banner647

21 Ekim 2019

İŞÇİLİK ALACAKLARININ TAHSİLİ İSTEMİ - DOĞRULUK VE BAĞLILIĞA UYMAYAN DAVRANIŞLAR

T.C.
YARGITAY
22. HUKUK DAİRESİ
E. 2017/17285
K. 2018/24364
T. 14.11.2018

* İŞÇİLİK ALACAKLARININ TAHSİLİ İSTEMİ ( Davacının İddiasına Göre Davalının Kanuni Şikayet Hakkının Kullanılacağının Bildirilmesi Dışında İstifa İradesinin Fesada Uğratıldığına Dair Bilgi ve Belge Bulunmadığı/İşverence Şikayet Yoluna Başvurulacağının Bildirilmesinin İstifa İradesi Üzerinde Baskı Olarak Nitelendirilemeyeceği - Mahkemece 4857 S.K. Md. 25/II-E Uyarınca İşçinin İşverenin Güvenini Kötüye Kullanmak Hırsızlık Yapmak Gibi Doğruluk ve Bağlılığa Uymayan Davranışlarda Bulunmasının İşveren Bakımından Haklı Fesih Sebebi Olduğu Belirtilmesine Rağmen Davacının Kıdem ve İhbar Tazminatının Kabulüne Karar Verilmesinin İsabetsiz Olduğu )

* DOĞRULUK VE BAĞLILIĞA UYMAYAN DAVRANIŞLAR ( Davacının Eyleminin 4857 S.K. Md. 25/2 Uyarınca Ahlak ve İyiniyet Kurallarına Aykırı Davranış Niteliğinde Olduğu - İşverence Şikayet Yoluna Başvurulacağının Bildirilmesinin İstifa İradesi Üzerinde Baskı Olarak Nitelendirilemeyeceği/Davacının Feshe Dair İradesinin Sakatlandığını İspat Edemediği - İş Sözleşmesinin Davacı Tarafından Haklı Bir Sebep Olmadan Feshedildiğinin Anlaşılmasına Göre Kıdem ve İhbar Tazminatı İsteminin Reddi Gerekirken Kabulüne Karar Verilmesinin Bozmayı Gerektirdiği )

* FESİH İRADESİNİN SAKATLANMASI ( Davalı İşverence İşyerinde Tespit Edilen Davacının Eylemi Sonrasında Davacı İstifa Dilekçesi Vermiş Olup Davacının İddiasına Göre Davalının Kanuni Şikayet Hakkının Kullanılacağının Bildirilmesi Dışında İstifa İradesinin Fesada Uğratıldığına Dair Bilgi ve Belge Bulunmadığı/İşverence Şikayet Yoluna Başvurulacağının Bildirilmesinin İstifa İradesi Üzerinde Baskı Olarak Nitelendirilemeyeceği - Davacının Eyleminin 4857 S.K. Md. 25/2 Uyarınca Ahlak ve İyiniyet Kurallarına Aykırı Davranış Niteliğinde Olduğu/İş Sözleşmesinin Davacı Tarafından Haklı Bir Sebep Olmadan Feshedildiğinin Anlaşılmasına Göre Kıdem ve İhbar Tazminatı İsteminin Reddi Gerektiği )

4857/m.25/II(e)

ÖZET : Dava, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki iş ilişkisinin nasıl sona erdiği hususu temel uyuşmazlığı oluşturmaktadır.

Mahkemece, 4857 Sayılı İş Kanununun 25/II-e maddesine göre işçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunmasının işveren bakımından haklı fesih sebebi olduğu belirtilmesine rağmen davacının kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının eylemi, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 25/2. maddesine göre ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranış niteliğindedir.

Davalı işverence işyerinde tespit edilen davacının eylemi sonrasında davacı istifa dilekçesi vermiş olup, davacının iddiasına göre davalının kanuni şikayet hakkının kullanılacağının bildirilmesi dışında istifa iradesinin fesada uğratıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığı, işverence şikayet yoluna başvurulacağının bildirilmesinin istifa iradesi üzerinde baskı olarak nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla davacının feshe dair iradesinin sakatlandığını ispat edemediği kabul edilmelidir. Bu sebeple iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı bir sebep olmadan feshedildiğinin anlaşılmasına göre kıdem ve ihbar tazminatı isteminin reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Kipa A.Ş.' ne ait ... AVM' nin temizlik işini yapan alt işveren diğer davalı ... Ltd. Şti. firmasında temizlik elemanı olarak 29.05.2003 – 18.09.2013 tarihleri arasında kesintisiz asgari ücretle çalıştığını, özellikle yemek şirketlerinin bulunduğu katların temizliğini yaptığını, yiyecek ve içecek bölümünde bulunan restoranların kullanmadıkları, bayatlayan ya da arta kalan ekmekleri çöp kovalarının içine atmayıp üzerine koyduklarını, müvekkili ile diğer iş arkadaşlarının da bırakılan bu ekmekleri ziyan olmaması için sokak hayvanlarına, barınaklarına veya evlerine götürmek üzere aldıklarını, işyerindeki uygulamanın bu şekilde olduğunu, bu zamana kadar bu konuda herhangi bir uyarı gelmediğini, müvekkilinin 17.09.2013 tarihinde yemek bölümündeki çöpleri topladığı sırada çöp kovası üzerine ekmek bırakıldığını gördüğünü ve bu ekmeklerin çöpe atıldığını düşünerek ziyan olmaması için aldığını, ertesi gün işe geldiğinde işveren tarafından işe başlatılmadığını, müvekkilinin ekmekleri çaldığının iddia edildiğini, polise şikayette bulunulacağı baskısı ile gerçek iradesi dışında istifa dilekçesi imzalatıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı Kipa Kitle Pazarlama Tic. ve Gıda San. A.Ş. vekili, müvekkili şirket ile davacı arasında hiçbir şekilde yazılı ve sözlü bir hizmet sözleşmesinin bulunmadığını, diğer davalı şirket tarafından istihdam edildiğini, davanın müvekkili yönünden husumetten reddi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... Tem. Hiz. İşl. Bak. Ser. ve Temz. Malz. San. Tic. Ltd. Şti. vekili, davacının iş sözleşmesini ihbar önelsiz olarak ve haklı bir neden ileri sürmeksizin kendi isteğiyle feshettiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz:

Karar süresi içerisinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Gerekçe:

Taraflar arasındaki iş ilişkisinin nasıl sona erdiği hususu temel uyuşmazlığı oluşturmaktadır.

Genel olarak "fesih hakkı,” karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren, bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı sebeple iş sözleşmesini derhal feshi 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin süreli fesih bildiriminin kanuni düzenlemesi ise aynı Kanun'un 17. maddesinde ele alınmıştır. Bunun dışında kanunda işçinin istifası özel olarak düzenlenmiş değildir. İşçinin haklı bir sebebe dayanmadan ve bildirim süresi tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer. İstifanın işverence kabulü zorunlu değilse de, işverence dilekçenin işleme konulmamış olması ve işçinin de işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde gerçek bir istifadan söz edilemez. Şarta bağlı istifa ise kural olarak geçerli değildir.

Somut olayda, davacı işçi 06.12.2013 tarihli dava dilekçesi ile istifa ettiğini ancak istifasının davalının baskıları üzerine gerçekleştiğini iddia etmiştir. Davalı işveren ise davacının işyerinde bulunan bir dükkanın önünden izinsiz ve habersiz olarak ekmek almasının tespit edilmesi üzerine davacının istifa ettiğini savunmuştur. Mahkemece, 4857 Sayılı İş Kanununun 25/II-e maddesine göre işçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunmasının işveren bakımından haklı fesih sebebi olduğu belirtilmesine rağmen davacının kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı işyerinde temizlik personeli olarak sabah vardiyasında çalıştığı, sabahın erken saatlerinde temizlik yaptığı esnada işyerindeki dükkanlardan bir tanesinin önünde bulunan ekmekleri iziniz ve habersiz biçimde aldığı, bu ekmekleri eve götürdüğünün davacının da kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından her ne kadar işyerinde bırakılan ekmeklerin ziyan olmaması için çalışanlarca alınarak dışarıya çıkartılabildiği yönünde bir işyeri uygulaması olduğu iddia edilmiş ise de, traflar arasındaki hizmet akdinin “Özel Hükümler” başlıklı 4.md.' sinin 3.paragrafında; “İşçi, iade mali promosyon ürünleri ve defolu mallarda dahil olmak üzere, çalıştığı işyerinde satılan veya bulundurulan hiçbir ürünü saklayamaz ve kayıtlardan geçirmeden işyerinin dışına çıkartamaz. Yetkililer tarafından bedelsiz olarak verilen malların kabulü ve dışarıya çıkarılması, işveren temsilcisinin izni ile mümkündür. Aksi davranışların “hırsızlık” suçu oluşturacağı konusunda işçi bilgilendirilmiş ve bu gibi durumlarda hizmet akdinin bildirimsiz olarak feshedileceğini işçi kabul etmiştir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Davalı tanıkları da, çalışanların hiçbir suretle işyeri dışına yiyecek götüremediklerini, güvenlik görevlileri tarafından zaman zaman çıkışlarda bu hususta kontrollerin yapıldığı belirtilmişlerdir. Aksi kanaatle, davacının iddia ettiği şekilde bir işyeri uygulmasının varlığının kabul edilmesi halinde dahi davacı tanıklarının beyanlarına göre bu uygulamanın gece restaurantlar kapandıktan sonra gün sonunda arta kalan ekmek ve yiyecekler bakımından geçerli olduğu, oysaki davacının sabah vardiyasında çalışan olduğu gözetildiğinde davacının bu iddiasının da ispatlanamadığı kabul edilmelidir. Ayrıca dosyada yer alan CD görüntülerinin incelenmesinde, davacının işyerinde bulunan dükkanın önündeki yüksekçe bir yerden aldığı ekmek poşetini kontrol ettiği, davalı tanıklarının da alınan ekmeklerin ambalajlı oldğunu beyan ettikleri göz önünde bulundurulduğunda, davacının alınan ekmeklerin gün sonunda kalan artık ekmek olduğu iddiasının da gerçeği yansıtmadığı anlaşılmaktadır. Davacının eylemi, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 25/2. maddesine göre ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranış niteliğindedir. Davalı işverence işyerinde tespit edilen davacının eylemi sonrasında, davacı 18.09.2013 tarihli istifa dilekçesi vermiş olup, davacının iddiasına göre davalının kanuni şikayet hakkının kullanılacağının bildirilmesi dışında istifa iradesinin fesada uğratıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığı, işverence şikayet yoluna başvurulacağının bildirilmesinin istifa iradesi üzerinde baskı olarak nitelendirilemeyeceği dolayısıyla davacının feshe dair iradesinin sakatlandığını ispat edemediği kabul edilmelidir. Bu sebeple iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı bir sebep olmadan feshedildiğinin anlaşılmasına göre kıdem ve ihbar tazminatı isteminin reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kazanci.com.tr

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.