İŞ SÖZLEŞMESİNİN GEÇERSİZLİĞİNİN TESPİTİ VE İŞE İADE İSTEMİ
T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2015/22-1393
K. 2017/94
T. 18.1.2017


• İŞ SÖZLEŞMESİNİN GEÇERSİZLİĞİNİN TESPİTİ VE İŞE İADE İSTEMİ ( Kararın Temyizi Halinde Yargıtay Özel Dairesi'nce Verilecek Kararın Kesin Olduğu - Yargıtay Özel Daire Bozma Kararı Kesin Olduğundan Direnme Yolunun Kapalı Bulunduğu/Özel Daire Bozma İlamına Uyulması Gerektiği )

• ÖZEL DAİRE KARARININ KESİN OLMASI ( İşe İade Davasına Dair Yerel Mahkeme Kararının Temyizi Halinde Yargıtay Özel Dairesi'nce Verilecek Kararın Kesin Olduğu - Yargıtay Özel Daire Bozma Kararı Kesin Olduğundan Direnme Yolunun Kapalı Bulunduğu/Özel Daire Bozma İlamına Uyulması Gerektiği )

• KESİN KARAR VERME ( Kesin Karar Verme İfadesinden Yargıtay Özel Daire Kararının Kesin Olduğunun Amaçladığı - Daire Bozma Kararının Direnmeye Konu Edilemeyeceği /İşe İade Kararının Temyizi Halinde Yargıtay Özel Dairesi'nce Verilecek Kararın Kesin Olduğu ve Bozma Kararına Karşı Direnme Yolunun Kapandığının Gözetileceği )
4857/m.20

ÖZET : Dava, iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespiti ve işe iade istemine ilişkindir.
İş akdinin feshinin geçersizliğine dair açılacak bir davanın basit yargılama usulüne göre, kısa süre içerisinde sonuçlandırılması düşüncesi, işçinin emek gelirinden olanaklar ölçüsünde çok kısa bir süre yoksun kalması ilkesinden kaynaklanmış ve bu sebeple de temyiz üzerine Yargıtay Özel Dairesi'nce verilecek kararın kesin olması amaçlanmıştır.

"Kesin karar verme" ifadesinden, Yargıtay Özel Daire kararının kesin olduğunun amaçladığı, bu bakımdan Daire bozma kararının direnmeye konu edilemeyeceğini kabul etmek gerekir. Yasa koyucu burada açıkça, “Yargıtay'ca kesin olarak karara bağlanır” demek suretiyle, bozma kararına karşı direnme yolunu kapamış bulunmaktadır.
Yargıtay Özel Daire bozma kararının kesin olduğu ve direnme yolunun kapalı bulunduğu gözetilerek, Özel Daire bozma ilamına uyulması gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki " Tespit ( İşe İade)" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Elazığ İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 11.06.2014 gün ve 2014/65 E. 2014/671 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 25.09.2014 gün ve 2014/22363 E. 2014/25552 K. sayılı ilamıyla bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespiti ve işe iade istemine ilişkindir.
Yerel mahkeme, feshin haklı nedene danmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
Hüküm, davalı vekilinin temyizi üzerine Özel Daire'ce yukarı da başlık bölümünde esas ve karar numarası belirtilen karar ile bozulmuş, yerel mahkemece direnme kararı verilmiştir.
Hükmü temyize davalı vekili getirmektedir.

Hukuk Genel Kurulu'nda görüşmeler sırasında işin esasına geçilmeden önce, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 20/3.maddesinde yer alan “mahkemece verilen kararın temyizi halinde Yargıtay ilgili Dairesinin vereceği kararın kesin olduğu” hükmü karşısında, Yargıtay Özel Daire kararının direnmeye konu edilip edilemeyeceği, yerel mahkemece önceki hükümde direnme kararı verilip verilemeyeceği, ön sorun olarak tartışılmıştır.
Sorunun çözümü 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 20.maddesinin incelenip irdelenmesini zorunlu kılmaktadır. Şöyle ki; 4857 Sayılı yeni İş

Kanunu'nun 20.maddesi:
“İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülür. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dava seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi halinde, Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir. ”
Hükmünü getirmiştir.

Madde ile iş akdinin feshinin geçersizliğine dair açılacak bir davanın basit yargılama usulüne göre, kısa süre içerisinde sonuçlandırılması düşüncesi, işçinin emek gelirinden olanaklar ölçüsünde çok kısa bir süre yoksun kalması ilkesinden kaynaklanmış ve bu sebeple de Yargıtay Özel Dairesi'nce verilecek kararın kesin olması amaçlanmıştır.

Benzer nitelikteki düzenlemelere; 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu 5, 15, 24, 34, 41 ve 53.maddelerinde de yer verilirken iş hukukuna yön veren temel ilke ve düşüncelerden hareket edildiği, Hukuk Genel Kurulu'nun 13.03.1985 gün ve E:1984/9–834, K:1985/201 Sayılı kararında da, benzer bir konunun ele alındığı görülmüş ve 2822 Sayılı Kanunun 15.maddesinde yer verilen “Yargıtay'ca onbeş gün içinde kesin karara bağlanır” hükmü ile yasa koyucunun, burada bozma kararına karşı direnme yolunu kapamayı amaçladığının vurgulandığına işaret edilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, "kesin karar verme" ifadesinden, Yargıtay Özel Daire kararının kesin olduğunun amaçladığı, bu bakımdan Daire bozma kararının direnmeye konu edilemeyeceğini kabul etmek gerekir. Yasa koyucu burada açıkça, “Yargıtay'ca kesin olarak karara bağlanır” demek suretiyle, bozma kararına karşı direnme yolunu kapamış bulunmaktadır.

Nitekim aynı ilke, Hukuk Genel Kurulu'nun 20.10.2004 gün ve 2004/9-510 E.,2004/557 K.; Hukuk Genel Kurulu'nun 08.12.2004 gün ve 2004/9-654 E.,2004/664 K.; Hukuk Genel Kurulu'nun 21.09.2005 gün ve 2005/9-474 E.,2005/510 K.; Hukuk Genel Kurulu'nun 23.11.2005 gün ve 2005/9-579 E.,2005/648 K.; Hukuk Genel Kurulu'nun 12.04.2006 gün ve 2006/9-211 E., 2006/195 K.; Hukuk Genel Kurulu'nun 18.10.2006 gün ve 2006/9-621 E.,2006/673 K.; Hukuk Genel Kurulu'nun 03.12.2008 gün ve 2008/9-716 E.,2008/726 K.; Hukuk Genel Kurulu'nun 27.01.2010 gün ve 2009/9-592 E., 2010/35 K.; Hukuk Genel Kurulu'nun 24.02.2010 gün ve 2010/9-33 E., 2010/105 K.; Hukuk Genel Kurulu'nun 09.12.2015 gün ve 2015/22-920 E., 2015/2898 K.; Hukuk Genel Kurulu'nun 09.12.2015 gün ve 2015/22-1856 E., 2015/2923 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.

Hal böyle olunca; yerel mahkemece, Yargıtay Özel Daire bozma kararının kesin olduğu ve direnme yolunun kapalı bulunduğu gözetilerek, Özel Daire bozma ilamına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Direnme kararı belirtilen bu değişik gerekçeyle bozulmalıdır.

SONUÇ : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarda gösterilen değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istenmesi halinde temyiz peşin harcın yatırana iadesine, 5521 Sayılı İş Mahkemesi Kanunu'nun 8/ son maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


kazancı.com.tr 
Anahtar Kelimeler:
YargıtayHukukSÖZLEŞME
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.