16 Kasım 2020

DOLANDIRICILIK SUÇU - AYNI OLAY NEDENİYLE ÖNCEDEN SORUŞTURMA YAPILMASI

T.C.
YARGITAY
15. CEZA DAİRESİ
E. 2019/12254
K. 2020/3968
T. 1.6.2020

DOLANDIRICILIK SUÇU ( Aynı Olay Nedeniyle Daha Önce Soruşturma Yapılıp Kovuşturmaya Yer Olmadığına Karar Verildiği ve Şikayetin Mükerrer Olduğundan Bahisle Kovuşturmaya Yer Olmadığına Karar Verildiği - Önceki Soruşturmada Şüphelilerin Savunmalarının Alınmadığı ve Müşteki Beyanından Başkaca Herhangi Bir İşlem Yapılmadığının Anlaşıldığı/Bu Dosyada ise Şüphelinin Müştekinin ve Tanıkların Detaylı Beyanlarının Yer Aldığı Yeterli Şüphe Oluştuğu Kamu Davası Açılması Gerektiği )

AYNI OLAY NEDENİYLE ÖNCEDEN SORUŞTURMA YAPILMASI ( Şüphelinin Müştekinin ve Tanıkların Detaylı Beyanlarının Alındığı Eldeki Soruşturmada Yeni Delil Mahiyetinde Çelişkili Söylemlerde Bulundukları - Tanık Beyanlarının Müştekinin İddialarını ve Sunduğu Belgelere Uygun Şekilde Yeterli Şüphe Oluşturduğu/Şüphelilerin Suç İşleme Kastıyla Hareket Edip Etmediklerine İlişkinin Delillerin Tartışılması İçin Kamu Davası Açılması Gerekliliğinin Ötürü Kanun Yararına Bozma Nedeni Sayıldığı )

ŞİKAYETİN MÜKERRER OLMASI ( Soruşturmada Aynı Olay Nedeniyle Daha Önce Soruşturma Yapılıp Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararın Verildiğinden Bahisle KYO Kararı Verildiği Ancak Önceki Soruşturmalar Kapsamında Şüphelilerinin Savunmalarının Alınmadığının Anlaşıldığı - Bu Dosyada ise Şüpheli Müşteki ve Tanıkların Detaylı Beyanlarının Alındığı ve Yeni Delil Mahiyetinde Çelişkili Söylemlerde Bulunduklarının Anlaşıldığı/Delillerin Tartışılması İçin Kamu Davası Açılması Gerektiği )

5271/m.160,170,172,173

ÖZET : Dava, dolandırıcılık suçuna ilişkindir.

Soruşturma sonunda, aynı olay nedeniyle daha önce soruşturma yapılıp kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği, dosyaya konu şikayetin mükerrer olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse de; mükerrer soruşturmaya esas kabul edilen ve aynı olaya ilişkin evvelce şüpheliler haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların verildiği dosyalar incelendiğinde, anılan soruşturmalar kapsamında şüphelilerinin savunmalarının alınmadığı ve müşteki beyanından başkaca herhangi bir işlem yapılmadığının anlaşıldığı, bu dosyada ise şüphelinin müştekinin ve ayrıca tanıkların detaylı beyanlarının yer aldığı ve yeni delil mahiyetinde çelişkili söylemlerde bulundukları, tanık beyanlarının da müştekinin iddialarını ve sunduğu belgelere uygun şekilde yeterli şüphe oluşturduğu nazara alındığında; CMK'nın 172/2 maddesi de dikkate alınarak şüphelilerin suç işleme kastıyla hareket edip etmediklerine ilişkinin delillerin tartışılması için kamu davası açılması gerekliliğinden ötürü ilgili kararın kanun yararına bozulması gerekmiştir.

DAVA : Dolandırıcılık suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda ...Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/11/2018 tarihli ve 2018/2396 soruşturma, 2018/7955 Sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii ...2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14/01/2019 tarihli ve 2019/74 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 11/10/2019 gün ve 94660652-105-07-4831-2019 Sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/10/2019 gün ve 2019/100941 Sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;

5271 Sayılı Kanun'un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun'un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun'un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 Sayılı Kanun'un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun'un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,

Dosya kapsamına göre, müştekinin şüphelilerden ... isimli şahıstan 195.000,00 Türk lirası karşılığında ev satın aldığı, yaptığı araştırma sonucu satın aldığı evin... adına kayıtlı olduğunu öğrendiği, şüpheli ... ile görüştüğünde ise evi kendisinin değil ortağı olduğunu söylediği diğer şüpheli ...'ın sattığını ve kendisinin bu şahıstan haberi olmadığını söylemesi üzerine şüphelilerin üzerilerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği somut olay nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonunda, aynı olay nedeniyle daha önce soruşturma yapılıp kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği, dosyaya konu şikayetin mükerrer olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; mükerrer soruşturmaya esas kabul edilen ve aynı olaya ilişkin evvelce şüpheliler haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların verildiği ...Cumhuriyet Başsavcılığının 09/04/2017 tarihli ve 2017/2894 soruşturma ve 15/11/2016 tarihli ve 2016/11468 soruşturma sayılı dosyalarının incelendiğinde, anılan soruşturmalar kapsamında şüphelilerinin beyanlarının alınmadığının anlaşıldığı, incelenen dosyaya konu ...Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/2396 soruşturma sayılı dosyasında şüphelilerden ...'ın alınan beyanında, kendisinin ... Doğa Mobilya isimli şirketin sahibi olduğu, bahse konu evi... isimli şahsa sattıklarını, bu satıştan kendisinin yanında sigortalı işçi olarak çalışan şüpheli ...'nın da haberdar olduğunu, ancak aynı evi şüpheli ...'nın müştekiye sattığını öğrendiğini, kendisinin şirketinin tahsilat makbuzunu kullanarak satışı yapmış olduğunu, makbuzun altında kendisinin değil ...'nın imzasının bulunduğunu, toplumda kulaktan kulağa dolandırıcılık yaptığının yayılması üzerine şirketinin ve kendisinin itibar kaybettiğini, bunun üzerine kendisinin müştekiye senet verdiğini beyan etmesi karşısında, şüpheli ...'ın beyanının yeni delil mahiyetinde olduğunun anlaşılması, yine diğer şüpheli ...'nın da ilk kez bu dosya kapsamında beyanına başvurulduğunun anlaşılması karşısında; yeni delil niteliğindeki şüpheli ...'ın beyanı ve diğer şüphelinin beyanı değerlendirilerek, şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın belirtilen gerekçelerle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzum kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbarolunmuştur.

Gereği düşünüldü:

KARAR : Şüphelilerin yapımını üstlendikleri apartmandan müştekiye haricen bir daire sattıkları, müştekiye de özellikle sorun olmadığını aracı olan ortak tanıdıkları huzurunda belirttikleri, müştekinin bir kısım ödemeyi dekont karşılığı yaptıktan sonra tapu devrini sonraya bıraktıkları ve müştekinin evin elektriğini üzerine almak için ilgili kuruma gittiğinde evin kendisine satılmasından çok uzun süre evvel İ. diye birisine satıldığını ve tapuda ona devredildiğini, İ.'in ise beyanında; müştekiye yapılan satıştan haberdar edilmediğini belirttiği, şüphelilerin böylece müştekiyi kandırıp başkasına ait evi kendi şirket evleriymiş gibi satarak haksız menfaat temin ettikleri ve suçu birbirlerine atarak çelişkili savunmalarda bulundukları iddia edilen olayda;

Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonunda, aynı olay nedeniyle daha önce soruşturma yapılıp kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği, dosyaya konu şikayetin mükerrer olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; mükerrer soruşturmaya esas kabul edilen ve aynı olaya ilişkin evvelce şüpheliler haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların verildiği ...Cumhuriyet Başsavcılığının 09/04/2017 tarihli ve 2017/2894 soruşturma ve 15/11/2016 tarihli ve 2016/11468 soruşturma sayılı dosyalarının incelendiğinde, anılan soruşturmalar kapsamında şüphelilerinin savunmalarının alınmadığı ve müşteki beyanından başkaca herhangi bir işlem yapılmadığının anlaşıldığı, bu dosyada ise şüphelinin müştekinin ve ayrıca tanıkların detaylı beyanlarının yer aldığı ve yeni delil mahiyetinde çelişkili söylemlerde bulundukları, tanık beyanlarının da müştekinin iddialarını ve sunduğu belgelere uygun şekilde yeterli şüphe oluşturduğu nazara alındığında; CMK'nın 172/2 maddesi de dikkate alınarak şüphelilerin suç işleme kastıyla hareket edip etmediklerine ilişkinin delillerin tartışılması için kamu davası açılması gerekliliğinden ötürü

SONUÇ : İtirazı inceleyen ...2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14/01/2019 tarihli ve 2019/74 değişik iş sayılı kararının BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde merciince yerine getirilmesine, 01.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kazanci.com.tr


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ahmed 1 hafta önce

En önemli konu bu bozma kararından sonra daha önceki KYO kararI verenler ve diger kararları verenler hakkında yasal işlem yapılır mı? Yapılmaz ise vatandaş olarak yargıya nasıl güveneceğiz en önemlisi dolandırıcılara bir fırsat doğar cesaret gelir bu olaylar artarak devam eder. Bunun örneğini bizzat ben de yaşadım bilişim yoluyla dolandırıldım şikayetçi oldum ve bu yazıda yaşanan olay gibi asıl şüphelinin ifadesi, alınmadan KYO kararı verildi. Yargı görevlilerimiz ellerini vicdanına koyup öyle karar vermeli diyeceğim ama maalesef ..