Değerli okurlarım bu makalemde sizlere Türk ceza Kanunumuzun 29. maddesinde yer alan haksız tahrik ceza indiriminden bahsetmek istiyorum. Hangi durum ve şartlarda haksız tahrik ceza indiriminden yararlanırız.

Bir kişi kendisine yapılan haksız bir eylemin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlerse bu durum ceza sorumluluğunu azaltan bir ceza indirimi nedenidir. Ve böyle bir durumda kişi ceza indiriminden yararlanır. Size dönük haksız bir fiil olacağını farzederek düşünerek böyle bir inançla suç işlerseniz ceza indiriminden haksız tahrik indiriminden yararlanamazsınız. Sizin bu ceza indiriminden yararlanabilmeniz için öncelikle size yönelen bir haksız eylem olmalı.

Somut bir eylem size karşı gerçekleşmeden siz suçun mağdurunun “Bana haksız bir eylem yönelteceğini düşünerek bu suçun işledim diyemezsiniz. Yani ortada size yönelen somut bir hareket eylem fiil olmalı. Bu sizin haksız tahrik indirimi alabilmeniz  için olmazsa olmazdır.

Ayrıca haksız tahrik  teşkil eden eylem bizzat size yönelmiş  olmalı. Ancak bazı durumlarda sizin 1. Derece yakınınıza ya da çok değer verdiğiniz bir kişiye yönelen  eylem sizde öfke yaratacak boyutta ise haksız tahrik indirimi uygulanabilir. 

Ayrıca şunu da belirteyim eğer siz bu haksız tahrik teşkil edecek eylemin oluşmasında 1. Derecede rol sahibi iseniz bu durumda siz haksız tahrik indirimi yani TCK 29. Maddeden yararlanamazsınız.

Haksız tahrik teşkil eden eylem sizde öfke ya da şiddetli  bir elemin tesiri ile hareket etmelidir. Zaten siz bu öfke ya da şiddetli   elemin etkisi ile hareket etmiş olmalısınız.

İlk haksız hareketin kimden  geldiği  kimden kaynaklandığı çok çok önemli rol oynar. Dava dosyanıza biz ceza  Avukatı olarak baktığımızda ilk haksız hareket sizden gelmişse ceza indiriminden yararlanamayacağınızı söyleriz. İlk haksız hareketin sizden kaynaklandığı tam belirlenemez ise haksız tahrik hükümleri  sizin lehinize  de uygulanabilir.

Ama kural şudur şunu söyleyebilirim. İlk haksız hareketin mağdurdan gelmesi gerekir. 

Ağır haksız tahrikte tahrik ağır ve şiddetli olur. Hafif haksız tahrik  de  tahrik önemsiz hafif şekilde olur.

Siz haksız tahrik olmadığı halde haksız tahrikin olduğunu farz ederek yanılabilirsiniz bu durumda haksız tahrikten yararlanabilecek misiniz? Evet, tabiî ki yararlanacaksınız.

Haksız tahrik  durumunda haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlerseniz, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniksi yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanız dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ahmed 5 ay önce

İlk haksız hareketin kimden geldiği kimden kaynaklandığı çok çok önemli rol oynar” deniliyor bunun tespiti, ispatı nasıl olacak şimdi bu konuyu değerlendirelim bir olayda hiçbir delil olmadığını, bir de aynı olayın tamamı kamera kayıtlarında olduğunu varsayalım bu durumda hangisinde karar verici adaletli karar verebilir, tarafların beyanları nasıl olur tabi ki kamera kayıtları olan olay da daha adaletli karar verilir ve taraf beyanlarının doğruluğu ortaya çıkar. Buradan hareketle başka bir konuya değinmek istiyorum bir dava düşünün sanık hakkında karar verirken sanığa karar duruşmasında savunma hakkı vermeden son sözü sormadan hukuksuz olarak cezayı yarı oranında arttırarak karar verilirse, sanık bir üst mahkemeye itirazında bunu nasıl ispatlar nasıl bir delil sunabilir....

Avatar
ahmed 5 ay önce

Yukarıdaki bahsettiğim olay gibi hiçbir delilin olmaması mı yoksa kamera kayıtları olması mı, nasıl kamera kayıtları olan olayın aydınlatılması adaletli ise mahkemedeki olayın da aydınlatılması kamera kayıtları ile aydınlatılır diye düşünüyorum yani yargıda VAR sistemi olmalı, bu konuda siz değerli hukukçuların düşünceleri katkıları ne olabilir yargı da var sistemi uygulanabilir mi saygılar