banner530

FESHİN GEÇERSİZLİĞİ VE İŞE İADE - BELİRLİ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİ

T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 2018/3949
K. 2018/22741
T. 10.12.2018

* FESHİN GEÇERSİZLİĞİ VE İŞE İADE ( 5580 S.K. Kapsamında Çalışanların İş Sözleşmelerinin Üst Üste Yenilense Dahi Yasadan Kaynaklandığı ve Belirli Süreli İş Sözleşmesi Olması Özelliğini Koruduğu Belirli Süreli İş Sözleşmesi İle Çalışanların İş Güvencesi Hükümlerinden Yararlanamayacağı - Davalı Özel Öğretim Kurumunda Matematik Öğretmeni Olarak Çalışan Davacının Belirli Süreli İş Sözleşmesi İle Çalıştığı Anlaşılmakla İşe İade Davası Açılabilmesi Yönünden İş Sözleşmesinin Kanun Gereği Belirli Süreli Olması Sebebiyle 4857 S.K.18. Maddesindeki Yasal Şartların Oluşmadığı )

* ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI KAPSAMINDA ÇALIŞANLARIN İŞ GÜVENCESİNDEN FAYDALANAMAMASI ( Davalı Özel Öğretim Kurumunda Matematik Öğretmeni Olarak Çalışan Davacının Belirli Süreli İş Sözleşmesi İle Çalıştığı Anlaşılmakla İşe İade Davası Açılabilmesi Yönünden İş Sözleşmesinin Kanun Gereği Belirli Süreli Olması Sebebiyle 4857 S.K.18. Maddesindeki Yasal Şartların Oluşmadığı )

* BELİRLİ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİ ( İşe İade - Davalı Özel Öğretim Kurumunda Matematik Öğretmeni Olarak Çalışan Davacının Belirli Süreli İş Sözleşmesi İle Çalıştığı Anlaşılmakla İşe İade Davası Açılabilmesi Yönünden İş Sözleşmesinin Kanun Gereği Belirli Süreli Olması Sebebiyle 4857 S.K.18. Maddesindeki Yasal Şartların Oluşmadığı )

4857/m.18

2797/m.

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas-2018/2 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı

ÖZET : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas-2018/2 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da "5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi yasadan kaynaklandığı ve belirli süreli iş sözleşmesi olması özelliğini koruduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına" karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davalı özel öğretim kurumunda Matematik öğretmeni olarak çalışan davacının, davalı yanında, 01.09.2012 ve 24.06.2016 tarihleri arasında belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı anlaşılmaktadır. Şu halde, işe iade davası açılabilmesi yönünden iş sözleşmesinin kanun gereği belirli süreli olması sebebiyle 4857 Sayılı Kanun'un 18. maddesindeki yasal şartların oluşmamıştır.

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi'nin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... Kolejinin Avcılar Şubesinde 2012 yılında matematik öğretmeni olarak işe başladığını, daha sonradan Bahçeşehir şubesinde 2014-2015 yıllarında görev yaptığını, son dönem işverenin baskısı üzerine ikametine uzak olan Ataşehir Şubesinde görevini tamamladığını, yeni eğitim öğretim döneminde Bahçeşehir Şubesinde işine devam etmeyi planlarken iş akdinin feshedildiğine dair ihtarname geldiğini, feshin sebebi olarak da ... Okullarının kapatılmasının gösterildiğini ancak feshin haksız olduğunu iddia ederek; feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; davacının çalışmış olduğu ... Kolejinin ... Kaymakamlığı İlçe Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen yazılarla kapatılacağının öğrenildiğini, bu nedenlerle davacı ile olan iş sözleşmesinin feshedildiğini, davalı kurumun davacının zaman zaman ihmalkar ve kasti davranışları nedeniyle uyarılarda bulunduğunu ancak feshin son çare olması nedeniyle iş ilişkisini devam ettirdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davalı, iş yerinin kapatıldığını iddia etmiş olsa da dosya kapsamındaki delillerden iş yerinin kapandığına ilişkin bilgi edinilemediği, dinlenen tanık beyanlarından da iş yeri olan okulun halen faal olduğu, davalı okulun kapatıldığına değinerek iş akdini fesih etmiş ise de cevap dilekçesinde de davacının çalıştığı süre boyunca ihmalkar ve kasti davranışlarının bulunduğuna daha öncesinde bu davranışlarına yönelik olarak ihtar çekildiğine değinildiği, işverenin fesih nedeniyle bağlı oldığı, davalı bünyesinde var olan bir okulun kapatılma durumu söz konusu olduğunda davacının başka bir şubede çalışmasına devam edip edemeyeceğinin de hiç değerlendirilmediği, bu kapsamda feshin son çare olması ilkesine aykırı davranıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi'nin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf başvurusunda; belirli süreli iş sözleşmesi bulunduğundan davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince davalı işyerinde 30'dan fazla işçinin çalıştığı, davacının belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştığı, davacının kıdeminin 6 aydan fazla olduğu, davacının matematik öğretmeni olarak çalıştığı, işveren vekili niteliği taşımadığı, davacının işten çıkartıldığı tarihin 24/06/2016 tarihi olduğu, fesih bildiriminin aynı tarihte yapıldığı, davanın 22/07/2016 tarihinde bir aylık yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak davacının iş güvencesi kapsamında olduğu ve davanın bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalı vekilinin istinaf başvurusunda davacının olumsuz davranışları nedeni ile de daha önce uyarıldığını belirtmiş ise de davacının davranışları fesih gerekçesi yapılmadığı, davacıya davranışları nedeni ile yapılan uyarının tarihinin 26/11/2014 tarihi olup fesihten 19 ay öncesine ait olduğu, davalı tarafça bildirilen fesih nedeninin gerçekleşmediği, ayrıca davacının başka bir şubede çalışma ihtimali araştırılmayarak feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı, İlk Derece Mahkemesi'nin vakıa ve hukuki nitelendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

4857 Sayılı İş Kanunu'nun 18/1 fıkrasında, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

Dairemizin 2014 yılından sonraki uygulamalarında; 5580 Sayılı Kanun kapsamındaki eğitim personeli için en az bir takvim yılı için yazılı sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim yılı devam ettiğinde eğitim personeli ile yasadan kaynaklanan yeni bir asgari süreli sözleşme imzalanmaktadır. Eğitim ve öğretim devam ederken, takvim yılı içinde ayrılan öğretmen yerine kalan süre için belirli süreli iş sözleşme yapılması olanağı vardır. Bu bir objektif neden kabul edilebilir. Ancak eğitim ve öğretim başına asgari süreli sözleşme yapıldıktan sonra eğitim ve öğretim devam ettiği için belirli süreli iş sözleşmesi yapılması için esaslı ve yenilenmesi içinde objektif neden olmadığı sürece eğitim personeli ile yapılan sözleşme asgari süreli olarak kabul edilmekte ve 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanabileceği kabul edilmekteydi.

Ancak; 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas-2018/2 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da "5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi yasadan kaynaklandığı ve belirli süreli iş sözleşmesi olması özelliğini koruduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına" karar verilmiştir.

Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi “İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı" hükmünü içermektedir.

Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında çalışanların iş sözleşmelerinin üst üste yenilense dahi yasadan kaynaklandığı ve belirli süreli iş sözleşmesi olması özelliğini koruduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanların iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına ilişkin Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 23.02.2018 tarih, 2017/1 Esas - 2018/2 Sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, davalı özel öğretim kurumunda Matematik öğretmeni olarak çalışan davacının, davalı yanında, 01.09.2012 ve 24.06.2016 tarihleri arasında belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı anlaşılmaktadır. Şu halde, işe iade davası açılabilmesi yönünden iş sözleşmesinin kanun gereği belirli süreli olması sebebiyle 4857 Sayılı Kanun'un 18. maddesindeki yasal şartların oluşmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

Dairemizce 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-) İlk Derece Mahkemesi'nin ve temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2-) Davanın REDDİNE,

3-) Alınması gereken 35,90 TL. karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL. karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,

4-) Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı300 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,

Kesin olarak, 10.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kazanci.com.tr

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.