16 Kasım 2020

Müebbet hapis alan iki katil nasıl serbest kalır?

Adana Ceyhan'da 2017 yılında 72 yaşındaki Kudret Yener'i boğazını keserek öldürüp değerli eşyalarını çaldıkları iddia edilen sanıklar İsmail Y. ve Vural Y. için ‘cinayet'ten müebbet, ‘hırsızlıktan' 6 yıl 3'er ay, ‘konut dokunulmazlığını ihlalden' ise 1 yıl 8'er ay hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Sözcü'den Mehmet Serbes'in haberine göre; 370 gün firar ettikten sonra yakalanıp tutuklu yargılanan iki sanık karar duruşmasına çıktı. Savcı üç ayrı suçtan cezalandırılmalarını istedi. Son savunmalarını yapan sanıklar ise suçlamaları kabul etmedi. Vural Y., diğer sanık İsmail'in amcasının oğlu olduğunu belirtti. “İsmail beni aradı, birlikte biraz gezip, eğlendik, sonra da beni evime bıraktı. Yurt dışında çalışıyordum. İzne diye geldim. Hiçbir şeyden haberim yok. Bu yaşıma kadar hırsızlık yapmadım” diyerek beraatini istedi.

Öldürülen Kudret Yener'in tırnağında DNA'sı bulunan diğer sanık İsmail Y. de aynı savunmayı yaptı. 3 kadın hakimden oluşan Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, sanıklar İsmail ve Vural Y.'i önce ‘Bir suçu gizlemek ve öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbete mahkum etti. Bu cezayı iyi halden müebbete çevirdi. Heyet, her iki sanığa da ayrıca ‘hırsızlıktan' 6 yıl 3'er ay, ‘nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal' suçundan 1 yıl 8'er ay hapis cezasına mahkum etti. Ancak mahkeme iki sanığa yurt dışına çıkış yasağı koyarak adli kontrolle serbest bıraktı.

Ceyhan Cumhuriyet Başsavcısı Ufuk Mustafa Süren karara itiraz etti. Oluşturulan yeni mahkeme heyeti 2 sanık hakkında tekrar yakalama kararı çıkardı. İki sanık tutuklandı. Yener'in ailesi HSK'ya başvurup hakimlerin cezalandırılmasını isteyecek.

"İÇLER ACISI HALİMİZ ORTADA"

Emekli Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Battal Özer kararı değerlendirdi: Bu bir adli hata mı? Bu yorumu yapmak  mümkün değil çünkü karar hataya dayanmıyor. İki sanığın iki yılı bile bulmayan tutuklulukları sonrasında tahliye edilmiş olması kamu vicdanını sanırım uzun süre rahatsız edecektir. Diğer yandan daha basit haller nedeniyle uzun süren tutukluluk halleri ile bu durumu karşılaştırmak halimizin ne kadar içler acısı olduğunu da göstermekte. Hakimlerin takdir haklarını eleştirmenin doğru olmadığını düşünürüm, takdirde hata olabilir, işin doğasında olan bir durum. Ama bu öyle değil.

"BU KARAR ADALETE GÜVENİ YOK EDER"

Adana Barosu Başkanı Veli Küçük kararı “Yargı Skandalı” olarak niteledi. Küçük şöyle konuştu: Yurttaşların adalete olan güvenini sarsacak çok hatalı bir karar. Bu kadar yüksek cezalı hapis kararı verilen bir dosyada tahliye kararı verilmesi kabul edilemez. Ben meslek hayatımda hiç böyle tahliye kararı görmedim. Sanıkların kaçma şüphelerinin bulunmaması ve sabit adresleri gibi gerekçelere dayanan bu yanlış tahliye kararı ancak nihai karar verilmeden, ciddi delillerin bulunmadığı ve basit şüphelerin olduğu durumlarda verilebilecektir. Yanlıştan dönülmesi yerinde oldu. Ancak üzülerek belirtiyorum ki adalet duygusunu örseleyen ve yargı skandalı olarak nitelendirilebilecek bir kararla karşı karşıya kaldık. Keşke böyle bir karar hiç alınmasaydı.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.