banner649

14 Aralık 2021

ÇEK İSTİRDATI - ARABULUCULUK DAVA ŞARTI - DAVA ŞARTI YOKLUĞU

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
E. 2021/636
K. 2021/661
T. 10.6.2021

ÇEK İSTİRDATI ( 6102 Sayılı TTK 5/A Maddesi Gereğince Arabuluculuk Dava Şartına Tabi Olmadığı Dikkate Alınarak İşin Esasına Girilip Bir Karar Verilmesi Gerektiği )

ARABULUCULUK DAVA ŞARTI ( TTK 792. Maddesi Kapsamında Açılan Çek İstirdadı Davasında Arabuluculuğa Başvurmanın Dava Şartı Olmadığı/Bu İtibarla İlk Derece Mahkemesinin Çek İstirdadı Davasında Arabuluculuğa Başvurulmasının Dava Şartı Olduğu Yönündeki Değerlendirmesinin Yerinde Olmadığı Dava Devam Ederken Çekin Bedelinin Davalı Tarafça Tahsil Edilmesi Halinde Davanın Çek Bedelinin İstirdatına Dönüşmesinde de Durumun Değişmeyeceği )

DAVA ŞARTI YOKLUĞU ( Davacının Asıl Talebi Olan Çek İstirdatı Talebinin 6102 Sayılı TTK 5/A Maddesi Gereğince Arabuluculuk Dava Şartına Tabi Olmadığı Dikkate Alınarak İşin Esasına Girilip Bir Karar Verilmesi Gerektiği )

6102/m.5/A,790,792

6325/m.18/A

7155/m.20

6100/m.114,115

ÖZET : Davacının asıl talebi olan çek istirdatı talebinin 6102 Sayılı TTK 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekir.

DAVA : Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

KARAR : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yapmış olduğu iş sebebiyle çelik alımı yapmak için ödeme aracı olarak kullanacağı çekin kaybolduğunu farketmiş ve çalındığından şüphe ettiğini, üçüncü kişilerin haksız şekilde yararlanarak sebepsiz zenginleşmesine mahal vermemek ve müvekkilin mağdur olmaması amacıyla İhtiyati Tedbir kararı verilerek ödeme yasağı konulmasına (çek, çek teminat bedeli vs. ) ve çeklerin kayıp nedeniyle iptaline karar verilmesi amacıyla çek iptal davası açtığını, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/996 E. sayılı dosyası ile iş bu çeke ödemeden men karar verilmiş ve ilgili bankaya çekin ödeme gününden evvel bu karar tebliğ edildiğini, ayrıca Anadolu Adliyesi Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusu yapılarak 2018/16967 Soruşturma numarası ile soruşturma yapıldığını, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/996 E. sayılı dosyası'na gelen bankanın müzekkere cevabında davaya konu edilen çekin tahsil için kötü niyetle iktisap ettiğini düşündüğümüz ...'nin çeki takasa koyduğunun bilgisi geldiğini, bu nedenle davalı şirket aleyhine istirdat davası açtıklarını, bu nedenlerle ileride müvekkil şirket lehine açılması muhtemel takibin durdurulması için tedbir kararı verilmesi ile birlikte, davaya konu çekin istirdatı ile iadesi kararının verilmesini, çek bedelinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, çek nedeniyle davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine ve akabinde iş bu çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu çekin arkasındaki ciro silsilesi ile sabit olduğunu, müvekkil şirket bayisi durumunda bulunan ... San. Tic.a.ş. isimli firma tarafından taraflar arasındaki ticari satım ilişkisi kapsamında Davalı Müvekkili şirkete ciro yoluyla intikal ettiğini, işbu çek bankaya takasa verildiğinde “Çek hakkında Ödeme Yasağı Kararı” olduğu bilgisi verildiğini, bahse konu çek aslının davalı müvekkili şirketçe 06/09/2018 tarihinde ... San. Tic. A.ş.'nce görevlendirilen ...'in imzası mukabilinde iade edildiğini, işbu çek bedeli müvekkili şirketçe daha sonra bu firmadan tahsil edildiğini, dava konusu çekin davalı müvekkil şirket elinde bulunmadığı sabit olup davacı iddialarının hukuki dayanaktan tamamen yoksun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Eldeki dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olduğundan, davacı vekilince TTK md/5A ve 6325 Sayılı Kanun md/18A uyarınca arabuluculuk son tutanağı aslı veya arabuluculuk tarafından onaylanmış suretinin sunulmadığı ve arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığının beyan edilmesi karşısında, davanın TTK'nun 5/A., 6325 Sayılı Kanun'un 18/A-2., HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine " karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/996 E. Sayılı çek iptali dosyası'na gelen bankanın müzekkere cevabında davaya konu edilen çekin tahsil için kötü niyetle iktisap ettiğini düşündükleri ...'nin çeki takasa koyduğunun bilgisi geldiğini ve müzekkere cevabına istinaden oluşturulan ara kararda taraflarına davalı şirket aleyhine İstirdat davası açılmasının emredildiğini, dava dilekçesi ile talep ettikleri hususların ara buluculuk şartı aranmayan konu üzerine açılmış bir dava olduğunu, menfi tespit ve çek istirdadı istemine ilişkin davada, davacının talebi çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve çekin istirdadı olduğu, yani davacının davalıdan para veya tazminat talep etmediği, bu durum karşısında davacının tarafın taleplerinin zorunlu dava şartı olan arabuluculuk kapsamında değerlendirilmesinin mümkün görülmeyeceğini, bir alacak veya tazminat taleplerinin olmadığını, çek iptali ve borçlu olmadığımızın tespiti niteliğinde olumsuz menfi tespit davası olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10.02.2020 Tarih, 2020/1093 Karar sayılı ilamı ile çek iptali davası - davanın arabuluculuk dava şartına tâbi olmayan çek istirdadı davası ile birlikte açıldığından davada menfi tespit talebinin arabuluculuk dava şartına tâbi olmayacağı açık şekilde hüküm altına alınıp içtihat haline geldiğini, bu nedenlerle kararın bozularak dava dilekçemizin kabulüne kararı verilmesini talep etmişlerdir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davacı vekili, davanın çek istirdatı davası olup; bir alacak veya tazminatı konu almadığını, yani parasal bir edimi içeren eda davası niteliğinde olmadığından arabuluculuğun uygulama alanı dışında kaldığını, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur.İlk derece mahkemesince arabuluculuğa başvuru dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ise de; 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 Sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20.maddesiyle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 5/A maddesi eklenmiştir. Anılan maddeye göre; "(1)Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Görüldüğü üzere, 6102 Sayılı TTK'ye eklenen 5/A maddesinde, Kanun'un 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda arabuluculuk, dava şartı olarak belirlenmiştir. Madde gerekçesi "Maddeyle, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde belirtilen davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurma zorunluluğu getirilerek bu uyuşmazlıkların temelinden, çok daha kısa süre içinde, daha az masrafla ve tarafların iradelerine uygun bir şekilde çözülmesi amaçlanmaktadır." şeklindedir. Yukarıda belirtildiği üzere gerekçede amaçlanan, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların, arabuluculukda çözümlenmesi olup, madde metninde konusu ..."bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava..." denilmek suretiyle dava türleri ayrımı belirtilmemiştir.

Davanın 7155 Sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'nın 5. maddesine eklenen 5/A maddesinin yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı uyuşmalık konusu değildir. Bahse konu maddeye göre TTK'nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Eldeki davada uyuşmazlık, TTK'nın 792. maddesine göre açılan çek istirdadı davasında arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. TTK'nın 792. maddesi "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür" şeklindedir. Anılan madde hükmüne göre açılan davada davacının talebi, bir miktar paranın ödenmesi, alacak veya tazminat değil kıymetli evrak olarak çeki haksız olarak elinde bulundurduğu iddia edilen hamilden çekin iadesidir. Bu itibarla TTK'nın 792. maddesi kapsamında açılan çek istirdadı davasında arabuluculuğa başvurmak dava şartı değildir. (Bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2020 tarih ve 2019/3048 E. - 2020/1093 K. sayılı ilamı hükmü bu yöndedir.) Bu itibarla, ilk derece mahkemesinin çek istirdadı davasında arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı olduğu yönündeki değerlendirmesi yerinde değildir. Dava devam ederken çekin bedelinin davalı tarafça tahsil edilmesi halinde davanın çek bedelinin istirdatına dönüşmesinde de durum değişmeyecektir. Zira çek bedelinin istirdatı istemi, çek istirdatı isteminin kabul edilmesine bağlıdır ve terditli bir talep olarak ileri sürülecektir.

O halde ilk derece mahkemesince davacının asıl talebi olan çek istirdatı talebinin 6102 Sayılı TTK 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1).a-4 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

SONUÇ : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,

2- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2019 gün ve 2019/102 Esas, 2019/944 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine İADESİNE,

5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.10.06.2021

kazanci.com.tr

banner626
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.