banner530

İHTİYATİ HACİZ KARARINA İTİRAZ
T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2017/38
K. 2017/444
T. 23.1.2017


* BONO ÜZERİNDE ASIL BORÇLU OLARAK GÖSTERİLEN GERÇEK KİŞİNİN ŞİRKET KAŞESİ ÜZERİNDE İKİ ADET İMZASI BULUNMASI ( Asıl Borçlu Olarak İsmi Yazılı Gerçek Kişinin Bonodan Kaynaklanan Borç Nedeniyle Sorumluluğu Bulunduğu - Limited Şirket İse Asıl Borçluya Aval Veren Durumunda Olup Bono Üzerindeki Her İki İmzanın Asıl Borçlu İle Aval Veren Yönünden Atılmış Bulunduğu/Asıl Borçlu Durumunda Bulunan İhtiyati Hacze İtiraz Eden Gerçek Kişinin İtirazının Reddedileceği )

* İHTİYATİ HACİZ KARARINA İTİRAZ ( Bono Üzerinde Asıl Borçlu Olarak Gösterilen Gerçek Kişinin Şirket Kaşesi Üzerinde İki Adet İmzası Bulunduğu/Gerçek Kişinin Bonodan Kaynaklanan Borç Nedeniyle Sorumluluğu Bulunduğu - Limited Şirket İse Asıl Borçluya Aval Veren Durumunda Olup Bono Üzerindeki Her İki İmzanın Asıl Borçlu İle Aval Veren Yönünden Atılmış Bulunduğu/Asıl Borçlu Durumunda Bulunan İhtiyati Hacze İtiraz Eden Gerçek Kişinin İtirazının Reddedilmesi Gerektiği )

* ŞİRKETİN ASIL BORÇLUYA AVAL VEREN DURUMUNDA OLMASI ( Bono Üzerinde Asıl Borçlu Olarak Gösterilen Gerçek Kişinin Şirket Kaşesi Üzerinde İki Adet İmzası Bulunduğu/Gerçek Kişinin Bonodan Kaynaklanan Borç Nedeniyle Sorumluluğu Bulunduğu - Limited Şirket İse Asıl Borçluya Aval Veren Durumunda Olup Bono Üzerindeki Her İki İmzanın Asıl Borçlu İle Aval Veren Yönünden Atılmış Bulunduğu/Asıl Borçlu Durumunda Bulunan İhtiyati Hacze İtiraz Eden Gerçek Kişinin İtirazının Reddedileceği )
2004/m. 257

ÖZET : Dava, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir.
Alacaklı bonoya dayalı olarak ihtiyati haciz istemiş olup, borçlulardan gerçek kişinin itirazı üzerine mahkemece itirazın kabulüne karar verilmiştir. İhtiyati haciz istemine konu olan bonoda ödeyecek kişi asıl borçlu olarak gerçek kişi ismi olup, bono üzerine iki adet aynı limited şirket kaşesinin basıldığı ve kaşelerden birinin üzerinde aynı kişiye ait iki adet imza bulunduğu görülmektedir. İtiraz eden, her iki imzanın da şirketi temsilen kendisi tarafından atıldığını bu nedenle bono nedeniyle şahsi sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüştür.

Bono üzerinde asıl borçlu olarak ismi yazılı gerçek kişinin bonodan kaynaklanan borç nedeniyle sorumluluğu söz konusudur. Bono metninde yer alan Limited Şirket ise asıl borçluya aval veren durumunda olup bono üzerindeki her iki imza asıl borçlu ile aval veren yönünden atılmış bulunmaktadır. Asıl borçlu durumunda bulunan ihtiyati hacize itiraz eden gerçek kişinin itirazının reddedilmesi gerekir. İmzaların kaşe üzerinde bulunması hususu yanlış değerlendirilerek ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

DAVA : Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.06.2016 tarih ve 2016/75-2016/75 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : İhtiyati hacze itiraz eden borçlu, 290.000,- TL nedeniyle verilen ihtiyati haciz kararı yönünden şahsi sorumluluğu bulunmadığını, diğer borçlu Limited Şirket temsilcisi olarak senet imzaladığını ileri sürmüştür.
Alacaklı, senette iki adet imza bulunması nedeniyle şahsi sorumluluk bulunduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece her iki imzanın da şirket kaşesi üzerinde bulunduğu belirtilerek ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararını alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. Alacaklı bonoya dayalı olarak ihtiyati haciz istemiş olup, borçlulardan gerçek kişinin itirazı üzerine mahkemece itirazın kabulüne karar verilmiştir. İhtiyati haciz istemine konu olan bonoda ödeyecek kişi (asıl borçlu) olarak M. K. ismi olup, bono üzerine iki adet aynı limited şirket kaşesinin basıldığı ve kaşelerden birinin üzerinde aynı kişiye ait iki adet imza bulunduğu görülmektedir. İtiraz eden, her iki imzanın da şirketi temsilen kendisi tarafından atıldığını bu nedenle bono nedeniyle şahsi sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüştür.

Bono üzerinde M. K.’nün asıl borçlu olarak ismi yazılı bulunduğundan bonodan kaynaklanan borç nedeniyle sorumluluğu söz konusudur. Bono metninde yer alan Limited Şirket ise asıl borçluya aval veren durumunda olup bono üzerindeki her iki imza asıl borçlu ile aval veren yönünden atılmış bulunmaktadır. Bu durum karşısında, asıl borçlu durumunda bulunan ihtiyati hacize itiraz eden gerçek kişinin itirazının reddedilmesi gerekirken mahkemece imzaların kaşe üzerinde bulunması hususu yanlış değerlendirilerek ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden alacaklıya iadesine, 23.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


kazancı.com.tr 
Anahtar Kelimeler:
YargıtayHukukHaciz
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sündüs 2 yıl önce

Merhaba
Doğma büyüme Samsunluyum. Lakin hayatım boyunca bu kadar haksızlık hukuksuzlukla karşılaşmadım. Adalet resmen mafya gibi işliyo. Kimin adamı varsa kim güçlüyse o haklı. Dolandırıcılar sokakta gezer masum insanlar hakimin savcının zulmüyle uğraşır durur.
Neyse konuya gelim. Benim ki senet işi. Biri diğerine borçlanır. Alacaklıyı tanımam. Senette adım yok imzam yok kaşem yok. Kısacası hiç bi ilişiğim yok. Fakat her ne hikmetse alacaklı illede benden almaya çalıştı. Asıl sözde borçluya hiç bi müdahale yok.
Sonra şu alacaklıyı bi araştırim dedim. Netten ulaştım nerde çalışıyo ne iş yapar. İş yerinin insan Kaynakları md ille görüştüm. Tanıyor ve 20 yıldır onlarda çalıştığını söyledi. Bu kadar yüksek bi mebladaki parayı (760 000 ) vermek şurda dursun. İki çocuk okuttuğunu ve sürekli avans çektiğini belirtti. Ben şahidim bu düpedüz dolandırıcılık dedi. Git ve savcılığa ihbar et. Gittim savcı davayı benden iyi biliyor. Yardımcı olacağını belirtti.
Hukuka güvenim kalmadığını söyledim. Burda beş savcıyız dosya bende dedi. Sonuç takipsizlik. :(((
Pekiiiii bu yukarıdaki olaya ne dersiniz. Bu olay da yargıtaydan geçti. Bi de bunu araştırsanız Allah Rızası için.