Harç devletin yaptığı hizmet karşılığında aldığı paradır.

Genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen kişiler peşin ödemekle mükelleftir. Harçlar Kanunu’nun 32. maddesine göre de ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf ödeyebilir ve ödenen bu para sonuçta ayrıca bir isteğe gerek olmaksızın hükümde nazara alınır. 

İcra ve iflas harçlarını kanun tayin eder. Kanunda aksine hüküm yoksa bütün harç ve masraflar borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunur.

İcra ve İflas harçları, Harçlar Kanununun birinci kısmı, yargı harçları bölümü, 2-37. maddeleri ile bu yasaya bağlı (1) sayılı tarifenin yargı harçları kısmının (B/1) bölümünde ve 2548 Sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkumlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanun’unda düzenlenmektedir.

Buna göre ilgililer; icra takibi başlangıcında takibin türüne göre başvurma harcı, peşin harç, yerine getirme harcı ve cezaevi harcı olmak üzere dört çeşit harç ödemek; İcra takibi sırasında ise takibin türü ve durumuna göre Haciz, Teslim ve Satış harcı, Suret harcı, Tahsil harcı, Tahliye harcı ve vekalet suret harcı ödemek zorundadır.

İcra harçları maktu ve nispi olmak üzere ikiye ayrılabilir.

I. MAKTU HARÇLAR

Nispi harca tabi takipler dışındaki durumlarda harç maktu olarak alınır. Maktu harçlar takip konusu alacağın miktarına, takibin kıymetine veya konusuna göre değişmeksizin sabit miktarda alınır.

Maktu harçlar ilgili bulunduğu işlemin yapılmasından önce peşin olarak ödenir. Mahiyetleri icabı işin sonunda hesap edilip alınması gerekenler, harç alacağının doğması tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenir. Harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise, müteakip muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam olunur. (Harçlar Kanunu 27. Madde)

1. İcraya başvurma harcı

Konusu para ile değerlendirilebilen ve değerlendirilemeyen ilamlı ve ilamsız icra takiplerinde başvurma harcı alınır. İcra takibi başlatan alacaklıdan peşin olarak tahsil edilir. (Harçlar kanununa bağlı (1) sayılı tarifenin B/I-1 maddesi) 2020 yılı itibariyle 54,40 TL’dir.

2. (Değeri belli olmayan icra takiplerinde) İcranın yerine getirilmesi harcı

Konusu para ile değerlendirilemeyen icra takiplerinde başvurma harcı kadar, yerine getirme harcı alınır. İcra takibi başlatan alacaklıdan peşin olarak tahsil edilir. Örneğin para alacağı içermeyen müdahalenin önlenmesine, gayrimenkulün tahliyesi ve teslimine, çocuk teslimine, taşınır teslimine ilişkin ilamlı takiplerde yerine getirme harcı alınmaktadır. (Harçlar kanununa bağlı (1) sayılı tarifenin B/I-2. Maddesi) 2020 yılı itibariyle 54,40 TL’dir.

3. (Değeri belli olmayan icra takiplerinde) Cezaevi yapı harcı

Konusu para ile değerlendirilemeyen icra takiplerinde başvurma harcının yarısı kadar cezaevi yapı harcı alınır. İcra takibi başlatan alacaklıdan peşin olarak tahsil edilir. (2548 sayılı Yasının 1. maddesi) 2020 yılı itibariyle 27,20 TL’dir.

4. Haciz, Teslim ve Satış harcı

İcra dairesi dışında gerçekleştirilen her bir haciz, teslim ve satış işlemi için alınır. Haciz, teslim ve satış işleminden önce işlemin yapılmasını talep edenden (genellikle alacaklıdan) peşin olarak tahsil edilir. (Harçlar kanununa bağlı (1) sayılı tarifenin B/III maddesi) 2020 yılı itibariyle 127,60 TL’dir.

5. Vekalet suret harcı

İcra dosyasına ibraz edilen vekaletname sureti için alınmaktadır. (Harçlar kanununa bağlı (1) sayılı tarifenin D/1-c maddesi) 2020 yılı itibariyle 7,80 TL’dir.

6. Suret harcı

İcra dosyasından fotokopi (suret) talep edilmesi halinde her bir sayfa için alınmaktadır. (Harçlar kanununa bağlı (1) sayılı tarifenin D/1-a maddesi) 2020 yılı itibariyle 2,90 TL’dir.

II. NISPİ HARÇLAR

Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır. Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır.

Nıspi harçlar harca konu miktar üzerinden kanunda öngörülen oranda alınır.

1. Peşin Harç

Peşin harç ilamsız takiplerde alınmaktadır. İlama (ya da ilam niteliğindeki belgeye) dayanmayan takip taleplerinde alacak miktarının binde beşi oranında peşin olarak alınır. Bu harç takip talebinde bulunan alacaklıdan peşin olarak alınır. Peşin harçlar takip sonunda tahsil olunacak harçtan mahsup edilir. Bu takiplerde alacaklı mahkemeye müracaata mecbur kalırsa peşin alınan harç kendisine iade edilir veya alacaklının isteği üzerine mahkeme harçlarına mahsup edilir. Bu harcın mükellefi borçludur. Matrahı ise takip talebindeki miktardır. (Harçlar Kanunu 29. Madde)

İlam ve ilam niteliğindeki belgelere dayanan icra takiplerinde peşin harç alınmaz. İlam niteliğindeki belgeler İcra ve İflas Kanunu’nda ve Özel Kanunlarda düzenlenmiştir. Örneğin İİK 38. maddesine göre Mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re'sen tanzim edilen noter senetleri (para borcu ikrarını içeren düzenleme şeklindeki noter senetleri), istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir.

Özel kanunlarda sayılan ilam niteliğinde belgelerin başlıcaları şunlardır:

1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35/A maddesi uyarınca düzenlenen uzlaştırma tutanakları: “Avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda, tarafların kendi iradeleriyle istem sonucu elde edebilecekleri konulara inhisar etmek kaydıyla, müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilirler. Karşı taraf bu davete icabet eder ve uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma konusunu, yerini, tarihini, karşılıklı yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak, avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınır. Bu tutanaklar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesi anlamında ilâm niteliğindedir.”

1136 sayılı Avukatlık Kanununun 64, 86 ve 162. maddesi uyarınca avukatlar hakkında verilen para cezası ve baro giderlerine ilişkin kararlar: Avukatlık Kanununun 162. Maddesi “Para cezasına veya giderlerin ödenmesine dair olan kararlar İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Para cezaları baroya gelir yazılır.” hükmünü amirdir. Bu kanun hükmü yapılan yollamalar vesilesiyle aynı kanunun 64 ve 86. maddesine de uygulanacaktır.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/2. maddesi uyarınca düzenlenen anlaşma belgesi: “Arabuluculuk faaliyeti sonunda varılan anlaşmanın kapsamı taraflarca belirlenir; anlaşma belgesi düzenlenmesi hâlinde bu belge taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır. Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilirler. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa, anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden talep edilebilir. Davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa başvurulması durumunda ise anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir. Bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır.”

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesi uyarınca düzenlenen uzlaşma raporu veya belgesi: “Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.”

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 70. maddesi uyarınca verilen tüketici hakem heyeti kararları: “Tüketici hakem heyeti kararları 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre taraflara tebliğ edilir. Tüketici hakem heyetinin kararları, İcra ve İflâs Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir.”

1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununun 12. maddesi uyarınca düzenlenen alacak senedi ve belgeleri: “Kooperatiflerin kredi ile ilgili alacak senetleri, kağıtları ve her türlü taahhütname ve sözleşmeler ortağın oturduğu veya kooperatifin bulunduğu köy veya mahalle ihtiyar heyetleri tarafından parasız olarak tasdik olunur. Bu suretle tasdik olunan senet ve belgeler İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı belgeler hükmündedir. Senetler vadelerinde protestoya tabi tutulmaz. Müracaat vukuunda bu tasdik muameleleri noterler tarafından da yapılır.”

5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 61. maddesi uyarınca verilen yıllık aidat ve katılma paylarına ilişkin kararlar: “Kayıt ücreti kayıt esnasında, yıllık aidat nisan ve ekim aylarında iki eşit taksitte ödenir. Oda kaydını sildiren üyelerin aidatı üye kaydının silindiği ay itibarıyla alınır. Süresi içinde ödenmeyen yıllık aidat ve katılma payları için esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşları yönetim kurullarınca verilen kararlar ilam hükmünde olup icra dairelerince yerine getirilir. Gecikme zammı, yıllık aidatın ve katılma payının bir mislini geçemez.”

4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 16. maddesi uyarınca düzenlenen yönetim aidatına ilişkin kararı: “Yönetim aidatları ve hizmetlerin karşılıkları, müteşebbis heyet tarafından arıtma tesisi işletme masrafları hariç parsel büyüklüğüne göre belirlenir. Arıtma tesisi işletme masraflarına katılım payları ise debi ve kirletme parametreleri esas alınarak yönetim kurulunca tespit edilir. Yönetim kurulunun yıllık bütçesinde belirtilen, bölgenin alt yapı ve müşterek hizmetlerine ait tüm masraflar önceki yıla ait kesin hesap da dikkate alınarak katılımcılar tarafından karşılanır. Belirtilen hizmetlerden yararlanmadıkları gerekçesi ile yönetim aidatlarının ödenmesinden kaçınılamaz. Müteşebbis heyetin yönetim aidatı ile ilgili kararları ilam hükmünde olup, ilamların icrasına ilişkin yolla takip edilirler.”

5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 77. maddesi uyarınca Yönetim Kurulu tarafından verilen bazı kararlar: “Süresinde ödenmeyen kayıt ücretleri, yıllık aidat, munzam aidat, navlun hâsılatından alınacak oda payları, borsa tescil ücreti ve Birlik aidatına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca günlük gecikme zammı tahakkuk ettirilir. Kayıt ücretleri, yıllık aidat, munzam aidat, navlun hasılatından alınacak oda payları ve Birlik aidatı ile borsa tescil ücreti ve bunlara ait kesinleşen gecikme zamları ile para cezalarının tahsiline ilişkin olarak oda, borsa ve Birlik Yönetim Kurulunca verilen kararlar ilâm hükmünde olup, icra dairelerince yerine getirilir.”

2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 20. maddesi uyarınca kamulaştırılan yerin boşaltılması konusunda idare tarafından icra dairesine yazılan müzekkere: “Bu Kanun uyarınca lehine kamulaştırma yapılan idare adına tapu dairesince tescil edilen taşınmaz malın boşaltılması idarece icra memurundan istenir. İcra memuru taşınmaz malı on beş gün içinde boşaltmalarını içindekilere tebliğ eder. Bu süre içinde taşınmaz mal boşaltılmazsa icraca boşaltılır. İtiraz ve şikayet boşaltmayı durdurmaz ve mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilemez.”

3186 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri Ve Birliklerinin Kuruluşu Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunun 21. maddesi uyarınca onaylanan senet ve belgeler: ”Kooperatiflerin kredi ile ilgili senetleri, kağıtları ve her türlü taahhütname ve sözleşmeleri, ortağın oturduğu veya kooperatifin bulunduğu köy veya mahalle ihtiyar heyetleri tarafından parasız olarak tasdik olunur. Bu suretle tasdik olunan senet ve belgeler, İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı belgeler hükmündedir. Müracaat vukuunda, bu tasdik muameleleri, noterler tarafından da yapılır.”

Merkezî Takip Sistemi harcı:

Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına ilişkin icra takiplerinde alınan peşin harçtır.

6/12/2018 tarihli ve 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun uyarınca yapılan takiplerde, Merkezî Takip Sistemi harcı peşin alınır.

Haciz aşamasına geçilmeden Merkezî Takip Sistemi aracılığıyla sonuçlanan icra takipleri için ayrıca icraya başvurma harcı ile tahsil harcı alınmaz.

İcra takibinin Merkezî Takip Sistemi kapsamında sonuçlandırılamaması veya takipten vazgeçilmesi hâlinde tahsil edilmiş olan Merkezî Takip Sistemi harcı iade edilmez. Ancak, kesinleşen takibe icra dairesinde devam edilmesi hâlinde, tahsil edilmiş Merkezî Takip Sistemi harcının ödendiği tarihte geçerli olan icraya başvurma harcı tutarını aşan kısmı takip sonunda alınacak tahsil harcına mahsup olunur. (Harçlar Kanunu 29/A Maddesi)

7155 sayılı Kanun kapsamındaki icra takiplerinde takibe konu alacak tutarı üzerinden yüzde 2 oranında alınır. (Bu suretle alınacak harç tutarı icraya başvurma harcından düşük olamaz.) (Harçlar kanununa bağlı (1) sayılı tarifenin B/I-5 maddesi)

2. Tahsil Harcı

Tahsil harcı alacağın icra dairesine ödenmesi, alacağın alacağa mahsuben satış ile tahsili, alacağın haricen (borcun doğrudan alacaklıya ödenmesi) tahsili, alacaktan-takipten feragat edilmesi-vazgeçilmesi halinde alınır.

Tahsil harcının mükellefi borçludur. İcra takiplerinde tahsil harcı alacağın ödenmesi sırasında, ödeme yapılmayan hallerde ise harç alacağının doğması tarihinden itibaren 15 gün içerisinde ödenir. Harç alacağı icranın yerine getirilmesiyle doğar. (492 sayılı H.K. md. 28. ) Matrahı takip talebindeki (takipte kesinleşen) miktardır. Kısmi ödemelerde takip talebindeki miktar aşılmamak suretiyle kısmen tahsil edilen para üzerinden alınır. İcra takibi sırasında yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretleri matraha dahil edilemez.

Yargıtay kararlarına göre paranın  tahsili  anında  devletin harçla  ilgili  kaybını  önlemek ve Harçlar Kanununun 128. maddesindeki memur mesuliyetini azaltmak amacı ile ilerde borçludan alınmak üzere tahsil harcı alacaklıya ödenen paradan alınmaktadır. İİK’nun 12. maddesi gereğince  borçlunun  borcu, alacaklının ödediği  tahsil harcı kadar devam edeceğinden alacaklının  ödediği harç miktarı kadar takibe devam hakkı vardır. Sonuçta harç borçludan tahsil olunmaktadır.

Alacaklının harçtan muaf olduğu ve tahsil edilen paradan harcın kesilemediği durumlarda borçlu adına harç tahsil müzekkeresi yazılarak harcın tahsili gerekir.

492 sayılı Harçlar Kanunu'nda harç alacağının doğması için ödeme veya icra emrinin tebliği gereklidir. Ödeme veya icra emrinin tebliği, haciz işleminin yapılması veya satış işleminin kesinleşmesi gibi ödeme emri veya icra emrinin tebliğe çıkarılması fakat tebliğ edilmesinden önce yapılan ödemelerden ve icra takibinden vazgeçme halinde tahsil harcı almak mümkün değildir (HİGM 20.02.1989 T. 8385 sayılı genelgesi).

Harçlar Kanunun 32.maddesi; yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağını öngörmüş, ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçların diğer tarafın ödemesi halinde işleme devam olunacağı hükmünü getirmiştir. İcra harçları da yargı harçları içerisinde olduğuna göre anılan şekilde işlem yapılması gerekir. Harçlar Kanununun ödeme ile ilgili genel hükümlerini düzenleyen 127.maddesi; bu kanunda aksine hüküm bulunmadıkça harçların tamamı peşin olarak ödenmeden harca mevzu olan işlemin yapılmayacağını öngörmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 9.6.2004 tarih ve 2004/12-336 E. 2004/338 K. sayılı ilamı) Gerekli harçları tamamen almadan işlem yapan memurlar harcın ödenmesinden mükellefler ile müteselsilen sorumludurlar.

Değeri belli olan icra takiplerinde değer üzerinden alınan tahsil harcı oranları:

a) Ödeme veya icra emrinin tebliği üzerine hacizden evvel ödenen paralardan (Yüzde 4,55)

b) Hacizden sonra ve satıştan önce ödenen paralardan (Yüzde 9,10)

c) Haczedilen veya rehinli malların satılıp paraya çevrilmesi suretiyle tahsil olunan paralardan (Yüzde 11,38)

d) Resmi ve özel müesseseler memur ve hizmetlilerinin maaş, ücret, gündelik ve sair hizmet gelirlerinin haczi suretiyle tahsil olunan paralardan (Yüzde 4,55)

e) Takip talebi bulunmayan alacaklılara İcra ve İflas Kanununun 125 inci maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince ödenen paralardan (Yüzde 2,27)

f) Gayrimenkullerin ve gemilerin tahliye ve tesliminde:

aa) İcra emrinin tebliği üzerine tahliye olunduğu taktirde (Yüzde 2,27)*

bb) Tahliye ve teslim icra marifetiyle olunduğu taktirde (Yüzde 4,55)*

*(Harçlar Kanununun 24.Maddesi gereği bu oranlar yarısı nispetinde alınır)

g) Menkul tesliminde;

aa) İcra emrinin tebliği üzerine teslim halinde (Yüzde 2,27)

bb) İcra marifetiyle teslim halinde (Yüzde 4,55)

h) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan

konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, bu bentte belirtilen tahsil harçları dörtte biri oranında uygulanır. (Yüzde 4,55)

Gayrimenkul veya gemilerin tahliye ve teslimi:

Bir gayrimenkulün veya bir geminin tahliye ve teslimine dair olan icra takiplerinde tahsil harcı; bir yıllık kira bedeli, yoksa bu süreye göre takdir edilecek bir bedel üzerinden hesaplanır. (Harçlar Kanunu 18. Madde)

Gayrimenkul veya gemilerin tahliye ve tesliminde tahsil harcı nispeti:

Gayrimenkul veya gemilerin tahliye veya teslimine dair icralarda Tahsil Harcı (1) sayılı tarifede yazılı miktarların yarısı nispetinde alınır. (Harçlar Kanunu 24. Madde)

Menkullerin teslimi:

Bir menkulün teslimine dair olan icra takiplerinde tahsil harcı; menkulün ilamda veya takip talebinde gösterilen değeri, bu yoksa takdir edilecek değer üzerinden hesaplanır. (Harçlar Kanunu 19. Madde)

İcra takiplerinde faiz:

İcra takiplerinde takipten sonra işleyecek olan faizler, harcın hesabında nazara alınmaz. (Harçlar Kanunu 20. Madde)

Harcın nispeti:

Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınır. (Harçlar Kanunu 21. Madde)

İcra takibinden vazgeçme:

Her ne sebep ve suretle olursa olsun, icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnameye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak alınır. (Harçlar Kanunu 23. Madde)

Örneğin ödeme veya icra emrinin tebliğinden sonra ancak hacizden önce alınması gereken harç oranı %4,55 iken bu aşamada takipten vazgeçilmesi halinde alınacak harç oranı %2,27’dir. Hacizden sonra ise harç oranı %9,10 iken bu aşamada takipten vazgeçilmesi halinde alınacak harç oranı %4,55’dir.

3. Cezaevi Yapı Harcı:

Dayanağı 2548 Sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkumlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanun’un 1. maddesidir.

Buna göre İcra dairelerince miktar ve kıymeti muayyen olan ilamlı ve ilamsız alacaklardan tahsil olunan paranın %2’si ve kıymeti muayyen olmayan ilamların icrasından tahsil harcının yarısı nispetinde harç alınır. Maktu harçlar ilamın icraya konulduğu zaman peşin olarak alınır.

İcra müdürlüğü tarafından tahsili yapılmayan harici ödemelerde bu harç alınmaz. Sadece icra müdürlüğünce tahsil olunan paralardan bu harç alınır.

Matrahı takip talebindeki (takipte kesinleşen) miktardır. Kısmi ödemelerde takip talebindeki miktar aşılmamak suretiyle kısmen tahsil edilen para üzerinden alınır. İcra takibi sırasında yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretleri matraha dahil edilemez. Değeri belli olmayan takiplerde ise (çocuk teslimine, gayrimenkulün tahliyesi ve teslimine ilişkin icra takipleri gibi) tahsil (icraya başvurma) harcının yarısı oranında maktu cezaevi yapı harcı alınır.

İcra ve İflas Kanunu’nun 15. maddesi, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bütün harç ve masrafların borçluya ait olduğunu, bunların neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunacağını öngörmektedir. Cezaevi yapı harcı aksine hüküm oluşturmaktadır. Cezaevi yapı harcının yükümlüsü alacaklıdır ve borçluya yükletilemez.

Özel nitelikte olan 2548 sayılı Kanuna dayanılarak tahsili gereken bir harç çeşidi olup, kanunlarında özel olarak cezaevi yapı harcından muaf olduğu açıkça belirtilen kurumlar dışında hiçbir istisna ve muafiyet söz konusu değildir.

Ödeme veya icra emri tebliğ edilmeden ödenen paralardan harç (tahsil harcı) alınmaması gerekmektedir. Ancak, 2548 Sayılı Yasanın 1/1.maddesinin mutlak hükmü uyarınca, bu şekilde tahsil edilen paranın %2'si nispetinde cezaevi yapı harcı alınır (Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü 02.08.1969 gün ve 21111270-13-4/30738). İcraca her ne suretle olursa olsun tahsil edilen paralardan, ödeme veya icra emrinin tebliğ edilip edilmemesi ile mukayyet olmaksızın %2 nispetinde cezaevi yapı harcı alınır. (CGM.25.02.1957 gün ve 21111270 sayılı mütalaası) (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi ESAS NO  : 2010/7136 KARAR NO   : 2010/18974)

HARÇTAN MÜSTESNA İŞLEMLER

Harçlar Kanunu’nun 13.Maddesine göre aşağıda yazılı mevzular harçtan müstesnadır:

-Değeri 50 Türk Lirasını geçmeyen dava ve takipler (Ticari senetlere ait takipler hariç)

-Ayda 100 Türk Lirasını geçmeyen nafakalara ait dava ve takipler, “Birden fazla kişiler lehine nafakaya hükmedilmesine dair ilamlarda her kişi lehine hükmedilen miktar müstakil olarak nazara alınır.

-İcra ve İflas Kanununun 270 nci maddesine göre yapılacak defter tutma işlemleri,

( Hapis hakkı için defter yapılması: Madde 270 – Kiralayan evvelce yapılması lazım gelen icrai takibi yapmadan haiz olduğu hapis hakkının muvakkaten muhafazası için icra dairesinin yardımını isteyebilir. (B.K. 267, 269, 281). Gecikmesinde tehlike varsa zabıtanın yahut nahiye müdürünün de yardımı istenebilir. İcra dairesi üzerlerinde hapis hakkı bulunan eşyanın bir defterini yapar ve rehinleri paraya çevirme yoluyla takip talebinde bulunması için kiralayana on beş günü geçmemek üzere münasip bir mühlet verir. )

-Yetkili makamların isteyecekleri ilam ve sair evrak suretleri,

-Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemleri.

(Yukarıdaki işlemlerin hesaplanacak harçlarının, Genel Bütçeye dahil idarelerin haklılığı nispetinde karşı taraftan tahsiline ilgili merciince karar verilir.)

Genel Muaflıklar ve İstisnalar:

Özel kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerle, istisna edilen işlemlerden harç alınmaz. Ancak, İş Kanununa tabi işçilerin ve çırakların iş mahkemelerindeki dava ve bu mahkemelerden almış oldukları ilamların takiplerinde harçtan muafiyet gündelikleri veya aylık ücretleri 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenen asgari ücreti geçmeyen işçiler ve çıraklar hakkında uygulanır. Bu maddede veya diğer kanunlarda yer alan harçtan muafiyete ilişkin hükümler, bu Kanunun (1) sayılı Tarifesinin “(A) Mahkeme Harçları” bölümünün (V) numaralı fıkrasındaki “keşif harcı” ve (1) sayılı Tarifesinin “B) İcra ve iflas harçları” bölümünün (III) numaralı fıkrasındaki “haciz, teslim ve satış harcı” bakımından uygulanmaz. (Harçlar Kanunu 123. madde)

5018 sayılı kamu mali yönetimi ve kontrol kanununa ekli (I) sayılı cetvelde belirtilip tahsil harcından muaf olan kamu idareleri:

(I) SAYILI CETVEL

GENEL BÜTÇE KAPSAMINDAKİ KAMU İDARELERİ

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Cumhurbaşkanlığı

Anayasa Mahkemesi

Yargıtay

Danıştay

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu

Sayıştay

Adalet Bakanlığı

Millî Savunma Bakanlığı

İçişleri Bakanlığı

Dışişleri Bakanlığı

Hazine ve Maliye Bakanlığı

Millî Eğitim Bakanlığı

Sağlık Bakanlığı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı

Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı

Kültür ve Turizm Bakanlığı

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

Ticaret Bakanlığı

Gençlik ve Spor Bakanlığı

Tarım ve Orman Bakanlığı

Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği

Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı

Jandarma Genel Komutanlığı

Sahil Güvenlik Komutanlığı

Emniyet Genel Müdürlüğü

Diyanet İşleri Başkanlığı

Devlet Personel Başkanlığı

Türkiye İstatistik Kurumu

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı

Gelir İdaresi Başkanlığı

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü

Meteoroloji Genel Müdürlüğü

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü

Avrupa Birliği Başkanlığı

Devlet Arşivleri Başkanlığı

İletişim Başkanlığı

Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı

Strateji ve Bütçe Başkanlığı

DİĞER HUSUSLAR

Harcı ödenmeyen işlemler:

Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır. (Harçlar Kanunu 32. Madde)

İşçi alacaklarının takibi:

İş mahkemeleri tarafından işçiler lehine hükme bağlanmış olan hak ve alacakların takibinde işçilerden hiç bir harç alınmadan gerekli işlem yapılır. Bu harçlar işçi haklı çıktığı takdirde takip sonunda hesap edilerek ayrıca bir hükme hacet kalmadan borçludan tahsil olunur. (Harçlar Kanunu 33. Madde)

İstinabe yoluyla icra takiplerinde giderler:

Diğer bir icra ve iflas dairesinden istinabe suretiyle bir işlemin yapılması istendiği zaman bu işlemlere ait lüzumlu giderler o dairelere gönderilir. (Harçlar Kanunu 35. Madde)

Süresinde ödenmeyen harçlar:

Bu kanunda ödeme zamanı gösterilen harçlardan süresinde ödenmeyenleri, ilgili mahkeme ve daireler tarafından sürenin sonundan itibaren on beş gün içinde bir yazı ile o yerin vergi dairesine bildirilir ve harçlar vergi dairesince tahsil olunur.

Yazıda harcın nevi ve mahiyeti, miktarı, mükellefin soyadı ve adı ve en son ikametgah adresi açık olarak gösterilir. (Harçlar Kanunu 37. Madde)

Çeşitli hükümler:

Harç tutarlarının 10 Kuruşa kadarki kesirleri nazara alınmaz.

İCRA HARÇLARIYLA İLGİLİ YARGITAY KARARLARI:

* Hacizli taşınmazlardan birinin üzerindeki haczin kaldırılmasına yönelik taleplerin alacağın haricen tahsiline karine teşkil edip etmeyeceği ve haricen tahsile karine sebebiyle tahsil harcı alınıp alınmayacağı konusunda farklı Yargıtay kararları mevcuttur. Bazı Yargıtay kararlarında hacizli mallardan biri üzerindeki haczin kaldırılması talebinin haricen tahsile karine teşkil edeceği ve tahsil harcı alınması gerektiğine karar verilmekteyse de bazı Yargıtay kararlarında ise hacizli mallardan biri üzerinde haczin kaldırılması talebinin haricen tahsile karine teşkil etmeyeceği ve tahsil harcı alınmaması gerektiğine karar verilmektedir.

-Hacizli taşınmazlardan birinin üzerindeki haczin kaldırılmasına yönelik alacaklı vekilinin talebi, alacağın haricen tahsil edildiğine karine teşkil edeceğinden, haczin kaldırılması için harç ödenmesi zorunludur.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi  ESAS NO: 2016/17731 KARAR NO: 2017/9947        

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Maliye Hazinesi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı vekili tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte, alacaklı vekilinin icra müdürlüğüne müracaat ederek haciz konulan taşınmazlardan birinin üzerindeki haczin kaldırılmasını talep ettiği, icra müdürlüğünce ancak vazgeçme harcının ödenmesi halinde haczin kaldırılabileceği belirtilerek istemin reddedildiği, alacaklının icra müdürlüğü kararının iptali talebiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, bu taşınmazın tek başına borcu karşılamaktan uzak olduğu, diğer hacizlerin kaldırılması yönünde  talep olmadığı, haczin kaldırılması talebinin, alacağın haricen tahsil edildiğine karine teşkil etmeyeceği gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 23. maddesinde; ''Her ne sebep ve suretle olursa olsun, icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnamaye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak alınır '' düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda; hacizli taşınmazlardan birinin üzerindeki haczin kaldırılmasına yönelik alacaklı vekilinin talebi, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, alacağın haricen tahsil edildiğine karine teşkil edeceğinden, haczin kaldırılması için anılan yasa hükmüne uygun olarak harç ödenmesi zorunlu olup, icra müdürlüğünce harç alınmasına yönelik işlemde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.

O halde, icra mahkemesince şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Maliye Hazinesi'nin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/07/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

- İİK'nun 150/c fıkrası gereğince ipoteğe konu taşınmazlardan birinin üzerindeki şerhin kaldırılmasına yönelik alacaklı vekilinin talebi, alacağın tamamının haricen tahsil edildiğine karine teşkil edeceğinden, şerhin kaldırılması için tahsil harcının ödenmesi zorunludur.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2016/5678 KARAR NO: 2016/8007           

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı Maliye Hazinesi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı banka vekili tarafından borçlu aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte, alacaklı vekilinin icra müdürlüğüne müracaat ederek takibe konu taşınmazlardan birinin üzerindeki İİK'nun 150/c maddesine göre konulan şerhin kaldırılmasını talep ettiği, icra müdürlüğünce ancak tahsil harcının ödenmesi halinde şerhin kaldırılabileceği belirtilerek istemin reddedildiği, alacaklının icra müdürlüğü kararının iptali talebiyle icra mahkemesine şikayet yoluna başvurduğu, mahkemece bir icra dosyasından tahsilat yapılması muhtemel tüm haciz yahut rehinlerden vazgeçilmesinin haricen tahsile karine teşkil edeceği ve tahsil harcı alınması gerektiği, ancak somut olayda  takip konusu  taşınmazlardan birisi üzerine konulan şerhin kaldırılmasının istenmesi durumunda haricen tahsilden bahsetme olanağının olmadığı ve şerhin kaldırılması istenen taşınmaz yönünden takipten de vazgeçilmemiş olduğu belirtilerek şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 23. maddesinde ''Her ne sebep ve suretle olursa olsun, icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnamaye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak alınır '' düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda; İİK'nun 150/c fıkrası gereğince ipoteğe konu taşınmazlardan birinin üzerindeki şerhin kaldırılmasına yönelik alacaklı vekilinin talebi, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, alacağın tamamının haricen tahsil edildiğine karine teşkil edeceğinden, şerhin kaldırılması için anılan yasa hükmüne uygun olarak tahsil harcının ödenmesi zorunlu olup icra müdürlüğünce tahsil harcının alınmasına yönelik işlem yerindedir.

O halde icra mahkemesince şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Davalı Maliye Hazinesi'nin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

-Borçluya ait  T.C. ... Bankası A.Ş.'de bulunan  bulunan hesaplar yönünden haczin kaldırılması istemi, alacağın haricen tahsil edildiğine karine oluşturmaz.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2014/32278  KARAR NO: 6354     

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan takipte, alacaklının, borçluya ait T.C. ... Bankası A.Ş.'de bulunan hesaplar üzerine konulan haczin başkaca bir tahsil harcı  alınmaksızın fekki için ilgili bankaya müzekkere yazılmasını talep ettiğini, icra müdürlüğünce,  tahsil harcının ödenmesi halinde haczin kaldırılmasına karar verileceğini belirterek işlemin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, haczin kaldırılması isteminin alacağın haricen tahsiline karine oluşturduğu gerekçesi ile istemin reddedildiği anlaşılmaktadır.

492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 23. maddesinde "Her ne sebep ve suretle olursa olsun, icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnamaye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak alınır. "  hükmüne  yer verilmiştir.

Takip dosyası üzerinden konulan hacizlerin tamamının kaldırılması istemi, alacağın haricen tahsil edildiğine karine teşkil edeceğinden, hacizlerin kaldırılması için anılan yasa hükmüne uygun olarak tahsil harcının ödenmesi zorunludur.        

Somut olayda, borçlunun Kahramanmaraş'ta bulunan taşınmazlarının, araçların ve diğer bankalarda bulunan hesaplarının kayden haczedildiği, bu hacizlerin halen devam ettiği görülmektedir. Söz konusu  hacizli malların değerleri dikkate alındığında takip konusu borcu karşılayabilecek miktarlarda olduğu anlaşılmaktadır. Alacaklı vekilinin T.C. ... Bankası A.Ş.'de bulunan hesaplar üzerine konulan haczin başkaca bir tahsil harcı alınmaksızın fekki için ilgili bankaya müzekkere yazılması talebinde bulunması, takip dosyasındaki diğer  mallar üzerine  konulan haczin devam etmesi halinde yukarıda açıklanan kural uygulanamaz. Bu durumda, borçluya ait  T.C. ... Bankası A.Ş.'de bulunan  bulunan hesaplar yönünden haczin kaldırılması istemi, alacağın haricen tahsil edildiğine karine oluşturmaz.

O halde, mahkemece, öncelikli olarak alacaklı vekilinin 17.12.2014 tarihli takipten feragat beyanı değerlendirilmeli, şayet alacaklı takipten feragat etmemiş ise şikayetin esası incelenerek sonucuna göre  karar  verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde  hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,  19.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

- Alacaklı tarafından takibe konu alacağın bir kısmının haricen tahsil edildiğinin bildirilerek mevcut hacizlerin kaldırılmasına yönelik talepte bulunulması halinde, tahsil harcının alacağın tamamı üzerinden alınması gerekir.

T.C.
ADALET BAKANLIĞI
Personel Genel Müdürlüğü
Sayı   : 82084579/1721/10470                                 

Tarih  : 23/03/2015
Konu : Görüş Talebi

SİLİVRİ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

İlgi : 21/11/2014 tarih ve 25601048-B.M.2014/3148 sayılı yazınız.

6352 sayılı Kanun ile İcra ve İflâs Kanununda yapılan değişikliklerden sonra ihalelere katılımlarda nakit teminat kabul edilip edilmeyeceği, alacaklının haricen kısmi tahsilât beyanına istinaden dosyalardaki tüm hacizlerin kaldırılmasının hukuka aykırı olup olmadığı hususları ile icra daireleri tarafından gün içinde tahsil edilen ve yasal limiti geçmeyen yargı harçlarının 7 günlük süre beklenmeksizin yatırılmasının gerekip gerekmediği hususlarında görüş bildirilmesi Çatalca İcra Dairesinin 19.11.2014 tarih ve 2014/841 sayılı yazısı ile istenilmiştir.

6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler gereğince yapılması gereken hususlar, ekli 04.01.2013 tarihli 2013/21 sayılı ve 12.03.2013 tarihli 1582/10594 sayılı yazılarda; isteklilerin nakit teminat vermek suretiyle de ihalelere katılabilmeleri hususunun yürürlükteki mevzuattaki zorunluluktan kaynaklandığı ve ayrıca gün içinde tahsil edilen harçların Parasal Oranlar ve Limitler Hakkındaki Tebliğ hükümlerine bağlı olmaksızın aynı gün saat 16.30’da, saat 16.30’dan sonra tahsil edilen harçların ise ertesi gün saat 16.30’da saymanlık hesabına aktarılması gerektiği belirtilmiştir.

Diğer taraftan yerleşik Yargıtay içtihatlarında, alacaklı tarafından takibe konu alacağın bir kısmının haricen tahsil edildiğinin bildirilerek mevcut hacizlerin kaldırılmasına yönelik talepte bulunulması halinde, tahsil harcının alacağın tamamı üzerinden alınması gerektiği hükme bağlanmış olduğundan, uygulamanın bu şekilde yapılmasının uygun olacağı düşünülmekle birlikte konunun yargıya intikal etmesi halinde mahkeme kararlarının esas alınması hususunda,
Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

* Ödeme emri veya icra emrinin tebliğe çıkarılması fakat tebliğ edilmesinden önce yapılan ödemelerden ve icra takibinden vazgeçme halinde tahsil harcı almak mümkün değildir (HİGM 20.02.1989 T. 8385 sayılı genelgesi). 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda harç alacağının doğması için ödeme veya icra emrinin tebliği gereklidir .

Bu sebeple dosyada birden fazla borçlu olması halinde tahsil harcı ancak kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçludan alınabilir. Kendisine ödeme emri tebliğ edilmeyen borçludan ise tahsil harcı alınamaz.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2015/32585 KARAR NO: 2016/8753         

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takibe karşı borçlunun, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurusunda;  ödeme emri tebliğ edilmeden önce icra takip dosyası borcunu ödediğinden tahsil harcı alınamayacağını ileri sürerek, tahsil harcı kesintisi işleminin iptalini talep ettiği, mahkemece takip dosyasındaki diğer iki borçluya ödeme emri tebliğ edildiği ve ödemenin, ödeme emri tebliğinden sonra olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.

İcra takiplerinde takip çıkışı üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarifenin  B/I- 3. fıkrasında belirtilen ve takip safhalarına göre tahsil harcı alınır. Ancak bu tahsil harcının doğabilmesi için takibin o safhasının yerine getirilmesi gerekir. Ödeme veya icra emrinin tebliği, haciz işleminin yapılması veya satış işleminin kesinleşmesi gibi ödeme emri veya icra emrinin tebliğe çıkarılması fakat tebliğ edilmesinden önce yapılan ödemelerden ve icra takibinden vazgeçme halinde tahsil harcı almak mümkün değildir (HİGM 20.02.1989 T. 8385 sayılı genelgesi). 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda harç alacağının doğması için ödeme veya icra emrinin tebliği gereklidir.

Ödeme emri veya icra emrinin tebliğinden önce yapılan ödemelerden tahsil harcı alınmaz. 492 sayılı Harçlar Kanuna ekli I sayılı tarifenin icra iflas harçları B bölümünün I-3 maddesindeki tahsil harcının ancak ödeme emri veya icra emri tebliğinden sonraki işlemler nedeniyle alınacağı öngörülmüştür (12. HD 10.03.2003 T 1505 - 4760 Sayılı ilamı) .

Somut olayda, 11.09.2015 tarihli tahsilat makbuzları ile toplam 608.320,59 TL ... AŞ. tarafından borç miktarı yatırıldığı, borçlu ... AŞ. hakkında çıkartılan ödeme emri tebligatının 09/09/2015 tarihinde iade edildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda anılan tarife gereğince ödeme emri tebliğ edilmeden, tahsil harcı alınamayacağından şikayetçi- borçlu yönünden tahsil harcı alınması mümkün değildir. Takip dosyasındaki diğer borçlulara ödeme emrinin tebliğ edilmesi halinde tahsil harcı ancak, bu borçlulardan alınabilir.

O halde mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* Tahsil harcı alacaklıdan tahsil edilebilecek olup borçlunun borcu, alacaklının ödediği tahsil harcı kadar devam edeceğinden alacaklının ödediği harç miktarı kadar takibe devam hakkı vardır.

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2004/17132 Karar No. 2004/21884 Tarihi 15.10.2004

Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

Medeni Usul Hukuku 'nda olduğu gibi İcra Hukukunda da harç ve giderler sonuçta haksız çıkan tarafa yükletilir. Harç yapılan bir hizmet karşılığı olarak Devletin aldığı bir paradır. Tahsil harcı da bu amaca yönelik olduğundan alacaklıya ödeme sırasında alındığına göre, takip masrafları çıkarıldıktan sonra kalan miktar üzerinden alacaklıdan tahsil olunur. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda harcın ödeme zamanı, matrahı ve miktarı belirlenmiştir. Nitekim Harçlar Kanunu'nun 28/b maddesinde icra takiplerinde tahsil harcı alacağın ödenmesi sırasında, ödeme yapılmayan hallerde harç alacağının doğması tarihinden itibaren 15 gün içinde ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Keza Harçlar Kanunu'nun 32. maddesinde ise harcın mükellefi alacaklı olmasa dahi müteakip işlemleri yaptırmak için ilgilisi tarafından ödenmeyen harcı diğer taraf ödeyerek bilahere sorumlusundan tahsil etmek koşulu ile işleme devam olunacağı açıklanmıştır. Keza Harçlar Kanunu'nun 128. maddesi gereğince gerekli harçlar tamamen alınmadan işlem yapan memurlar harcın ödenmesinden mükellefler ile müteselsilen sorumlu olurlar.

Ne var ki anılan yasanın 130. maddesi ise bu kanunda ödemeleri için belli bir süre belirlenmiş harçlar süresi içinde ödenmemiş ise ilgilileri tarafından sürenin sonundan itibaren 15 gün içinde müzekkere ile o yerin ilgili vergi dairesine bildirileceği belirtilmiştir. İİK'nun 15. maddesi ise harcın kim tarafından ödeneceğini açıklayarak "İcra ve İflas Harçlarını kanun tayin eder. Kanunla hilafı yazılı değilse bütün harç ve masraflar borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunur" demekle tahsil harcının sorumlusunun borçlu olduğunu açıklamıştır. Dairemizce süregelen içtihatlarında da bu kural uygulanmış ise de Hukuk Genel Kurulu'nun önüne gelen dairemizle ilgili uyuşmazlıkta H.G.K.'nca 22.09.2004 tarih 2004/12-491 Esas sayılı karan ile paranın tahsili anında Devletin harçla ilgili kaybını önlemek Harçlar Kanunu'nun 128. maddesindeki memur mesuliyetini azaltmak amacı ile ilerde borçludan alınmak üzere tahsil anında tahsil harcının alacaklıdan tahsili gerekeceğine karar verilmiştir.

Dairemizce açıklanan nedenle yeniden oluşturulan içtihatlarında H.G.K. kararına uygun olarak tahsil harcının alacaklıdan tahsil edilebileceği görüşü benimsenmiştir. Ancak Harçlar Kanunu'nun 32. maddesinin söz konusu olmadığı hallerde dosya hesabı kapatılırken İİK'nun 12. maddesi gereğince borçlunun borcu, alacaklının ödediği tahsil harcı kadar devam edeceğinden alacaklının ödediği harç miktarı kadar takibe devam hakkı vardır. İcra mahkemesince yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda anlaşmazlığa çözüm getirilmesi gerekirken önceki içtihatlarının doğrusunda şikayetin reddi isabetsizdir.

SONUÇ: Alacaklı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 15.10.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* İhale kesinleşene kadar, ihale konusu taşınmazların kira bedellerinin kiracılar tarafından icra  dosyasına yatırılmasının istenmesi ve bu bedellerin icra dosyasına yatırılması, yukarıda yazılı İİK 131 ve 134. maddeleri uyarınca icra müdürünün muhafaza ve idare mükellefiyetinin bir gereği olup; takibe konu alacağın tahsiline ilişkin bir işlem olmadığından, bu paradan tahsil ve cezaevi harçları kesilemez. Ancak Harçlar Kanunu 1 sayılı tarifesinin, İcra iflas harçları ile ilgili “B” bölümünün idare harçları ile ilgili I-4 fıkrasına göre, maktu harç alınması gerekir.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2012/28961 KARAR NO: 2012/35493

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki ihale alıcısı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için  Tetkik Hakimi tarafından  düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

İİK’nun 131. maddesine göre; “Satış bedelinin ödenmesi için mühlet verilmiş ise para verilinceye kadar hasar ve masrafı müşteriye ait olmak üzere taşınmaz, icra dairesi tarafından idare olunur” Aynı kanunun 134. maddesine göre de: “İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı, o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır.”

Bir malı ihalede satın alan kişi, o malın mülkiyetini ihale anında kazanır. İhale ile mülkiyet alıcıya geçerse de satılan mal ihale kesinleşmeden alıcıya teslim olunmaz (İİK 118/1-c-3. md.). Artırma ile yapılan satışlarda, mülkiyet ihale ile alıcıya geçtiğinden, bu andan itibaren mal fiilen teslim edilmemiş olsa dahi, malın nef'i ve hasar da alıcıya ait olacağından, mal teslim edilinceye kadar malın kıymetinin çoğalmasından, malın semerelerinden alıcı yararlanır; ya da telef olmasına, zararlı sonuçlarına katlanır. Artırma şartnamesinde açık bir taahhüdün bulunması veya artırmaya katılanlara karşı hile yapılmış olması halleri müstesna (ayrık) olmak üzere, satıcının zapta karşı teminat (BK 189-193. maddeleri) ve satılanın ayıplı olmasından dolayı bir tekeffül borcu (BK 194-207. maddeleri) yoktur (BK 230/ı mad.-24.06.1953 gün ve 14/6 sayılı İBK). Bu gibi durumlarda, alıcının; malın yok olmasına ya da zarar görmesine neden olmuş kişiler hakkında genel mahkemelerde tazminat davası açma hakkı bulunduğu gibi, malın korunmasında, kusuru bulunan icra dairesi görevlileri hakkında da idare aleyhine tazminat davası açma hakkı vardır (İİK 5. mad.). Bu itibarla koruma görevinde olanların yasalarla düzenlenmiş hukuki ve cezai sorumlulukları bulunmaktadır.

492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28/b maddesine göre tahsil harcı, alacağın ödenmesi sırasında yatırılan paradan tahsil edilir.

Somut olayda, ihale kesinleşene kadar, ihale konusu taşınmazların kira bedellerinin kiracılar tarafından icra  dosyasına yatırılmasının istenmesi ve bu bedellerin icra dosyasına yatırılması, yukarıda yazılı İİK 131 ve 134. maddeleri uyarınca icra müdürünün muhafaza ve idare mükellefiyetinin bir gereği olup; takibe konu alacağın tahsiline ilişkin bir işlem olmadığından, bu paradan tahsil ve cezaevi harçları kesilemez. Ancak Harçlar Kanunu 1 sayılı tarifesinin, İcra iflas harçları ile ilgili “B” bölümünün idare harçları ile ilgili I-4 fıkrasına göre, maktu harç alınması gerekir.

O halde mahkemece, şikayetin kısmen kabulü yerine yazılı gerekçe ile istemin tümden  reddine karar verilmesi isabetsizdir.

Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrası gereği hükümde “Türk Milleti Adına” ibaresi ile “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.

SONUÇ  : İhale alıcısının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* İcra takiplerinde, takipten sonra işleyecek olan faizler, harcın hesabında nazara alınmaz. Bu durumda, alacaklılar takipte yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki kur karşılığı üzerinden tahsili talebinde bulunduğundan ve tahsil harcının  alacağın ödenmesi sırasında alınması gerekmesi nedeni ile tahsil harcına esas matrahın,  yabancı para (asıl) alacağının fiili ödeme tarihindeki kur karşılığı üzerinden bulunacak miktar üzerinden hesaplanması gerekir.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2015/27228 KARAR NO: 2016/4363         

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklılar vekilinin, hakedişlerden kaynaklanan alacağın tahsili için borçlu hakkında başlattığı genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, borçlu vekilinin, mahkemece itirazın iptaline karar verilmesinden sonra icra müdürlüğünce 19.02.2014 tarihinde düzenleyerek borçluya gönderilen takip konusu bakiye borcun ödenmesine ilişkin muhtırada, faizin fahiş hesaplandığını ve icra vekalet ücretinin hatalı ve fazladan hesaplandığını ileri sürerek   muhtıranın iptaline karar verilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu mahkemece şikayetin kabul edilerek 19.02.2014 tarihli muhtıranın 1042002,00 Euro ana para, 39245,85 Euro takip tarihine kadar işlemiş faiz, 207946,49 Euro 04/12/2009 - 19/02/2014 tarihler arası işlemiş faiz, 98.690,72 TL %455 tahsil harcı, 12.184,04 TL %05 peşin nispi takip harcı, 85.552,12 TL icra vekalet ücreti, 32,50 TL icra masrafı olmak üzere 1.289.194,34 Euro ve 1.964.59,38 TL alacak olarak  düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

 Takip talebi ve ödeme emrinde, 1.521.000 Euro asıl alacak, 126.029,64 Euro geçmiş günler faizi, 1.019,58 TL diğer alacak, 176, 33 TL geçmiş günler faizi olmak üzere toplam alacak 1.647.029,64 Euro ile 1.195,91 TL'nın; 1.521.000 Euro takip tarihinden itibaren işleyecek asıl alacağa 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre Devlet Bankalarınca Euro mevduata uygulanan en yüksek orandaki yıllık gecikme faizi ile birlikte BK'nun 83. maddesi uyarınca fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden icra masrafları ve icra vekalet ücreti ile birlikte tahsilinin talep edildiği görülmektedir.

İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/463 Esas ve 2013/276 Karar sayılı ve 11.12.2013 tarihli kararı ile alacaklıların itirazın kaldırılması isteminin kısmen kabul, kısmen reddine, Beyoğlu 2. İcra Müdürlüğü'nün 2009/42512 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 1.042.002,00 Euro asıl alacak ve 39.245,85 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.081.247,85 Euro üzerinden asıl alacağa takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar Euro mevduata kamu bankalarının fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden uygulanacak faizi ile birlikte devamına karar verilmiş; anılan karardan sonra şikayet konusu muhtıranın düzenlendiği belirlenmiştir.

492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 28/b maddesi uyarınca, icra tahsil harcı alacağın ödenmesi sırasında, ödeme yapılmayan hallerde harç alacağının doğması tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenir. Harç alacağı icranın yerine getirilmesiyle doğar. Aynı Kanunun 20. maddesine göre, icra takiplerinde, takipten sonra işleyecek olan faizler, harcın hesabında nazara alınmaz. Bu durumda, alacaklılar takipte yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki kur karşılığı üzerinden tahsili talebinde bulunduğundan ve tahsil harcının  alacağın ödenmesi sırasında alınması gerekmesi nedeni ile tahsil harcına esas matrahın,  yabancı para (asıl) alacağının fiili ödeme tarihindeki kur karşılığı üzerinden bulunacak miktar üzerinden hesaplanması gerekir.

Diğer taraftan, 28.12.2013 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11. maddesine göre, İcra ve İflas Müdürlüklerindeki hukuki yardımlara ilişkin avukatlık ücreti, takip sonuçlanıncaya kadar yapılan bütün işlemlerin karşılığıdır. Aynı tarifenin 20. maddesi gereğince de, "avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır." Somut olayda,  alacaklı tarafın  takipte, yabancı paranın fiili ödeme tarihindeki kur karşılığı üzerinden talepte bulunduğu da nazara alındığında açıklanan bu tarife hükümleri uyarınca,  icra müdürlüğünce vekalet ücreti matrahının belirlenmesinde de yabancı paranın tahsil tarihindeki kur karşılığının  esas alınması ve icra dairesindeki hukuki yardım devam ettiği için muhtıranın düzenlendiği 19.02.2014 tarihinde geçerli olan tarifenin hesaplamada göz önünde bulundurulması gerekir. (Dairemizin aynı yönde  2003/15682 Esas ve 2003/19554 Karar sayılı 09.10.2003 tarihli içtihadı.)

O halde mahkemece,  icra vekalet ücreti ve  tahsil harcının, yabancı para alacağının fiili ödeme (tahsil) tarihindeki kur karşılığı üzerinden bulunacak miktar üzerinden hesaplanması gerektiği göz önünde bulundurularak, alacaklı tarafın itirazı üzerine düzenlenen 10.04.2015 tarihli ek bilirkişi raporlarındaki yapılan hesaplamanın yukarıda açıklanan ilke ve kurallara uygun olup olmadığı denetlenip varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, belirtilen bu hususlar gözden kaçırılarak itiraza uğrayan ve icra vekalet ücreti ve tahsil harcı bakımından somut olaya uygun bulunmayan 27.06.2014 tarihli bilirkişi raporu  esas alınarak    eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.

SONUÇ  : Alacaklıların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* İtirazın kaldırılması davası neticesinde hükmedilen alacak kalemleri için, borçluya icra emri gönderilmeden, icra müdürlüğünce, bu alacak kalemleri de dahil edilerek  tahsil harcı hesabı yapılması usulsüzdür.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO  : 2015/3963 KARAR NO  : 2015/6110    

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 17/06/2014 tarih, 2014/15277 Esas - 2014/17614 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Şikayetçi borçlu vekilinin, icra mahkemesine başvurusunda; takip tarihindeki kur üzerinden tahsil harcı hesaplaması yapılması gerektiğini, ayrıca itirazın iptali davasında hükmedilen icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin takip miktarına eklenmek suretiyle tahsil harcı hesaplanamayacağını ileri sürerek memur işlemini şikayet ettiği, şikayetin kısmen kabulüne  karar verildiği anlaşılmıştır.

İcra takiplerinde takip çıkışı üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarifenin B/I- 3. fıkrasında belirtilen ve takip safhalarına göre tahsil harcı alınır, ancak bu tahsil harcının doğabilmesi için takibin o safhasının yerine getirilmesi gerekir. Ödeme veya icra emrinin tebliği, haciz işleminin yapılması veya satış işleminin kesinleşmesi gibi. Ödeme emri veya icra emrinin tebliğe çıkarılması fakat tebliğ edilmesinden önce yapılan ödemelerden ve icra takibinden vazgeçme halinde tahsil harcı almak mümkün değildir (HİGM 20.02.1989 T. 8385 sayılı genelgesi). 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda harç alacağının doğması için ödeme veya icra emrinin tebliği gereklidir.

Öte yandan genel haciz yolu ile yapılan takipte, borçlunun itirazının kaldırılmasına ilişkin icra hukuk mahkemesinden alınan kararın asıl takip dosyasına ibrazı ile, itirazın kaldırılmasına karar verilen miktar üzerinden alacaklı takibe devam edebilir. Ancak itirazın kaldırılması ilamında hükmedilen yargılama gideri, icra inkar tazminatı, vekalet ücreti gibi alacakların tahsili için, aynı icra dosyası üzerinden borçluya örnek (4-5) icra emrinin gönderilmesi veya ayrı bir  dosya üzerinden ilamlı icra takibi yapılması gereklidir.

Takip dosyası incelendiğinde; alacaklı vekilinin, borçlu T... A.Ş. aleyhinde, 308.216 USD asıl alacağın tahsili için genel haciz yolu ile başlattığı icra takibinin itiraz üzerine durduğu, itirazın kaldırılması için açılan dava sonucunda mahkemece, itirazın kaldırılmasına, itiraz edilen kısmın %40'ı olan 194.669  TL icra inkar tazminatının, 360 TL vekalet ücreti ile 287,90 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verildiği görülmüştür.

Somut olayda, itirazın kaldırılması üzerine alacaklı lehine hükmedilen bu alacak kalemleri için borçluya icra emri gönderilmediği, alacaklının bu alacak kalemlerinin tahsili yönünde talepte bulunmadığı anlaşılmaktadır.

O halde itirazın kaldırılması davası neticesinde hükmedilen bu alacak kalemleri için, borçluya icra emri gönderilmeden, icra müdürlüğünce, bu alacak kalemleri de dahil edilerek  tahsil harcı hesabı yapılması usulsüz olup, anılan bu şikayet yönünden de istemin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşılmakla borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.

SONUÇ: Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 17/06/2014 tarih ve 2014/15277 E.-2014/17614 K. sayılı onama kararının yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA),  17/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* Tahsil harcının ihale tarihindeki tarife üzerinden hesaplanması gerekir.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2014/28560  KARAR NO  : 2014/25665  

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı bankanın, ihale tarihinde yürürlükte olan oran üzerinden tahsil harcı alınması gerektiğini ileri sürerek, icra müdürlüğünün %11,38 üzerinden tahsil harcı alınmasına ilişkin işleminin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

492 Sayılı Harçlar Kanununun “Nispi Harçlarda Ödeme Zamanı” başlıklı  28/1.maddesinin (b) bendine göre; icra takiplerinde tahsil harcı alacağın ödenmesi sırasında, ödeme yapılmayan hallerde harç alacağının doğması tarihinden itibaren on beş gün içinde ödenir.

Yine aynı bentte, harç alacağının icranın yerine getirilmesiyle doğacağı hükme bağlanmıştır.

Maddeden de anlaşılacağı üzere, tahsil harcı, alacağın ödenmesi sırasında, yatırılan paradan  tahsil edilir.

Somut olayda, ipotekli taşınmaz, alacağa mahsuben alacaklıya ihale edilmiş olup, bir ödeme yapılmadığından tahsil harcı alacağı, kesinleşmesi şartıyla ihale tarihinde doğacaktır. Dolayısıyla ihale tarihindeki tarife üzerinden tahsil harcının hesaplanması gerekir.

O halde, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* Taşınmazların paraya çevrilmesi işlemi bir icra takip işlemi olmadığından, taşınmazların satış bedeli üzerinden veya İİK'nun 133. maddesi kapsamında iki ihale arasındaki farkın tahsili  üzerinden tahsil harcı ve cezaevi harcı alınması doğru değildir.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO  : 2014/3155 KARAR NO : 2014/5822

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 19.02.2013 tarih ve 2012/649 E.-2013/192 K. sayılı kararı ile Antalya ili ... 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların ortaklığının satış yoluyla giderilmesine karar verildiği, belirtilen bu taşınmazların hissedar A.S. vekilinin talebi sonucu satılarak paraya çevrildiği anlaşılmaktadır.

2548 Sayılı Cezaevleri ile Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun 1. maddesinde; “İcra dairelerince miktar ve kıymeti muayyen olan ilamlı ve ilamsız alacaklardan tahsil olunan paranın %2'si ve kıymeti muayyen olmıyan ilamların icrasından tahsil harcının yarısı nisbetinde harç alınır.” hükmü ile birlikte 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 28/1-b maddesinde; “İcra takiplerinde tahsil harcı alacağın ödenmesi sırasında, ödeme yapılmayan hallerde harç alacağının doğması tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenir” hükmü yer almaktadır.

Somut olayda, ortaklığın satış yoluyla giderilmesi kararına dayalı olarak yapılan bir satış işlemi bulunmaktadır. Taşınmazların paraya çevrilmesi işlemi bir icra takip işlemi olmadığından, taşınmazların satış bedeli üzerinden veya İİK'nun 133. maddesi kapsamında iki ihale arasındaki farkın tahsili  üzerinden tahsil harcı ve cezaevi harcı alınması doğru değildir. Şikayetçi A.S. vekilinin tahsil harcı ve cezaevi harcı alınmasını yönelik şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/03/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

*Tahsil harcı alacağın ödenmesi sırasında tahsil edileceğinden, borçlu tarafından yapılan bu ödemeden ödeme tarihi (03.07.2012 tarihi) itibariyle yürürlükte bulunan oranlar üzerinden tahsil harcı alınması gerekir.  

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2014/2585 KARAR NO : 2014/4951

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 07.10.2013 tarih, 2013/22699-31556 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

05.07.2012 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 Sayılı Yasanın 105. maddesi ile yürürlükten kaldırılan ve ödeme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan İcra İflas Kanunu'nun “İcra dairesine ödeme” başlıklı 12. maddesinde; “İcra dairesi, takibedilmekte olan bir para alacağına mahsuben borçlu veya üçüncü şahıs tarafından ödenen paraları kabule mecburdur. Bununla borçlu bu miktar borcundan kurtulur” hükmü yer almaktadır.

492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 28/1-b maddesinde; "İcra takiplerinde tahsil harcı alacağın ödenmesi sırasında, ödeme yapılmayan hallerde harç alacağının doğması tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenir” hükmü yer almaktadır.

Takip dosyasının incelenmesinde; şikayetçi borçlu tarafından 03.07.2012 tarihinde 1.474.862TL ödeme yapılmış olup, yukarıda belirtilen ve ödemenin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan İİK'nun 12. maddesine göre paranın icra dairesine ödendiği 03.07.2012 tarihi ödeme tarihidir. 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 28/1-b maddesine göre, tahsil harcı alacağın ödenmesi sırasında tahsil edileceğinden, borçlu tarafından yapılan bu ödemeden ödeme tarihi (03.07.2012 tarihi) itibariyle yürürlükte bulunan oranlar üzerinden tahsil harcı alınması gerekir.     

O halde  açıklanan nedenlerle mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken; Dairemizce onandığı anlaşılmakla karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.

SONUÇ  : Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 07.10.2013 tarih ve 2013/22699 E.-2013/31556 K. Sayılı onama ilâmının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 24/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* Alacağının yalnız bir kısmı  ödenmiş olan  alacaklı, senedini icra  dairesinden geri alabilir. Bu durumda, alacaklı tarafından tahsil edilen miktar yönünden haricen tahsil harcı ödenmesi, bakiye kısım içinse vazgeçme harcı ödenmesi gerekir.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2013/14620 KARAR NO: 2013/22657

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Sair  temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Alacaklı tarafından başlatılan bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, alacaklı taraf, 28.01.2013 tarihinde icra dairesine müracaat ederek  dosya alacağının  4.995,98 TL'lik kısmının 06.03.2012 tarihinde tahsil edildiği, alacağın bir kısmı ödendiğinden senedin İİK 144/2.md göre  iadesini istediği, talebin icra müdürlüğünce reddedilmesi üzerine ret kararının kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu    anlaşılmıştır.

İİK.nun 144/2.maddesinde "Alacağının yalnız bir kısmı ödenmiş olan alacaklının, senedini geri alabileceği" düzenlenmiştir.

İcra takibinin amacı alacaklının alacağının ödenmesidir. Alacaklı alacağını  tamamen veya kısmen  almış ise, alacak   bu oranda sona (sukut eder) erer. Borçlu ile alacaklının menfaatlerini  aynı şekilde korumakla yükümlü  olan  icra dairesinin, borcun  tamamen veya kısmen ödenmesi halinde, ödeme oranında   borçluyu borcundan  ibra ettiğine dair bir  işlemde bulunması gerekir.

Alacaklının alacağı tamamen ödenmiş ise, icra dairesi alacaklının senedini borçluya verir(md 144). Alacağının yalnız bir kısmı ödenmiş olan alacaklı, senedini icra  dairesinden geri alabilir. Yalnız icra dairesi, senetteki alacağın ne miktarının ödenmiş olduğunu ve  senedin bundan sonra  ne miktar para için  geçerli olacağını  senet üzerine yazar  veya senedin mahiyetine göre  ilgili dairelere yazdırır(md 144/2.)(Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, s.751).

Bu durumda, alacaklı tarafından tahsil edilen miktar yönünden tahsil harcı yatırıldığına göre Harçlar Kanunu'nun 23.maddesi gereğince bakiye kısım için vazgeçme harcı ödediğinde,  ödeme miktarı senet üzerine yazılmak suretiyle dayanak senedin iadesine karar vermek gerekirken  yazılı şekilde   hüküm tesisi  isabetsizdir.

SONUÇ  : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* Ödeme emri borçlulara 20.01.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, ödeme ise 19.01.2010 tarihinde yapılmış olduğundan borçlulardan tahsil harcı alınamaz.

YARGITAY  12. HUKUK DAİRESİ Esas : 2010/12694 Karar: 2010/25531

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

492 Sayılı Harçlar Kanununa ekli l sayılı Tarifenin İcra ve İflas Harçları başlıklı B Bölümünün İcra Harçları adlı I–3. maddesindeki tahsil harcının, ancak ödeme emrinin tebliğinden sonraki işlemler nedeniyle alınacağı öngörülmüştür. Bir diğer anlatımla ödeme veya icra emri tebliğinden önce yatırılan paradan tahsil harcı alınmaz.

Somut olayda ödeme emri borçlulara 20.01.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, ödeme ise 19.01.2010 tarihinde yapılmış olduğundan borçlulardan tahsil harcı alınamaz. Öte yandan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11-3. maddesi uyarınca itiraz süresi içinde ödeme yapılması halinde icra vekalet ücreti 3/4 oranında hesaplanır. O halde mahkemece bu hususlar gözönünde bulundurularak gerekli inceleme yapılıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 02.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* İİK'nun 153. maddesine dayalı olarak ipoteğin fekki talebi, bir icra takibi olmadığından, tahsil harcının ve cezaevi harcının tahakkuku koşulları oluşmamıştır. Bunun yanında, İİK'nun 153. maddesinde de, ipotek bedelinin depo edilip alacaklıya ödeme yapılması halinde harç alınacağına ilişkin bir yasal düzenleme de bulunmadığından maktu başvurma harcı dışında başka harç alınamaz.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2015/4866 KARAR NO: 2015/14892         

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

İpotek borçlusu tarafından İİK'nun 153. maddesi gereğince ipotek bedelinin Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/7656 Esas sayılı dosyasına depo edildiği, ipotek alacaklısının, dosyadaki paranın harçsız ödenmesi talebinin icra müdürlüğünce reddedilerek harç hususunda karar alınana kadar paranın ödenmemesine karar verildiği, ipotek alacaklısı tarafından, harç kesilmesine ilişkin kararın iptali istemiyle icra mahkemesine başvurulduğu,  mahkemece; Harçlar Kanunu'nun 28. maddesine göre harcın alınması gerektiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre; harç, yapılan bir hizmet karşılığı olarak devletin aldığı paradır. Harç tahsil edilebilmesi için açık bir yasal düzenleme bulunması zorunludur. Buna göre ancak, 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarifenin B/I- 3. fıkrasında belirtilen hallerde ve takip safhalarına göre tahsil harcı alınabilir.

Öte yandan 2548 sayılı Cezaevleri ile Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun 1.maddesi uyarınca icra dairelerince miktar ve kıymeti belirli olan ilamlı ve ilamsız alacaklardan tahsil olunan paranın % 2’si oranında harç alınır.

Şu hale göre, İİK'nun 153. maddesine dayalı olarak ipoteğin fekki talebi, bir icra takibi olmadığından, tahsil harcının ve cezaevi harcının tahakkuku koşulları oluşmamıştır.

Bunun yanında, İİK'nun 153. maddesinde de, ipotek bedelinin depo edilip alacaklıya ödeme yapılması halinde harç alınacağına ilişkin bir yasal düzenleme de bulunmadığından maktu başvurma harcı dışında başka harç alınamaz.

Bu durumda icra müdürlüğünün tahsil ve cezaevi harcı kesilmesine ilişkin işlemi yasaya aykırı olduğundan mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* Taşınmazın alacağa mahsuben ihale edilmesi halinde ihale bedeli üzerinden değil, tapu harcı ve tellaliye harcı hariç tutularak, taşınmazın aynından kaynaklanan vergi borcu ve satış için yapılan masraflar düşüldükten sonra, taşınmazın 3. kişi tarafından alınması halinde alacaklıya ne kadar ödeme yapılması gerekiyorsa, bu miktar üzerinden tahsil ve cezaevi harcı alınmasına karar verilmesi gerekir.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO  : 2015/26909 KARAR NO: 2016/3106       

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı İş Bankası tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte ipotekli taşınmazın alacağa mahsuben alacaklı bankaya ihale edildiği, ihalenin kesinleştiği, alacaklı vekilinin dosyada ihale için yapılan masraflar, vergi borçları, tapu harcı, tellaliye bedeli düşülmeden toplam ihale bedeli üzerinden kendilerinden tahsil harcı ve cezaevi harcı alınmasının usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Medeni Usul Hukukunda (HMK mad. 326) olduğu gibi icra hukukunda da harç ve giderler sonuçta haksız çıkan tarafa yükletilir. Harç, yapılan bir hizmet karşılığı Devletin aldığı paradır. Tahsil harcı da, bu amaca yönelik olup, alacaklıya tediye sırasında alacaklıya ödenmesi gerekli değer üzerinden hesaplanmalıdır. Çünkü alacaklıya yapılan hizmet, kendisine yapılan ödeme kadardır. Taşınmazın alacağa mahsuben alınmış olması, alacaklının ödeyeceği harçların hesabında bu kuralı bertaraf etmez.

O halde, mahkemece tapu harcı ve tellaliye harcı satış masraflarından olmadığından hariç tutularak, taşınmazın aynından kaynaklanan vergi borcu ve satış için yapılan masraflar düşüldükten sonra, taşınmazın 3. kişi tarafından alınması halinde alacaklıya ne kadar ödeme yapılması gerekiyorsa, bu miktar üzerinden tahsil ve cezaevi harcı alınmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* Kural olarak alacağın tahsili halinde aynı alacaktan tek tahsil harcı alınır.  Tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla başlatılan takiplerden birinden harç alınmışsa diğerinden tekrar harç alınmaz.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2010/28509 KARAR NO: 2011/9377         

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

Borçlular şikayetinde genel haciz yolu ile yapılan takip sırasında tahsilde tekerrür etmeme kaydının konulduğunu bilahare 2010/17046 sayılı dosyada aynı alacak için tahsilat yapılıp harcı ödendiği halde, bu dosyadan da tahsil harcı alındığını ileri sürmüşlerdir. Kural olarak tahsili halinde aynı alacaktan tek tahsil harcı alınır. İcra mahkemesince alacağın aynı alacak olup olmadığı araştırılıp, aynı alacak olduğunun tespiti halinde tahsilde tekerrür olmamak kaydı gözönünde tutularak, diğer dosyada aynı alacağın tamamı için harç alınmışsa şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yukarıda açıklanan kurallar çerçevesinde araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 12.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* Ödeme veya icra emri tebliğ edilmeden ödenen paralardan tahsil harcı alınamaz ise de 2548 Sayılı Yasanın 1/1.maddesinin mutlak hükmü uyarınca, bu şekilde tahsil edilen paranın %2'si nispetinde cezaevi yapı harcı alınır.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2010/7136 KARAR NO: 2010/18974

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Hazine vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Ödeme veya icra emri tebliğ edilmeden ödenen paralardan harç alınmaması gerekmektedir. Ancak, 2548 Sayılı Yasanın 1/1.maddesinin mutlak hükmü uyarınca, bu şekilde tahsil edilen paranın %2'si nispetinde cezaevi yapı harcı alınır (Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü 02.08.1969 gün ve 21111270-13-4/30738). İcraca her ne suretle olursa olsun tahsil edilen paralardan, ödeme veya icra emrinin tebliğ edilip edilmemesi ile mukayyet olmaksızın %2 nispetinde cezaevi yapı harcı alınır. (CGM.25.02.1957 gün ve 21111270 sayılı mütalaası)

Bu durumda; mahkemece, şikayete konu 22.05.2009 tarihli icra müdürü kararının tahsil harcı yönünden iptali ile yetinilerek, cezaevi harcı hususundaki talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin tümden kabulü isabetsizdir.

SONUÇ : Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 13.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* Takipten vazgeçilmesi (feragat edilmesi) halinde tahsil harcının sorumlusu alacaklıdır.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO  : 2007/18340 KARAR NO: 2007/21250     

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamlı icra takibine geçilmiştir. Takibin kesinleşmesinden sonra alacaklı ile borçlunun protokol tanzim ettikleri bu protokol uyarınca da alacaklının takipten feragat ettiği, bu feragattan önce borçlunun, alacaklının takibi sürdürmesini engellemek amacıyla icra mahkemesine başvurduğu anılan mahkemece belirlenen teminat tutarını kesin teminat mektubu ile icra dairesine yatırdığı alacaklının takipten feragat etmesi nedeniyle sözü edilen teminat mektubunun iadesini icra müdürlüğünden istediği icra müdürlüğünce de feragat harcının yatırılması halinde istemin yerine getirilebileceğine karar verildiği borçlu vekilinin bu işlemin iptali için icra mahkemesine başvurduğu görülmektedir.

Dairemizin yerleşik ve süreklilik arz eden kararlarında (03.06.2003 2003/9787 E. 2003/12871 K. 02.05.2002 T. 8464 E. 9122 K. 30.01.1975 T. 206 E. – 543 K.) açıklandığı üzere Medeni Usul Hukuku’nda olduğu gibi icra hukukunda harç ve giderler sonuçta haksız çıkan tarafa yükletilir. İİK.nun 15/1. maddesi gereğince de “Kanunda aksi yazılı değilse” bütün harç ve masraflar borçluya aittir. Ancak Harçlar Kanununun 11 ve 23. maddeleri hükmüne göre takipten vazgeçilmesi (feragat) nedeniyle somut olayda olduğu gibi harçtan sorumlu olan alacaklıdır. Bu durumda, borçlunun şikayetinin kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddi isabetsizdir.

SONUÇ  : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 15.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* Takipten vazgeçilmesi nedeniyle somut olayda, harçtan sorumlu olan alacaklıdır. Bu durumda, sanki alacaklının avukatı harçtan şahsen sorumlu imiş gibi tahsil harcının, adı geçenin kendisinden alınması sonucunu doğuracak şekilde icra müdürlüğünce vergi dairesine yazı yazılması yasaya aykırıdır.

YARGITAY 12.Hukuk Dairesi Esas: 2002/8464 Karar: 2002/9122

Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

Karar: Medeni Usul Hukukunda olduğu gibi icra hukukunda da, harç ve giderler, sonuçta haksız çıkan tarafa yükletilir.

İİK.nun 15/1. maddesi gereğince de, "Kanunda aksi yazılı değil ise" bütün harç ve masraflar borçluya aittir. Ancak, Harçlar Kanunun 11. ve 23. maddeleri hükmüne göre takipten vazgeçilmesi nedeniyle somut olayda, Harçtan sorumlu olan alacaklıdır. Bu durumda, sanki alacaklının avukatı harçtan şahsen sorumlu imiş gibi tahsil harcının, adı geçenin kendisinden alınması sonucunu doğuracak şekilde icra müdürlüğünce vergi dairesine yazı yazılması yasaya aykırıdır. O halde, şikayetin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir.

Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 2.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.

* İcra dosyasına bildirilen haricen ödemelerle ilgili olarak borçluya muhtıra çıkartılarak tahsil harcının talep edilmesi gerekirken hem borçlu hem alacaklıya tahsil harcı için icra müdürlüğünce müzekkere yazılması isabetsizdir.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2015/14210 KARAR NO: 2015/27809       

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından takip borçluları hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığı, borçlular tarafından borca kısmi itiraz edildiği, alacaklı tarafından nakdi kredi alacaklarını teşkil eden borçlularca itiraz edilmeyen 226.232,36 TL'lik bölümün borçlularca Avukatlık Ücreti hariç olmak üzere bankalarına haricen ödendiğini, icra müdürlüğüne bu konuda bildirim yapıldığı, toplam 298.674,91 TL haricen ödemeye ilişkin borçluların ödemekle yükümlü oldukları harçların borçlulardan istenilmesi için gereğinin yapılması ve bundan sonraki yapılacak işlemlerde ödenmeyen Avukatlık Ücretinin göz önünde tutulmasının istendiği, icra müdürlüğünün 25.03.2015 tarihli kararı verdiği, tüm harç ve giderlerin borçluya ait bulunduğu, tahsil harcını ödemekle yükümlü borçluya muhtıra çıkarılması gerekirken bu yapılmadan harç müzekkeresi düzenlenerek vergi dairesine bildirim yapılmasının yasaya aykırı olduğunu, icra müdürlüğü kararının iptalini istediği anlaşılmaktadır.

Harç, yapılan bir hizmet karşılığı olarak devletin aldığı paradır. Medeni Usul Hukukunda olduğu gibi, icra hukukunda da harç ve giderler sonuçta haksız çıkan tarafa yükletilir. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28/b maddesine göre, tahsil harcı, alacağın ödenmesi sırasında yatırılan paradan  tahsil edilir.

İcra ve İflas Kanunu’nun 15. maddesi ise, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bütün harç ve masrafların borçluya ait olduğunu, bunların neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunacağını öngörmektedir.

Bu durumda icra dosyasına bildirilen haricen ödemelerle ilgili olarak borçluya muhtıra çıkartılarak tahsil harcına talep edilmesi gerekirken hem borçlu hem alacaklıya tahsil harcı için icra müdürlüğünce müzekkere yazılması isabetsizdir.

O halde icra mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönündeki kararı isabetsizdir.

SONUÇ  : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* Satış talebinden vazgeçilmesi halinde harç alınmaz.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2014/11744 KARAR NO: 2014/14136

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte alacaklı vekili borçlunun taşınmazının satışını talep ettiklerini daha sonra taşınmazın kaydında bulunan ipotekleri dikkate alarak satış talebinden vazgeçtiklerini , icra müdürünün satıştan vazgeçmenin haczin düşmesi sonucunu doğuracağını belirterek feragat harcının tahsili için kendilerine muhtıra çıkarttığını, söz konusu icra müdürlüğü işleminin iptali istediklerini beyan ederek mahkemeye başvurmuş olup mahkemece şikayetin reddine karar verilmiştir.

492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 23. maddesine göre; "Her ne sebep ve suretle olursa olsun, icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnameye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak alınır."

Somut olayda; alacaklı vekili sadece satış talebinden vazgeçmiş olup açıkça hakkın özünden feragat etmiş değildir. Bu durumda mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* Borçluya örnek 10 numaralı ödeme emrinin 15.08.2014 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında,  alacaklının takipten vazgeçtiği 19.08.2014 tarihinde, İİK.nun 168/2.maddesinde öngörülen on günlük süre geçmediğinden, ihtiyati haczin icrai hacze dönüşmediği görülmektedir.

Alacaklı ise, takipten, ödeme emri tebliğinden sonra, fakat icrai hacizden önce vazgeçmiş olup, bu durumda % 4,55’in yarısı olan % 2,27 oranında tahsil harcı alınması gerekir.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO  : 2014/33743 KARAR NO: 2015/9198                                          

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı tarafından, 12.08.2014 tarihinde, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararının infazının istendiği, 13.08.2014 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin 15.08.2014 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, alacaklının 19.08.2014 tarihinde takipten vazgeçtiği anlaşılmıştır.

492 Sayılı Harçlar Kanununa ekli (1) sayılı tarifenin icra harçlarını düzenleyen B-1/3-a maddesine göre, ödeme, ödeme ve icra emrinin tebliğinden sonra, fakat hacizden önce yapılmışsa,  ödenen paralardan % 4,55 tahsil harcı alınır. Aynı Kanun'un 23. maddesine göre ise icra takibinden vazgeçilmesi halinde vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır.

İİK'nun 264. maddesinin son fıkrasında, genel haciz yoluyla yapılan takipte, ihtiyati haczin icrai hacze dönüşeceği zaman düzenlenmiş olup,  kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte itiraz icrayı durdurmayacağından, ödeme emrinin tebliğinden sonra İİK nun 168/2. maddesinde öngörülen on günlük ödeme süresinin geçmesi üzerine ihtiyati haciz, kendiliğinden icrai hacze dönüşür.

Somut olayda, borçluya örnek 10 numaralı ödeme emrinin 15.08.2014 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında,  alacaklının takipten vazgeçtiği 19.08.2014 tarihinde, İİK.nun 168/2.maddesinde öngörülen on günlük süre geçmediğinden, ihtiyati haczin icrai hacze dönüşmediği görülmektedir.

Alacaklı ise, takipten, ödeme emri tebliğinden sonra, fakat icrai hacizden önce vazgeçmiş olup, bu durumda % 4,55’in yarısı olan % 2,27 oranında tahsil harcı alınması gerektiğinden, mahkemece şikayetin kabulü  yerine, yazılı gerekçeyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,  09.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* Borçluya ödeme emri tebligatı yapılmasından önceki dönemde, ihtiyati hacizler sebebi ile yapılan ödemelerden tahsil harcı alınamaz.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO  : 2015/29803 KARAR NO: 2016/8786       

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte; alacaklının, borçluya ödeme emrinin tebliğinden önce ve ihtiyati hacizler sebebi ile yapılan ödemeler dolayısı ile icrai haciz yapılmış gibi %9,10 orandan tahsil harcı alındığını, oysa ödemelerin cebri icra tehdidi altında değil ihtiyati haciz kararı üzerine yapıldığını, 492 Sayılı Kanunda ihtiyati haciz aşamasında harç alınacağını düzenleyen bir hüküm olmadığını, ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmediği dönemde yapılan ödemeler sebebi ile tahsil harcı alınamayacağını ileri sürerek icra müdürlüğünün şikayet konusu kararının iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece  şikayetin reddine karar verilmiştir.

İcra takiplerinde takip çıkışı üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarifenin B/I- 3. fıkrasına ve takip safhalarına göre tahsil harcı alınır ancak bu tahsil harcının doğabilmesi için takibin o safhasının yerine getirilmesi gerekir. (Ödeme veya icra emrinin tebliği, haciz işleminin yapılması veya satış işleminin kesinleşmesi gibi) Ödeme emri veya icra emrinin tebliğe çıkarılması fakat tebliğ edilmesinden önce yapılan ödemelerden ve icra takibinden vazgeçme halinde tahsil harcı almak mümkün değildir. (HİGM 20.02.1989 T. 8385 sayılı genelgesi) 492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre tahsil harcı alacağının doğması için ödeme veya icra emrinin tebliği gereklidir

Ödeme emri veya icra emrinin tebliğinden önce yapılan ödemelerden tahsil harcı alınmaz. 492 Sayılı harçlar kanuna ekli I sayılı tarifenin icra iflas harçları B bölümünün I-3 maddesindeki tahsil harcının ancak ödeme emri veya icra emri tebliğinden sonraki işlemler nedeniyle alınacağı öngörülmüştür. (12. HD 10.03.2003 T 1505 - 4760 Sayılı ilamı)

Somut olayda; alacaklı tarafından, Ceyhan 3.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 2015/6 D.İş Sayılı 11.02.2015 tarihli ihtiyati haciz kararının 17.02.2015 tarihinde infazının istendiği, 19.02.2015 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başlandığı, ihtiyati hacizler dolayısı  ile takip dosyasında 07.04.2015 tarihinde tahsilat sağlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin borçluya 10.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği  anlaşılmaktadır. Bu durumda, borçluya ödeme emri tebligatı yapılmasından önceki dönemde, ihtiyati hacizler sebebi ile yapılan ödemelerden tahsil harcı alınması, az yukarıda değinilen yasa ve mevzuat hükümlerine açıkça aykırıdır. 

O halde, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine yönelik hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* Ödeme emrinin tebliğinden sonra ancak ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmesinden önceki dönemde takipten vazgeçilmesi halinde % 2,27 oranında tahsil harcının alınması gerekir.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2017/4900 KARAR NO : 2017/10937  

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Borçlular aleyhine ihtiyati hacze dayanan genel haciz yoluyla başlatılan takipte; alacaklı vekili tarafından, sehven tanzim edilen ihtarnamenin takibe dayanak yapıldığı, borçlulardan ... Üniversitesi’ne hesap kat ihtarnamesinin gönderilmediği belirtilerek, bahsi geçen borçlu ve kefilleri hakkında yeniden takip yapabilmek amacıyla başlatılmış olan takipten harç alınmaksızın vazgeçme taleplerinin reddine dair icra memuru işleminin iptali ve % 4,55 oranında alınan harcın iadesi istemi ile icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.

İcra takiplerinde, takip çıkış miktarı üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarifenin B/I- 3. fıkrasına ve takip safhasına göre tahsil harcı alınır. Ancak bu tahsil harcının doğabilmesi için takibin o safhasının yerine getirilmesi gerekir (Ödeme veya icra emrinin tebliği, haciz işleminin yapılması veya satış işleminin kesinleşmesi gibi).

Ödeme emri veya icra emrinin tebliğe çıkarılmasından, fakat tebliğ edilmesinden önce yapılan ödemelerden ve aynı dönemde icra takibinden vazgeçilmesi halinde tahsil harcı almak mümkün değildir (HİGM'nun 20.02.1989 T. 8385 sayılı genelgesi).

492 Sayılı Harçlar Kanuna ekli I sayılı tarifenin icra iflas harçları B bölümünün I-3. maddesindeki tahsil harcının, ancak ödeme emri veya icra emri tebliğinden sonraki işlemler nedeniyle alınacağı öngörülmüştür (12. HD'nin 10.03.2003 T 1505 - 4760 sayılı ilamı).

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 264. maddesinin son fıkrasında; “Borçlu müddeti içinde ödeme emrine itiraz etmez veya itirazı icra mahkemesince kesin olarak kaldırılır veya mahkemece iptal edilirse, ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze inkılabeder”  hükmüne yer verilmiştir.  Bu hükme göre; genel haciz yoluyla yapılan takipte, ödeme emrinin tebliğinden sonra borçlu tarafından yasal süre içerisinde ödeme emrine itiraz edilmemesi ya da itirazın icra mahkemesince  kesin olarak kaldırılması veya mahkemece iptal edilmesi halinde ihtiyati haciz kendiliğinden kesin hacze dönüşecektir.

Somut olayda; alacaklı tarafından, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.01.2016 tarih ve 2016/74 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararının 20.01.2016 tarihinde infazının istendiği, aynı gün genel haciz yolu ile takibe başlandığı, örnek 7 numaralı  ödeme  emrinin  borçlulara  21/01/2016 tarihinde tebliğ edildiği, 22/01/2016 tarihinde alacaklı vekilinin vazgeçme beyanında bulunduğu, dolayısıyla ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmediği, buna göre ödeme emrinin tebliğinden sonra, hacizden önceki dönemde (22/01/2016 tarihinde) alacaklı vekilince vazgeçme beyanında bulunulduğu, bu beyan doğrultusunda alacaklı tarafından 25/01/2016 tarihinde % 4,55 oranında harç yatırıldığı  görülmektedir.

492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarifenin icra harçlarını düzenleyen B-1/3-a maddesine göre; ödeme, ödeme ve icra emrinin tebliğinden sonra, fakat hacizden önce yapılmışsa,  ödenen paralardan % 4,55 tahsil harcı alınmaktadır.

Diğer taraftan 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 23. maddesinde; "Her ne sebep ve suretle olursa olsun, icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnamaye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak alınır" hükmüne yer verilmiştir.

Bu durumda, ödeme emrinin tebliğinden sonra, ancak hacizden önce vazgeçme beyanında bulunulduğu dikkate alınarak, alacaklıdan (492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 23. maddesi hükmü doğrultusunda) takip safhasına göre, ödeme halinde alınması gereken tahsil harcının yarısının, yani % 2,27 oranı üzerinden hesaplanan tahsil harcının alınması gerekirken, % 4,55 oranında tahsil harcı alınması usul ve yasaya aykırıdır.

O halde mahkemece, şikayetin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* Alacaklı, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takipte taşınmazın üçüncü kişiye ihale edilmesinden sonra, aynı zamanda ipotek alacaklısı da olmasına rağmen ipotek alacağı için ayrıca bir icra takibi yapılmamış olması karşısında, ihale bedeli üzerinden alınması gereken tahsil harcı%2,27 oranında olmalıdır.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2016/9391 KARAR NO: 2017/827 

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takipte taşınmazın üçüncü kişiye ihale edilmesinden sonra, aynı zamanda ipotek alacaklısı da olmasına rağmen ipotek alacağı için ayrıca bir icra takibi yapılmamış olmasına karşın, ihale bedeli üzerinden tahsil harcının %2,27 yerine %11,38 olarak hesaplanıp fazla harç tahsil edildiğini ileri sürerek fazla tahsil edilen harcın iadesini talep etmiş, icra müdürlüğünce Harçlar Kanun'una ekli 1 sayılı tarifenin icra iflas harçlarını düzenleyen B-l-3c maddesine uygun harç alındığı gerekçesi ile talep reddedilmiş, alacaklının memur işlemini şikayeti üzerine mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.

30.12.2013 tarihli ve 28867 Sayılı Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren Harçlar Kanunu Genel Tebliğinin icra harçları kısmının 3. maddesinin e) fıkrasında, takip talebi bulunmayan alacaklılara, İcra ve İflas Kanunu'nun 125. maddesinin 3. fıkrası gereğince ödenen paralardan %2,27 oranında harç alınacağı belirtilmiştir.

Somut olayda, ihale bedeli alacaklıya İcra ve İflas Kanunu'nun 125. maddesinin 3. fıkrası gereğince ödendiğinden ihale bedeli üzerinden alınması gereken harç %2,27 oranında olmalıdır.

O halde mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,  23.01.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* Cezaevi yapı harcı özel nitelikte olan 2548 sayılı Kanuna dayanılarak tahsili gereken bir harç çeşidi olup, kanunlarında özel olarak cezaevi yapı harcından muaf olduğu belirtilen kurumlar dışında hiçbir istisna ve muafiyet söz konusu değildir.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2014/20278 KARAR NO: 2014/27196       

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle dava dosyası için  Tetkik Hakimi tarafından  düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurarak, Kurumun her türlü harçtan muaf olması nedeniyle icra müdürlüğünce alınan cezaevi yapı harcının iadesini istediği, mahkemece 4904 sayılı kanunun 23. maddesi gereğince Kurumun her türlü harçtan muaf olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verildiği  anlaşılmaktadır.

4904 sayılı kanunun muafiyetler başlıklı 23. maddesi; "a) Kuruma ait taşınır ve taşınmaz mallar ile bunların alım ve satım işlemleri ve bunlardan elde edilen hak ve gelirler, b) Kurum tarafından açılan ve Kurumun taraf olduğu davalar ve icra kovuşturmaları ile ilânlar, c) Satışı yapılan veya satın alınan gayrimenkullerle ilgili tapu işlemleri, d) Kurumca yapılan bütün işlemler ve bu işlemler için ilgililere verilmesi veya bunlardan alınması gereken yazı ve belgeler ve bunların suretleri, ilgili kanunlarda Kurumun adı veya kuruluş kanununda yazılı olmasa dahi her türlü vergi, resim ve harç ile belediyelerde yürütülecek her türlü hizmet karşılığında alınan ücretler ve Kurumun doğrudan doğruya hizmetlerinden yararlanmadığı fon ve kuruluşlara katkı paylarından muaftır. Diğer kanunlarda yer alan bütün muafiyet ve istisnalar saklıdır" şekinde düzenlenmiştir.

Cezaevi yapı harcı ise, özel nitelikte olan 2548 sayılı Kanuna dayanılarak tahsili gereken bir harç çeşidi olup, kanunlarında özel olarak cezaevi yapı harcından muaf olduğu belirtilen kurumlar dışında hiçbir istisna ve muafiyet söz konusu olmadığından mahkemece şikayetin reddi gerekirken  kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan nedenle kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere (BOZULMASINA), 13.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

*  Rehin açığı belgesine dayalı takibin bir yıl içerisinde yapıldığı ve önceki ilamlı takibin devamı niteliğinde olduğu açıktır, haliyle alacaklıdan peşin harç alınamaz.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2018/8408 KARAR NO: 2018/4197    

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 09/05/2017 tarih, 2016/15682 Esas - 2017/7505 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı banka tarafından, borçlu hakkında İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/3688 Esas sayılı takip dosyasından düzenlenen 20.08.2015 tarihli Rehin Açığı Belgesi ile icra takibi başlatıldığı ve 02.09.2015 tarihinde 10.805,04 TL peşin harç alındığı; öncesinde borçlu kefilleri hakkında İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/4028 Esas sayılı takip dosyası ile takip yapıldığı, her iki takip dosyasında da peşin harç ödediği, rehin açığı belgesi verilen İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/3688 Esas sayılı takip dosyasından İİK'nun 152. maddesi uyarınca satış tarihinden itibaren 1 yıllık süre içinde şikayete konu takibin açıldığı, bir yıllık sürenin geçirilmemiş olması nedeniyle borçluya ödeme emri gönderilmediği, ayrıca kesin rehin açığı belgesinin İİK'nun 68/1. fıkrasında belirtilen borç miktarını içeren senet niteliğinde olduğu şikayetiyle anılan peşin harcın iadesi talebinde bulunduğu, mahkemece; alacaklı vekili tarafından İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/3688 Esas sayılı takip dosyasından düzenlenen rehin açığı belgesi ile İİK'nun 152. maddede düzenlenen bir yıllık süre içinde yeni bir takip başlattığı, söz konusu belgenin İİK'nun 38. maddesinde belirtilen ilâm niteliğine haiz belgelerden olmadığı, bu hali ile icra müdürlüğünce peşin harcın alınmasında usul ve yasaya bir aykırılık bulunmadığı tespit edilmekle talebin reddine karar verildiği; anılan kararın alacaklı tarafça temyizi üzerine Dairemizce onandığı görülmektedir.

İİK'nun 152/3. maddesine göre; alacaklı, satış yapılamamışsa arttırma gününden, satış yapılması halinde satışın kesinleşmesi tarihinden itibaren bir sene içinde haciz yolu ile takip talebinde bulunursa yeniden icra veya ödeme emri tebliğine lüzum yoktur.

Kaldı ki, yine aynı madde uyarınca, rehin açığı belgesi, borç ikrarını mutazammın senet mahiyetinde olmakla, İİK'nun 68. maddesi kapsamındaki belgelerden sayılır.

Somut olayda, anılan taşınmazın satışının 08.09.2014 tarihinde yapıldığı, şikayete konu takibin ise 02.09.2015 tarihinde başlatıldığı, icra müdürlüğü tarafından yukarıda belirtilen kanun hükmü gereğince borçluya icra veya ödeme emri gönderilmediği fakat aynı tarihte, alacaklıdan 10.805,04 TL peşin harç  tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Anılan takibin bir yıl içerisinde yapıldığı ve önceki ilamlı takibin devamı niteliğinde olduğu açıktır, haliyle alacaklıdan peşin harç alınamaz.

O halde, mahkemece; şikayetin kabulü ile anılan peşin harcın iadesine hükmolunması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, mahkeme kararının bozulması gerekirken, Dairemizce maddi hataya istinaden onandığı anlaşılmakla, karar düzeltme isteminin kabulü ile onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ  : Alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 09.05.2017 tarih ve 2016/15682 Esas - 2017/7505 Karar sayılı sayılı onama ilâmının kaldırılmasına, İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 22.02.2016 tarih ve 2015/691 Esas – 2016/167 Karar sayılı kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA),  03/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* Ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir yıllık süre içerisinde alacaklı vekilinin talebi ile borçlu adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarına haciz konulmuş olmakla , İİK. nun 78/2. maddesinde düzenlenen “haciz isteme hakkı” süresi içinde yerine getirilmiştir. Ancak, yasada öngörülen zamanda satış istenmediğinden İİK’nun 106 ve 110. maddeleri gereğince haciz kalkmıştır. İİK. nun 78/son maddesi gereğince , yeniden haciz uygulanabilmesi için borçluya yenileme tebliğine ve yenileme harcı alınmasına gerek yoktur.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2006/15390 KARAR NO: 2006/18841       

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

İİK. nun 78/2. maddesi gereğince haciz istemek hakkı, ödeme emri tebliğ tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. Aynı maddenin 4 ve 5. fıkraları gereğince ise (haciz talebi kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde yenilenmez ise dosya muameleden kaldırılır. Yeniden haciz istemek yenileme talebinin borçluya tebliğine bağlıdır. İlama dayalı olmayan takiplerde yenileme talebi üzerine, yeniden harç alınır).

Somut olayda, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir yıllık süre içerisinde alacaklı vekilinin talebi ile borçlu adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarına haciz konulmuş olmakla , İİK. nun 78/2. maddesinde düzenlenen “haciz isteme hakkı” süresi içinde yerine getirilmiştir. Ancak, yasada öngörülen zamanda satış istenmediğinden İİK’nun 106 ve 110. maddeleri gereğince haciz kalkmıştır. İİK. nun 78/son maddesi gereğince , yeniden haciz uygulanabilmesi için borçluya yenileme tebliğine ve yenileme harcı alınmasına gerek yoktur. O halde, Mahkemece şikayetin kabulü yerine reddine karar  isabetsizdir.

SONUÇ  : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 10.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
 

* ... Bankasına halef olarak alacağın bir kısmını temlik alan temlik alacaklısı, fazla hacizlerin kaldırılması talebinde bulunmuş, kendisinden Harçlar Kanununun 23.madddesine göre vazgeçme harcı istenilmiştir. ... Bankasına halef olan alacaklıdan vazgeçme harcının istenilmesi mümkün değildir.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2010/22664 KARAR NO: 2011/2832         

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temlik alacaklısı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

5230 Sayılı Yasanın 11.maddesinde "4603 Sayılı Kanuna tabi bankalarca yeniden yapılandırma sürecinde açılmış veya açılacak dava ve takipler sonuçlandırılıncaya kadar 492 Sayılı Harçlar Kanununun 2, 23 ve 29.maddeleriyle 2548 Sayılı Cezaevleri ile Mahkeme Binaları İnşaası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkumlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun 1.maddesi hükmü uygulanmaz. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinde teminat şartı aranmaz. Bankaların mahkeme ilamını alması ve tebliğe çıkarması işlemlerinde karşı tarafa yükletilmiş olan harcın ödenmiş olması şartı aranmaz."hükmü yer almaktadır.

Harçlar Kanununun 23.maddesinde ise " Her ne  sebep ve surette olursa olsun icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnameye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak alınır." düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda, takip alacaklısı ... Bankasına halef olarak alacağın bir kısmını temlik alan temlik alacaklısı, fazla hacizlerin kaldırılması talebinde bulunmuş, kendisinden Harçlar Kanununun 23.madddesine göre vazgeçme harcı istenilmiştir.

Yukarıda belirtilen yasa maddeleri nazara alındığında ... Bankasına halef olan alacaklıdan vazgeçme harcının istenilmesi mümkün değildir.

Mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddi isabetsizdir.

SONUÇ  : Temlik alacaklısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA),  08.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* İlamsız takibin itiraz üzerine durması halinde itirazın iptaline veya kaldırılmasına dair dava açılmadığı taktirde peşin harcın iade edilemeyeceğine dair müdürlük, mahkeme ve Yargıtay kararı:

BAKIRKÖY 4. İCRA DAİRESİ 2014/84 ESAS Dosyası 10/02/2014 Tarihli Kararı:

G.D. : "İlamsız  takiplerde, takip talebinde bulunan alacaklıdan, alacağın binde beşi oranında tahsil edilir. Bu harç, takip sonunda, alınacak asıl harca mahsup edilir. Alacaklı mahkemeye başvurarak dava  -“alacak davası” veya “itirazın iptali davası”- açmaya mecbur kalırsa, peşin alınan harç kendisine iade olunur veya alacaklının isteği üzerine mahkeme harçlarına mahsup edilir (Harçlar Kanunu mad. 29). Başlangıçta alacaklıdan alınan bu harç da, neticede haklı çıkarsa, borçluya yüklenir. Peşin harcın, sadece “ilamsız takipler”de alınmasından maksat, ilama dayalı olmayan takiplerin ciddiyetini temin etmek ve asılsız takip taleplerine engel olmaktır. Aynı zamanda, ilama dayanan takiplerde, o safhaya gelinceye kadar, mahkemeden ilamın alınması sırasında gerekli harçlar alınmış olduğundan, ayrıca, takip safhasında peşin harç alınmasına gerek görülmemiştir." (Av.Talih UYAR). İş bu sebeple itiraz üzerine duran takipte peşin harcın alacaklıya iadesi alacak davası veya itirazın iptali davası açması halinde mümkün olduğundan şimdilik talebin reddine karar verildi.

BAKIRKÖY 1. İCRA HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO                              : 2014/229 Esas

KARAR NO                          : 2014/158

İCRA DOSYA NO    : 4.İcra - 2014/84  

DAVA                                    : Şikayet (İcra Memur Muamelesi)

DAVA TARİHİ                      : 12/02/2014

KARAR TARİHİ      : 14/02/2014

KARAR YAZILIŞ TARİHİ : 14/02/2014

Mahkememizde açılan davanın icra dosyası ile birlikte incelenmesi sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili mahkememize verdiği 12/02/2014 tarihli dilekçesinde özetle; Bakırköy 4. İcra Md. 2014/84 Esas sayılı dosyasından başlattıkları takibe borçlunun itiraz ettiğini, itiraz sonucu bu borçlu yönünden takibin durduğunu, taraflarınca yatırılan peşin harcın iadesini istediklerini, icra müdürlüğünün 10/02/2014 tarihli karar ile bu taleplerini reddettiğini belirterek 10/02/2014 tarihli işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Bakırköy 4. İcra Md. 2014/84 Esas sayılı dosyası incelenmiştir.

3652 sayılı yasa ile değişik İİK.18/1 maddesi "İcra mahkemesine arz edilen hususlar ivedi işlerden sayılır ve bu işlerde basit yargılama usulu uygulanır" ve HMK.320/1 madde ve fıkrasınca "Mahkeme, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinde karar verir." amir hükümlerince dava icra müdürlüğünün işlemini şikayet niteliğinde bulunduğu davanın niteliği gereği toplanacak bir delil bulunmadığından icra dosyasının incelenmesinden dosya üzerinden karar verilmiştir.

Şikayet dilekçesinin içeriği ve icra dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısınca takip borçlusu hakkında ilamsız icra takibi yürütülmüştür. Yasal süre içerisinde borçlunun itirazı üzerine takip icra müdürlüğünce 16/01/2014 tarihinde durdurulmuştur. Davacıca peşin harcın iadesi talep edilmiş, istem icra müdürlüğünce reddedilmiştir. İtirazın iptali davası genel hükümlere harca tabiidir. (HK 28/a) Alacaklıca takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu peşin harç istek halinde kendisine geri verilir veya alacaklı isterse itirazın iptali davasında harcın mahsup edilmesini isteyebilir. (HK 29/3 Md.)

Alacaklı 1 yıl içerisinde itirazın iptali davası açmaz ise yaptığı ilamsız takip düşer. Fakat 1 yılı süresiz geçiren alacaklının genel hükümlere göre alacağını dava etme hakkı da İİK 67/4. Mad. Göre saklıdır. Şikayet tarihinde icra dosyası derdesttir. 1 yıllık süre dolmamıştır. İİK 15. Maddesince icra masraf ve harçları borçluya aittir. Harcın ödenmesi yararlanma ilkesine dayanır. HK 31. Mad. Uyarınca "peşin alınan karar ve ilam harcı işin hitamında ödenmesi gerekenden fazla olduğu anlaşılırsa fazlalık istek halinde geri verilir." Keza aynı yasanın 29. Mad. 2. fıkrasında "peşin harçlar takip sonunda alınacak asıl harca mahsup olunur." aynı yasanın 29. Mad. Son fıkrasında "ilama dayanmayan takiplerde alacaklı mahkemeye müracaata mecbur kalırsa peşin alınan harç kendisine iade olunur veya alacaklının isteği üzerine mahkeme harçların mahsup edilir", amir hükümlerince işin hitamında veya takip sonunda alınacak harca mahsup edileceği belirtilmektedir. İcra takibi derdest olarak devam etmektedir. Alacaklıca da itirazın iptali davası açıldığına veya mahkemeye hitaben peşin harcın mahsubuna ilişkin belgede dosyaya sunmamıştır. Kaldı ki borçlu davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş harç ödenme yükümlülüğü doğmuştur. Talebin reddine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın REDDİNE,

Başlangıçta alınan 25,20 TL harcın karar ve ilam harcı SAYILMASINA,

Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere mahkememize (ya da mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yerdeki aynı dereceli bir mahkemeye ) verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle hükmün açıklanması sırasında hazır bulunanlar yönünden bu tarihten, yokluklarında hüküm verilenler yönünden ise kararın bunlara tebliğ edildiği tarihten itibaren 10 günlük süre içerisinde Temyiz yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.14/02/2014.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO  : 2014/8059 KARAR NO  : 2014/10010

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ           : Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ                                 : 14/02/2014

NUMARASI  : 2014/229-2014/158

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 25,20 TL  temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/04/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO  : 2014/15278 KARAR NO: 2014/18361

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ           : Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ                                 : 14/02/2014

NUMARASI  : 2014/229-2014/158

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 07.04.2014 tarih, 2014/8059-10010 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Düzeltilmesi istenen Yargıtay ilamıyla bunda atıf yapılan mahkeme kararında yazılı gerekçeler ve dosyada mevcut belgeler karşısında karar düzeltme isteği yerinde görülmediği gibi HUMK. nun 440. maddesinde yazılı dört halden hiç birine de uymadığından İİK.nun 366. ve HUMK.nun 442. maddeleri uyarınca (REDDİNE), takdiren 226,00 TL para cezası karar düzeltme isteyenden alınmasına, 52,40 TL karar düzeltme harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın karar düzeltme isteyenden tahsiline, 24/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* Takibin iptali halinde peşin harcın iade edilemeyeceğine mahkeme ve Yargıtay kararı:

KONYA 1. İCRA HUKUK MAHKEMESİ    

ESAS NO                              : 2015/1014 Esas

KARAR NO                          : 2015/1166

DAİRE NO                           : Konya 8. İcra Müd. 2014/11342

DAVA                                    : Şikayet (İcra Memur Muamelesi)

DAVA TARİHİ                      : 12/11/2015

KARAR TARİHİ      : 10/12/2015

KARARIN YAZILDIĞI TARİH     : 11/12/2015

Evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesiyle; Konya 8. İcra Müdürlüğünün 2014/11342 esas sayılı dosyası üzerinden borçlular hakkında icra takibi yapıldığını, borçluların itirazı üzerine icra takibinin hiçbir işlem yapılmadan iptal edildiğini, akabinde icra müdürlüğünden yatırılan peşin harcın iadesinin talep edildiğini ve taleplerinin reddedildiğini belirterek icra müdürlüğünün işleminin iptali ile yatırmış oldukları harcın taraflarına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Celp edilen Konya 8. İcra Müdürlüğünün 2014/11342 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... A.Ş., borçlularının B.K. ve diğer takip borçluları oldukları, kambiyo senetlerine dayalı icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır. 

Mahkememizce yapılan yargılama, incelenen icra dosyası ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı alacaklı tarafından borçlular B.K., SS ... Kooperatifi, Y.T., M.K.A. ve A... Ltd.Şti. aleyhine başlatılan bonoya dayalı kambiyo icra takibinde borçlular tarafınca  takibin iptali için açılan davada Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 18/11/2014 gün ve 2014/983-1091 sayılı kararıyla takibin iptaline karar verildiği, daha sonra alacaklı tarafça icra takibinde yatırılan peşin harcın iadesinin istenildiği ve icra müdürlüğünce red kararı verilmesi üzerine kararın iptali istemli iş bu şikayetin yapıldığı görülmüştür.  Harçları düzenleyen Harçlar Kanununun 29.maddesinde peşin harç "İlama dayanmıyan takip isteklerinden alacak miktarının binde beşi peşin alınır.  Peşin harçlar takip sonunda alınacak asıl borca mahsup olunur. İlama dayanmayan takiplerde alacaklı mahkemeye müracaata mecbur kalırsa, peşin alınan harç kendisine iade olunur veya alacaklının isteği üzerine mahkeme harçlarına mahsup edilir." şeklinde düzenlenmiş olup, peşin harcın  iadesinin  ancak mahkemeye müracaata mecbur kalınması şartına bağlandığı görülmektedir. Somut olayda alacaklı tarafından bu yönde yapılmış bir iddia ve ispat görünmemektedir. İlamsız takiplerden peşin harç alınması takibin ciddiyetini temin etmek ve asılsız takip taleplerine engel olmak amacına dayanmaktadır. Başlangıçta alacaklıdan alınan peşin harç ileride haklı çıkması halinde borçluya yükletilmektedir. Davaya konu takipte de neticede alacaklının haksız çıkmış olması nedeniyle borç külfetine katlanması gerekmekte olup, dolayısıyla memur işleminin usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, davacı alacaklının şikayetinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: AYRINTILARI YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE;

1. Davacı alacaklının şikayetinin REDDİNE,

2. Harç peşin alındığından mahsubuna,

3. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

4. Artan gider avansının talep halinde davacıya iadesine,

Dair evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda tebliğ tarihinden itibaren İİK.nun 363. maddesi uyarınca 10 günlük süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/12/2015

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2016/17682 KARAR NO: 2017/9647         

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ           : Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ                                 : 10/12/2015

NUMARASI  : 2015/1014-2015/1166

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 31,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* Satıştan sonra bakiye alacaktan feragat edilmesi halinde tahsil edilemeyen bakiye alacak yönünden satış öncesi feragat vardır. 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 23. maddesi ve 1 sayılı tarifenin B-b bölümünde gösterilen oranlarda feragat harcı alınmalıdır.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2010/11280 KARAR NO: 2010/24825       

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 04/03/2010 tarih, 2009/22924 Esas, 2010/4937 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

Borçlu aleyhinde 189.729,20 YTL takip çıkışı toplam alacağın tahsili için takip başlatılmıştır. 10/02/2009 tarihinde 31.740,00 TL'lik menkulleri alacaklıya alacağa mahsuben ihale edilmiştir. Alacaklı vekili 05/03/2009 tarihinde icra müdürlüğünde borçlu aleyhindeki takipten feragat ettiğini, malların kendisine teslimini ve hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir. İcra müdürlüğünce takip miktarı üzerinden satış yapıldıktan sonra takipten feragat edildiğinden %9 oranında hesaplanan 16.126,62 TL feragat tahsil harcının ve satış sonrası tahsil harcının yatırılması halinde talebin kabulüne karar verilmiştir.

Alacaklı vekili icra müdürlüğünün feragat edilen alacak miktarının, satış sonrası tahsil edilen 31.740,00 TL düştükten sonraki bakiyesi üzerinde, satış sonucu değil, öncesi feragat olduğundan %3,6 oranında harç alınmak yerine, %9 oranında harç alınması işlemini şikayet etmiştir.

Mahkemece 429 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 23. maddesine göre, satış sonrası feragat olduğundan icra müdürlüğünün işleminin hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

Şikayete konu takip dosyası incelendiğinde 31.750,00 TL'lik alacağın satış nedeniyle tahsil edildiği, bakiye alacağın ise, henüz tahsil edilmediği ve dosyada hacizlerin bulunduğu görülmüştür. Tahsil edilemeyen alacak kısmı yönünden satış öncesi feragat vardır. 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 23. maddesi ve 1 sayılı tarifenin B-b bölümünde gösterilen oranlarda feragat harcı alınmalıdır.

O halde mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle şikayetin kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekirken, sehven onandığı anlaşılmakla, alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ  : Alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 04/03/2010 tarih ve 2009/22924 E., 2010/4937 K. sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 26/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* İcra dosyasında satılan vasıtanın satış bedeli alacağın tamamını karşılamadığından ve bu bedel üzerinden Harçlar Kanununun 23. md. c fıkrasına göre %9 (şuan %11,38) tahsil harcı kesildiğine göre vazgeçilen bakiye dosya alacağına %3,6 (şuan %4,55) oranı üzerinden tahsil harcı hesaplanması gerekir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Esas:2005/8810 Karar: 2005/13691

KARAR : Borçlular hakkında 41.710.480.000 TL. alacak için yapılan kambiyo senetlerine ilişkin icra takibinin kesinleşmesini müteakip, borçlulara ait ... plakalı aracın haczedildiği 1.245.000.000 TL. bedelle satılıp dosyaya gönderilen 810.670.000 TL. satış bedeli üzerinden alacaklıya ödeme yapılırken 31.05.2001 tarihinde % 9 tahsil harcı kesildiği anlaşılmaktadır.

Bundan sonra borçlunun haczedilen gayrimenkullerinin ve menkullerin satış hazırlıkları aşamasında dosya alacağını temlik alan alacaklının, 23.12.2004 tarihinde icra dosyasına verdiği beyanda dosya alacağının tamamını haricen tahsil ettiğini bildirmesi üzerine icra müdürlüğünce dosya alacağı üzerinden önce % 3,6 harç alınmasına karar verildiği halde, aynı gün alınan yeni bir kararla dosyada ... plakalı vasıtanın satılmış olması gerekçe gösterilerek, dosyaya giren satış bedeli düşüldükten sonra bakiye dosya alacağı üzerinden % 9 harç hesaplanmasına, bu miktar harç yatırıldığında hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.

Hukuk Genel Kurulu'nun 9.6.2004 tarih 2004/12 - 336 E., 2004/338 K., sayılı kararında da belirtildiği üzere, icra harçları 492 sayılı yasaya bağlı 1 sayılı tarifenin yargı harçları kısmının B-1 bölümünde düzenlenmiştir. Harçlar Kanunun 28. maddesinin b bendinde düzenlenen icra tahsil harcı bu yasal düzenleme uyarınca alacağın ödenmesi sırasında tahsil olunur.

Borcun tamamı değil de, taksit taksit ödenmesi söz konusu ise, bu takdirde yapılan borç tahsilatlarının alacaklıya ödendiği miktara göre harç tahakkuku ve tahsilatı yapılacaktır.

Harçlar Kanununun genel tebliğ 1 sayılı tarife 3. maddesinde, konusu para ve para olarak değerlendirilmesi mümkün olan takiplerin harcı, değer üzerinden, b fıkrasında hacizden sonra ve satıştan önce ödenen paralarda % 7,2 olacağı belirtilmiş olup, 492 sayılı Harçlar Kanununun 23. maddesine göre ise, "her ne sebeple olursa olsun, icra takibinden vazgeçildiği zabıtnameye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır" düzenlemesine yer verilmiştir.

Bu durumda, icra dosyasında satılan vasıtanın satış bedeli alacağın tamamını karşılamadığından ve bu bedel üzerinden Harçlar Kanununun 23. md. c fıkrasına göre %9 tahsil harcı kesildiğine göre vazgeçilen bakiye dosya alacağına %3,6 oranı üzerinden tahsil harcı hesaplanması gerekir. İcra Müdürlüğünce aksine düşünce ile dosyaya giren paralar düşüldükten sonra bakiye alacak üzerinden %9 tahsil harcı hesaplanmasına ilişkin işlem doğru olmayıp, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 24.6.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi."

* İcra dosyasından satış yapılmasa dahi satıştan gelen para üzerinden satış sonrası tahsil harcı (%11,38) alınır.

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2014/24675 KARAR NO: 2014/25054       

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapıldığı, borçlunun taşınmazlarına haciz konulduğu, aynı taşınmazların ortaklığın giderilmesi davası neticesinde satış memurluğunca satıldığı, satıştan gelen pay olan 308.491,54 TL’den satış sonrası tahsil harcı kesilerek bakiye miktarın alacaklıya ödendiği, alacaklının, yürütülen takip dosyasından satış yapılmış gibi tahsil harcı kesilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek bu işlemin iptali için şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu görülmektedir.

Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, alacaklının temyizi üzerine bu kez kararın İİK'nun 365. maddesi uyarınca temyizinin kabil olmadığı gerekçesiyle 25.07.2014 tarihli ek kararla temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin ilk kararı İİK.nun 363. maddesi gereğince temyizi kabil bir karar olduğundan, temyiz isteminin reddine ilişkin 25.07.2014 tarih ve 2014/62 E. - 2014/50 K. sayılı ek kararın oybirliği ile kaldırılmasına karar verildikten sonra borçlunun esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 25,20 TL  temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 27.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

* Haricen tahsil sebebiyle teminat mektubunun borçluya iadesi talebinden cezaevi yapı harcı alınamaz.

YARGITAY 8. Hukuk Dairesi 2017/16870 E. 2018/329 K.

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Alacaklı vekili, ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3339 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, takip sırasında alacaklarını haricen tahsil ettikleri için teminat mektubunun iadesini talep ettiklerini, ancak İcra Müdürlüğü’nce tahsil ve cezaevi harcının ödenmesi halinde talebin kabulüne karar verildiğini belirterek müdürlük kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Mahkemece, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 23. maddesi ve 2548 sayılı Kanun’un 1. maddesi gereği tahsil harcı kesilmesinde ve cezaevi harcı talep edilmesinde hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş olup, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

2548 sayılı Kanunun 1. maddesinde “İcra dairelerince miktar ve kıymeti muayyen olan ilamlı ve ilamsız alacaklardan tahsil olunan paranın % 2'si ve kıymeti muayyen olmayan ilamların icrasından tahsil harcının yarısı nisbetinde harç alınır,”

Somut olayda, ... 3. İcra Dairesi’nin 2011/3339 Esas sayılı takip dosyasında 12.12.2011 tarihli takip talepnamesi ile toplam 151.751,60 TL talep edilmiştir. Alacaklı vekili, İcra Müdürlüğüne başvurusu ile 209.000,00 TL'yi haricen tahsil ettiklerini, bu miktarda alacağından feragat ettiğini beyan ederek teminat mektubunun borçluya iadesini talep etmiştir. Şikayete konu İcra Müdürlüğü işlemi ile haricen tahsil harcının ve cezaevi harcının yatırılması halinde talebin yerine getirilmesine karar verilmiştir. 2548 sayılı Kanunun 1. maddesinde cezaevi harcının "tahsil olunan" paradan alınacağı belirtilmiş olmakla haricen tahsil olunan para İcra Müdürlüğü'nce tahsil edilmediğinden alacaklının cezaevi harcı ödememesi gerekir. Mahkemece bu kabul doğrultusunda karar verilmesi gerekirken cezaevi harcı yönünden ret kararı verilmesi doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle alacaklı vekilinin temyiz itirazları kısmen yerinde görüldüğünden kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 15.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İCRA HARÇLARIYLA İLGİLİ GENELGELER:

* Birden fazla haciz, kıymet takdiri ve satış işleminde alınacak harç sayısı

T.C.

ADALET BAKANLIĞI

Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü

Sayı    : B.03.0.HİG.0.00.00.03-045.02[02]-76-2011/3478/27609                      

Tarih   :03/11/2011

Konu   : Görüş talebi

KARAMAN CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

İlgi       : 19/10/2011 tarih ve B.M. 211/4533 sayılı yazınız

İlgi yazı ekinde alınan Karaman İcra Hukuk Mahkemesinin 18/10/2011 tarih ve 2011/640 Muh. sayılı yazısı.ve aynı dosyada farklı saatlerde ayrı ihale şartnamesi ile satışa çıkarılan  birden fazla taşınmazın satışı için tahsil edilmesi gereken harç adedinde  oluşan  tereddütün giderilmesi amacıyla görüş bildirilmesi talebini içeren Karaman 1. İcra ve İflas Müdürlüğünün 18/10/2011 tarih ve 2011/94 Muh sayılı yazısı ve ekleri  incelendi.

Bilindiği gibi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 13. maddesinde, "İcra ve iflas daireleri, 4. maddedeki esaslara göre icra mahkemesi hakiminin daimi gözetimi ve denetimi altındadır. Bu daireler Cumhuriyet savcıları ve adalet müfettişleri vasıtası ile denetime tabi tutulur. Cumhuriyet savcıları bu daireleri yılda en az bir defa denetlerler." hükmü yer almakta olup, icra müdürlerince tesis edilen iş ve işlemler de yukarıda yer verilen madde hükmü çerçevesinde icra mahkemesi hakiminin denetim yetkisi kapsamında olduğundan itiraz ve şikayete konu edilebilecektir.

Öte yandan, 8/5/1991 tarihli ve 3717 sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanunun 2. maddesinde, "Daire dışında yapılması gereken her keşif ve icra işlemi için; hâkimlere, Cumhuriyet savcılarına, askerî mahkemelerdeki subay üyelere, adlî tabiplere, icra müdürleri ve yardımcıları ile icra işlemlerini yapmakla yetkili memurlara, Hazine avukatlarına, Hazine avukatı olmayan il ve ilçelerde davaları takibe yetkili daire amirleri ve 3402 sayılı Kadastro Kanununa göre yetkili kılınan kişilere (275); yazı işleri müdürlerine, hâkim veya Cumhuriyet savcısının kararı üzerine görevlendirilen sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagoglara, muhakemat hizmetlerinde görev yapan memurlara, zabıt kâtiplerine ve ceza ve infaz kurum personeli hariç olmak üzere diğer adlî ve idarî yargı personeline (200); mübaşir ve hizmetlilere (150) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar yol tazminatı ödenir...." hükmü yer almaktadır.

Buna göre, bir dosya için  aynı zamanda aynı borçlunun birden fazla taşınmazı için yapılacak kıymet takdirinde, her parsel için ayrı keşif yapılması ve  ayrı ücret takdirinin iyi niyet ve hakkaniyet kuralları ile bağdaşmadığı ve uygulamanın yerinde olmadığı, ancak aynı dosyada farklı borçlular için yapılacak hacizler içinde ayrı ayrı harç tahsili gerektiği, aynı dosyada kıymet takdiri yapılacak taşınmazların veya hacizlerin birbirinden farklı ve uzak yerlerde olması, tüm parsellerin aynı günde keşfinin veya haczin yapılmasının fiilen imkansız olması halinde haczin veya taşınmazların en fazla birkaç gruba bölünerek keşif yapılabileceği, bu durumda da keşif sayısınca yolluk tahakkuk ettirilebileceği, yine aynı dosyada birden fazla taşınmazın satışının ayrı zaman ve saatlerde yapılması, ayrı şartname ve satış tutanağının düzenlenmesi nedeniyle her bir satış için ayrı harç tahsilinin alınması gerektiği, aynı dosyada farklı borçlular için yapılacak hacizler için de ayrı ayrı harç tahsili gerektiği düşünülmektedir

Bununla birlikte, bunun bir görüş olduğu, yargı mercileri için bağlayıcı olamayacağı, konunun yargıya intikali halinde mahkemece verilecek kararın asıl olacağı kuşkusuzdur.

Bilgi edinilmesini ve keyfiyetin Karaman İcra Hukuk  Mahkemesine ve Karaman 1. İcra ve İflas Müdürlüğüne  bildirilmesini, rica ederim.

* Menkul teslimine dair ilâmların infazında alınacak tahsil harcı

Maliye Bakanlığı GGM. 14.3.1966 T. 2232308-9/10958

Menkul teslimine dair ilâmların infazında 492 sayılı Kanuna bağlı 1 sayılı tarifenin 1 sıra numarası gereğince başvurma harcına matrah değer mezkür kanunun 19. maddesine göre tesbit olunduktan sonra bu matraha (1) sayılı tarifenin (b) bölümünün 3. fıkrasında gösterilen nisbetlerin tatbiki suretiyle tahsil harcı alınması gerektiği...

* Menkul teslimine dair ilâmların infazında alınacak cezaevi harcı

HİGM. 20.6.1967 T. 13413 sayılı mütalâa

Tarifedeki boşluk sebebiyle, «tahsil harcı» alınmaması gerektiği yolundaki Bakanlığımız görüşüne rağmen «menkullerin teslimine dair ilâmların infazında» harca matrah olacak değer, 492 sayılı Kanunun 19. maddesine göre tespit edildikten sonra, bu matraha, kanuna bağlı (1) sayılı tarifenin B/1 bölümünün 1 ve 3 numaralı fıkralarında gösterilen nispetlerin tatbiki suretiyle harç alınması gerektiği bildirilmiştir. (Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü, 29.1.1967 T. ve 2232308-8/8184 sayılı mütalâa).

Ancak, menkul teslimlerine dair icra takiplerinin harçla ilgili kısımları da şikâyet yolu ile yargı denetimine tâbi olabileceğinden, icra memurunun yargı merciince kesin olarak karara bağlanması mümkün olan bu konuda, yukarıdaki Bakanlık görüşünü de nazarda tutarak, kendi görüşüne göre işlem yapmasının tabii bulunduğu para alacaklarının tahsili ile ilgili 2548 sayılı Kanun’un 1. maddesine göre alınan «nisbi cezaevi harcı»nın, menkul teslimine dair ilâmların, menkulün teslimi suretiyle aynen icrasında uygulanmayacağından aşikar bulunduğu, «maktu cezaevi harcı» hakkındaki uygulamanın da tahsil harcı yönünden birinci bentte açıklanan ve Bakanlığımız görüşüne uymayan mütalâaya göre değişebileceği...

* Kanunlarda harç ve vergilerden muafiyete yönelik genel düzenlemeler cezaevi yapı pulu harcını kapsamadığından, bu harçtan muafiyete yönelik özel düzenleme bulunmadığı sürece tüm ödemelerde cezaevi yapı pulu harcının alınması gerekir.

T.C.

ADALET BAKANLIĞI

Personel Genel Müdürlüğü

Sayı          : 82084579/6587/41521                                                                                     

Tarih       : 03/11/2015

Konu        : Hukuki Görüş Talebi

İSKENDERUN CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

İlgi           : 04/06/2014 tarih ve B.M. 2014/3242 sayılı yazınız.

5502 sayılı Kanun hükümlerine tabi Sosyal Güvenlik Kurumunun, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu gereğince alacaklı sıfatıyla başlattığı icra takibi sonucu tahsil edilen paraların alacaklıya ödenmesi aşamasında 2548 sayılı Kanun gereğince cezaevi yapı harcı, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince harç kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususu ile; özel hukuk hükümlerine tabi gerçek veya tüzel kişiler tarafından İcra ve İflas Kanunu gereğince başlatılan icra takiplerinde tahsil edilen paraların, takipte taraf olmayan ve 6183 sayılı Kanun gereğince haciz koyan vergi dairesi, belediye başkanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu gibi idarelere  ödenmesi gerektiğinde cezaevi yapı harcı ve tahsil harcı ile damga vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususlarında görüş bildirilmesi ilgi yazı ile istenilmiştir.

2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun “Harçlar” başlıklı 15 inci maddesinin birinci fıkrası “İcra ve iflas harçlarını kanun tayin eder. Kanunda hilafı yazılı değilse, bütün harç ve masraflar borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunur.” hükmünü,

Aynı Kanunun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrası “Taşınmaz rehinle temin edilmiş muaccel borçlar, müşteriye devredilmeyip satış bedelinden tercihen ödenir.” hükmünü,

492 sayılı Harçlar Kanunun Yargı Harçları bölümü 1 sayılı tarifesinin (B) icra harçları I/3-a maddesi “Takip talebi bulunmayan alacaklılara İcra ve İflas Kanununun 125 inci maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince ödenen paralardan (Yüzde 2,27)” hükmünü,

5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun “Muafiyetler” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrası “Kurum, bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri dolayısıyla yapılan işlemler yönünden ilgili kanunlarında yer almamış olsa dahi 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlardan, elektrik ve havagazı tüketim vergisi ve yangın sigortası vergisi hariç olmak üzere 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan vergi, harç, katılma payı ile tasdik ücretlerinden, düzenleyeceği kağıtlar nedeniyle damga vergisinden, sahip olduğu taşınmazlar dolayısıyla emlak vergisinden, satın alınan ve satılan taşınmazlar ile ilgili olarak tapu ve kadastro döner sermaye bedellerinden ve her türlü dava ve icra işlemlerinde teminat yatırma mükellefiyetinden muaftır.” hükmünü,

488 sayılı Damga Vergisi Kanunun “İstisnalar” başlıklı 9 uncu maddesi  “Bu Kanuna ekli (2) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga Vergisinden müstesnadır.” hükmünü,

Aynı Kanunun “Damga vergisinden istisna edilen kağıtlar” başlıklı “I. Resmi işlerle ilgili kağıtlar” bölümünün “1.Resmi daireler arasındaki işlemleri kapsayan her türlü kağıtlarla bu dairelerin soruları üzerine kişiler tarafından yazılan cevaplar ve ekleri.” hükmünü amirdir.

Diğer taraftan, ekli Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2009/12-545 E. 2009/617 K. sayılı 09/02/2011 tarihli, 2011/12-847 E. 2012/143 K. sayılı 14.03.2012 tarihli kararları ile Yargıtay 12 nci Hukuk Dairesinin 2015/2163 E. 2015/4530 K. sayılı 03.03.2015 tarihli kararında,  bir takip

işleminin 2548 sayılı Kanun ile belirlenen harçtan muaf veya istisna tutulması için mutlaka özel düzenleme bulunması gerektiği, yasalarda harç ve vergilerden muafiyete yönelik genel düzenlemelerin söz konusu harcı kapsamayacağına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla;

1) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan takipler nedeniyle takip dışı idarenin koyduğu kamu haczi dolayısıyla yapılacak ödemelerde tahsil harcı alınmaması gerektiği,

2) 11/09/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 38 inci maddesi ile değişik 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun "Muafiyetler”

başlıklı 36 ncı maddesindeki "müstesna”  ibaresi "muaf” olarak değiştirildiğinden, Sosyal Güvenlik Kurumunun alacaklı olduğu icra takiplerinde takip başlangıcında harç alınmaması, takip harç ve masraflarından borçlunun sorumlu olması ve değişiklikten sonra tarafın muaf tutulması nedeniyle alacaklıya yönelik muafiyet hükmünün borçluyu kapsamaması nedeniyle, takip başlangıcında alınmayan harçların tahsil harcı ile birlikte borca ilave edilmesi ile alacaklıya ödeme anında

kesilmesi gerektiği,

3) Kanunlarda harç ve vergilerden muafiyete yönelik genel düzenlemeler cezaevi yapı pulu harcını kapsamadığından, bu harçtan muafiyete yönelik özel düzenleme bulunmadığı sürece tüm ödemelerde cezaevi yapı pulu harcının alınması gerektiği,

4) Resmi daireler arasındaki işlemleri kapsayan her türlü kağıtlar damga vergisinden istisna olduğundan, icra takibi kapsamında borçludan tahsil edilen paraların 6183 sayılı Kanun gereğince takip yapan kamu haczi alacaklısı kurumlara ödenmesi sırasında damga vergisi alınmaması

gerektiği,

Değerlendirilmektedir.

Bilgi edinilmesi ile keyfiyetin İskenderun 2 nci İcra Dairesine bildirilmesini rica ederim.

* Takipte haksız çıkan alacaklıdan harç tahsili

HİGM 07.01.1992 T 869 sayılı genelgesi-İİD 04.06.1943 Tarihli karar

Takip kesinleştikten sonra İcra ve İflas Kanunu’nun 71 ve 72. maddeleri gereğince borçlu mahkemeye başvurmak sureti ile borçlu bulunmadığı kesinleşmiş bir kararla ispat edip takibin iptali konusunda mahkemeden karar getirdiği taktirde ortada İcra ve İflas Kanunu hükümleri kapsamında harç mükellefi borçlu bulunmadığı cihetle kendisinden tahsil olunan harcın istek halinde iadesi gerektiği ancak bununla birlikte icra tahsil harcını doğrudan bir işlem yapıldığı taktirde takip safhaları itibari ile tahsili gereken harcın takip talebinde bulunan ve yersiz takibe sebebiyet veren şahıstan –takip alacaklısından alınmasının gerektiği (HİGM 07.01.1992 T 869 sayılı genelgesi)

(İcra takibinde hem alacaklı hem de borçlu kısmen haklı çıktığı taktirde bunların sorumlu olduğu

harç ve giderler İcra Mahkemesinin taktir ettiği esaslar dairesinde her ikisi arasında paylaştırılır – İİD 04.06.1943 Tarihli kararı)

* İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına itiraz taleplerinden başvuru harcı alınmayacağı

HİGM’nün 30.01.2006 gün ve 120 sayılı Genelgesi:

İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına itiraz taleplerinden başvuru harcı alınmamasına....

* Gayrimenkulün tahliye ve teslimine ilişkin taleplerde feragat harcı oranı

HİGM 17.01.1990 Tarih ve 8.02863 sayılı genelgesi:

Gayrimenkullerin ve gemilerin tahliye ve teslimine dair icra takiplerinde tahsili harcının hesabında esas alınan değer muayyen bir alacak olmayıp 492 sayılı Kanunun 18. maddesine göre belirlenen kira tutarı olduğuna göre gayrimenkul ve gemilerin tahliye ve teslimine ilişkin icra takibinden vazgeçilmesinin bedeli muayyen bir alacağın takip ve tahsilinden vazgeçilmesi şeklinde değerlendirilmesi mümkün değildir bu nedenle gayrimenkul ve gemilerin tahliye ve teslimine ilişkin icra takibinden vazgeçildiğinin zabıt nameye yazılması için 23. madde hükmü dikkate alınarak icra işlemine ait harcın yarısının alınması mümkün bulunmamaktadır.

* İhtiyati haczin İcrai hacze çevrilmesine kadar bir anlaşma veya ödeme olduğu taktirde her hangi bir harca tabi değildir.

HİGM 12.04.1967 gün ve 34/2 – 7770 Sayılı tamimi

İhtiyati haciz, İİK’nun 264/1 Maddesi gereğince alacaklıya yükletilen ve zorunlu aşamalara kadar (İhtiyati haczin – İcrai hacze çevrilmesine kadar) bir anlaşma veya ödeme olduğu taktirde her hangi bir harca tabi değildir. Harçlar Kanununa bağla (1) sayılı tarifenin B kısmında yazılı İcra İflas harçlarının bu alanda uygulanabilmesi ihtiyati haciz ile ilgili alacağın sözü edilen İİK’nun 264. Maddesi gereğince icra takibine girişilmesinden sonra mümkündür.”

* HİGM’nün MÜTALAALARI:

Hacizli malın alacaklıya satışı ve satış bedelinin alacak miktarını karşılamaması halinde icra müdürlüğünce bir para tahsil edilmemesine karışın tahsil ve CYH alınması gerektiği (2.11.1966 - 23327 M)

Peşin harcın, feragat harcına mahsubu gerektiği (MB Gelirler GM 31.12.1964 – 2232310-4/493 s.m.)

İpotekle ilgili kayıtların fekkinde tapu sicil müdürlüklerince 4 sayılı tarifenin 1. bölümü 14. fıkrasına göre harç alınır (25.4.1969 – 10196 s.m)

İcraen satılan taşınmazın tahliyesi için kullanımı borçluda ise tahliye harcı gerekmediği, ancak hacizden önce yapılmış bir kira akdine dayanarak 3. kişilerin zilliyedinde ise ayrı dosya açmak gerektiği ve harca tabi olduğu (25.9.1967-20850 s.m.)

Teslim edilen çocuğun tekrar kaçırılması veya teslim edilen taşınmaza tekrar girilmesi halinde yeniden harç alınmayacağı (22.11.1965 – 22606 s.m.)

İş mahkemelerinin işçi lehine kurdukları kararlardan dolayı yapılan takiplerde alacaklı durumunda olan işçiden CYH alınacağı (6.7.1955- 68/9973 s.m.)

Alacağın haricen tahsili halinde CYH alınmayacağı (30.9.1966 – 21119 s.m.)

Zamanında tahsil edilmemiş bulunan CYH nasıl tamamlatılacağı – harcın sonradan tahsili hakkındaki 492 sayılı kanunun kıyas yolu ile CYH’na uygulanamayacağından, bu sebeple maliyeye müzekkere yazılması imkanı da bulunmadığından, zamanında tahsil edilmemiş olan CYH’nın bilahare mükellefe rücu hakkı saklı kalmak üzere tamamlanması gerektiği (yani icra müdür veya memurunca tamamlanacak tamamlayan dava yolu ile mükelleften alacak) (20.4.1966 – 8507 s.m.)

İlam niteliğindeki belgelere dayanan takiplerden peşin harç alınmayacağı (15-79/35591 sayılı genelge)

Haciz kalktıktan sonra da ödeme yapıldığı zaman bu ödemeden yüzde 7.2  (şuan %9.10) oranında tahsil harcı alınacağı (17.1.1990 t 8-02863 M)

Borçlular tarafından yatırılan ve alacaklı tarafından alınmayan tahsilâtlarda zamanaşımı nedeniyle para maliyeye devredilirken tahsil harcı ve CYH’nın kesilmesi gerektiği (17.1.1990 – 02863)

HARÇLARLA İLGİLİ ADALET BAKANLIĞI TEFTİŞ KURULU BAŞKANLIĞI

İCRA TEFTİŞ ÖNERİLERİ:

* Haciz kaldırma taleplerinden harç alınıp alınmayacağına ilişkin teftiş önerisi

2018 YILI İCRA TEFTİŞ ÖNERİSİ

Sırf Haczin Kaldırılması (Fekki) Taleplerinden Tahsil Harcı Alınacağı

Borçlunun taşınmaz, araç ve bankalarda bulunan hesapları üzerine haciz şerhi işlendiği ya da fiilen haciz gerçekleştirildiği hâllerde, borçlu tarafından yapılan bir ödeme de bulunmamasına rağmen, alacaklı veya vekili tarafından takipten vazgeçildiğine, alacağın haricen tahsil edildiğine dair bir beyanda bulunulmadan sadece ‘mevcut tüm hacizlerin fekkini (kaldırılmasını) talep ederiz’ şeklindeki taleplerinden tahsil harcı alınmadığı saptanmıştır.(Kısmi haciz fekki talebi olur ve geri kalan hacizli mallar borcu karşılayacak mahiyette ise alacağın haricen tahsil edildiğine karine oluşturmadığından harç alınması gerekmez)

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 19/03/2015 tarih ve 2014/32278 Esas, 2015/6354 Karar sayılı ilamında, alacaklı icra dairesine başvurarak icra takibi nedeniyle borçlu adına konulan tüm hacizlerin kaldırılmasını talep ettiğine göre, bu istem alacağın haricen tahsil edildiğine karine teşkil edeceğinden hacizlerin kaldırılması için yasa hükmüne uygun tahsil harcının ödenmesinin zorunlu olduğu belirtilmiş olup, Harçlar Kanunu’nun 23. maddesi gereğince her ne sebeple olursa olsun icra takibinden vazgeçilmesi hâlinde vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısının alınması gerektiğine dair amir hüküm dikkate alınarak, bu tür haczin kaldırılması taleplerinden tahsil harcı alınması, aksi uygulamadan vazgeçilmesi.

* İpoteğin-Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde alınacak harç oranı

İPOTEĞİN-REHNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ-HARÇ MİKTARI:

...sayılı dosyada, 6 milyon lira alacağın ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle tahsili talebi üzerine, yapılan kıymet takdirinden sonra tespit edilen satış günü borcun ödenmesi nedeniyle, 144.000.-TL. yerine, 66.000.TL.fazlasıyla 2l0.000.-lira harç alındığı,

...sayılı dosyada, tahsil harcının, paraya çevrilme işleminden önce ödeme sebebiyle %3,6 (%4,55) yerine %7,2 (%9,10) olarak alındığı saptanmıştır.
Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplerde, alacağın teminatı olan şeyin haczi söz konusu olamayacağından, bu tür takiplerden alınacak tahsil harcının, alacak ödeme veya icra emrinin tebliği üzerine alınmışsa (satıştan önce) 492 sayılı Yasaya bağlı (1) sayılı tablonun (B/I-3-a) bendine göre %3,6 (%4,55) rehnin satılması suretiyle tahsil edilmişse, aynı tarifenin D/I-3-c bendine göre %9 (%11,38) oranında alınması gerektiğinin unutulmaması.  

* İşçi alacaklarına ilişkin icra takibinde harç

İŞÇİ ALACAKLARININ İCRA TAKİBİ ve HARÇ MUHAFİYETİ HAKKINDA

1) İş Mahkemeleri Tarafından İşçiler Lehine Hükme Bağlanmış Olan Hak ve Alacakların Takibinde Başvurma Harcı Alınmayacağı … esas sayılılarda, İş Mahkemesi tarafından işçiler lehine hükme bağlanmış olan hak ve alacakların takibinde başvurma harcı alındığı saptanmıştır.

492 sayılı Harçlar Yasası’nın 33. maddesi gereğince, bu tür takiplerde işçilerden hiçbir harç alınmadan gerekli işlemlerin yapılıp, alacaklının haklı çıkması halinde harçların takip sonunda borçludan tahsili gerektiğinin unutulmaması,

2) 492 sayılı Harçlar Kanununun 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren 30.12.2004 tarih ve 5281 sayılı yasanın 43/3-j maddesi ile değişik 123/2 maddesindeki “İş Kanununa tabi işçilerin ve çırakların iş mahkemelerindeki dava ve bu mahkemelerden almış oldukları ilamların takiplerinde harçtan muafiyet, gündelikleri veya aylık ücretleri 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenen asgarî ücreti geçmeyen işçiler ve çıraklar hakkında uygulanır.” hükmü gereğince İş Mahkemeleri tarafından Gündelikleri veya aylık ücretleri 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenen asgari ücreti geçmeyen işçiler ve çıraklar lehine hükme bağlanmış olan hak ve alacakların takibinde başvurma harcı alınmaması, aksi halde gündelikleri veya aylık ücretleri 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenen asgari ücreti geçen işçiler ve çıraklar lehine hükme bağlanmış olan hak ve alacakların takibinde başvurma harcı alınması gerektiğinin anımsanması

İş Mahkemeleri Tarafından Gündelikleri veya aylık ücretleri 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenen asgari ücreti geçmeyen işçiler ve çıraklar Lehine Hükme Bağlanmış Olan Hak ve Alacakların Takibinde Başvurma Harcı Alınmayacağı, aksi halde alınması gerektiği.

* Harçların Ödenmemesi Hâlinde İhalenin Feshedileceği

2011 YILI İCRA TEFTİŞ ÖNERİSİ

... esas sayılı dosyalarda, alacağına mahsuben alacaklıya ihalesi yapılan menkul malın gerektirdiği tahsil ve cezaevi yapı harcının alıcının ödemeden kaçınması üzerine, menkulün teslim edilmediği, ancak müdürlükçe başka işlem de yapılmadığı belirlenmiştir.

İhaleye iştirak eden alacaklı, yatırmak zorunda olduğu ihale bedeline mahsuben alacağını takas edebilirse de ihaleye müteferrik diğer rüçhanlı alacak ve harçları ödemek mecburiyetinde olup, ihale üzerinde kaldığında, kendisinden talep olunan harçları ödemeden kaçındığı takdirde, tahakkuk eden cezaevi yapı harcını icra müdüründen başka tahsil edecek bir merci bulunmadığı da dikkate alınarak, ihalenin feshi gerektiğinin bilinmesi, İcra İflâs Kanunu’nun 118 ve 133. maddelerinin uygulamada nazara alınması,

İhalenin kesinleşmesi ile birlikte damga vergisi ve KDV’nin ödeme yükümlülüğü doğar. İhalenin kesinleşmesine rağmen ihale alıcısı tarafından damga vergisi ve KDV’nin ödenmemesi durumunda icra müdürü tarafından kendisine bir muhtıra tebliğ edilerek makul bir süre verilir. Verilen bu süre içinde ilgili vergiler ödenmediği takdirde 23.03.1955 Tarih 1/3 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararı gereğince ihale icra müdürü tarafından iptal edilir.

* Çocuk Teslimi, Cezaevi Yapı Harcı Alınacağı

… esas sayılı takip dosyasında, ilâma müstenit çocuk tesliminde işlemden maktu cezaevi yapı harcının alınmadığı görülmüş eksiklik rıza dâhilinde tamamlattırılmıştır.

Bu gibi kıymeti muayyen olmayan ilâmların icrası işlemlerinden, Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı Tarifenin B/I-2 bendi uyarınca alınacak … lira maktu harç alınması yanında, 2548 sayılı Kanun’un 1. maddesi gereğince, maktu harcın yarısı oranında … lira cezaevi yapı harcının da ilâmın icraya konulduğu anda peşinen tahsili gerektiğinin hatırda tutulması.

* Genel Bütçeye Dâhil İdarelerin Aleyhindeki Takiplerden Tahsil Harcı Alınmayacağı

Sayıştay, Millî Savunma Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı gibi genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin borçlu olduğu … esas sayılı takip dosyalarında, tahsil harcı alındığı müşahede olunmuştur.

5436 sayılı Yasa ile değişik 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasası’na bağlı (l) sayılı cetvelde 47 kamu idaresi genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayılmış bulunduğundan ve 01/01/2006 tarihinden sonra 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri aleyhindeki bu tür takiplerden tahsil harcı alınmaması gerektiğinin, bundan sonraki uygulamada nazara alınması.

* Men’i Müdahale – Harç ve Cezaevi Yapı Harcı Miktarı

… esas sayılı müdahalenin men’ine dair takiplerde, maktu harcın … lira olarak alınmasına rağmen, cezaevi yapı harcının … lira olarak tahsil olunduğu görülmüş, noksanlık ikmal ettirilmiştir.

2548 sayılı Kanun’un 1. maddesinin ‘kıymeti muayyen olmayan ilâmların icrasında, tahsil harcının yarısı nispetinde harç alınır’ hükmüne göre cezaevi yapı harcı miktarının … liraya yükseltildiğinin hatırlanması.

* Menkul Teslimi – Harç Alınacağı

Menkul teslimini içeren … sayılı dosyada, icranın yerine getirilmesinde tahsil harcı alınmadığı saptanmıştır.

Konu ile ilgili bulunan 492 sayılı Yasa’nın 19. maddesi ile aynı Yasa’ya bağlı (1) sayılı Tarifenin B-İcra ve iflas harçları kısmının I- İcra harçları bölümünün 3/g alt bölümünün amir hükmüne uyulmasında hassasiyet gösterilmesi.

* Tahliye – Peşin Harç Alınmayacağı

(Gayrimenkul veya gemilerin tahliyesinde peşin harç alınmaz.)

Para alacağını içermeyen tahliye taleplerinde peşin harç tahsil olunduğu belirlenmiştir.

Tahliye istemini taşıyan takip, ilamlı takip sayılmamakla birlikte Harçlar Yasası’nın 29. maddesinin kıyas yoluyla tatbiki mümkün olmadığından bu gibi takiplerde peşin harç alınmayacağının bilinmesi.

İCRA HARÇLARIYLA İLGİLİ DANIŞTAY KARARI:

* Takibe geçilmeyen ipotek alacağı ödenirken cezaevi harcının da alınması gerekir.

DANIŞTAY 9. Daire 2001/4155 E.N , 2004/8 K.N.

İstemin Özeti: Davacı şirketten tahsil edilen cezaevi harcının yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davayı; 2548 sayılı Cezaevleriyle Mahkeme Binaları İnşaası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlara İlişkin Kanunun 1. maddesinde ""icra dairelerince miktar ve kıymeti muayyen olan ilamlı ve ilamsız alacaklardan tahsil olunan paranın %2'si ve kıymeti muayyen olmayan ilamların icrasından tahsil harcının yarısı oranında cezaevi harcı alınacağı ve maktu harçların ise ilamın icraya konulduğu zaman peşin olarak alınacağı 492 sayılı Harçlar Kanununun 28/b maddesinde de, icra takiplerinde, alacağın ödenmesi sırasında tahsil harcı ödeneceği, aynı kanuna bağlı ( 1 ) sayılı tarifenin ( B ) kısmının 1/3-e maddesinde, değeri belli olan icra takiplerinde, takip talebi bulunmayan alacaklılara İcra ve İflas Kanununun 125/3. maddesi gereğince ödenen paralardan %1,5 oranında tahsil harcı alınacağına yer verildiği dosyanın incelenmesinden, ... A.Ş. nin maliki bulunduğu ipotekli taşınmazın ... İcra Müdürlüğünce ihalesinin yapıldığı ve ihalenin kesinleşip, gider ve vergilerinin yatırılmasından sonra ... 14. İcra Müdürlüğünün 1997/4620 sayılı kararı ile; ihale bedelinin, tapu kaydındaki ipotek derecesi sıralamasına göre alacaklılara dağıtıldığı, ipotek alacaklısı olup takibe geçmiş bulunanlardan %7,5 tahsil harcı %2 cezaevi yapı pulu bedeli alınırken, takibe geçilmemiş ipotek miktarları üzerinden de, İcra İflas Kanununun 125/3. maddesi gereğince %1,5 tahsil harcı ve bu miktar üzerinden de %2 cezaevi yapı pulu harcının alındığı ve kararın 5 maddesinde de belirtildiği üzere, davacı bankadan da takibe geçmemiş olması nedeniyle %1,5 tahsil harcının ve %2 cezaevi yapı pulu bedelinin alındığı, bilahare davacı vekilince tahsil harcı sonrasında alınan cezaevi yapı pulu harcının, 6. derecedeki ipotek için takibe geçmediklerinden alınamayacağından bahisle davanın açıldığının anlaşıldığı her ne kadar davacı banka vekili, maktu harçların ilamın icraya konulduğu zaman peşin olarak alınacağına dair hüküm karşısında, icraya konulmayan alacaklar için cezaevi harcı tahakkuk ettirilmesinin yasaya aykırı olduğunu iddia etmekteyse de, öncelikle dava konusu cezaevi harcının maktu harç olarak nitelendirilmesi mümkün olmayacağı gibi, İcra İflas Kanununun 125/3 maddesinde yer alan ""gayrimenkul rehinle temin edilmiş muaccel borçlar, müşteriye devredilmeyip satış bedelinden tercihan ödeneceğine"" dair hükme göre ipotekli bir taşınmazın başka bir alacaklı tarafından haczettirilip sattırılması halinde ipoteğin de muaccel hale gelmesi durumunda başka bir ifadeyle, bir takip neticesi olmayarak alacağın tercihan ödenmesi halinde de, bu ödemenin 492 sayılı Kanuna bağlı ( B ) sayılı tarifenin ( b ) kısmının 1/3-e bendi gereğince tahsil harcına tabi tutulacağı açık olduğuna göre, bu tür ödemelerden 2548 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince tahsil harcına bağlı olarak da cezaevi harcının alınmasında hukuka aykırı bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle reddeden İzmir 2. Vergi Mahkemesinin 31.5.2001 tarih ve 2001/679 sayılı kararının; kendilerinin icra takibine gitmediklerinden bu harcın alınamayacağı gibi tahsil harcı alınacak hallerde cezaevi harcının da alınmasını gerektiren bir düzenlemenin bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Savcısı ...'ün Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi: İleri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına 25.2.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İCRA HARÇLARIYLA İLGİLİ MALİYE BAKANLIĞI

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI YAZISI:

* Maaş ve diğer gelirlerin haczinde alınacak tahsil harcı oranı

Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı 17.01.2017 Tarih ve 59491943-140.01.02(72)-E.E.6222 sayılı yazısı:

-Haczin sadece maaş geliri üzerine uygulandığı takip dosyalarında haricen tahsil beyanının icra tutanağına yazılması durumunda vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısının (Yüzde 4,55/2)

-Haczin maaş geliri ile birlikte ikramiye, döner sermaye, kıdem ve ihbar tazminatı gibi diğer hizmet gelirleri üzerine uygulandığı takip dosyalarında haricen tahsil beyanının icra tutanağına yazılması durumunda maaş geliri dışındaki diğer gelirlerin de ücret kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısının (Yüzde 4,55/2)

-Haciz talebinin yerine getirildiği fakat herhangi bir nedenle maaş veya ikramiye, döner sermaye, kıdem ve ihbar tazminatı gibi diğer hizmet gelirleri üzerine haczin uygulanamadığı takip dosyalarında haricen tahsil beyanının icra tutanağına yazılması durumunda vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısının (Yüzde 4,55/2)

alınması gerekmektedir.

* Bir dosya nedeniyle daire dışında memur eliyle birden çok haciz, teslim  ve satış işlemi yapılması halinde alınacak harç miktarı:

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

Sayı: B.07.1.GİB.4.06.17.02-140[15-2011/36]-1160

Tarih: 23/12/2011

Konu: Yargı harcı

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzdan, icra ve iflas işlemlerinin daire dışında memur eliyle yerine getirilmesi sırasında bir dosya nedeniyle birden çok haciz, teslim ve satış işlemi yapılması halinde ne şekilde harç aranılacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2 nci maddesinde; yargı işlemlerinden söz konusu Kanuna bağlı (I) sayılı tarifede yazılı olanların, yargı harçlarına tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.

Bahse konu tarifenin "İcra ve İflas Harçları" başlıklı bölümüne 6009 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle  1/8/2010 tarihinden geçerli olmak üzere "III. Haciz, teslim ve satış harcı" eklenmiş, söz konusu harcın tutarı 492 sayılı Kanunun mükerrer 138 inci maddesine istinaden, 63 Seri Nolu Harçlar Kanunu Genel Tebliği ile 2011 yılı için 43,00 TL olarak belirlenmiştir.

Harç, yapılan bir işlem veya verilen bir hizmet karşılığında tahsil edilen para olup, işlemin gerçekleştirilmesi ile birlikte doğmaktadır. Nitekim 6009 sayılı Kanunla 492 sayılı Kanuna bağlı anılan tarifede yapılan düzenleme neticesinde, icra dairesi dışında memur eliyle yerine getirilecek her bir icra ve iflas işlemi için harç aranılması öngörülmüştür.

Bu itibarla, yukarıda açıklanan hükümler gereği, bir dosya nedeniyle daire dışında memur eliyle birden çok haciz, teslim ve satış işlemi yapılması halinde her bir işlem için ayrı ayrı harç alınması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
av. 9 ay önce

Kaleminize sağlık

Avatar
Hanifi 3 ay önce

Kısa olmuş :((