banner628

16 Nisan 2021

Atanma Talebinin Reddi İşlemine Karşı Açılan Davanın Süre Aşımı Gerekçesiyle Reddedilmesi Nedeniyle Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edilmesi

Olaylar

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında (İdare) iş müfettişi olarak atanmayı hak eden başvurucu uzun süre atamasının yapılmaması üzerine 1/11/2017 tarihinde İdareye başvurmuştur. İdare verdiği cevapta 15/11/2017 tarihinde atama işlemlerinin devam ettiğini, tamamlandığı zaman başvurucunun bilgilendirileceğini belirtmiştir. Başvurucu, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında İdarenin bu cevabını kesin cevap olarak kabul etmemiş ve İdareye başvurduğu tarihten itibaren altı aylık süre içinde İdarenin kesin cevabını beklemeye başlamıştır. İdare tarafından altı aylık süre içinde yeni bir cevap verilmemesi üzerine 15/11/2017 tarihli işlemin iptali istemiyle 13/6/2018 tarihinde dava açmıştır. İdare Mahkemesi, başvurucunun İdareye başvurduğu tarihten itibaren altı ay içinde ve en son 1/5/2018 tarihine kadar dava açması gerektiğini belirterek davayı süre aşımı yönünden reddetmiştir. Başvurucunun istinaf talebi de reddedilerek karar onanmıştır. Başvurucu bireysel başvurudan sonra yoksun kaldığı özlük ve mali haklarının ödenmesi için tekrar İdareye başvurmuş, talebinin reddedilmesi üzerine Danıştayda dava açmıştır. Danıştay 14/1/2020 tarihinde işlemin iptali ile başvurucunun mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar vermiştir.

İddialar

Başvurucu, atanma talebinin reddi işlemine karşı açılan davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Bir uyuşmazlıkta müdahalenin kanuni dayanağını oluşturan kanun hükümlerinin yorumlanması derece mahkemelerinin takdirindedir. Derece mahkemelerince geliştirilen yorumların isabetli olup olmadığını denetlemek Anayasa Mahkemesinin görevi değildir. Ancak derece mahkemelerinin yorumlarının kanunun açık lafzıyla çelişki içinde olduğu veya bireyler tarafından öngörülmesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşıldığı hâllerde mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağının bulunmadığı kanaatine varılabilir.

2577 sayılı Kanun'un 10. maddesinde ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği belirtilmiştir. Aynı maddede idarece verilen cevabın kesin olmaması hâlinde ilgililerin bu cevabı istemin reddi sayarak dava açabileceği gibi idarenin kesin cevabını da bekleyebileceği, kesin cevabın beklenilmesi hâlinde dava açma süresinin işlemeyeceği ancak bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Kanun’a göre dava açma süresinin altı aylık bekleme süresinin bitiminden itibaren başlayacağı hususu esasında yoruma yer bırakmayacak ölçüde açıktır. Nitekim bu durum Danıştay içtihadında da vurgulanmıştır.

Somut olayda başvurucu, İdareye başvurduktan sonra gelen cevabı kesin cevap olarak kabul etmemiş ve altı aylık bekleme süresi içinde herhangi bir cevap gelmemesi üzerine kalan dava açma süresi içinde idare mahkemesinde iptal davası açmıştır. Bu duruma göre başvuruya konu davada, derece mahkemelerinin anılan kanuna ilişkin yorumunun kanunun açık lafzı ve buna uygun içtihada göre öngörülebilir olmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu durumda iş müfettişi olarak atanma talebine ilişkin tesis edilen işleme karşı açılan davanın açık kanun hükmünün öngörülemez bir biçimde yorumlanarak süre aşımı yönünden reddedilmesi suretiyle mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahale kanunilik unsurunu taşımamıştır.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

>> Anayasa Mahkemesinin 17/3/2021 Tarihli ve 2018/34064 Başvuru Numaralı Kararı

banner626
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.