banner590
banner589

Hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesine ilişkin yargılama usulü kurallarının, anlaşmaz tarafları uzlaştırma ve aralarında işbirliğini yeniden tesis etme, toplumda dayanışma ruhunu güçlendirme için öneminin ne kadar farkındayız? HMK bu amaca ne kadar hizmet ediyor?

HMK’da kurgulanmış uyuşmazlık çözüm yöntemi yargılamanın taraflarının ve yargının kaynaklarını boşa harcıyor. Üzerinden 10 yıl geçmemiş HMK, Türkiye’nin hukuk yargılaması gerçeklerine uymuyor, uyuşmazlık çözümü konusundaki beklentileri karşılayamıyor. Tespit, eda, tespit ve kısmi eda gibi dava ayrımlarının vatandaşa ne faydası var? Bu davaların varlık sebebi devletin uyuşmazlıklardan harç alma isteği değil mi? HMK devletin vatandaştan harç almasına bahane olmak için mi var?

Vatandaşa bir faydası olmayan bu ayrımlar bir yandan adalete erişim hakkını kısıtlarken diğer yandan akademisyen, hakim, savcı ve avukatların mesaisinin neredeyse 1/3’ünü israf ediyor; onları abesle iştigal ettiriyor! "Bilirkişi" ile "uzman kişi" arasında ne fark var? Nasıl olur da “bilirkişi görüşü” delil olarak; “uzman görüşü” mütalaa olarak değerlendirilebilir?

Hakimin maddi gerçeği ortaya çıkarma görevi karşısında, vakıaları iddia edilenlerle sınırlandıran iddiayı genişletme yasağı nasıl savunulabilir? İddia edilen vakıaları genişletmek ile davadaki talep sonucunu artırmak nasıl olur da birbirine eş tutulabilir?
HMK m. 29’daki dürüstlük kuralını hayata geçirmek için mekanizma yok. Mahkemeye bilerek yalan söylemenin yaptırımı yok. "Elindeki delili ibraz etmekten kaçınma" için HMK m.220’deki yaptırımı işletmek, imkansız değil midir?

Vakıaların ve delillerin dürüstçe ifşasını sağlayan bir mekanizma yok! Bunları mahkemeden gizlemeyi önlemek için bir yaptırım yok. Tarafların vakıaları dürüstçe ifşa etmelerini sağlamadan, “ikrar” ve usul ekonomisi sağlanabilir mi? Delilleri dava ve cevap dilekçeleri ekinde vermekle sınırlandırmak, delillerin klasörler doldurduğu yargılamaları boğar. Delilleri uyuşmazlık netleştirildikten sonra sunmak ve uyuşmazlık konusu ile sınırlandırmak yargılamanın akışına uygun ve daha ekonomik değil mi?

HMK basit alacak verecek, apartman ortak gider uyuşmazlıklarını çözmek için mi gerekli? Karmaşık ve büyük uyuşmazlıkları başka yasayla mı çözeceğiz? HMK düzenlemeleri, karmaşık davalarda bile "Tek Celse" yargılamasını gerçekleştirmeye uygun olarak tasarlanamaz mıydı?

---

"Yazarın izni ile Facebook/Mehmet Gün sayfasından aynen alınmıştır."
 


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hatice 4 ay önce

Bana göre "Tek Celse" yargılama tasarısı Türkiye’nin en önemli sorunlarından biridir. Diğeride söz özgürlüğüdür. İşçi/işveren davalarının makul sürede tamamlanması ekonomiye güven ve canlılık getirecektir. İşçinin ve ticaret şirketlerinde azınlık pay sahibinin korunması, ekonomi ve ülke ekonomisi için elzem bir faktördür. Adalete güven için, istinaftaki 50 bin üzerindeki işçi ve ticaret davaları en kısa sürede karara bağlanmalıdır. Bu iktidarı devirebilecek bir meseledir.

Avatar
1973 4 ay önce

Usul felsefesinden ve teorisinden yoksun bilgiyle yazılmış tamamen neticeci bakış açısıyla ele alınmış bir yazı.

Avatar
tebrikler 4 ay önce

üstadım çok doğru sorular çok doğru tespitler.

Avatar
saffet 4 ay önce

tapu iptal tescil davasında TEREKE TEMSİLCİSİ isteniyor veraset ilamı var iken kararda veraset ilamına göre paylaştırma da var iken neden isteniyor davayı esas uzatan böyle konular ama ama ama ama diye düşünüyorum

Avatar
Itri 4 ay önce

Merdi kıpti şecaat arzederken sirkatin söyler. İçtihatlara bakarsanız neden istendiğini anlarsınız Saffet hocam.