20 Şubat 2021

EVLİ KADININ GÜVEN SARSICI DAVRANIŞLARI, EVİN TEMİZLİĞİ İLE YETERİNCE İLGİLENMEMESİ
banner580

T.C.

Yargıtay

2. Hukuk Dairesi        

2016/17761 E.  ,  2018/5909 K.


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Eşya Alacağı - Mal Rejiminin Tasfiyesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından, erkeğin kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminatlar, yoksulluk nafakası, yargılama gideri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Mahkemece "...davalı-davacı erkeğin eşine kötü davrandığı, fiziki şiddet uyguladığı ve hakaret ettiği, davacı-davalı kadının ise bir çok yabancı erkekle gece geç saatler dahil günün her saatinde olağanın çok üstünde telefon görüşmesi ve mesajlaşma yaptığı, güven sarsıcı davranışlar gösterdiği, evin temizliği ile yeterince ilgilenmediği, eşine beddua ettiği ve iş nedeni ile ...'da yaşayan eşi ile birlikte yaşamaktan kaçındığı..."gerekçesiyle boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı kadının ağır kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı-davalı erkeğin mahkemece kabul edilen ve temyiz edilmeyerek kesinleşen kusurlu davranışlarına karşılık davalı-davacı kadının güven sarsıcı davranışlar içerisine girdiği, birlik görevlerini yerine getirmediği ve eşi ile birlikte yaşamaktan kaçındığı anlaşılmaktadır. Kadına kusur olarak yüklenen, kadının "eşine beddua ettiği" şeklindeki olaydan sonra evlilik birliğinin 2 yıl kadar daha devam ettiği anlaşıldığından, bu olayın davalı-davacı erkek tarafından affedildiğinin en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gerekir. Affedilen veya hoşgörü ile karşılanan bu olay kadına kusur olarak yüklenemez. Tarafların gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden davacı-davalı kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamıştır.

3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda taraflar eşit kusurludur. Boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata karar verilemez. Erkek yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2 oluşmamıştır. O halde davalı- davacı erkeğin maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

4-Davacı-davalı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m.174/1-2) talepleri hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi (HMK m.26) usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

5-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurludur. Toplanan delillerle, davacı-davalı kadının her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davacı-davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak isteğin reddi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3., 4. ve 5. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün temyize konu diğer bölümlerinin ise 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.05.2018 (Çrş.)


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.