Erdoğan: Nereden biliyorsun, onu bir de bize sor
Erdoğan’ın konuşmasının satır başları şöyle:

Türkiye’ni 14 yılda 3 kat büyüttük. Allah’ın yardımıyla önümüzdeki dönemde aynı başarıyı bir kez daha gösterecek, dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına gireceğiz. Biz milletimize, iş adamlarımıza inanıyor, güveniyoruz. 15 Temmuz bir kez daha göstermiştir ki öldürmeyen her darbe güçlendirir. Aynı durum sizler için de geçerlidir. Bu hassas dönemi sabırla aşarsanız bir anda karşınıza yeni fırsatların çıktığını göreceksiniz.

Yeni ve cazip bir imkan olarak kamu ve özel sektör arasındaki iş birliği projelerimizi diğer ülkelere de yaymamız gerekiyor. Siz yeter ki bir adım atın emin olun devlet size kat ve kat fazlasıyla yaklaşacaktır. 

Son dönemde terörle, darbeyle, özellikle de kaos denemeleriyle dize getiremedikleri Türkiye’yi ekonomiyle vurmaya çalıştıklarını görüyoruz. Türkiye'nin ekonomik anlamda ciddi hiçbir sorunu yoktur.

Krizler karşısında stratejimiz küçülme, içe kapanma değil tam tersine büyüme, ileriye atılma, daha cesur davranmaktır.
 
Bizim kitabımızda geriye gitmek yoktur. Milletimize sözümüz var. İnşallah milletimizi muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız.

Türkiye yasama-yürütme ve yargı güçleri arasındaki çekişmelerden büyük zarar görmüştür. Şu anda bakıyorum ne diyorlar biliyor musunuz? “16 Nisan ile birlikte artık Türkiye’de yasama organı yok” diyorlar. Siyaset eğer dürüst yapılırsa millet sizi bir yerlere getirir. Eğer siyaseti düzgün yapmazsanız sittin sene olduğunuz yerde kalırsınız. Nerede yasama organı kalkıyor? Bunların hiçbirinin ortadan kalkması mümkün değil.

Sadece cumhurbaşkanı başbakan kavgaları bile bu sistemi sorgulamak için yeterlidir. Sayın Sezer, Sayın Ecevit. Bunlar dünya görüşleri olarak da birbirlerine yakınlardı. Sayın Ecevit’in yüzüne anayasa kitapçığı fırlatıldı mı? Ertesi gün dolar ne oldu? 

Sayın Demirel, Sayın Özal. Bunları yaşadık mı Türkiye’de? Bunlar üniversiteden beri arkadaş olmalarına rağmen Sayın Özal o denli hakaretlere maruz kalmıştır.

“SEYREDİN GÜMBÜRTÜYÜ” 
Birileri diyor ki 10 yıldır işler yürüyor, hiçbir sorun yok. Nereden biliyorsun? Onu bir de bize sor. 10 yıldır sorun çıkmamasının sebebi aynı siyasi ekolden gelen birbirlerini tanıyan insanlar bir arada olduğu için sorun çıkmıyor. Sistemden kaynaklanmıyor, aynı ekolden gelen insanlar olduğumuz için gürültü patırtı kopmuyor. Önceki cumhurbaşkanımızla sorunlar yaşadık. Gürültü patırtı olmadıysa bizim sabrımızdan kaynaklandı. Farklı iddiaları, farklı hedefleri olan kişiler bu makamlara geldiğinde mevcut durumla seyredin gümbürtüyü.

“BURADA İKİ SAF VAR” 
Burada iki saf var. Kandil ne diyor? “Gelin ‘hayır’da buluşalım” diyor. Kim bunlar? Ülkemizi parçalamak, kan gölüne çevirmek isteyenler. 40 yıldır bu ülke bunlarla mücadele ediyor mu? Şu anda bunları çağrısı ne yönde? Kişi sevdikleriyle beraberdir, bunu unutmayın. 
Şimdi ben buradan bir şey söylüyorum bütün milletime. Gerek AK Parti tabanı, gerek MHP, gerek CHP ve hatta HDP’ye gönül vermiş olan bütün vatandaşlarıma sesleniyorum. Gelin bu büyük tarihi referandumda bir konsolidasyona gidelim, müreffeh bir Türkiye’nin sistem noktasında temel taşlarını yerine koyalım. 

Yeni yönetim sisteminin temel mantığı güven ve istikrardır. Güver olmadan, istikrar olmadan kalkınma olmaz. Seçimlerde milletimizden yetki alan cumhurbaşkanı ve meclis 5 yıl süreyle ülkeyi yönetecek. Bu zaten şu anda var. 5 yıl olayı zaten sorun değil, asıl süreci verimli hale getirmek. Türkiye’de parlamento, gensorularla adeta parlamentonun işlevini ortadan kaldırmıştır. Şimdi bu gensoru ve güvenoyu mekanizması kalkıyor. Gerçek güvenoyu, gerçek gensoru kime aittir, millete aittir diyoruz. Millet huzuruna geldiği zaman başarılısın ya da başarısızsın der. 

Bu sistemin en büyük garantisi nedir biliyor musunuz? Bu sistemin en büyük garantisi sizsiniz. Çünkü milletimizin yüzde 50'den fazlasının desteğini almak demek, toplumun tamamını kucaklamaya talip olmak, bunun için gereken programa, plana, projeye, çoğulcu anlayışa sahip olmak demektir.  5 yıl çok çabuk geçer. 5 yıl sonra yine milletin karşısına çıktığında yüzde 50’den fazla oy almak için halkın çok büyük kısmının gönlünü kazanmak, beklentilerini karşılamak gerekir.

Ayrıca eskiden sadece vatana ihanet ile yargılanabilen cumhurbaşkanı seçim gününe kadar meclis ve yargının çok sıkı bir denetime tabiidir.


Hürriyet 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.