banner590

26 Kasım 2019

BOŞANMA - USULÜNE UYGUN İLERİ SÜRÜLMEYEN VAKIALARIN KUSUR OLARAK YÜKLENEMEMESİ
banner580

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2019/1545
K. 2019/7055
T. 12.6.2019

BOŞANMA ( Davacı Erkeğin 03.08.2015 Tarihli Dava Dilekçesi İle Boşanma Talep Ettiği Kadına Somut Kusur İsnadında Bulunmadığı Herhangi Bir Vakıaya da Dayanmadığı/13.11.2015 Tarihli Cevaba Cevap Dilekçesi İle Bir Kısım Vakıaya Dayanmış İse de Davalı Kadın Süresinde Davaya Cevap Vermediğinden Yasal Süreden Sonra Verilen Cevap Dilekçesi Davacı Erkeğe Tebliğ Edilmiş Olsa Dahi Davacı Erkeğe Cevaba Cevap Hakkı Vermeyeceği Bu Sebeple Cevaba Cevap Dilekçesinde Bildirilen Vakıalarda Hükme Esas Alınamayacağı )

USULÜNE UYGUN İLERİ SÜRÜLMEYEN VAKIALARIN KUSUR OLARAK YÜKLENEMEMESİ ( Boşanma - Mahkemece Yapılan Yargılama Sonucu Davalı Kadın Ağır Kusurlu Kabul Edilerek Tarafların Boşanmalarına ve Kadının Tazminat ve Yoksulluk Nafakası Taleplerinin Reddine Hükmedilmiş İsede; Davacı Erkek Dava Dilekçesinde Mahkemece Kadına Kusur Olarak Yüklenen Vakıalara Usulüne Uygun Şekilde Dayanmadığı/Mahkemece Usulüne Uygun Şekilde İleri Sürülmeyen ve Dayanılmayan Vakıaların Davalı Kadına Kusur Olarak Yüklenemeyeceği )

YASAL SÜREDEN SONRA CEVAP DİLEKÇESİ VERİLMESİ ( Boşanma - Davalı Kadının Yasal Süreden Sonra Verdiği Cevap Dilekçesinde Yer Alan Maddi ve Manevi Tazminat Talepleri İle Yoksulluk Nafakası Hakkında Mahkemece Karar Verilmesine Yer Olmadığına Karar Verilmesi Gerekirken Kesin Hüküm Oluşturacak Şekilde Bu Taleplerin Reddine Karar Verilmesinin Usul ve Yasaya Aykırı Olduğu )

6100/m.25,119,129,141

ÖZET : 1-Davacı erkek 03.08.2015 tarihli dava dilekçesi ile boşanma talep etmiş, kadına somut kusur isnadında bulunmamış, herhangi bir vakıaya da dayanmamıştır. 13.11.2015 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile bir kısım vakıaya dayanmış ise de davalı kadın süresinde davaya cevap vermediğinden yasal süreden sonra verilen cevap dilekçesi davacı erkeğe tebliğ edilmiş olsa dahi davacı erkeğe cevaba cevap hakkı vermez, bu sebeple cevaba cevap dilekçesinde bildirilen vakıalarda hükme esas alınamaz. Mahkemece yapılan yargılama sonucu davalı kadın ağır kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına ve kadının tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine hükmedilmiş ise de; davacı erkek dava dilekçesinde mahkemece kadına kusur olarak yüklenen vakıalara usulüne uygun şekilde dayanmamıştır. Mahkemece, usulüne uygun şekilde ileri sürülmeyen ve dayanılmayan vakıalar davalı kadına kusur olarak yüklenemez. Gerçekleşen bu durum karşısında, yukarıda açıklanan sebeple davalı tarafa yüklenecek kusurlu bir davranış ispatlanamadığı halde boşanma davasının reddi gerekirken kabulü isabetsiz olmuş, ancak boşanma kararı temyiz edilmediğinden yanlışlığa değinmekle yetinilmiştir. 2- Davalı kadının, yasal süreden sonra verdiği cevap dilekçesinde yer alan maddi ve manevi tazminat talepleri ile yoksulluk nafakası hakkında mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm oluşturacak şekilde bu taleplerin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerekmiştir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi ile tedbir nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1-)Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-)Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 119/1-e maddesi uyarınca davacı, dava dilekçesinde davanın dayanağı olan bütün vakıaları sıra numarası altında ve açık özetleriyle birlikte, davalı da aynı Kanunun 129/1-d maddesi gereğince savunmasının dayanağı olan bütün vakıaları sıra numarası altında ve açık özetleriyle birlikte cevap dilekçesinde göstermek zorundadırlar. Bunlar, dava ve cevap dilekçelerindeki talep sonucunun dayanağı olan ve bu talep sonucunu haklı göstermeye yarayan vakıalardır. Dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında usulüne uygun biçimde bildirilen vakıaların doğru olduğu yargılama sırasında ispat edilirse, tarafların talep sonuçları da bu duruma göre kabul veya reddedilecektir. Kanunda öngörülmüş istisnalar dışında, hakim, iki tarafın birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz (HMK m. 25/1), O halde, mahkemece ancak tarafların dilekçelerinde dayandıkları vakıalar hakkında inceleme ve değerlendirme yapılabilmektedir.

Davacı erkek 03.08.2015 tarihli dava dilekçesi ile boşanma talep etmiş, kadına somut kusur isnadında bulunmamış, herhangi bir vakıaya da dayanmamıştır. 13.11.2015 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile bir kısım vakıaya dayanmış ise de davalı kadın süresinde davaya cevap vermediğinden yasal süreden sonra verilen cevap dilekçesi davacı erkeğe tebliğ edilmiş olsa dahi davacı erkeğe cevaba cevap hakkı vermez, bu sebeple cevaba cevap dilekçesinde bildirilen vakıalarda hükme esas alınamaz. Mahkemece yapılan yargılama sonucu davalı kadın ağır kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına ve kadının tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine hükmedilmiş ise de; davacı erkek dava dilekçesinde mahkemece kadına kusur olarak yüklenen vakıalara usulüne uygun şekilde dayanmamıştır. Mahkemece, usulüne uygun şekilde ileri sürülmeyen ve dayanılmayan vakıalar davalı kadına kusur olarak yüklenemez. Gerçekleşen bu durum karşısında, yukarıda açıklanan sebeple davalı tarafa yüklenecek kusurlu bir davranış ispatlanamadığı halde boşanma davasının reddi gerekirken kabulü isabetsiz olmuş, ancak boşanma kararı temyiz edilmediğinden yanlışlığa değinmekle yetinilmiştir.

3-)Dava dilekçesi davalı kadına 06.08.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı kadın 18.09.2015 tarihinde cevap dilekçesi vermiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 141. maddesi "Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön incelenme aşamasında ise ancak karşı tarafın açıkmuvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır" hükümlerini düzenlemiştir. Açıklanan sebeplerle davalı kadının, yasal süreden sonra verdiği cevap dilekçesinde yer alan maddi ve manevi tazminat talepleri ile yoksulluk nafakası hakkında mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm oluşturacak şekilde bu taleplerin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda 3.bentde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 12.06.2019 (Çrş.)

kazanci.com.tr

Anahtar Kelimeler:
YargıtayBoşanma
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.