiddet görmüşler, öldürülmüşler, ancak insan hakları mücadelesinden vazgeçmemişlerdir” ifadesini kullandı.

“TUTUKLANDIK, VURULDUK AMA YILMADIK, ÖLMEDİK”

Baroların ve avukatların her ay bir ilde adliye önünde gerçekleştirmiş olduğu adalet nöbetinin temelinde; avukatların, tüm yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini, doğayı savunmak ve korumak olduğunu dile getiren Yeşilboğaz, “Biz avukatlar, toplumun güvencesiyiz, karanlıktaki umut ışığıyız. Avukat yoksa adalet yok, özgürlük yok,  insanların yaşam güvencesi yok. Avukatların sesi kesilirse, yurttaşların nefesi kesilir. Avukatlar da zaten bu yüzden sistematik bir şekilde susturulmaya, sindirilmeye çalışıyor. Duruşmalardan atıldık, tutuklandık, Tahir Elçi gibi vurulduk ama hiçbir zaman yılmadık, ölmedik, azalmadık. Biz avukatlar, Atatürk’ün hukukta ve insan haklarında yaptığı devrimleri yaşatmak için varız, sizler de bu mücadele için var olmak zorundasınız. Bu mücadeleyi hep birlikte özgür ruhumuzla vereceğiz” diye konuştu.

İnteraktif katılımın sağlandığı panelde baro başkanları öğrencilerin sorularını yanıtladı. Panelin sonunda Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yücel Ertekin sunumlarından dolayı baro başkanlarına plaket takdim ederek, ‘Akdeniz Senfonisi’ adlı kitabını imzalayarak hediye etti.

“İNSAN HAKLARI GÜCÜNÜ HUKUKTAN ALIR”

Mersin Barosu, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Karikatürcüler Derneği işbirliği ile Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla düzenlenen 'İnsan Temalı Karikatür Sergisi' nin açılışı yapıldı. Mersin Barosu sergide açmış olduğu insan hakları standında, insan hakları evrensel bildirgesi dağıtarak, katılımcıları haklar konusunda bilgilendirdi. Konuşmasında, hukuk can çekiştiği için insan haklarının da can çekiştiğinin altını çizen Yeşilboğaz, “Hukukla zorbalığın savaşında kazanan hukuk olmalı. İnsan hakları gücünü hukuktan alır” dedi.

“HUKUK CAN ÇEKİŞTİĞİ İÇİN, İNSAN HAKLARI DA CAN ÇEKİŞİYOR”

Sanatseverler, sivil toplum örgütleri, kurum, kuruluş, oda temsilcileri ve çok sayıda davetlinin katılımıyla, Teoman Ünüsan Sanat Merkezi'nde gerçekleşen serginin açılış konuşmalarını Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin Karikatürcüler Derneği Başkanı Metin Peker yaptı. 

Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz konuşmasında, 10 Aralık 1948’de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin kabulü ile birlikte kutlanmaya başlanan Dünya İnsan Hakları Günü’nün 71. yılında insanların hala temel ve hak ve özgürlüklere ulaşma mücadelesi verdiğini vurgulayarak, “71 yılda insan haklarında ne kadar yol kat ettik? Hangi kazanımlarımızı kaybettik? İnsan Hakları Günü’nü gerçekten kutlayabiliyor muyuz? İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin dünyada kurmaya çalıştığı düzen maalesef dünya ülkelerinin ve siyasi iktidarların; siyasi ve ekonomik hırsları nedeniyle saldırıya uğruyor, bildirgenin özgürlük, adalet ve barış amacından tamamen uzaklaşılarak, insan hakları çiğnenmektedir. Dünyada ve ülkemizde milyonlarca insan, yaşam, hukuk, sağlık, eğitim, barınma, beslenme gibi en temel ihtiyaçlarına ulaşamamaktadır. Kadın cinayetlerinin, kadına şiddetin, çocuk istismarının, çocuk işçiliğinin, iş cinayetlerinin önüne geçilebildi mi? Atatürk tarafından kadınlara yasalarla verilen haklar, egemen kılınıyor mu? Dünyada engelli bireylerden bir tanesi bile, insanca yaşam mücadelesi verebiliyor mu?” ifadesini kullandı. 

“HUKUKLA ZORBALIĞIN SAVAŞINDA, KAZANAN HUKUK OLMALI”

İnsan haklarının, gücünü sadece ve sadece hukuktan aldığını belirten Yeşilboğaz, “Hukuk can çekiştiği için, maalesef insan hakları da can çekişiyor. Bağımsız, tarafsız ve laik bir hukuk sistemiyle yönetilmeyen bir ülkede, evrensel insan haklarından bahsetmek mümkün olamaz. Hukukla zorbalığın savaştığı bu süreçte; kazanan hukuk olmalı, adalet olmalı, demokrasi olmalı, çağdaş, laik bir yönetim anlayışı ve insan hakları olmalıdır. Hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, hukuk güvenliği, adil yargılanma hakkı ve kanunları vicdan özgürlüğüyle uygulayan yargıçlar var olduğu sürece, İnsan Hakları Günü gerçek anlamda kutlanacak bir gün olacaktır. 

Ülkemizde insan haklarının güvence altına alınmış olduğu bir hukuk devletine ulaşana kadar, Mersin Barosu olarak mücadelemizi Atatürk ilke ve devrimleri ışığında yılmadan sürdüreceğiz. Bu karamsar tabloya rağmen inanıyorum ki; bir gün tüm insanlığın üzerine güneş doğacak, çiçek açacak ve merhaba ey güzel çiçek diyeceğiz” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, müzik dinletisi, kokteyl ve sokak tiyatro gösterileri ile renklenen sergiyi katılımcılarla birlikte gezi.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.