04 Ekim 2022

Medeni Kanun’umuza Sahip Çıkalım

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi'nden yapılan açıklamada, "Atatürk’ün önderliğinde ulusal egemenlik temelinde kurulan Cumhuriyetimizin ilk yıllarında yapılan devrim yasalarından birisi olan ‘Medeni Kanun’, kişiler hukuku, aile hukuku, miras hukuku ve eşya hukuku bölümlerinde yer alan kurallarla, kişilerin doğumundan başlayarak ölümünden sonrasına kadar özel yaşam ilişkilerini düzenleyen temel kanundur. Medeni Kanun, laik hukukun simgesidir ve aynı zamanda ülkede hukuk birliğinin yaşama geçirilmesini sağlamıştır." denildi.

MEDENİ KANUNUMUZA SAHİP ÇIKALIM

'Medeni Kanun'umuza sahip çıkalım' mesajı verilen açıklama şöyle devam edildi; "96 yıl önce Medeni Kanun'un yürürlüğe girişiyle kadınlar, evlenme, boşanma, malvarlığı, miras gibi özel yaşamlarına ilişkin haklar açısından erkeklerle eşit yurttaş konumuna gelmiştir. EVLİLİK YAŞI kuralı getirilmiş; erkeğin birden çok kadınla evlenebilmesi yerine TEK EŞLİLİK ve evlilik birliğinin “RESMİ NİKÂH" ile kurulması kabul edilmiştir. Erkeğin “BOŞ OL” demesiyle boşanma yerine “ HÂKİM KARARIYLA BOŞANMA", kız ve erkek çocuklara "EŞİT MİRAS PAYI" gibi kurallar kadın haklarının güvencesi olmuştur.

Ne yazık ki günümüzde, Medeni Kanunun yok sayılmasına yönelik söylemlere ve yasalarda yapılmak istenen ve yapılan değişikliklere tanık oluyoruz. Örneğin;

-Nüfus Hizmetleri Kanununda 17 Ekim 2017’de yapılan değişiklikle “müftülere resmi nikâh yetkisi” verilmesi Medeni Kanunun ve laik hukuk kurallarının göz ardı edilmesine yol açmıştır.

-Birkaç yıldır Medeni Kanunun 175 ve 176. maddelerinde düzenlenen yoksulluk nafakası hükmünün "Erkeğin hayatının ipotek altına almaktan kurtarılması “ gerekçesiyle kaldırılması ve yeni yasal düzenleme yapılması tartışılmaktadır. Oysa kadın ve erkek yasalar önünde eşittir ve erkek eşlerin de nafaka almasının önünde yasal bir engel yoktur. Her iki eş de nafaka talep edebilir. Uygulamada nafaka alan tarafın genelde kadın olmasının nedeni, ülkemizde kadının eğitim durumu, ekonomik durumu, sosyal ve kültürel yapısı ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği gibi sorunlardan kaynaklanmaktadır.

- Kadın sorunlarına çözüm getirecek ve kadın politikaları geliştirecek olan Kadın Bakanlığı kaldırılmıştır. Yeniden kurulmasına ihtiyaç vardır.

- Arabuluculuk Kanununda arabuluculuğun İHTİYARİ olduğu belirtilmesine rağmen  “Aile Hukukunda ZORUNLU Arabuluculuk’' uygulamaya konulmak istenmektedir. Bunun ailede, toplumda ve özellikle de kadınlar açısından yol açacağı sakıncalara, mağduriyete ve doğurabileceği risklere dikkat çekmek isteriz.

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak Medeni Kanun’la kazandığımız haklarımızdan geri adım atılmasına izin vermeyeceğimizi duyuruyor;  tüm kadınları ve laik Cumhuriyetimizi savunan herkesi, kadın erkek eşitliğinin bir demokrasi meselesi olduğunu dikkate alarak kadını BİREY olarak gören zihniyetin yerleştirilmesine destek olmaya ve MEDENİ KANUNUMUZA SAHİP ÇIKMAYA çağırıyoruz."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.