04 Temmuz 2019

BOŞANMA DAVASINDA TARAFLAR 'HÜKMÜN BOŞANMA BÖLÜMÜNÜ İSTİNAF/TEMYİZ ETMEDEN' SADECE GEREKÇEDEN KANUN YOLUNA BAŞVURABİLİR

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur Gençcan, paylaştığı emsal karar hakkında "Boşanma davasında tarafların boşanma kararını (hükmün boşanma bölümünü) istinaf/temyiz etmemesi halinde kusur oranının da kendiliğinden KESİNLEŞTİĞİNDEN söz edilemez. Hükmün "boşanma bölümünü temyiz etmeyen" kadın ya da erkek eşin "gerekçeyi de" AYNEN kabul ettiği ileri sürülemez." ifalerini kullandı.

EMSAL KARAR METNİ ŞÖYLE

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 20.05.2019, E. 2019/2656, K. 2019/6328

"Davacı kadın tarafından erkek eş aleyhine evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı boşanma davası açılmış, ilk derece mahkemesince boşanmaya ve ferilere ilişkin hüküm kurulmuş, ilk derece mahkemesinin bu kararı, davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlar yönünden istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesi, davalı erkeğin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; kadın yararına hükmolunan tazminatların miktarlarına yönelik itirazı kabul etmiş, bu yönde yeniden esas hakkında hüküm kurmuş, nafakaya yönelik itirazın esastan reddine karar vermiş ve kusur belirlemesine ilişkin itirazların incelenmesinde "....Boşanma kararının istinaf edilmemesi nedeniyle kusur oranı kesinleştiğinden, taraflardan birinin nafaka ve tazminat yönünden kusura itiraz etmesi sonuca etkili değildir. Kesinleşmiş mahkeme kararı ile tarafların kusuru belirlendiğinden kesin hükmün bağlayıcılığı kuralı gereği bundan sonra bu konuda yeniden inceleme yapılamaz. Boşanma davasındaki kusur belirlemesi tarafları bağlar...." şeklinde gerekçe ile ilk derece mahkemesinin kusur belirlemesinin kesinleşmiş olması nedenine dayalı işin esasını incelemeksizin reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin hükmü taraflara tebliğ edilmiş ve bu hüküm yasal süresi içerisinde davalı erkek tarafından aynı sebeplerle temyiz edilmiştir.

Kesin hüküm, hem bireyler için hem de devlet için hukuki durumda bir kararlılık ortaya koyar. Bununla, hukuki güvenlilik ve yargı erkine güven sağlandığından kamu yararı ile doğrudan ilgilidir.

Kesin hüküm; şekli anlamda kesin hüküm ve maddi anlamda kesin hüküm olmak üzere ikiye ayrılır. Bir hükmün şekli anlamda kesinleşmiş olması, sözü edilen hükme karşı tüm olağan yasa yollarının kapandığı anlamına gelir. Maddi anlamda kesin hükmün koşulları ise 6100 sayılı HMK'nun 303/1. maddesinde ‘‘Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir." şeklinde açıklanmıştır. Madde metninden; bir kararın maddi anlamda kesinleşmesi için öncelikle şekli anlamda kesinleşmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

6100 sayılı HMK'nun 297. maddesine göre bir mahkeme kararında, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu kısım hükmün gerekçe bölümüdür.

Gerekçe mahkemenin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar, tarafların sundukları maddi vakıaların hukuki niteliği, hükmün dayandığı hukuk kuralları ve bunun nedenleri açıklanır.

Hemen belirtmek gerekir ki; hüküm fıkrasına sıkı sıkıya bağlı olan gerekçe kesin hüküm teşkil eder. Hangi gerekçenin hüküm fıkrasına sıkı sıkıya bağlı olduğu, her olayın özelliğine göre belirlenir. Kesin hüküm kural olarak hüküm fıkrasına münhasırdır ve gerekçeye sirayet etmez. Ancak gerekçe, hükme ulaşmak için mahkemece yapılan hukuki ve mantıki tahlil ve delillerden ibaret kalmayıp, hüküm fıkrası ile ayrılması imkansız bir bağlılık içinde bulunuyor ise, istisnaen bu kısmında kesin hükme dahil olduğunu kabul etmek gerekir. 

Somut olayın açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesine gelince:

Davacı kadın tarafından Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesine göre boşanma davası açılmış, ilk derece mahkemesince; boşanmaya neden olan olaylarda; kadının kusursuz ve erkeğin tam kusurlu olduğu kabul edilerek, boşanmaya ve ferilere ilişkin hüküm kurulmuş, ilk derece mahkemesinin bu kararı, davalı erkek tarafından boşanma kararına itiraz edilmeksizin; kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlar yönünden istinaf edilmiştir.

Türk Medeni Kanunu'na göre; boşanma davalarının eki niteliğinde sayılan yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminatlar “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz" (TMK m. 175) ve “Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir." (TMK m. 174/1,2) denilmek suretiyle madde metinlerinde kusur unsuruna açıkça yer verilmiştir. Belirtilen kusur unsurunun; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların kusur durumunu yorumladığı şüphesizdir.

Boşanma davasının eki niteliğindeki nafaka ve tazminat taleplerine ilişkin uygulamada; isteklerin tümü yasadan kaynaklı birbirlerinin eki niteliğinde bulunduklarından boşanma kararı ve boşanmanın ferilerine ilişkin kararlar, hükmün gerekçesiyle ve de gerekçede belirlenen "Boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların kusur durumu" ile birbirlerine sıkı sıkıya bağlıdırlar. Boşanma davası ile nafaka ve tazminat davaları arasında hukuki sebep birliği yoksa da birbirlerinin eki olması itibariyle aralarında sıkı sıkıya bağlı, biri olmadan diğerinin varlık kazanamayacağı sebep ve sonuç ilişkisi vardır. Tarafların, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kusur unsurunun tespit edilmiş olunduğu gerekçe; münhasıran boşanma hükmüne değil, boşanma ve eki niteliğinde talep edilen istemlere ilişkin kurulan hükümlerin tümünün gerekçesidir. Kesinlik sadece hüküm fıkraları için söz konusu ise de; hüküm fıkraları ile gerekçe arasında anlatıldığı şekilde zorunlu bir bağ varsa hükmün gerekçesi de kesinlik kazanır. Boşanma davasıyla belirlenen “Kusur unsurunun" tespit edildiği gerekçe bölümünün; kesin hüküm ve kesin delil oluşturduğundan söz edilebilmesi için yukarıda anlatıldığı şekilde, kusur belirlemesi aleyhine olağan kanun yoluna başvurulmaksızın ve yahut olağan kanun yollarına başvurularak tüketilmiş olması sonucunda ancak şekli anlamda kesin hüküm oluşturduğundan söz edilebilir.

Somut olayda; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkek tam kusurlu bulunmuş, buna ilişkin gerekçeye dayalı olarak da boşanmaya ve ferilerine karar verilmiştir. Hüküm davalı erkek tarafından açıkça kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlara ilişkin istinaf edildiğinden ilk derece mahkemesince tespit edilen kusur durumunun yazılı olduğu gerekçe bölümü aleyhine olağan kanun yoluna başvurulmuş olması nedeniyle şekli anlamda kesinleşmediği ve HMK m. 303/1 maddesi gereği şekli anlamda kesinleşmeyen bir hükmün maddi anlamda da kesin hüküm oluşturmadığı dikkate alınmaksızın kesin hükmün varlığına davalı olarak bölge adliye mahkemesince; davalı erkeğin kusur belirlemesine ilişkin itirazının esası incelenmeksizin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde; bölge adliye mahkemesince yapılacak olan iş; ilk derece mahkemesinin kusur belirlemesine ilişkin tüm deliller değerlendirilerek tarafların kusur durumunun belirlenmesi ve bu belirlemeye bağlı olarak boşanmanın fer'i niteliğinde bulunan yoksulluk nafakası ve tazminatlar yönünden karar vermekten ibarettir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir."

(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 20.05.2019, E. 2019/2656, K. 2019/6328)


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yunus em 12 ay önce

yerel mahk boşanma kararından tazminatsız olak dava bitti karşı taraf adana bam gönderdi bam kararından sonra dosyayı yargıtaya gönderebilirmi

Misafir Avatar
x 12 ay önce @yunus em

bam kararında yargı yolu açık ise gönderir

Beğenmedim! (0)
Avatar
DERTLİ ADAM 10 ay önce

DİYELİM Kİ TEDBIR NAFAKASI VERİLDİ BOŞANMA YÖNÜNDEN KESİNLEŞTİRİP DİĞER YÖNLERDEN İSTİNAFA YARGITAYA GİDİLİR Mİ BU DYRUMDA.BEN BOŞANMAK İSTİYORUM ARTIK VARSIN NAFAKA TAZMINAT DAVASI DEVAM ETSIN BÖYLE BİR ŞEY MÜMKÜN MÜ

Avatar
Mehmet 11 ay önce

Yerel mahede karşı taraf kusurlu bulundu ve istinaf gitti istinaf yerel mahkeme nin verdiği kararı bozdu bende yargitay a baş vurdum yargıtay istinaf in kararını onadı şimdi ne yapmam lazım bütün deliller ve şairler var bundan sonra ne yapmam gerekir bi yardimci ola bilirmisiniz

Misafir Avatar
av 11 ay önce @Mehmet

Bir avukata danışın

Beğenmedim! (0)
Avatar
Ksdriye 11 ay önce

Esim otuz yil sonra bosanma karari aldi ve hakim bosadi fakst ben bi ksdin olarak madur oldum sadece ayda ucyuz nafaka baglandi tazminat hic bisey alamadim ne yapabilirim

Avatar
Sevgi 10 ay önce

Bizim istinafa giden bosanma kararimiz 1 sene 2 ay sonra geldi geri yargitaya gonderildi acaba ne kadar surede gelir

Misafir Avatar
hhh 10 ay önce @Sevgi

en az 1 yıl

Beğenmedim! (0)
Avatar
Rabia 10 ay önce

Karşı taraf erkek tazminat ve nafaka davası açtı boşanırken bende karşılık ona açtım mahkeme boşanmanın kararını verdi iki tarafa da tazminat nafaka verdirmedi istinafa başvursam bu böyle ne kadar devam eder ve sadece karşı taraf istinafa başvurursa ne olur

Avatar
nursel selvi 10 ay önce

meraba ben bosanma ve tazminat hakkimi insaf etsem ne olur hakim bosanma karar verdi tazminatı reddetti nafaka ya hükmetti istinafa göndersem ne gibi sonuç alabilirim bilgi verirseniz sevinirim teşekkürler

Avatar
Add 10 ay önce

3yıldır çekişmeli bir boşanma davam vardı karar çıktı fakat karşı taraf istinafa gittiler tazminat ve nafaka iptali için 6yıllık evliliğim vardı 6yaşında bir kızım var darp tehdit vardı buna karşılık 30bin maddi manevi tazminat verildi 500tl nafaka istinaf nekadar sonuçlanır ve istinaf bu kararı kesinleşitirirmi