banner590

Kavramlar;

- FAZLA MESAİ İLE TATİL VE BAYRAM ALACAKLARININ İSPATI

- DAVACI’NIN YAZILI DELİL SUNAMAMASI

- TANIK DELİLİ İLE İSPAT HALİ

- HUSUMETLİ TANIK’IN ANLATIMINA İHTİYATLA YAKLAŞILMASI

- SALT (TEK BAŞINA) HUSUMETLİ TANIK ANLATIMLARINA İTİBAR EDİLEMEYECEĞİ

- YAN DELİLLER’İN GEREKLİLİĞİ

*-*

Somut uyuşmazlıkta; davacı işçinin söz konusu çalışmaları Tanık Delili’ne dayanılarak ispatlanmıştır. Davacı tanıklarının davalılar ile aralarında aynı şekilde davalarının bulunduğu anlaşılmakla Dairemiz uygulamasına göre; fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmasının ispatında salt Husumetli Tanık anlatımlarına itibar edilerek sonuca gidilemez. Bu sebeple Husumetli Tanıklar’ın anlatımına ihtiyatla yaklaşılması gerekir.

(Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2017/17464 E., 2020/13499 K., 27.10.2020 T.)

*-*

Somut uyuşmazlıkta; davacı fazla mesai alacağının ispatı konusunda Tanık Delili’ne dayanmış olup, davalı ise imzalı puantaj veya elektronik giriş – çıkış kaydı gibi çalışma saatlerini gösterir yazılı bir delil dosya arasına sunmamıştır. İtibar edilen Bilirkişi Raporu’nda ise; her ne kadar davacı tanığının beyanına göre, davacının haftanın tamamında 08:00 - 19:00 saatleri arasında, ulusal bayram ve genel tatillerde dini bayramların yarısında, diğer tatil günlerinde tam çalıştığı ayrıca hafta tatillerinde de sürekli çalıştığının kabulü ile hesaplama yapılmış ise de, davacı tanığının davalıya karşı aynı mahiyette davasının olduğu anlaşıldığından salt Husumetli Tanık beyanına itibarla davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile fazla mesai ücreti taleplerinin hesaplanarak hüküm altına alınması isabetli olmamıştır.

(Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2017/18011 E., 2020/13548 K., 27.10.2020 T.)

*-*

Somut olayda; davacının fazla mesai ücreti alacağı tanık anlatımlarına göre hesaplanıp hüküm altına alınmıştır. Ne var ki; davacı tanıklarının ve davalı tanıklarından ...’ın işverene karşı açmış oldukları işçilik alacağı talepli davaları bulunmaktadır. Şu hâlde; yan deliller ile desteklenmedikçe tek başına bu Husumetli Tanık anlatımları ile sonuca varılması mümkün değildir.

(Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2017/17208 E., 2020/12774 K., 21.10.2020 T.)

*-*

Davacının ulusal bayram ve genel tatil alacağı talebi yönünden ise; yine bu dosyada dinletilen davalı ile husumeti olan üç tanığın açmış oldukları davalarda Husumetli Tanık beyanları dikkate alınamayacağından bahisle talebin reddine karar verilmiş ve Dairemiz’ce onanmıştır. Somut olay bakımından ise; dinlenen tanıklardan üçünün davalı ile Husumetli olduğu anlaşıldığından bu tanık beyanlarına itibar edilemez. Davalı ile husumeti olmayan tek tanık ...’in resmî tatillerde çalışma olmadığı ve dini bayramlarda çalışma olup olmadığını bilmediği, arıza durumunda bayramlarda gelindiği ancak kendi çalıştığı dönemde davacı ile hiç denk gelmediği şeklindeki beyanları dikkate alındığında davacının ulusal bayram ve genel tatil alacağı talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

(Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2017/16766 E., 2020/10589 K., 05.10.2020 T.)

*-*

Husumetli Tanık anlatımları yan deliller ile desteklenmedikçe hükme esas teşkil edemeyeceği gibi, tanıkların beyanlarına da ancak çalışma süreleri ile sınırlı olarak itibar edilebilir.

(Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2017/24342 E., 2020/9216 K., 24.09.2020 T.)

*-*

Somut olayda; davacı iddiasını ispat hususunda Tanık Delili’ne dayanmıştır. Mahkeme’ce hükme esas alınan Bilirkişi Raporu’nda davacı tanıklarının beyanı doğrultusunda davacının haftalık 7 saat fazla mesai yaptığı kabulü ile hesaplama yapılmıştır. Dosya kapsamından; davacı tanıklarının davalıya karşı davalarının olduğu, davacı tanıklarının beyanlarını destekler herhangi bir delil de dosya içerisine sunulmadığı anlaşılmakla salt Husumetli Tanık beyanlarına itibar edilerek davacının fazla mesai alacaklarının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

(Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2016/24134 E., 2020/7795 K., 15.09.2020 T.)

*-*

Taraflar arasında davacının fazla çalışma alacağı bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta; davacının fazla çalışma ücreti tanık anlatımlarına göre hesaplanıp hüküm altına alınmıştır. Ne var ki; davacı tanıklarının da işverene karşı açmış oldukları işçilik alacağı talepli davaları bulunmaktadır. Şu hâlde, yan deliller ile desteklenmedikçe tek başına Husumetli Tanık anlatımları ile sonuca varılması mümkün değildir.

(Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 2017/29399 E., 2020/9540 K., 14.07.2020 T.)

*-*

Somut olayda; hükme esas alınan Bilirkişi Raporu’ndaki fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışmalarına ilişkin tespitlerde dinlenen tanık anlatımlarına göre değerlendirme yapıldığı görülmektedir. Davalı tarafından Mahkeme’ye delil olarak sunulan klasörler kapsamında davacının imzasını taşıyan puantaj cetvellerinin mevcut olduğu anlaşılmakla, bu dönemler yönünden söz konusu kayıtların dikkate alınmaması isabetsizdir. Kayıtların olmadığı dönem yönünden ise, davalı savunması kapsamında; davacı tanıklarının davalıya karşı aynı mahiyette dava dosyalarının bulunup bulunmadığı saptanarak, davacı tanıklarının Husumetli Tanık olmaları halinde, beyanlarına tek başına itibar edilemeyeceğinin gözetilmemesi de hatalı olmuştur.

(Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 2017/36122 E., 2020/9358 K., 09.07.2020 T.)

*-*

Somut uyuşmazlıkta; puantaj kayıtları Pazar gününü içermediğinden davacı tanık beyanları nazara alınarak hafta tatili alacağı kabul edilmiş ise de; dinlenen davacı tanıklarının, davalıya karşı aynı mahiyette açtığı alacak davasının bulunduğu tespit edilmektedir. Başka delillerle desteklenmeden tek başına Husumetli Tanık anlatımına itibar edilmesi mümkün değildir. Davalı tanıklarının hafta tatili çalışmasının varlığına yönelik ifadelerinin bulunmadığı da görülmekle, hafta tatili ücret alacağının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

(Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 2017/34690 E., 2020/9341 K., 09.07.2020 T.)

*-*

Dosya kapsamından; beyanları hükme esas alınan davacı tanıklarının işverene karşı husumeti bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle; davacı tanıklarının beyanlarının yan deliller ile desteklenmedikçe tek başına hükme esas teşkil etmesi mümkün değildir. Davalı tanıklarının ise davacının çalışma düzenine ilişkin açık ve net beyanlarının bulunmadığı görülmektedir. Dava dosyasında, davacının fazla çalışma yaptığını gösteren Husumetli Tanık anlatımları dışında yan bir delil bulunmamaktadır.

(Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 2017/26341 E., 2020/9270 K., 09.07.2020 T.)

*-*

Davacı tanıklarının, davacı ile aynı mahiyetle davalarının bulunması sebebiyle salt Husumetli Tanık beyanına itibarla davacının fazla mesai yaptığının kabulü isabetli olmamıştır. Davacı, fazla mesai yaptığını yeterli ve inandırıcı delille ispat edememiştir. Hal böyle olunca; fazla mesai yaptığı hususu sabit olmayan davacının söz konusu talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

(Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 2020/2454 E., 2020/9104 K., 08.07.2020 T.)

*-*

Somut uyuşmazlıkta; tanık anlatımlarına göre davacının ayda iki hafta tatilinde çalıştığı, 07.00-17.30 saatleri arasında çalışarak haftada 13 saat fazla çalışma yaptığı, ayrıca ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı sonucuna varılmış ise de, davalı taraf dinlenen tanıkların husumetli olduğunu savunmuş ve dosyaya tanıklarca işveren aleyhine açılan davalara ait Tensip Tutanağı örnekleri sunmuştur. Dairemiz uygulamasına göre; fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmasının ispatında salt Husumetli Tanık anlatımlarına itibar edilerek sonuca gidilemez. Bu sebeple Husumetli Tanıklar’ın anlatımına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Somut olayda; Mahkeme’ce davalının tanıkların husumetli olduğuna yönelik savunması üzerinde durulmadan, eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır. Davalının sunduğu belgeler de dikkate alınarak davacı tanıklarının husumetli olup olmadıkları yöntemince araştırılmalı, oluşacak sonuca göre dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek alacağın ispat edilip edilmediği noktasında bir sonuca varılmalıdır.

(Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 2017/39278 E., 2020/8971 K., 07.07.2020 T.)

*-*

Davacının fazla mesai yapıp yapmadığı, yapmış ise karşılığı ücreti alıp almadığı uyuşmazlık konusudur. Davacı fazla mesai iddiasını ispat bakımından iki tanık göstermiş olup; bu tanıklardan ...’ın benzer iddialar ile aynı davalıya karşı davasının olduğu, bu nedenle davalıyla husumeti bulunduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenle; bu tanığın beyanına son derece ihtiyatla yaklaşılmalıdır. Davacının diğer tanığı ... de fazla mesai iddiasını kısmen doğrulamıştır. Mahkeme’ce fazla mesai alacak hesabının husumetsiz tanık ...’in anlatımı esas alınarak yapılması gerekirken Husumetli Tanık ...’ın beyanına itibar ile hesaplama yapılması hatalıdır.

(Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2016/20521 E., 2020/6790 K., 01.07.2020 T.)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Av. Dr. Serkan Bingöl 9 ay önce

Sayın Meslektaşım, paylaştığınız kararlar için teşekkür ederim. Ancak önemli bir uygulama sorununu yazınız vesilesiyle paylaşmak isterim. Maalesef BAM Daireleri, bu kararları tanımamakta ve tam tersi kararlar vermektedirler. Temyiz sınırını geçen dosyalarda Yargıtay tarafından yazınızda belirttiğiniz kararlar doğrultusunda bozma kararları verilmektedir. Ancak BAM Daireleri, ısrarlı bir şekilde husumetli tanık beyanlarına dayanarak karar vermekte ve bu şekilde kendilerini içtihat mahkemesi olarak konumlandırma çabası içindeler. Kesin olarak verilen BAM kararlarına karşı bir itiraz yolu bulunmaması da HMK'daki önemli bir eksiklik olarak durmaktadır. Saygılarımla.