banner567

Hapis cezalarının infazı amacıyla kapalı infaz kurumlarına alınan hükümlülerin, açık infaz kurumlarına gidebilmeleri için bazı şartları gerçekleştirmeleri gerekmektedir.

Açık infaz kurumuna ayrılabilmek için öncelikle cezanın türü, süresi, kapalıda geçirilen süre ve idari işlem süreci gibi koşulların tek tek gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Başka bir söylemle, aşağıda ifade edilen koşulların bir tanesini gerçekleştirmek açık kuruma ayrılmak için yeterli değildir. Hükümlü, yönetmelikte belirtilen ve kendisine uyan tüm koşulları tek tek gerçekleştirmek zorundadır.

Örneğin, toplam cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanların ise onda birini kurumlarda infaz edip iyi halli olmaları ve koşullu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha az süre kalmaları halinde açık kurumlara ayrılabilecektir.

Kapalı infaz kurumundan açık infaz kurumuna ayrılma ile ilgili temel kurallar, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği’nin[1] (ACİKAY) 6. Maddesinde hüküm altına alınmıştır.

Kapalı kurumdan açık kuruma ayrılacak hükümlüler

Kapalı kurumdan açık kuruma ayrılacak hükümlüler şunlardır:

Kapalı infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre şartı:

1) Toplam cezaları on yıldan az olanlar bir ayını kapalıda geçirmeleri gerekir. (ACİKAY m. 6/1-a) ( Bu şart süreli hapis cezaları için geçerlidir. Hükümlünün ayrıca diğer koşulları da gerçekleştirmesi gerekmektedir.)

2) On yıl ve yukarı olanlar ise onda birini kurumlarda infaz etmeleri gerekir.[2] (ACİKAY m. 6/1-a) ( Bu şart süreli hapis cezaları için geçerlidir. Hükümlünün ayrıca diğer koşulları da gerçekleştirmesi gerekmektedir.)

3) Ayrıca yukarıda belirtilen koşullar da dahil olmak üzere hükümlünün iyi halli olması ve koşullu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha az süre kalması gerekir. Bu şartın hükümlünün kapalıya alınmalarından itibaren veya bu süreyi doldurdukları an itibariyle gerçekleşmesi mümkündür. Bu gibi hallerde hükümlü açık kuruma ayrılabilecektir.[3] (ACİKAY m. 6/1-a)

4) Müebbet hapis cezasına mahkûm olup, koşullu salıverilme tarihine beş yıl veya daha az süre kalanlar, (ACİKAY m. 6/1-b) açık kurumlara ayrılabilir.

5) Cezaları yüksek güvenlikli kapalı kurumlar veya diğer kapalı kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edilenlerden toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda iyi halli olarak geçiren ve koşullu salıverilme tarihine üç yıl veya daha az süre kalanlar, (ACİKAY m. 6/1-c) açık kurumlara ayrılabilir.

Bazı suç türleri açısından Kapalı infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre şartı:

1) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142, 148, 149, 188 ve 190 ıncı maddeleri ile 1.3.1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 403, 404, 491/3-4, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498 ve 499 uncu maddelerinden mahkûm olanların koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az süre kalması,[4] (ACİKAY m. 6/2-a) gerekir.

2) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102 ve 103 üncü maddeleri ile eşe karşı işlenen 82/1-d, 86/3-a ve 96/2-b maddeleri ve 1.3.1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 414, 416/1, 418/1 maddeleri ile eşe karşı işlenen 449/1, 456 ve 457/1 maddelerinden mahkum olanların koşullu salıverilme tarihine üç yıldan az süre kalması,[5] (ACİKAY m. 6/2-b) gerekir.

3) 29.7.2003 tarihli ve 4959 sayılı Topluma Kazandırma Kanunu, 30.7.1999 tarihli ve mülga 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri ile Mücadele Kanununun 14 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanunun 221 inci maddesinden yararlananların koşullu salıverilme tarihine iki yıldan az süre kalması, (ACİKAY m. 6/2-c) gerekir.

4) Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması (ACİKAY m. 6/2-ç) gerekir.

Bu tür suçlarda koşullu salıverilme tarihine belirtilen süreler ve daha az süre kalmış olanlar açık infaz kurumuna ayrılma şartını gerçekleştirmiş olacaklardır.

Birden fazla cezanın toplanarak infazı hali

Birden fazla cezanın toplanarak infazı halinde, açık kuruma ayrılmada esas alınacak suç, koşullu salıverilme tarihine en az sürenin arandığı suçtur. (ACİKAY m. 6/3)

Altı aylık deneme süresinin tamamlanmasının beklenmesinin gerekmediği haller

Açık kuruma ayrılma süresini dolduranlar hakkında altı aylık deneme süresinin tamamlanması beklenmeden açık kuruma ayrılma kararı alınabilir. (ACİKAY m. 6/4)

Açık kuruma ayrılamayacak hükümlüler

Açık kuruma ayrılamayacak hükümlüler ile ilgili hususlar Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği’nin 8. Maddesinde[6] düzenlenmiştir.

Bu yasal düzenlemeye göre, Açık kuruma ayrılamayacak hükümlüler şunlardır:

1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar, (ACİKAY m. 8/1-a)

2) Haklarında ikinci defa tekerrür hükümleri uygulananlar, (ACİKAY m. 8/1-b)

3) Haklarında iyi hal kararı verilse bile, 5275 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinde sayılan eylemlerden dolayı toplam beş ve daha fazla hücreye koyma cezası alıp, son hücreye koyma cezasının kaldırılması üzerinden bir yıl geçmemiş olanlar, (ACİKAY m. 8/1-c)[7]

4) Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, 6 ncı maddenin ikinci fıkrasının (c) ve (ç) bentleri dışında kalanlar. (ACİKAY m. 8/1-ç)

Yukarıda belirtilen şartları taşıyan hükümlüler kapalı infaz kurumundan açık kurumlara ayrılamayacaktır.

Açık kuruma ayrılamayacak hükümlüler ile ilgili olarak uygulanacak infaz kuralları şunlardır:

Kapalı kurumlarda infaz edilecek diğer cezalar

1) Koşullu salıverilme kararı geri alınanların, geri alınan cezalarının tamamı kapalı kurumlarda infaz edilir. (ACİKAY m. 8/2-a)

2) Denetimli serbestlik tedbirinin ihlali sonucunda, koşullu salıverilme tarihine kadar olan sürenin tamamı (ACİKAY m. 8/2-b) kapalı kurumlarda infaz edilir.

3) Çocuk eğitimevleri hariç, kapalı kurumlardan firar edenler ile açık kurumlardan ikinci kez firar etmiş olanların, firar tarihinden önce kesinleşmiş olan cezaları ve koşullu salıverilme tarihine kadar kesinleşerek infazına başlanacak olan cezalarının tamamı, (ACİKAY m. 8/2-c) kapalı kurumlarda infaz edilir.

4) 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu gereğince verilen hapsen tazyik veya tazyik hapisleri dışında, diğer kanunlarda düzenlenen tazyik, disiplin veya zorlama hapislerinin tamamı, (ACİKAY m. 8/2-ç) kapalı kurumlarda infaz edilir.

Diğer cezalar, Yönetmelikte aranan koşulların bulunması halinde açık kurumlarda infaz edilebilir.

Açık kurumlara ayrılmanın mümkün olmadığı durumlar

1) Kapalı kurumda hükümlü olup; İşlediği iddia olunan başka bir suçtan dolayı haklarında 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesine göre tutuklama kararı verilenler, (ACİKAY m. 8/3-a) bu durumları devam ettiği sürece açık kurumlara ayrılamaz.

2) Kapalı kurumda hükümlü olup; Yaş, sağlık durumu, bedensel veya zihinsel yetenekleri bakımından çalışma koşullarına uyum sağlayamayacakları idare ve gözlem kurulu kararıyla saptananlar, (ACİKAY m. 8/2-b) bu durumları devam ettiği sürece açık kurumlara ayrılamaz.

Kapalı kurumdan açık kuruma ayırma kararı

Koşulları taşıyan hükümlüler

Kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin talepleri üzerine, koşulları taşıdıklarının anlaşılması hâlinde kurum idare ve gözlem kurulu tarafından açık kurumlara ayrılmalarına karar verilir. (ACİKAY m. 10/1)

Koşulları taşımayan hükümlüler

Hükümlünün koşulları taşımadığının anlaşılması halinde ise talebin reddine dair verilen gerekçeli karar ilgiliye tebliğ edilir. (ACİKAY m. 10/1)

Açık kuruma ayrılma kararında belirtilecek hususlar

Kararda şu hususlar belirtilir: (ACİKAY m. 10/2)

1) Hükümlünün almış olduğu toplam ceza miktarı,

2) Koşullu salıverilme tarihi,

3) Açık kuruma ayrılma hakkını kazandığı tarih.

Yukarıda belirtilen hususlar kararda ayrı ayrı belirtilmek zorundadır. (ACİKAY m. 10/2)

Cumhuriyet başsavcılığına gönderilecek belgeler

İdare ve gözlem kurulu kararı ile birlikte aşağıdaki belgeler cumhuriyet savcılığına gönderilir. Gönderilecek belgeler şunlardır: (ACİKAY m. 10/3)

a) İlâm,

b) Hükümlü bilgi cetveli,

c) Süre belgesi,

ç) İyi hâl kararı,

d) Gözlem ve sınıflandırma formu,

e) Bakanlıkça belirlenen listeye göre tercih edebileceği açık kurumlara ayrılmak istediğini ve nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul ettiğini belirtir dilekçesi.

Yukarıda belirtilen belgeler Cumhuriyet başsavcılığına gönderilecektir. (ACİKAY m. 10/3)

Hükümlünün açık kuruma ayrılma şartlarını taşıdığının belirlenmesi

Kapalı kurumun bağlı olduğu Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yapılan inceleme sonucunda, hükümlünün açık kuruma ayrılma şartlarını taşıdığının belirlenmesi halinde aşağıda belirtilen durumlarda yine aşağıda belirtilen kurumlara gönderilir. Bu haller ve gönderilecek kurumlar şunlardır:

a) Bağlı olduğu ağır ceza merkezi yargı çevresinde açık kurum bulunuyor ise hükümlünün o kurumlardan birine, (ACİKAY m. 10/4-a) gönderilmesine ilgili yer Cumhuriyet başsavcılığı tarafından karar verilir.

b) Açık kurum bulunmuyor ise hükümlünün talebi ve kapasite durumu dikkate alınarak Bakanlıkça belirlenen listedeki açık kurumlardan birine, (ACİKAY m. 10/4-b) gönderilmesine ilgili yer Cumhuriyet başsavcılığı tarafından karar verilir.

c) Yabancı uyruklular ile kadın hükümlülerin, Bakanlıkça belirlenen listedeki açık kurumlardan birine, (ACİKAY m. 10/4-c) gönderilmesine ilgili yer Cumhuriyet başsavcılığı tarafından karar verilir.

Hükümlülerin açık kuruma kabulleri

Bakanlıkça belirlenen listeye göre gönderilen hükümlülerin açık kuruma kabulleri zorunludur. Bu zorunluluk sebebiyle kapasite fazlası oluşması hâlinde, bu husus 11 inci maddeye göre işlem yapılmak üzere Bakanlığa bildirilir. (ACİKAY m. 10/5)

Açık kuruma ayrılamayan veya aynı nedenle kapalı kuruma geri gönderilen iyi halli hükümlüler

Açık kuruma ayrılma şartlarının varlığına rağmen, iradesi dışındaki bir nedenle açık kuruma ayrılamayan veya aynı nedenle kapalı kuruma geri gönderilen iyi halli hükümlüler, 5275 sayılı Kanunun 95 ve 105/A maddelerinin sağladığı izin ve denetimli serbestlik haklarından yararlandırılabilir. (ACİKAY m. 10/5)[8]

Hükümlülerin talebi olmasa dahi resen açık kuruma gönderilebilmesi

Hükümlülerin talebi olmasa dahi, açık kurumda barınmalarında risk bulunmadığı takdirde ve bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşımaları halinde idare ve gözlem kurulunun vereceği açığa ayırma kararı üzerine Cumhuriyet başsavcılığınca resen açık kuruma gönderilir. (ACİKAY m. 10/5)[9]

Aldığı disiplin cezası nedeniyle daha önce ayrılmak zorunda kaldığı kurumlardan olması hali

Hükümlünün gönderileceği açık kurumun, aldığı disiplin cezası nedeniyle daha önce ayrılmak zorunda kaldığı kurumlardan olması halinde, bir başka açık kuruma nakli için kurum tarafından Bakanlıktan talepte bulunulur. (ACİKAY m. 10/5)[10]

Yeniden açık kuruma ayrılma

Kapalı infaz kurumuna iade edildikten sonra yeniden açık kuruma ayrılma ile ilgili kurallar, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği’nin 13. Maddesinde[11] hüküm altına alınmıştır.

Disiplin cezası verilmek suretiyle kapalı kuruma iade edilenler

Açık kurumda cezası infaz edilmekte iken; firar suçu hariç kınama dışında disiplin cezası verilmek suretiyle kapalı kuruma iade edilenler disiplin cezasının kaldırılma tarihinden itibaren, Yönetmelikte aranan diğer şartlara uyduğu takdirde açık kuruma ayrılabilir. (ACİKAY m. 13/1)[12]

İlk kez firar edip yakalanan ve hücreye koyma disiplin cezası verilmek suretiyle kapalı kuruma iade edilen hükümlüler

Açık kurumda cezası infaz edilmekte iken ilk kez firar edip yakalanan ve hücreye koyma disiplin cezası verilmek suretiyle kapalı kuruma iade edilen hükümlüler, disiplin cezasının kaldırılmasından itibaren Yönetmelikte aranan diğer şartlara uyduğu ve bir daha firar etmeyeceği değerlendirildiği takdirde açık kuruma ayrılabileceklerdir. (ACİKAY m. 13/2)

Açık kurumdan ikinci kez firar eden hükümlüler

Açık kurumdan ikinci kez firar eden hükümlüler hakkında ise bu Yönetmeliğin 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi hükmü tatbik edilecektir. (ACİKAY m. 13/2)[13]

Yani cezalarının tamamı, (ACİKAY m. 8/2-c) kapalı kurumlarda infaz edilecektir.

Yaş, sağlık durumu, bedensel veya zihinsel yetenekleri bakımından veya güvenlik nedeniyle kapalı kuruma gönderilen hükümlüler

Yaş, sağlık durumu, bedensel veya zihinsel yetenekleri bakımından veya güvenlik nedeniyle kapalı kuruma gönderilen hükümlüler, altı aylık süre geçtikten sonra şartları uyması halinde yeniden açık kuruma ayrılabilir. (ACİKAY m. 13/3)

YARGITAY UYGULAMASI

Dosyada iyi hal ve değerlendirme raporunun mutlaka bulunması zorunluluğu

Yargıtay, hükümlü hakkında açık infaz kurumuna ayrılma konusunda karar verilirken dosyada iyi hal ve değerlendirme raporunun mutlaka bulunması gerekliliğini kararlarında şart olarak aramaktadır. Dosyada iyi hal ve değerlendirme raporu yoksa bu raporun düzenlenmek suretiyle hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkı olup olmadığı yönünde bir karar verilmesi gerekmektedir.[14]

Karar verme hak ve yetkisinin cezaevi idaresinde olması

Hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılmasına veya ayrılmasına yer olmadığına ilişkin karar verme hak ve yetkisi cezaevi idaresindedir. Bu nedenle idarenin yerine geçerek itiraz merciinin karar vermesi mümkün değildir.[15]

Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenler

Hükümlünün mensup olduğu örgütten ayrıldığına dair Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığınca verilen karar uyarınca Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendinden istifade etmek suretiyle koşullu salıverilmesine bir yıldan az bir süre kala açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmesi mümkündür.

Hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılması nedeniyle hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infazını isteme hakkı bulunmaktadır. Ancak denetimli serbestlik tedbirinden ne kadar süre ile yararlanabileceği konusunda ayrıca bir değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.

Örneğin; mensup olduğu örgütten ayrıldığı idare ve gözlem kurulu kararıyla belirlenen ve bu nedenle koşullu salıverilmesine bir yıldan az bir süre kala kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkı kazanan hükümlünün denetimli serbestlikten yararlanmayı talep ettiği 23.10.2017 tarihinden koşullu salıverilme tarihi olan 03.09.2018 tarihine kadar olan cezasının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105/A ve geçici 4. maddeleri uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilmesi gerekecektir.[16]

Terör ve örgütlü suçlardan mahkûm olanlar

Açık cezaevine doğrudan alınacak hükümlüler, yönetmeliğin 5. maddesinde açıkça ifade edilmiştir. Yasal düzenlemeye göre, "terör suçları ve örgüt faaliyeti kapsamında" işlenen suçlar bu uygulamanın dışında bırakılmıştır.

Kapalı kurumdan açık kuruma ayrılabilecek olan hükümlüler, yönetmeliğin 6. maddesinde açık bir şekilde belirtilmiştir.

Terör suçlularının bu haktan yararlanabilmesi için haklarında 4959 sayılı Topluma Kazandırma Kanununun, 4422 sayılı Kanunun 14. maddesinin veya 5237 sayılı TCK'nin 221. maddesinin uygulanmış olması veya terör veya örgütlü suçtan mahkum olanların mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararı ile belirlenmiş olması şarttır.

Yönetmeliğin 8. maddesine göre, yönetmeliğin 6/2-c ve ç bendi dışında kalan terör ve örgütlü suçlardan mahkum olanlar açık kuruma ayrılamayacaktır.[17]

Suç örgütü üyesi olan hükümlünün öncelikle açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkı bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi zorunluluğu

Suç işlemek amacıyla kurulan çıkar amaçlı suç örgütü üyesi olan, 5237 sayılı TCK'nin 6/1-j maddesine göre örgüt mensubu suçlu olarak kabul edilen hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabilmesi için öncelikle açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkı bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilmelidir.

Örneğin, hükümlünün açık ceza infaz kurumundan kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesi, kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılması sırasında cezaevi idaresi tarafından değerlendirmenin yapıldığı rapor ve belgeler ile verilen kararların dosya içerisine alınmasından sonra bu değerlendirme yapılmalıdır.[18]

İnfaza doğrudan doğruya açık ceza infaz kurumunda başlayanlar

Örneğin, 6.000.00,- Türk Lirası adlî para cezasına hükümlü olan kişinin Açık Ceza İnfaz Kurumunda cezasının infazına başlandığı sırada firar ettiği gerekçesiyle anılan Ceza İnfaz Kurumu tarafından kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verildiği olayda, hükümlünün para cezasından çevrilme hapis cezasının infazına açık ceza infaz kurumunda devam etmesi gerektiği gözetilmelidir.[19]

Yargıtay burada, gerek 5275 sayılı Kanunun 14/4. maddesinde gerekse Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 12/1-b maddesinde özellikle vurgulanan “İade Edilir” sözcüğünün “kapalı ceza infaz kurumundan, açık ceza infaz kurumuna ayrılanları kapsamına alan bir sözcük olarak kabulünün mümkün olmadığını, anılan maddelerin infaza doğrudan doğruya açık ceza infaz kurumunda başlayanları da kapsadığına dair herhangi bir ibareyi içermemiş olduğunu dikkate almaktadır.[20]

Öncesinde denetimli serbestlik tedbirinden faydalanan hükümlünün ikinci kez denetimli serbestlik tedbirinden faydalanmasının mümkün olması

Hükümlü, Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderilen cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmını Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda geçirerek akabinde Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılabilmesi mümkündür.

Hükümlünün koşullu salıverilmesine, örneğin mevzuata ve hükümlünün durumuna göre iki yıl veya daha az süre kalması ve iyi halli olması halinde yeniden denetimli serbestlik tedbirinden faydalanabilecektir.

Örneğin, hükümlü daha öncesinde denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymamakta ısrar etmesi hali, sonraki cezaları açısından iyi halini ortadan kaldırmayacaktır.

Ayrıca öncesinde denetimli serbestlik tedbirinden faydalanan hükümlünün ikinci kez denetimli serbestlik tedbirinden faydalanamayacağına dair yasal bir düzenleme bulunmaktadır.

Verdiğimiz örneğe dönersek, burada önemli olan husus koşullu salıverilme tarihine 2 yıl veya daha az süre kalması ve bu sürenin önceki denetimli serbestlik tedbirinden faydalandığı sürelerle birlikte aşılmamasıdır.

Bu haliyle iyi halli olduğu değerlendirilerek Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılan hükümlünün Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderilen cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmını Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda geçirmesi ve 5275 sayılı Kanunun 105/A maddesinde belirtilen şartları taşıması nedeniyle denetimli serbestlik tedbirinden yeniden faydalanabilmesi mümkündür.[21]

Kapalı ceza infaz kurumuna iade

Örneğin, açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü iken 13.08.2008 tarihinde firar eden hükümlünün 18.08.2008 tarihinde yakalanarak aynı Açık Ceza İnfaz Kurum Müdürlüğünün İşyurdu Yönetim Kurulu Başkanlığının 15.08.2008 tarihli 2008/104 sayılı kararı ile kapalı ceza infaz kurumuna iade edildiği ve anılan iade kararının İnfaz Hâkimliğinin kararı ile onandığı olayda, Yönetmelik maddeleri kapsamında belirtilen şartları taşımayan hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılamayacağı gözetilmelidir.[22]

Yasal kaldırma süresi dolmamış bulunan disiplin cezasının varlığı

Hükümlünün almış olduğu ve henüz yasal kaldırma süresi dolmamış bulunan bir disiplin cezası varsa, bu hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarını taşımadığı anlamına gelebilir.

Örneğin, Ceza infaz Kurumunda yapılan aramada uyuşturucu madde bulundurduğu gerekçesiyle Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının kararıyla 11 gün hücreye koyma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilen hükümlü için böyle bir sonuç ortaya çıkabilir.[23]

Para cezasından dönüştürülen hapis cezasının açık kurumda infaz edildiği sırada hükümlünün firar etmesi

Kesinleşen ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına dönüştürülmesinden sonra doğrudan doğruya açık ceza infaz kurumunda cezasını infaz etmekte iken firar eden hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna gönderilebileceğine dair mevzuatta açık bir hüküm bulunmamaktadır.[24]

ÖRNEK OLAYLAR

Müebbet hapis cezası

Yargıtay; kasten öldürme suçundan, müebbet hapis cezasına hükümlü olması nedeniyle toplam 36 yıl infazı gerekli hapis cezası bulunan hükümlünün Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 maddesinin 1. fıkrasının b bendi uyarınca koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az bir süre kaldığından bahisle kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmasının mümkün olduğuna karar vermiştir.[25]

Yargıtay, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6. maddenin 1. fıkrasının a bendinin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı, yani müebbet hapis cezasına uygulanamayacağını, bu bent hükmünün süreli hapis cezalarının infazı ile ilgili bir düzenleme olduğunu düşünmektedir.[26]

İçtimalı 18 yıl 16 ay 20 gün hapis cezası

Bu olayda açık kurumda hükümlü iken, 13.08.2008 tarihinde firar etmiş, 18.08.2008 tarihinde yakalanarak kapalı kuruma alınmış, 14.10.2010 tarihinde disiplin cezası kaldırılmış ve üzerinden 6 aydan fazla bir süre geçmiştir.

Yargıtay bu olayda, hükümlünün firar ettiğini, kapalı kuruma iade edildiğini ve açık kuruma ayrılamayacağına hükmetmiştir.[27] Yargıtay, bu kararı verdikten sonra yönetmelik hükümleri değiştirilmiştir. Bu gün için ilgili hükümlünün yeniden açık kuruma ayrılma şartlarını tamamlanması halinde açık kuruma ayrılması mümkündür.

Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan2 yıl 1 ay hapis cezası

Hükümlü Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahkûm edilmiş, hükümlünün anılan cezanın infazı kapsamında ceza infaz kurumuna 02/02/2018 tarihinde girmiş ve bu kapsamda koşullu salıverilme tarihi de 02/03/2019 olarak hesap edilmiştir.

Yargıtay bu olayda; Hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılmasına karar verilmesi talebinde bulunduğu 06.03.2018 tarihi itibariyle koşullu salıverilmesine bir yıldan az süre kalması ve Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanma ihtimalinin bulunmasına rağmen, bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmaksızın karar verilemeyeceği, dosyada bulunmadığı bildirilen iyi hal ve değerlendirme raporu da düzenlenmek suretiyle hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkı olup olmadığı yönünde bir karar verilmesi gerektiğinden bahsederek talebi reddetmiştir.[28]

Bu aşamada terör suçları ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar açısından bazı hususları dile getirmek faydalı olacaktır.

Yönetmeliğin 8. maddesine göre, yönetmeliğin 6/2-c ve ç bendi dışında kalan terör ve örgütlü suçlardan mahkûm olanların açık kuruma ayrılmaları mümkün değildir.

Terör ve örgütlü suçlardan mahkûm olan kişilerin yönetmelikteki yukarıdaki istisnalar dışında açık ceza infaz kurumuna ayrılmaları söz konusu olamaz.[29]

İçtimalı 6 yıl 46 ay 37 gün hapis cezası

hükümlü hakkında Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile verilen 3 yıl 19 ay 22 gün hapis cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilmesi sırasında, denetimli serbestlik yükümlülüklerini ihlâl eden hükümlünün şartla tahliye tarihine kadar kapalı ceza infaz kurumuna iadesi yönünde karar tesis edildiği, hükümlü hakkındaki sonradan kesinleşerek infaza verilen bir kısım ilâmların hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iadesi yönündeki 28/03/2016 tarihli karar sonrasında Asliye Ceza Mahkemesinin içtima kararı ile 6 yıl 46 ay 37 gün hapis cezası olarak toplandığı, hükümlü hakkında iş bu içtima kararı sonrasında yeniden müddetname düzenlendiği ve şartla tahliyesinin 07/12/2019 tarihi olarak belirlendiği, hükümlünün açığa ayrılma talebi, içtima kararı üzerinden tespit edilen şartla tahliye edileceği tarihe kadar kapalı ceza infaz kurumunda bulunması gerektiğinden bahisle ret edilmiştir.[30]

Yargıtay bu olayda; kapalı ceza infaz kurumuna iade edilmesinden sonra hükümlünün işlemiş olduğu başka suçlardan dolayı kesinleşerek gelen ilâmların 5275 Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 107. maddesi kapsamında yapılan içtiması sonucu elde edilen toplam 8 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6/1-a ve 6/2-a maddelerinde belirtilen yasal sürelerin dolmuş olması ve 5275 sayılı Kanunun 99. maddesindeki[31] yasal düzenleme ile 5275 sayılı Kanunun 107. maddesinde yer alan cezaların içtimaı müessesesinin şartlı tahliye süresinin hesaplanmasına yönelik olması, kapalı infaz kurumuna iade kararının bu kararın verildiği ilâm dışındaki 5275 sayılı Yasanın 107. maddesi gereğince şartlı tahliye süresinin hesaplanmasına yönelik içtima edilecek diğer ilâmlar açısından açığa ayrılma yönetmeliği kapsamında "açığa ayrılmaya engel bir durum" teşkil edeceğine dair hükümlü aleyhine değerlendirme yapmayı gerektirir yasal bir düzenlemenin bulunmadığı " gibi hususları dikkate alarak, kapalı ceza infaz kurumuna iade kararının denetimli serbestlik tedbiri ile infaz edilen ilâma ilişkin olarak uygulanması gerektiği, hükümlünün sonradan kesinleşerek gelen ilâmları yönünden açığa ayrılma şartlarını taşıması halinde kapalıya iade kararının engel bir durum yaratmayacağı gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görmemiştir.[32]

Hırsızlık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası

Bu olay Hırsızlık suçundan Asliye Ceza Mahkemesinin ilâmıyla 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükümlü olan kişinin cezasının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair İnfaz Hâkimliğinin kararını müteakip, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 18.07.2017 tarihli yazısı ile hükümlünün denetimli serbestlik tedbirine uymamakta ısrar etmiş olması sebebiyle koşullu salıverme tarihine kadar olan cezasının açık ceza infaz kurumunda çektirilmesi talebinin kabulüne ilişkin infaz Hâkimliğinin 21.07.2017 tarihli kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2017 tarihli kararı ilgilidir.[33]

Yargıtay bu olayda, dosya kapsamına göre açık ceza infaz kurumuna iade kararının denetimli serbestlik tedbiri ile infaz edilen ilâma ilişkin olarak verildiğini, 5275 sayılı Kanun’un “Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı” başlıklı 105/A maddesinin 6. Fıkrası hükümlerine göre, denetimli serbestlik tedbirine uymamakta ısrar eden hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesi gerektiğini ifade ederek, kapalı ceza infaz kurumuna iade kararının denetimli serbestlik tedbiri ile infaz edilen ilâma ilişkin olarak uygulanması gerektiğine işaret etmiştir.[34]

Kasten öldürme suçundan 15 yıl hapis cezası (infaz sırasında başka suç işleme)

Kasten öldürme suçundan Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2007 tarihli kararı ile 15 yıl hapis cezasına hükümlü olanın, cezasının infazı sırasında, 14.01.2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere koşullu salıverilmesine Ağır Ceza Mahkemesinin 09.01.2009 tarihinde karar verilmiştir.

Bu olay, daha sonra savcılık tarafından hükümlünün 23.02.2015 tarihinde suç işleyerek denetimli serbestlik tedbirine uymadığından bahisle koşullu salıverme kararının geri alınması talebinin reddine Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2018 tarihli ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Ağır Ceza Mahkemesinin 04.06.2018 tarihli kararı ile ilgilidir.[35]

Yargıtay bu olayda, Kasten öldürme suçundan almış olduğu hapis cezasının infazı sırasında 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre lehe kabul edilen 647 sayılı Kanun hükümlerine göre koşullu salıverilme süresi tespit edilip koşullu salıverilen hükümlünün bihakkın tahliye tarihinden önce hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan mahkûm olması nedeniyle 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 17. maddesi gereğince hakkında verilen koşullu salıverilmenin geri alınmasına ve ikinci suçun işlendiği 23.02.2015 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 14.01.2018 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına karar verilmesi gerektiğini ifade etmiştir.[36]

(Bu köşe yazısı, sayın Dr. Suat ÇALIŞKAN tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)

--------------------------------------------------

[1] RG: T. 02.09.2012, S. 28399.

[2] (Değişik ibare:RG-22/2/2017-29987)

[3] (Değişik bend: 22.08.2015 - 29453 s. R.G. Yön./1. md.) ; 22.08.2015 tarih ve 29453 sayılı R.G.de yayımlanan Yönetmeliğin 1. maddesiyle değiştirilen 1. fıkranın (a) bendi: a) Toplam cezalarının beşte birini kapalı kurumlarda iyi halli olarak geçiren ve koşullu salıverilme tarihine altı yıl veya daha az süre kalanlar,

[4] (Değişik bend: 18.08.2016 - 29805 s. R.G. Yön./1. md.) TARİHÇE18.08.2016 tarih ve 29805 sayılı R.G.de yayımlanan Yönetmeliğin 1. maddesiyle değiştirilen 2. fıkranın (a) bendi: a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102, 103, 142, 148, 149, 188 ve 190 ıncı maddelerinden mahkum olanların koşullu salıverilme tarihine iki yıldan az süre kalması,

[5] (Değişik bend: 18.08.2016 - 29805 s. R.G. Yön./1. md.) TARİHÇE18.08.2016 tarih ve 29805 sayılı R.G.de yayımlanan Yönetmeliğin 1. maddesiyle değiştirilen 2. fıkranın (b) bendi: b) 1/3/1926 tarihli ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 403, 404, 414, 416/1, 418/1, 491/3-4, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498 ve 499 uncu maddelerinden mahkum olanların koşullu salıverilme tarihine iki yıldan az süre kalması,

[6] MADDE 8 – (Değişik:RG-22/8/2015-29453)

[7] (Değişik:RG-22/2/2017-29987)

[8] (Ek:RG-22/8/2015-29453)

[9] (Ek:RG-22/8/2015-29453)

[10](Ek:RG-22/8/2015-29453)

[11] MADDE 13 – (Değişik:RG-22/8/2015-29453)

[12] (1) (Değişik:RG-22/2/2017-29987)

[13] (2) (Değişik:RG-22/2/2017-29987)

[14] Y.1.CD, E: 2018/5550, K: 2019/2373, T: 29.04.2019: “…silahlı terör örgütüne yardım suçundan cezalandırılan ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesine göre terör suçlusu olarak kabul edilen hükümlünün Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6. maddesinin 2. fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinde öngörülen durumlar dışında açık ceza infaz kurumuna ayrılmasının mümkün olmadığı, hükümlü hakkında 4959 sayılı Kanun, 4422 sayılı Kanunun 14. maddesi ve 5237 sayılı Kanunun 221. maddesindeki etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadığından hakkında Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin uygulanmasının mümkün olmadığı ancak Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12.02.2018 tarihli müddetnameye göre koşullu salıverilme tarihi 02.03.2019 olarak belirlenen hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılmasına karar verilmesi talebinde bulunduğu 06.03.2018 tarihi itibariyle koşullu salıverilmesine bir yıldan az süre kalması ve Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanma ihtimalinin bulunmasına rağmen, bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmaksızın ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığınca yönetmelikte belirtilen yasanın aradığı şartları içermeyen rapora dayanılarak eksik inceleme sonucu hükümlünün talebinin reddine karar verildiği anlaşılmakla; hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinin reddine ilişkin karara yaptığı itiraz üzerine verilen Kozan İnfaz Hakimliğinin kararının yönetmelikte öngörüldüğü şekilde rapor düzenlenmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiği gerekçesiyle kaldırılmasına dair Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2018 tarihli ve 2018/213 değişik iş sayılı kararında isabetsizlik görülmediğinden, Ağır Ceza Mahkemesinin kararının içeriği gereği hükümlünün durumunun yeniden cezaevi idaresi tarafından değerlendirilerek itiraz mercii tarafından yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediği belirtilen ve kanun yararına bozma istem yazısında da hükümlü hakkında dosyada bulunmadığı bildirilen iyi hal ve değerlendirme raporu da düzenlenmek suretiyle hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkı olup olmadığı yönünde bir karar verilmesi gerektiğinden, verilecek bu karara karşıda tarafların yasal yollara müracaat hakları bulunduğundan haklı nedenlere dayanmayan kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir…”

[15] Y.1.CD, E: 2018/3212, K: 2019/2375, T: 29.04.2019: “…Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde; silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan cezalandırılan ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesine göre terör suçlusu olarak kabul edilen hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK'nin 221/4. maddesindeki etkin pişmanlık hükümleri uygulandığından Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6/2-c. maddesine göre açık ceza infaz kurumuna ayrılma imkanı bulunduğu halde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı dikkate alınmaksızın aynı yönetmeliğin 8/ç maddesi kapsamında kabul edilerek açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkı bulunmadığına dair Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığınca ve Kozan İnfaz Hakimliğince verilen kararın yerinde olmadığı, terör suçlusu olan hükümlünün yasal olarak aranan diğer şartların yanında Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6. maddesinin 2. fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinde öngörülen durumlardan birinin gerçekleşmesi halinde açık ceza infaz kurumuna ayrılmasının mümkün olduğu, bu iki bentte düzenlenen şartların birbirinden farklı olduğu ve aynı anda gerçekleşmesinin beklenemeyeceği, her iki bentte öngörülen koşullu salıverilmelerine ilişkin sürenin dahi birbirinden farklı olduğu, somut olayda Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6. maddesi 2. fıkrası (c) bendinden yararlanma hakkı bulunduğu belirlenen hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmesi için diğer şartların gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda aynı Yönetmeliğin 10. maddesi uyarınca değerlendirme yapma ve açık ceza infaz kurumuna ayrılmasına ya da ayrılmasına yer olmadığına ilişkin karar verme hak ve yetkisinin cezaevi idaresinde olması nedeniyle idarenin yerine geçerek itiraz merciinin karar vermesinin de söz konusu olamayacağı, verilecek bu yeni karara karşıda yasal yollara gidilmesinin mümkün olduğu değerlendirilerek; İnfaz Hakimliğinin kararının kaldırılmasına dair Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2018 tarihli ve 2018/233 değişik iş sayılı kararında isabetsizlik görülmediğinden haklı nedenlere dayanmayan kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

[16] Y.1.CD, E: 2018/2600, K: 2019/2378, T: 29.04.2019.

[17] Y.1.CD, E: 2017/3312, K: 2019/2376, T: 29.04.2019. “…Somut olayda hükümlünün infaza konu cezasının terör örgütü propagandası yapmak suçuna ilişkin olduğu, hükümlünün işlediği suçun niteliği gereği örgüt mensubu olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, buna rağmen açık ceza infaz kurumuna ayrılması ve hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması yönündeki talebi değerlendirildiği sırada Ceza infaz kurumu idaresi ve İnfaz Hakimliği tarafından örgüt mensubu kabul edilerek hakkında işlem yapılması ve karar verilmesinin yerinde olmadığı gibi örgüt mensubu olmadığı kesinleşen yargı kararı ile kabul edilen bir kişinin mensup olduğu örgütten ayrılıp ayrılmadığı gibi tamamen subjektif ve bu dosya açısından hukuki açıdan sonuç doğurması mümkün olmayan bir değerlendirmeye konu yapılmasınında yerinde olmadığı gibi 05.04.2012 tarihli ve 6291 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanuna eklenen 105/A maddesinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı için hükümlünün cezasının son altı ayını kesintisiz olarak açık ceza infaz kurumunda geçirmesi şartı öngörülmesine rağmen 05.04.2012 tarihli ve 6291 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanuna eklenen geçici 3. maddenin 1. fıkrasında bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla koşullu salıverilmelerine bir yıldan az süre kalan açık ceza infaz kurumunda bulunan, kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarını taşıyan iyi hâlli hükümlülerin talepleri hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilebileceği öngörülmekle hükümlünün cezasının son altı ayını kesintisiz olarak açık ceza infaz kurumunda geçirmesi şartı aranmaksızın bu infaz usulünden yararlanmalarına imkan sağlandığı ancak aynı maddenin 2. fıkrasında koşullu salıverilmelerine bir yıl kala açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkını kazanan hükümlülerin, bu infaz usulünden en fazla altı ay süreyle yararlanabilecekleri öngörülerek, bu maddeden yararlanma imkanı bulunan koşullu salıverilmelerine bir yıl ya da daha az kalan hükümlüler ile koşullu salıverilmelerine bir yıl kala açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkı kazanan hükümlüler arasında denetimli serbestlik tedbirin uygulanma süresi yönünden farklılık yaratıldığı, ancak 6655 sayılı Kanunun 5. maddesiyle değişik 24.01.2013 tarihli ve 6411 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanuna eklenen geçici 4. maddeye göre bu Kanunun 105/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ve ikinci fıkrasında belirtilen altı aylık süre şartı ile birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen cezanın belirli bir süre infaz edilmesine ilişkin şartın 31.12.2020 tarihine kadar uygulanmayacağı yönünde düzenleme yapılmakla yetinildiği, 105/A maddesinde yararlanma hakkı bulunan hükümlüler arasında geçici 3. maddede olduğu gibi farklı bir uygulama yapılması yönünde bir düzenleme getirilmediği, geçici 3. maddenin 2. fıkrasında 1 ve 3. fıkralarda olduğu gibi “bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla” ibaresine yer verilmemiş ise de, 2. fıkra ile getirilen düzenlemenin de o anki koşullara göre koşullu salıverilmeden yararlanma hakkı bulunan hükümlülerin denetimli serbestlikten yararlanabilecekleri süreye ilişkin bir düzenleme olduğunu kabulde zorunluluk bulunduğu, geçici 3.madde ve 105/A maddesinin aynı 6291 sayılı Kanunla 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanuna eklenip aynı tarihte yürürlüğe girdikleri de gözönünde bulundurulduğunda, kanun koyucunun koşullu salıverilmelerine bir yıl kala açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkını kazanan hükümlüler ile koşullu salıverilmelerine bir yıl kalan diğer hükümlülerin denetimli serbestlik tedbirinden yararlanma süreleri açısından farklı bir uygulama yapılması yönündeki iradesini denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazının düzenlendiği 105/A maddesinde ortaya koyacağında şüphe bulunmadığı, zira 105/A maddesinin 3.fıkrasında sıfır altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlülerin koşullu salıverilmesine iki yıl yada daha az süre kalması, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen hükümlülerin ise koşullu salıverilmesine üç yıl ya da daha az süre kalması ve diğer şartları da taşımaları halinde denetimli serbestlikten yararlanabilecekleri şeklinde yaptığı düzenleme ile bu hükümlüler ile diğer hükümlüler arasında farklı uygulama yapılması gerektiği yönündeki iradesini açıkça ortaya koymuş olması da dikkate alındığında geçici 3. maddenin 1, 2 ve 3. fıkralarının geçici 3. maddenin yürürlüğe girdiği tarihte denetimli serbestlik tedbirinden yararlanma hakkı bulunan hükümlüler ile sınırlı bir uygulama alanının olduğunu kabul etmek gerektiğinden haklı nedenlere dayanmayan kanun yaranı bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

[18] Y.1.CD, E: 2018/4493, K: 2019/2370, T: 29.04.2019.

[19] Y.1.CD, E: 2019/337, K: 2019/1464, T: 11.03.2019.

[20] Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 25/06/2015 tarihli ve 2015/8588 esas, 2015/3318 karar sayılı ilâmı.

[21] Y.1.CD,E: 2017/952, K: 2019/1955, T: 01.04.2019.

[22] Y.1.CD, E: 2016/1805, K: 2016/2314, T: 03.05.2016. Yargıtay bu kararında; Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin “Kapalı Kuruma İade” başlıklı 12/1-b-son maddesinde “(1) Açık kurumlarda cezası infaz edilmekte olan hükümlülerden;….b) Firar edenler,….kurum yönetim kurulu kararı ile kapalı kurumlara iade edilir ve bu karar derhal infaz hakimliğinin onayına sunulur.” şeklinde düzenleme ile aynı Yönetmeliğin “Açık kuruma ayrılamayacak hükümlüler” başlıklı 8/1-e-son maddesinde “(1) Kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerden;…e)Eğitimevleri hariç kapalı veya açık kurumlardan firar edenler,…açık kurumlara ayrılamaz,” şeklindeki düzenlemeleri birlikte değerlendirerek bu sonuca varmıştır.

[23] Y.1.CD, E: 2016/2553, K: 2017/102, T: 23.01.2017.

[24] Y.1.CD, E: 2016/5663, K: 2016/4432, T: 26.12.2016.

[25] Y.1.CD, E: 2017/2890, K: 2018/1377, T: 26.03.2018

[26] Y.1.CD, E: 2017/2890, K: 2018/1377, T: 26.03.2018: “….Kasten öldürme suçundan Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 23/03/2011 tarihli ve 1999/81 esas, 2011/51 sayılı kararı ile müebbet hapis cezasına hükümlü ...’in, bu cezasını ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infazı sırasında, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinin reddine ve açık ceza infaz kurumuna ayrılma koşullarını taşımadığının tespitine dair anılan Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 29/09/2016 tarihli ve 2016/3357 sayılı kararına karşı yapılan şikayetin reddine dair Giresun İnfaz Hakimliğinin 11/05/2017 tarihli ve 2016/707 esas, 2016/709 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılmasına ilişkin Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/06/2017 tarihli ve 2017/185 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6/1-b maddesine göre müebbet hapis cezasına mahkum olup koşullu tahliyesine beş yıl veya daha az süre kalanların Açık Kurumlara ayrılabileceği hükmüne yer verilmiş ise de aynı yönetmeliğin 6/1-a maddesinde belirtildiği üzere toplam cezaları on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanların ise onda birini kurumlarda infaz edip iyi halli olan ve koşulllu salıverilme tarihine yedi yıl veya daha az süre kalanların açık kurumlara ayrılabileceği hükmüne yer verildiği, hükümlünün Ceza İnfaz Kurumunda cezasının infazına 02/06/2016 tarihinde başlandığı, müebbet hapis cezasına hükümlü olması nedeniyle toplam 36 yıl infazı gerekli hapis cezasının bulunduğu, hükümlünün Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Yönetmeliğinin 6/1-b maddesine göre toplam cezasının onda birini kapalı kurumda infaz etmesinin gerektiği ve bu sürenin henüz dolmadığı cihetle, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 16/10/2017 gün ve 94660652-105-28-7911-2017-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü; Somut olayda tasarlayarak kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezasına hükümlü ...'in, Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 02.09.2016 tarihli müddetnameye göre koşullu salıverilme tarihinin 25.05.2021 olarak belirlendiği ve talep tarihi itibariyle hükümlünün Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 maddesinin 1. fıkrasının b bendi uyarınca koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az bir süre kaldığından kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmasına dair itiraz merci tarafından verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı, 6. maddenin 1. fıkrasının a bendinin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı, bu bend hükmünün süreli hapis cezalarının infazı ile ilgili bir düzenleme olduğu değerlendirilmekle; Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2017 tarihli ve 2017/185 değişik iş sayılı usul ve yasaya uygun olduğundan, 5271 sayılı CMK'nun 309 maddesi uyarınca kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tebliğnamesine bağlı Yüksek Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteminin reddine, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi….”

[27] Y.1.CD, E: 2016/1805, K: 2016/2314, T: 03.05.2016: “….Muhtelif suçlardan ... Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2011 tarihli 2011/786 değişik iş sayılı kararı ile içtimalı 18 yıl 16 ay 20 gün hapis cezasına hükümlü ... hakkındaki hapis cezalarının infazı sırasında, firar fiilinden dolayı kapalı ceza infaz kurumuna iadesine dair... Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünü İşyurdu Yönetim Kurulu Başkanlığının 15.08.2008 tarihli 2008/104 sayılı kararının 5275 sayılı Kanunun 14/4. maddesi gereğince onanmasına ilişkin... İnfaz Hakimliğinin 19.08.2008 tarihli 2008/72 Esas, 2008/72 sayılı kararını müteakip, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinin reddine ilişkin... Cumhuriyet Başsavcılığının 12.08.2014 tarihli B.M. 2014/2701 sayılı kararına karşı yapılan itiraz ile açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinin, hükümlünün açık kurumda hükümlü iken, 13.08.2008 tarihinde firar ettiği, 18.08.2008 tarihinde yakalanarak kapalı kuruma alındığı, 14.10.2010 tarihinde disiplin cezasının kaldırıldığı ve üzerinden 6 aydan fazla bir sürenin geçtiği dolayısıyla hükümlünün durumunun ilk defa açık kuruma ayrılma şartlarını düzenleyen ikinci bölümün altında yer alan 8. maddeye değil, dördüncü bölüm: Kapalı Kuruma İade ve Yeniden Açık Kuruma Ayrılma üst başlığı altında düzenlenen 13. maddeye uyduğu gerekçesi ile hükümlünün talebinin kabulüne dair... İnfaz Hakimliğinin 15.08.2014 tarihli 2014/983 Esas, 2014/983 sayılı kararı ile ilgili olarak,….Dosya kapsamına göre, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin “Kapalı Kuruma İade” başlıklı 12/1-b-son maddesinde “(1) Açık kurumlarda cezası infaz edilmekte olan hükümlülerden;….b) Firar edenler,….kurum yönetim kurulu kararı ile kapalı kurumlara iade edilir ve bu karar derhal infaz hakimliğinin onayına sunulur.” şeklinde düzenleme ile aynı Yönetmeliğin “Açık kuruma ayrılamayacak hükümlüler” başlıklı 8/1-e-son maddesinde “(1) Kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerden;…e)Eğitimevleri hariç kapalı veya açık kurumlardan firar edenler,…açık kurumlara ayrılamaz,” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ....Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü iken 13.08.2008 tarihinde firar eden ...’ın 18.08.2008 tarihinde yakalanarak aynı Açık Ceza İnfaz Kurum Müdürlüğünün İşyurdu Yönetim Kurulu Başkanlığının 15.08.2008 tarihli 2008/104 sayılı kararı ile kapalı ceza infaz kurumuna iade edildiği ve anılan iade kararının... İnfaz Hakimliğinin 19.08.2008 tarihli 2008/772 Esas, 2008/772 sayılı kararı ile onandığı anlaşılmakla, yukarıda belirtilen Yönetmelik maddeleri kapsamında hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılamayacağı gözetilerek talebin ve itirazın reddine karar verilmesi yerine kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 27.05.2015 tarih ve 94660652-105-02-1879-2015-10759/34473 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2015 tarih ve 2015/202250 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;…BOZULMASINA, …03.05.2016 gününde oybirliği ile karar verildi….”

[28] Y.1.CD, E: 2018/5550, K: 2019/2373, T: 29.04.2019: “…Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde; silahlı terör örgütüne yardım suçundan cezalandırılan ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesine göre terör suçlusu olarak kabul edilen hükümlünün Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6. maddesinin 2. fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinde öngörülen durumlar dışında açık ceza infaz kurumuna ayrılmasının mümkün olmadığı, hükümlü hakkında 4959 sayılı Kanun, 4422 sayılı Kanunun 14. maddesi ve 5237 sayılı Kanunun 221. maddesindeki etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadığından hakkında Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin uygulanmasının mümkün olmadığı ancak Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12.02.2018 tarihli müddetnameye göre koşullu salıverilme tarihi 02.03.2019 olarak belirlenen hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılmasına karar verilmesi talebinde bulunduğu 06.03.2018 tarihi itibariyle koşullu salıverilmesine bir yıldan az süre kalması ve Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanma ihtimalinin bulunmasına rağmen, bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmaksızın ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığınca yönetmelikte belirtilen yasanın aradığı şartları içermeyen rapora dayanılarak eksik inceleme sonucu hükümlünün talebinin reddine karar verildiği anlaşılmakla; hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinin reddine ilişkin karara yaptığı itiraz üzerine verilen Kozan İnfaz Hakimliğinin kararının yönetmelikte öngörüldüğü şekilde rapor düzenlenmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiği gerekçesiyle kaldırılmasına dair Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2018 tarihli ve 2018/213 değişik iş sayılı kararında isabetsizlik görülmediğinden, Ağır Ceza Mahkemesinin kararının içeriği gereği hükümlünün durumunun yeniden cezaevi idaresi tarafından değerlendirilerek itiraz mercii tarafından yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediği belirtilen ve kanun yararına bozma istem yazısında da hükümlü hakkında dosyada bulunmadığı bildirilen iyi hal ve değerlendirme raporu da düzenlenmek suretiyle hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkı olup olmadığı yönünde bir karar verilmesi gerektiğinden, verilecek bu karara karşıda tarafların yasal yollara müracaat hakları bulunduğundan haklı nedenlere dayanmayan kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir….”

[29] Y.1.CD, E: 2018/3212, K: 2019/2375, T: 29.04.2019.

[30] Y1.CD, E: 2018/253, K: 2019/1269, T: 04.03.2019; Yargıtay bu kararı, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebinin reddine ilişkin Manisa İnfaz Hâkimliğinin 30/09/2016 tarihli ve 2016/2160 esas, 2016/2125 sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/10/2016 tarihli ve 2016/1224 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak vermiştir.

[31] Bu hüküm “'Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107. Maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir.' Şeklindedir.

[32] Y1.CD, E: 2018/253, K: 2019/1269, T: 04.03.2019.

[33] Y.1.CD, E: 2019/337, K: 2019/1464, T: 11.03.2019.

[34] Y.1.CD, E: 2019/337, K: 2019/1464, T: 11.03.2019.

[35] Y.1.CD, E: 2018/5709, K: 2019/3085, T: 17.06.2019.

[36] Y.1.CD, E: 2018/5709, K: 2019/3085, T: 17.06.2019.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Eski bir savcı 11 ay önce

Eski hâkim savcı ları doldurun bunları çıkarın
Netice bu