banner649

27 Ocak 2022

Kar fırtınasında yolda mahsur kalanlar dava açabilir mi?

Türkiye’ye bu hafta kar esareti damga vurdu. İstanbul’u vuran şiddetli kar yağışında binlerce araç TEM Otoyolu, Kuzey Marmara ve İstanbul Havalimanı'na çıkan bağlantılı yollarda mahsur kaldı.

10 BİNE YAKIN KİŞİ MAHSUR KALDI

İstanbul Valiliği bu yollarda mahsur kalan yaklaşık 10 bin kişinin kurtarıldığını açıkladı. Vatandaşlar bölgeden tahliye edilirken, yollarda kalan binlerce araç hâlâ kaldırılmaya devam ediyor.

“100 BİNDEN FAZLA KAMYON HAREKETİ GEREKİYORDU”

Karla mücadele tartışmalarına yol açan tabloda ise önemli açıklamalar peş peşe geldi. Habertürk TV yayınına çıkan İstanbul Havalimanı'nın işletmecisi İGA'nın CEO'su Kadri Samsunlu, "7 saat aralıksız kar yağdı ve 40 cm kar birikti" dedi. Samsunlu açıklamasında, "Bu yağan karı kaldırmamız için 100 binden fazla kamyon hareketi gerekiyor. Bu 7 saat demek. Kar size fırsat vermiyor, görüş mesafesi konusu var. Fırtına içinde saatlerce geçiriyorsanız sizin müdahale şansınız kalmıyor. Hava 1-1,5 saat müsaade etseydi bunun sonucunu görürdük” ifadelerini kullandı.

YUNANİSTAN TAZMİNAT ÖDEYECEK

Öte yandan benzer bir tablonun yaşandığı Yunanistan’da a dikkat çeken gelişmeler yaşandı. Hafta başından bu yana Yunanistan'da da etkili olan kar yağışı sebebiyle sürücüler mahsur kalmış, binlerce evde elektrikler kesilmişti. Yunanistan Başbakanı Miçotakis yaşananlar için özür diledi. Miçotakis ayrıca çevre yolunu işleten şirketle görüşmesi sonrasında; mahsur kalan her bir araca 2 bin avro, tren yolcularına da bin avro tazminat ödeneceğini açıkladı. Miçotakis, sorumluluğun Attiki otoyolu işletmesine ait olduğunu vurgularken, devlet yetkilileri arasındaki koordinasyonu da geliştirme sözü verdi. Ülkede kar fırtınası nedeniyle yüzlerce yolcunun mahsur kaldığı otoyolu işleten şirketin CEO'su Bill M. Halkias'ın istifa ettiği de açıklandı.

TÜRKİYE’DE HUKUKİ SÜREÇ NASIL OLUR? DAVA AÇILABİLİR Mİ?

Tüm bu tartışmaların ve Yunanistan’daki gelişmelerin ardından da Türkiye’de yolların işletmecilerinin veya belediyeler ve Karayolları Genel Müdürlüğü’nün tazminat sorumluluğu doğar mı sorusu gündem geldi. HaberTürk'ten Kenan Butakın'a konuşan hukukçular ise bu durumun idarenin hizmet kusuru olduğuna dikkat çekti. Yollarda mahsur kalıp maddi ve manevi zarara uğrayanların dava açıp açamayacağını ve nasıl bir süreç uygulayabileceklerini açıklayan hukukçular şunları kaydetti;

“TAM YARGI DAVASI İKAME EDİLEBİLİR”

Avukat Dr.Rezan Epözdemir: “Bu meseleyi bence 3 ana başlıkta ele almalıyız. Birincisi, karda araçları mahsur kalan, işine veya evine gidemeyenlerin uğradığı maddi veya manevi zararla ilgili. Burada öncelikle sorumluluk kimde sorusu sorulmalı. Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda sayılan görevler var. Bunlardan biri de karla mücadele çalışmalarının yapılmasıdır. Buna göre belediyenin karla mücadele ile ilgili bütün hizmetleri yönetmesi gerekiyor. İlçe belediyelerine böyle bir yetki verilmemiş. Ancak süreçte yardımcı olabilirler ama asli görev büyükşehir belediyesinindir.

Belediye sınırları dışında kalan şehirlerarası yolları konuşuyorsak eğer, burada sorumluluk ve yetki Karayolları Genel Müdürlüğü’nündür.

‘DANIŞTAY’IN BENZER İÇTİHATLARI VAR’

İkinci soru da burada vatandaşların Yunanistan’dakine benzer bir şekilde dava açma hakkı var mıdır? Kar fırtınası nedeniyle işine gidemeyen, aracında mahsur kalan vatandaşların dava açma hakkı var mıdır, bunun hukuki dayanağı var mıdır? Burada yolda tuzlama çalışmasının yapılmaması, yolun açılmamış olması gibi sebeplerden ötürü idarenin hizmet kusuru vardır.

İdarenin burada kamu hizmetini gerektiği gibi ifa edemediği açıktır. Hizmet kusuru nedeniyle bir tam yargı davası ikame edilebilir. İdarenin kamu hizmetini geç ifa etmesi veya hiç ifa etmemesi veya eksik ifa etmesi nedeniyle idarenin hizmet kusuru söz konusu olur. Ve bu hizmet kusuru nedeniyle idarenin tazminat sorumluluğu vardır. Vatandaşlar uğramış oldukları maddi ve manevi zararların tazmini için tam yargı davası açabilirler. Nitekim Danıştay’ın da bu yönde yerleşmiş bazı içtihatları da vardır. Öte yandan hizmet kusuru olması için nedensellik bağı da aranır. Yani kar lastiği takmadan veya zincir kullanmadan yola çıkmış olan araç sürücüleri, bu nedenlerle yolda kalmaları halinde idarenin hizmet kusuruna dayanamazlar. Burada gerekli önlemleri aldığı halde yolların tuzlanmaması ve trafiğe açılmaması nedeniyle mağdur olanlar ve maddi ve manevi zararı olanlar dava açabilirler. Burada idarenin yani büyükşehir belediyelerinin ve Karayolları Genel Müdürlüğü’nün hizmet kusuru söz konusu olur.

"5 YIL İÇİNDE YAZILI OLARAK BAŞVURMALARI GEREKİR"

Üçüncü soru da, burada açılacak olan dava nedir? Dava açma süresi ne kadardır ve nasıl bir dava açılmalıdır? Burada açılacak olan davanın hukuki niteliği bir tam yargı davasıdır. İdarenin hizmet kusurundan kaynaklanan bir tam yargı davasıdır. Hakları ihlal edilmiş olan kişiler bu davayı açmadan önce bu eylemleri yazılı olarak bildirmeleri gerekir. Öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl, eylem tarihinden itibaren de 5 yıl içinde ilgili idareye yazılı olarak başvurmaları gerekir. Maddi ve manevi zararlarını belgeleriyle birlikte idareye bildirmeleri gerekir.

‘İDARENİN 30 GÜN İÇİNDE YANITLAMASI GEREKİR’

Demek ki tam yargı davası açılmadan önce eğer şehirlerarası yol ise Karayolları Genel Müdürlüğü’ne, şehir içi yol ise büyükşehir belediyesine yazılı başvuru yapılmalı. Benim bu kadar maddi ve manevi zararım var diyecekler. Zararlarını tek tek belgelendirecekler. Bu başvuru yapılmadan dava açılmaz. Yani bir ön şart bu. 30 gün içerisinde idarenin yanıt verme hakkı var bu başvuruya. 30 gün içinde cevap vermezse reddetmiş sayılır. Ya da kısmen veya tamamen yazılı olarak da reddedebilir. İşte bu ret cevabından sonra isteği reddedilen vatandaş 60 gün içerisinde idare mahkemesine başvurup tam yargı davası açabilir. İdarenin hizmet kusuru nedeniyle uğramış olduğu bütün maddi ve manevi zararlarını talep edebilir.

‘ÖZEL OLSA BİLE İDARENİN HUKUKİ SORUMLULUĞU ORTADAN KALKMAZ’

Öte yandan yolun özel bir şirketin işletmesinde olması vatandaşı bağlamaz. Sonuç itibariyle orada bir hizmet sözleşmesi var ama vatandaşın direkt olarak idareye karşı dava açma hakkı var. Yani vatandaş ben orada paramı ödedim, gişelerden geçtim, örneğin Kuzey Marmara Otoyolu işletmecisi kimse ona karşı maddi ve manevi zararımı tazmin edeyim de diyebilir. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ve Borçlar Kanunu kapsamında ben paramı ödedim ama hizmet olarak gereği yapılmadı da diyebilir. Fakat orada idareyle hizmet sağlayıcısı arasındaki sözleşme de belirleyicidir. Yani bir doğa olayı meydana geldiğinde yolu açma yetkisi yine de büyükşehir belediyesi sınırlarında belediyenin, iller arası yollarda da Karayolları Genel Müdürlüğü ’nündedir. Yani idarenin hukuki sorumluluğu ortadan kalkmaz. İlgililer idare aleyhine tam yargı davası ikame edebilir. “

“İDARE MAHKEMESİNE DOĞRUDAN DA DAVA AÇABİLİRLER”

Ceza Hukuku Uzmanı Av. Doç. Dr. Yılmaz Yazıcıoğlu: "Yollarda mahsur kalanlar iki tür dava açabilirler. Bir kere istediği kadar devlet kara yolarını özel şirketlere devretsin. Her zaman için Türkiye Cumhuriyeti devleti, Türkiye’de olan biten her şeyden dolayı sorumludur. Devlet, vatandaşlarının haksız fiile uğramaması için yani özellikle yollardan da yola çıkarsak sorumludur. Kar nedeniyle tıkanan yollarda saatlerce araçlarında mahsur kalan vatandaşların her birinin de bu zararlarını tabi ki devletten ve de yolun işletmecisi olan şirketlerden talep etme hakkı vardır. Buna göre vatandaşlar zararlarını önce yazıyla talep edebilirler. Hatta doğrudan idare mahkemesine de başvurabilirler. Bu şekilde tam yargı davası açabilirler. Uğradıkları zararı direkt dava açarak talep edebilirler. Burada işletmeler ve idare, vatandaşların kaybettikleri zaman, iş, güç, içine girdikleri korku ve paniği karşılamak zorundalar. Hem maddi hem de manevi olarak."

YOLLAR HANGİ İŞLETMELERDE?

Kuzey Marmara Otoyolu, Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde bulunan bir otoyoldur. Bu yol çift yönlü olup yön başına dörder şeritten toplam sekiz şeride sahiptir. Proje dört ana kesimden oluşmaktadır. İşletmeciler ise IC İçtaş - Astaldi Ortak Girişim Grubu, Kolin-Kalyon Ortak Girişim Grubu, Limak-Cengiz İnşaat Ortak Girişim Grubu'dur.

Trans - Avrupa Kuzey - Güney Otoyolu Projesi (TEM) ise Karayolları Genel Müdürlüğü'nün işletmesi altındadır. Proje, Türkiye sınırları içerisinde Kapıkule Sınır Kapısından başlayıp, doğuda Sarp, Gürbulak sınır kapılarına, güneyde Cilvegözü ve Habur sınır kapılarına ulaşmaktadır.

İstanbul Havalimanı'nın işletmesi de İGA'ya ait. Şirketin 2019 yıl sonu itibarıyla ortaklık yapısı şu şekildedir: Yüzde 35 Kalyon Havacılık ve İnşaat A.Ş., yüzde 25 Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., yüzde 20 Mapa İnşaat ve Ticaret A.Ş. ve yüzde 20 Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.

banner626
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.