17 Kasım 2020

Belediye Başkanının Kesinleşen Kararlar Aleyhine İdari Yargıya Başvurabilmesinin Anayasa’ya Aykırı Olmadığı

İtiraz Konusu Kural

İtiraz konulu kural, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 23. maddesinin (3) numaralı fıkrasıdır. Belediye meclisi kararlarının kesinleşme usulünü düzenleyen itiraz konusu kuralın da yer aldığı maddede belediye başkanının meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine idari yargıya başvurabileceği belirtilmiştir.

Başvuru Gerekçesi

Dava dilekçesinde özetle; belediye meclisi kararlarına karşı belediye başkanı tarafından açılacak davalarda, belediyenin kim tarafından temsil edileceği konusunda belirsizlik bulunduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de belirliliktir. Belirlilik ilkesi, yalnızca yasal belirliliği değil daha geniş anlamda hukuki belirliliği de ifade etmektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir olma gibi niteliksel gereklilikleri karşılaması koşuluyla mahkeme içtihatları ile de hukuki belirlilik sağlanabilir.

Belediye başkanının, hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yeniden görüşülmesi için belediye meclisine iade ettiği ancak meclis tarafından ısrar edilmek suretiyle kesinleşen kararlara karşı ne tür bir başvuru mekanizması öngörüleceği ve bu başvurunun koşullarının belirlenmesi kanun koyucunun takdirindedir.

Belediye başkanı tarafından hukuka aykırı olduğu ileri sürülen kararların yargı mercilerince denetlenmesi idarenin hukuka bağlılığını gerçekleştirmeye ve toplum menfaatinin korunmasına hizmet eder. Dolayısıyla kural kamu yararı amacına yöneliktir.

Kanun koyucunun belediye başkanının belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olmasından ötürü davacı ve davalı sıfatlarının birleşmesi nedeniyle işlevsiz hâle gelecek bir mekanizma getirmeyi hedeflediği söylenemez.

İtiraz konusu kuralla genel çerçevesi çizilen dava yolunun yargılama usul hukukuna temas eden teknik yönlerinin, idari yargı mercilerince içtihat yoluyla belirlenmesi öngörülebilir bir durumdur. Zira idari yargılama hukukunda, görülecek davanın türüne ve çözümlenecek uyuşmazlığın niteliğine göre davanın taraflarının kimlerden oluşması gerektiği, söz konusu tarafları temsil etme yetkisini kimlerin kullanabileceği gibi hususlar uyuşmazlıkla ilgili mevzuat hükümlerinin yanı sıra genel yorum ve yargılama usulü kuralları çerçevesinde yargı mercilerince çözümlenebilecek meselelerdir.

Kanun’un, belediye başkanının kendisinin belediye ile ihtilaflı olduğu davalarda belediyenin temsilinin, meclis birinci başkan vekili, bulunmadığı takdirde ikinci başkan vekili veya bunların yetkilendireceği kişiler tarafından yerine getirilmesini öngören 43. madde hükmünün bu davalarda da uygulanabilir nitelikte bir hüküm olduğunun içtihat olarak benimsendiği anlaşılmıştır. Bu itibarla kuralın belirsiz olmadığı değerlendirilmiştir.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar vermiştir.

>> Anayasa Mahkemesinin 24/9/2020 Tarihli ve E: 2020/27, K: 2020/52 Sayılı Kararı


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.