27 Ocak 2021

Hukukçular telif tartışmasını yorumladı...
banner580

Karikatürist Erdil Yaşaroğlu hakkında bundan bir süre önce internette kendi karikatürünü yayınlayan her kişiye telif davası açtığına yönelik olarak iddialar ortaya atılmıştı. Hakkında dava açılan şahıslar, sosyal medya hesaplarından olayı duyurarak kendi sitelerinin ticari amaçlı olmadığını öne sürdürer. Dahası Erdil Yaşaroğlu’na ait olan karikatürü, öğrencilerine internet sitesi aracılığıyla ders içeriği hazırlarken kullandığını söyleyen öğretmenin evinde polisin arama yaptığına dair iddiası konuyla ilgili olarak yaşanan son gelişme oldu.

"PARA KAZANMADIĞINI İSPATLAYABİLİRİM"

Daha önce sosyal medyada Erdil Yaşaroğlu’nun kendisine karikatürünü kullandığı gerekçesiyle dava açtığı bir sağlık çalışanı, sosyal medya üzerinden olayı anlatmış ve mağduriyetini “Ne istediğiniz parayı verecek ne de avukat tutacak gücüm yok. Sitem sadece sağlıkçıların girdiği mesleki bir site (radyolojinet). Para kazanmadığını da ispatlayabilirim dedim cevap bile yazmadınız. Biz para kazanmak için değil karikatürü çok sevdiğimiz için paylaştık sitemizde.” İfadelerini kullanmıştı. Olayın ardından Erdil Yaşaroğlu yaptığı açıklamada "Biz sadece izin almadan, ticari amaçlarla karikatürlerimizi yayımlayan kişi ve kurumlara karşı telif haklarımızı savunuyoruz" ifadelerini kullanmıştı.

"POLİS EVE GELDİ ÇOLUK ÇOCUK ŞOK OLDUK"

Karikatürlerin sosyal medyada ve sitelerde yayınlanmasıyla ilgili tartışma yukarıdaki örneklerle de sınırlı değil. 25 Ocak 2012 tarihinde sosyal medya platformu Twitter üzerinden yaşadığı olayı anlatan bir öğretmen; canlı derse başlamak üzere olduğu bir anda iddiaya göre, 5 polisin evine gelerek arama yaptığını, teknolojik aletlerine el konulduğunu, karakola ve savcılığa gidip ifade verdiğini iddia etti. Bunların sebebinin ise öğrencileri için açtığı ve değerler eğitimi içerikli ticari olmayan bir sitede Erdil Yaşaroğlu’nun karikatürünün konu pekiştirmesi sebebiyle kullanılması olduğunu anlattı. Eğitimci şahıs açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Eğitimci olarak başta öğrencilerim olmak üzere çocuklar için açtığım tamamen değerler eğitimi içerikli hikaye ve masalların olduğu bir sitem var. 2017 yılında tasarruflu olmak ve cimrilikten uzak durmak konulu hikayenin altında konu daha iyi anlaşılsın diye whatsapp gruplarında mı sosyal medyada mı karşıma çıktığını hatırlamadığım birkaç karikatür bulup eklemiştim. 5 polis baskın yapar gibi evime geldi. Arama yapacağız dediler. Çoluk çocuk şok olduk. Elimiz ayağımıza dolaştı. Polisleri eve buyur ettim. Evdeki dijital cihazlara el koyacaklarını söylediler. Buldukları 2 bilgisayar, cep telefonum, 2 harici disk ve 2 flash belleğe el koydular. Emir kulu olduklarını söylediler. Oğlan canlı ders yaparken bilgisayarı kapatıp aldılar. Karakolda ifade verdim. Yetmedi sağlık kontrolünden geçip savcıya ifade verdim. Hayatım boyu unutmayacağım bir gün yaşadım".

YAŞAROĞLU: HER SÖYLENENE İNANMAYIN!

Yenilir yutulur olmayan bu iddialar sosyal medyada karşılık bulmakta gecikmedi. Evinde arama yapılan eğitimcinin yazdıklarına yine sosyal medya platformu Twitter üzerinden cevap veren Erdil Yaşaroğlu “Ben de 2 karikatür için evine 5 polisle baskın yapılmış bir öğretmenin çocuklarının elinden bilgisayarlarının alındığını okusam, çok üzülürdüm. Biz kimse için izinsiz karikatür yayınladı diye hukuki olarak ev arama, el koyma talebinde bulunmadık, asla da bulunmayız. Sıfır takipçili, isimsiz, yeni açılmış, hiçbir gönderisi olmayan hesaptan yazılmış bu şeyler, gerçek gibi mi geliyor size? Hadi gerçek diyelim. Biz web sitesi üzerinden şikayette bulunuyoruz. Arkasında kim olduğunu bilmiyoruz. Haklı olduğumuz halde, üzüldüğümüz için sonradan vazgeçtiğimiz siteler var" diye konuştu. "Sosyal medyada ya da Whatsapp'ta karikatür paylaştı diye kimseye suç duyurusu yapmıyoruz" diyen Yaşaroğlu, dertlerinin sadece ticari siteler olduklarını söyledi. Yaşaroğlu ayrıca, "Biz suç duyurusunda bulunduk diye tutuklanan, nezarethaneye atılan, gözaltına alınan kimse de yok." ifadelerini kullandı.

"BİZİM DERDİMİZ SADECE TİCARİ SİTELER"

Sadece ticari sitelerle ilgili olarak hukuk mücadelesi verdiklerini söyleyen Yaşaroğlu, açıklamalarını şöyle sürdürdü: Yeri gelmişken söyleyeyim, bloğunda karikatür paylaşan öğrenciye açılmış bir dava yok. 58 yaşındaki emekli kadına ya da 70 yaşındaki amcaya da dava açılmadı. Sosyal medyada ya da Whatsapp'ta karikatür paylaştı diye kimseye suç duyurusu yapmıyoruz. Avatarını karikatür yaptı diye açılmış bir dava da yok. Sadece ticari sitelerle derdimiz. Şunu da ekleyeyim, biz suç duyurusunda bulunduk diye tutuklanan, nezarethaneye atılan, göz altına alınan kimse de yok. Telif davalarında böyle şeyler olmuyor. Her yazılana inanmayın lütfen. Uyar kaldır yöntemini söyleyenler var. Bir çoğunu uyardık zaten. Bazıları "kaldırmıyorum, dava açarsan aç" pişkinliğiyle döndü. Yıllarca dergilerimizde, kitaplarımızda yazdık izinsiz kullanmayın diye. İzin isteyen bir çoğuna da izin verdik üstelik. Bilinçli olarak emeğimizi korumaya çalışmamızı manipüle etmeye çalışan kişilerin gazına gelmeyin arkadaşlar. Sözlüklerde falan da bize giydirip duruyorsunuz (ki orda normal) Ama bari haklı giydirin. Bir de "bunu paylaşıcam ama dava açarsın, iban yollayın, yolsuz kaldıysan" şakaları da eskidi ve zaten komik değillerdi. Sevgili troller, saldıracaksanız yeni bişey bulun. Sevgiler.

Yukarıda özetlemeye çalıştığımız bu olan bitenlerin hukuki karşılığı ne anlama geliyor? HaberTürk'ten Emrah Doğru konuyu hukukçulara sordu;

PROF. DR. ERSAN ŞEN: İZİN ALMADAN SOSYAL MEDYADA PAYLAŞMAK YASAK KAPSAMINDADIR

“5846 sayılı Fikir ve Sanat eserleri Kanunu eser sahiplerinin ürettikleri eserlerinden kaynaklanan mali ve manevi haklarını güvence altına almıştır. Bu kanunun 66. maddesinden itibaren ‘Hukuk ve ceza davaları’ başlığı altında düzenlemeler vardır. Bu düzenlemelerde eser sahiplerinin eserlerine yönelik tecavüzlerin önlenmesi, manevi ve mali hakları tecavüz varsa bunların durdurulması ve önlenmesi, tazminat davaları ile ceza sorumluluğunu öngören birçok hüküm içermektedir. Burada üretilen eserin başkalarına izinsiz olarak nakledilmesi, umuma iletilmesi, paylaşılması da yine yasak kapsamındadır. Hatta kanun koyucu izinsiz ve yetkisiz olarak umuma paylaşmada bunların ticari maksatla olup olmadığına göre bir ayırım yapmamıştır. Neticede eseri; hak sahiplerinden bu Kanuna yönelik izin almadan işlemek, çoğaltmak, yaymak veya her türlü işaret, ses ve görüntü iletişimine yarayan araçlarla umuma iletmek yasak kapsamındadır. Bir eser sahibinin örneğin Karikatüristin eserini ondan izin almadan sosyal medyada paylaşmak yasak kapsamındadır. Bu bireysel paylaşma veya iki kişi arasında yapılan görüşmede paylaşmanın ötesindedir. Neticede bunların kamuyla paylaşılması bu şekilde izin alınmaksızın başkalarına gönderilmesi, sunulması da yasak kapsamındadır. Hukuki ve cezai sorumluluk doğar. Neticede; birisi eser sahibinin eserini onun izni olmaksınızın herhangi bir araçla umuma iletirse veya hukuka aykırı olarak çoğaltırsa, Kanunun 71. maddesinde ceza sorumluluğunun doğabileceği öngörülmüştür. Özellikle ticari amaçlama paylaşımının yanında, herhangi bir iletişim yoluyla umuma iletilmesi yasaktır. Bunun 1 yıldan 5 yıla kadar hapsi veya adli para cezası vardır. Yine başka ceza sorumlulukları da Kanun 71. maddesinde sayılmıştır. Eser sahibinin haklarının korunmasına Türk Hukuku ciddi önem vermektedir. Bu tür olaylarda sovuşturma veya kovuşturma yapılması hak sahibinin şikayetine bağlıdır. Şikayet süresi Failin ve fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 6 aydır. Kanunda bu şekilde kabul edilmiştir.”

"TİCARİ MAKSADIN OLUP OLMAMASI ÖNEMLİ MİDİR?"

“Suç zamanaşımı geçmemek koşuluyla şikayet hakkı olan kişinin fiilin ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren işlemeye başlayacaktır. FSEK’in amacı, eser sahibinin haklarının korunmasıdır. Bugün günümüzde dile gelen en önemli sorunlardan birisi, umuma yapılan paylaşımlardır. İnsanlar ticari maksatla yapmadıklarını ve bunun bir suç olduğunu bilmediklerini söyleyebilirler. Öncelikle kanun bilmemek mazeret sayılmaz. Ardından ise sosyal medyanın bu yönünü dikkate alarak, FSEK’le ilgili hükümlerinin gözden geçirilmesi istenebilir. Esasen sosyal medyada yapılan paylaşımlarda ticari maksat aranmalıdır. Ticari maksadın olmadığı süreçte insanların mağdur edilmemesi gerekir. Kanunda paylaşımın mutlak ticari amaca hizmet edip etmediğine bakılmalıdır. Bu durum aynen taklit bir kıyafeti giyene sorumluluğun yüklenmemesi, ama ona satana yüklenmesi gibidir. Ancak şunu ifade etmek gerekir fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi ve mali hakların ihlal edilip edilmediği, yine ‘kanunilik’ ilkesine göre belirlenmelidir. Herhangi bir eseri, karikatürü vb. hak sahibinin yazılı izni olmaksızın işlerseniz, dağıtırsanız, umuma iletirseniz yasak kapsamına girersiniz. Karşılığında hapis veya para cezası alırsınız. Paylaşım bile isteye yapılmışsa, bu takdirde takibi şikayete bağlı olmakla birlikte bu suçlardan dolayı soruşturma yapılır. Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımların ticari olup olmadığına göre Kanunda değişikliğe gidilmesi gerektiğini düşünüyoruz, yoksa umuma yapılan her türlü paylaşım yasak kapsamındadır.”

"ARAMA YAPILMASININ NEDENİ DİLEKÇEDE TALEP EDİLMESİDİR"

“Arama yapılmasının nedeni ise şikayet dilekçesinde bunun talep edilmesidir. Savcılık makamı taleple bağlı değil, gerek görürse ve şartları varsa arama yaptırabilir. Takibi şikayete bağlı suçlarda şikayetçi bunu dilekçesinde belirtebilir ve talep edebilir. Arama bir suçun delilinin elde edilmesi veya şüphelinin yakalanması amacıyla yapılır. Ancak dediğimiz gibi fail bir karikatür paylaşılmışsa, eğer başka bir şüphe yoksa bunlardan dolayı otomatik arama kararı verilmez. Arama tedbirinin tatbiki için yasal şartların gerçekleşmesi gerekir. Arama ile edilmek istenen amaca arama tedbirinin hizmet etmesi gerekir. Arama kararı veya yazılı emri keyfi olarak verilmez, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer alan şartları bakılmalıdır.”

AVUKAT ÖZGECAN SIRMA: 1 YILDAN 5 YILA KADAR HAPİS CEZASI

"Fikri eserlere ilişkin uyuşmazlıklarla ilgili kanun 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunudur. Yani haber konusu karikatür telif hakkı ve bu hakka yönelik eylemler bu kanun maddelerince değerlendirilecektir. Hem ceza hem özel hukuk yönünden düzenlemeler mevcut telif haklarının ihlalinde gündeme gelir. Ceza hukuku açısından değerlendirecek olursak; 1 yıldan 5 yıla kadar hapis veya adli para cezası belirlenmiştir. Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek: Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleme, temsil etme, çoğaltma, değiştirme, dağıtma, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletme ve yayımlama. Hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz etme, satma, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayma, ticarî amaçla satın alma, ithal veya ihraç etme, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulundurma ya da depolama, Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyma, Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunma, Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunma, Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösterme, bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltma, dağıtma, yayma veya yayımlama, Bir bilgisayar programının hukuka aykırı olarak çoğaltılmasının önüne geçmek amacıyla oluşturulmuş ilave programları etkisiz kılmaya yönelik program veya teknik donanımları üretme, satışa arz etme, satan veya kişisel kullanım amacı dışında elinde bulundurma, FSEK 81. madde’de ayrıntıları ile sayılan bandrole ilişkin kurallara aykırı hareket etme. Kanunun Ek 4’üncü maddesi uyarınca, dijital iletim de dâhil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla servis ve bilgi içerik sağlayıcılar tarafından eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin bu Kanunda tanınmış haklarının ihlâli halinde, hak sahiplerinin başvuruları üzerine ihlâle konu eserlerin üç gün içinde içerikten çıkarılması ihtar edilir. Söz konusu istemin yerine getirilmemesi halinde Cumhuriyet savcısına yapılan başvuru üzerine, üç gün içinde servis sağlayıcıdan ihlâle devam eden bilgi içerik sağlayıcısına verilen hizmetin durdurulması istenir. İhlâlin durdurulması halinde bilgi içerik sağlayıcısına yeniden servis sağlanır. Ancak ihlalin durdurulmaması halinde bilgi içerik sağlayıcısının söz konusu fiili FSEK. uyarınca suç teşkil eder.

“KANAATİMCE SUÇ OLUŞTURMAZ”

Bu doğrultuda suç oluştuğunu düşünen eser sahibin Cumhuriyet savcısına başvurusu üzerine soruşturma başlayacaktır. Cumhuriyet savcısı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre elkoyma koruma tedbirinin alınmasına ilişkin gerekli işlemleri yapabilir, yine suçu işlediği iddia edilen kişilerin ifadesine başvurabilir, çağrı üzerine gitmeyen kişi hakkında zorla getirme ve yakalama kararı çıkarılabilir. Somut olaylar üzerinden değerlendirme yapmak gerekir ise, CMK md 253 uyarınca Uzlaştırma kapsamında olan suçlar arasında olması sebebi ile kişinin henüz suçlu olup olmadığının tespiti yapılmadan olası yargılama ve ceza korkusu ile belli bir rakam ödemesi karşılığı şikayetin çekildiği halleri görüyoruz. Bu karikatürlerin ticari amaç taşımayan sosyal medya paylaşımlarında yer alması kanaatimce suç oluşturmaz. Zira paylaşımlar daha önce dergi, gazete, internet üzerinden paylaşılmış aleni eserlerdir. Eser sahibi zaten eserini rızası ile umuma arz etmiştir. Eser sahibinin söz konusu paylaşımlar ile mali veya manevi hakkı ihlal edilmemektedir. Kanunca korunan hukuki değer ihlal edilmemektedir. Hukuka uygunluk sebebi oluşturabilecektir. Maddede ayrıca “Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek” ibaresine yer verilmiştir. Bu ibare hukuka özel aykırılık halini düzenlemektedir. Bu nedenle failin olayda hukuka aykırılık bilinci ile hareket edip etmediğinin araştırılması gerekir. Zira hukuka özel aykırılık halinin arandığı suçlarda failin kastının hukuka aykırılığı içerip içermediğinin ispat edilmesi şarttır. Bu sebepler ile söz konusu paylaşımlar kanaatimce salt madde üzerinden değerlendirilemez ve geniş yorumlanmalı ayrıca eserin beğenilerek paylaşılması ve görünürlüğünün artması bunun hiçbir ticari kazanç ve art niyet olmadan yapılması halinde eser sahibinin bu kişileri ifade, el koyma, soruşturma ile muhatap kılması doğru değildir. Eser sahibinin bu kişiler hakkında herhangi bir işlem yapmadığı açıklaması ve paylaşım sahiplerinin aksi beyanları olduğu için şahıslar üzerinden bir tespit yapmak yerine genel olarak olay üzerinden hukuki değerlendirme yapmayı doğru buldum kanaatim yukarıda izah ettiğim gibidir".

AVUKAT EJDER DEMİR: ESER SAHİBİ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNABİLİR

“Ülkemizde telif hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) ile korunmaktadır. Koruma şartlarını taşıyan bir eser, sahibine manevi ve mali/ekonomik haklar sağlar. Eser sahibinin haklarına bir tecavüz olduğunda hak sahibi, tecavüzün önlenmesi veya tazminat davası açabileceği gibi suç duyurusunda da bulunabilir. Bu kapsamda suç teşkil eden fiiller FSEK madde 71 ve 72’de sayılmıştır. FSEK madde 75’e göre de; 71 ve 72 nci maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlı olup şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısı suç konusu eşya ile ilgili olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre el koyma koruma tedbirinin alınmasına ilişkin gerekli işlemleri yapar. Bu işlemler Cumhuriyet savcısının talimatıyla kolluk kuvvetleri tarafından yapılır.”

"ESERİN YAYINLANMASI SERBESTÇE KULLANILABİLECEĞİ ANLAMINA GELMEZ"

“Bir eserin internette yayınlanması bu eserin serbestçe kullanılabileceği anlamına gelmez. Esere ilişkin hak sahiplerinin eser yayınlanmış olsa bile hakları devam eder, bu sebeple ilgili hak sahiplerine ulaşarak izin alınması gereklidir. Telif hakkının ihlaline yol açan eylemi hukuka uygun hale getirecek durum eser sahibinin açık rızasıdır. İnternet ortamına sunulan eserin alenileştirildiği ve kamuya açık hale getirildiği söylenememektedir. Eser sahibinin internet ortamına sunmuş olduğu eserde kamuya arz yetkisini kullanmış olması FSEK kapsamında diğer haklarından feragat ettiği anlamına gelmemektedir. Çünkü internet ortamı, umuma mahsus ve umuma açık yer olarak kabul edilmemektedir.”

"TİCARİ AMAÇ OLMASA BİLE UMUMA İLETİLMESİ DE ESER SAHİBİNİN RIZASINI GEREKTİRİR"

“FSEK madde 71 ve 72’de belirtilen suç tiplerinin arasında ticari amaçla bu eseri izinsiz kullanmak suç sayıldığı olduğu gibi ticari amaç gütmeksizin de eseri izinsiz kullananlar hakkında cezai müeyyide söz konusu olacaktır. Bir eserin ticari amaç olmaksızın iletilmesi de umuma iletim olacağından, eser sahibinin rızası gerekecektir. Eğer üçüncü kişilerin yayın içeriğine ulaşma imkanı yoksa, umuma iletim söz konusu olmayacaktır. Dolayısıyla internet sitelerinde eserin alıntı yapıldığı belirtilmeden veya eserin hak sahibinden izin alınmaksızın kullanılması suç teşkil edecektir. Eserin hak sahibi suç duyurusunda bulunmadan önce ihlali gerçekleştirenlerden bu ihlalin kaldırılması isteminde bulunmalıdır. Hak sahibinin bu uyarısı dikkate alınmazsa ihlali gerçekleştirilen kişiler hakkında gerekli tahkikat işlemleri yapılır.”


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Memati Baş 1 ay önce

Avukat Ejder Demir boş yapmış