banner613

03 Ocak 2020

DAVALI ŞİRKETE FETÖ İLTİSAKI NEDENİYLE KAYYIM ATANMASI - İŞE İADE İSTEMİ

T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 2019/2025
K. 2019/19565
T. 11.11.2019

FESHİN GEÇERSİZLİĞİ VE İŞE İADE İSTEMİ ( Davalı Şirketin FETÖ/PDY ile İrtibat ve İltisakı Nedeniyle Yönetime TMSF'nin Kayyım Atandığı Şirketlerden Olduğu - Kayyım Atanmasının Doğal Sonucunun Terör Örgütü ile İrtibatlandırılan Şirketin Üst Yönetiminin Değiştirilmesi Olduğu/Aynı Yöneticiler ile Çalışmaya Devam Etme Durumunda Kayyım Atanmasının Anlamı Kalmayacağı )

KAYYIM ATANMASI ( Aynı Yöneticiler ile Çalışmaya Devam Etme Durumunda Kayyım Atanmasının Anlamı Kalmayacağı - Atama Sonrasında Oluşturulan Yeni Yönetimin Önceki Yönetim Zamanında Görev Almış Kişileri Çalıştırmaya Devam Etmesini Beklemenin Mümkün Olmadığı ve İş Sözleşmesinin Devamının Çekilmez Hale Geldiğini Kabul Etmek Gerekeceğinin Açık Olduğu )

GEÇERLİ NEDENLE FESİH ( Davacı da Davalı Şirkette Sistem Destek Yöneticisi Olarak Çalışmış Olup Eski Yönetim Kurulu Üyelerinden Birinin Akrabası Olduğu - Ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Yürüttüğü FETÖ/PDY Konulu Hazırlık Dosyasının Şüphelileri Arasında Yer Aldığı Anlaşıldığından Davacının İş Akdinin Feshi Geçerli Nedene Dayandığı Kabul Edilerek Davanın Bu Gerekçeyle Reddi Gerekirken Kabulünün Hatalı Olduğu/Açıklanan Nedenlerle Kararın Bozulması Gerektiği )

4857/m. 19, 20/3

ÖZET : Dava, feshin geçersizliği ile işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Davalı şirket FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı nedeniyle yönetime TMSF'nin kayyım atandığı şirketlerden olup kayyım atanmasının doğal sonucu, terör örgütü ile irtibatlandırılan şirketin üst yönetiminin değiştirilmesidir. Aynı yöneticiler ile çalışmaya devam etme durumunda kayyım atanmasının anlamı kalmayacaktır. Kayyım atanması sonrasında oluşturulan yeni yönetimin önceki yönetim zamanında görev almış kişileri çalıştırmaya devam etmesini beklemenin mümkün olmadığı ve iş sözleşmesinin devamının çekilmez hale geldiğini kabul etmek gerekeceği açıktır. Davacı da davalı şirkette sistem destek yöneticisi olarak çalışmış olup eski yönetim kurulu üyelerinden birinin akrabası olduğu, ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü Fetö/PDY konulu hazırlık dosyasının şüphelileri arasında yer aldığı anlaşıldığından davacının iş akdinin feshi geçerli nedene dayandığı kabul edilerek davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken kabulü hatalıdır. Açıklanan nedenlerle, kararın bozulması gerekir.

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi'nin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, harç yönünden gerekli düzeltmeleri yaparak yeniden hüküm kurmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : A-) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin 14/07/2009 tarihinde davalı şirkette Sistem Destek Yöneticisi olarak çalışmaya başladığını, 29/09/2016 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeden ve yazılı bildirim yapılmadan kötü niyetle işten çıkartıldığını iddia ederek, feshin geçersizliğinin tespitini, müvekkilin işe iadesini ve yasal sonuçlarına hükmedilmesini istemiştir.

B-) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, darbe girişimi sonrasında başlayan ve müvekkil şirket ile kayyım ataması öncesinde çalışan personellerle arasındaki güven ilişkisi zedelendiğini ve bu personellerle çalışmanın imkansız hale geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

C-) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

Mahkemece, davacının davalıya ait işyerinde 14/07/2009-29/09/2016 tarihleri arasında Sistem Destek Yöneticisi olarak çalıştığı ve davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından 29.09.2016 tarihinde sözlü olarak ve herhangi bir gerekçe belirtilmeden feshedildiği, ayrıca işten ayrılış bildirgesinde iş akdinin feshi nedeni olarak kod 4 gösterildiği, yine davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 22.09.2016 tarih ve 2016/4135 D. İş sayılı kararı ile TMSF' nin 23.09.2016 tarih ve 2016/209 Sayılı kararının davalı ile doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, ayrıca davacıya 05/10/2016 tarihli ibraname ve feragatnamedir başlıklı belgenin imzalatıldığı, fesih bildiriminin yazılı yapılmaması ya da yazılı fesih bildiriminde fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilmemesinin 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca feshin geçersizliği sonucunu doğuracağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ç) İstinaf Başvurusu:

İlk derece mahkemesinin kararına karşı, yasal süre içine davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

D-) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:

Bölge Adliye Mahkemesince, davacının sistem destek yöneticisi olarak çalıştığı ve davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından 29.09.2016 tarihinde sözlü olarak ve herhangi bir gerekçe belirtilmeden feshedildiği, ayrıca işten ayrılış bildirgesinde iş akdinin feshi nedeni olarak kod 4 gösterildiği, yine davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 22.09.2016 tarih ve 2016/4135 D. İş sayılı kararı ile TMSF'nin 23.09.2016 tarih ve 2016/209 Sayılı kararının dava ile doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, ayrıca davacıya 05/10/2016 tarihli ibraname ve feragatnamedir başlıklı belgenin imzalatıldığı anlaşılmakla fesih bildiriminin yazılı yapılmaması ya da yazılı fesih bildiriminde fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilmemesi 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca feshin geçersizliği sonucunu doğuracağından, ilk derece mahkemesi kararının ve gerekçesinin hukuka uygun olduğu, davalı vekili istinaf sebep ve gerekçelerinin yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın hüküm fıkrasının 6. bendinde " davacı tarafından yatırılan 29,20 TL peşin harç ve 29,20 TL başvurma harcı toplamı 58,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, " hükmedildiği, ayrıca davalı vekilinin istinaf başvurusu ile beraber istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve istinaf karar harcı (maktu) yatırdığı, davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. 'nin 29/04/2017 tarihli 690 Sayılı OHAL kapsamındaki bazı düzenlemeler yapılması hakkındaki KHK ile Kayyımlık görevi TMSF tarafından yürütülen şirketler harçtan muaftır düzenlenmesi gereği harçtan muaf olduğu, yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine , ancak ilk derece mahkemesince davalı aleyhine harçtan muaf olmasına rağmen harca hükmedilmesi dikkate alındığında bu durumun HMK 355 maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından, HMK 355 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek yeniden hüküm kurulmuştur.

E-) Temyiz Başvurusu:

Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.

F-) Gerekçe:

Davalı şirket FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı nedeniyle yönetime TMSF'nin kayyım atandığı şirketlerden olup kayyım atanmasının doğal sonucu, terör örgütü ile irtibatlandırılan şirketin üst yönetiminin değiştirilmesidir. Aynı yöneticiler ile çalışmaya devam etme durumunda kayyım atanmasının anlamı kalmayacaktır. Kayyım atanması sonrasında oluşturulan yeni yönetimin önceki yönetim zamanında görev almış kişileri çalıştırmaya devam etmesini beklemenin mümkün olmadığı ve iş sözleşmesinin devamının çekilmez hale geldiğini kabul etmek gerekeceği açıktır. Davacı da davalı şirkette sistem destek yöneticisi olarak çalışmış olup eski yönetim kurulu üyelerinden birinin akrabası olduğu, ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü Fetö/PDY konulu 2019/7638 Sayılı hazırlık dosyasının şüphelileri arasında yer aldığı anlaşıldığından davacının iş akdinin feshi geçerli nedene dayandığı kabul edilerek davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken kabulü hatalıdır.

4857 Sayılı İş Kanunu'nun 20/3 maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nun 373/2 maddeleri uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan gerekçeler ile;

1-)Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesi'nin kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2-)Davanın REDDİNE,

3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 44,40 TL karar harcından peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile kalan 15,20 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

4-)Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 550 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5-)Davalı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-)Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine,

7-)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Kesin olarak 11.11.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

kazanci.com.tr

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.