16 Aralık 2020

Vatani görevini yaparken öldürüldü, kemikleri 19 yıl sonra kışlada bulundu!
banner580

Konyalı İsmet Işık, 2000 yılında İstanbul'daki Hasdal Kışlası'nda vatani görevini yapmaya başladı. Usta birliği olarak da kışlada kalan Işık, kantin sorumlusu yapıldı. Ancak Işık, 24 Haziran 2001 günü bir arkadaşının yanına çay içmeye gideceğini söyledikten sonra ortadan kayboldu. Ertesi sabah askeri yetkililer, Konya'daki baba Durmuş Işık'ı arayıp, oğlunun kantindeki 800 lirayı alıp, firar ettiğini bildirdi. O dönemde yapılan tüm aramalara rağmen İsmet Işık'ın izine rastlanmadı. 

6 YIL ÖNCE GELEN TELEFONLA CİNAYET ORTAYA ÇIKTI

Durmuş Işık'ı 2014 yılında, Sivas'ta yaşayan Adem A. telefonla arayarak, oğlunun başka bir cinayet suçundan cezaevinde tutuklu bulunan kayınbiraderi Orhan Doğan tarafından öldürüldüğünü söyledi. Firar ettiği söylenen oğlunun cinayete kurban gittiğini öğrenen baba Işık, yaşananları şöyle anlattı:

''2014 yılında, iş yerinde çalıştığım sırada Sivas'tan Adem A. adlı bir kişi telefonla aradı. Oğlu İlyas A. ile kayınbiraderi Orhan Doğan'ın işledikleri bir cinayetten dolayı cezaevinde olduğunu, kayınbiraderinin oğluna öldürdükleri kişiyle ilgili olarak, 'İstanbul'da askerde kantinci arkadaşımız vardı. Onu aynı yerde askerlik yaptığımız köylümüz Bekir Şahin ile öldürüp, gömdük. Kimse cesedini bulamadı ve öldürdüğümüzü bilmiyor. Bunu da gömüp kurtulalım. Kimse fark etmez' dediğini anlattı. Adem A., oğlu İlyas'ın kendisini arayarak, 'Öldürülenin Konyalı ailesine ulaş ve durumu anlat' dediğini söyledi. Oğlumun firar etmediğini, 2 asker arkadaşı tarafından öldürüldüğünü öğrendim. Durumu savcılığa bildirdim. Orhan Doğan ve Bekir Şahin hakkında dava açıldı. Orhan Doğan zaten tutukluydu, Bekir Şahin de tutuklandı. 64 kez duruşma yapıldı ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldılar. Yargıtay da kararı onadı.''

19 YIL SONRA KEMİKLERİ BULDU 

Bir ay önce oğlu İsmet Işık'ın kemiklerinin bulunduğunu belirten Durmuş Işık, ''Oğlumun cinayete kurban gitmesi bizi çok üzdü. Bir mezarı dahi yoktu. Pandemiden önce Sivas'ta cezaevinde olan Orhan Doğan savcılıığa dilekçe yazarak, 'Beni güvenlik açısından İstanbul'a nakil ederseniz, öldürdüğüm İsmet Işık'ı gömdüğüm yeri gösterebilirim' demiş. Pandemi nedeniyle nakli geç yapıldı. Yaklaşık 1  ay önce Orhan Doğan, oğlumun cesedini Hasdal Kışlası'nda gömdükleri yeri gösterdi. Yapılan kazı çalışması sonucu kemik parçaları, atleti, eşofmanı ve terliği bulundu. Bizden DNA örnekleri alındı. Şu an DNA karşılaştırılması yapılıyor. 19 yıl oğlumun mezarı olmadan acılar içinde yaşadık. DNA testinden sonra mezarlığa defnedeceğiz. Ama oğlum vatani görevini yaparken cinayete kurban gitti. Kemikleri askeri kışlada bulundu. Oğluma 'Şehitlik Beratı' verilmesini ve oğlumun şehitliğe defnetmek istiyoruz.'' dedi. 

ŞEHİTLİK BERATININ VERİLMESİNİ İSTİYORLAR

Öldürülen İsmet Işık'ın kardeşi Erol Işık da ağabeyi için 'Şehitlik Beratı' verilmesini isteyerek, şunları söyledi:

''Biz bu acıyla yaşadık. Kader dedik, yapacak bir şey yok, dedik. 19 sene sonra aldığımız haberden sonra tekrar acı yaşamak istemiyoruz. Kuvvet Komutanlığı'nın bize verdiği habere göre, önce normal mezarlığa defnedeceğiz, ardından şehitlik tevdi verildikten sonra tekrar normal mezarlıktan kaldırılıp, şehitliğe defnedilecek. Ağabeyim, her Türk evladının yaptığı gibi askerliğini yapıyordu. Ağabeyim oraya misket oynamaya gitmedi. Görevini yapmaya gitti ve kantinciydi. Devletimizin parası çalınmaması için mücadele etti. Devletin parası için hedef haline geldi ve öldürüldü. Şimdi bu şehitlik değil de nedir ? Bizler bu konuda devlet büyüklerimizden yardım talep ediyoruz. Bize şehitliği tevdi edilmesini ve olması gereken yere, şehitliğe defnedilmesini istiyoruz. Konuyla ilgili gereken yerlere de talebimizi ilettik. ''

Erol Işık, kardeşinin anısını yaşatmak için oğluna İsmet adını verdiğini söyledi. 


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.