banner648

23 Mart 2022

İŞÇİLİK ALACAKLARININ TAHSİLİ İSTEMİ - KESİNTİLİ ÇALIŞMA - YILLIK İZİN ÜCRETİ

T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 2021/10345
K. 2021/14531
T. 20.10.2021

İŞÇİLİK ALACAKLARININ TAHSİLİ İSTEMİ ( Davacı İşçi Davalı İşverenin Yurtdışı Şantiyelerinde Kesintili Olarak 2 Yıl 5 Ay 18 Gün Çalışmış Olup Kıdemi Karşılığında Hak Ettiği Yıllık Ücretli İzin Gün Sayısının 28 Olduğu Hükme Esas Alınan Bilirkişi Raporunda da Tespit Edildiği - Davacının Yıllık İzin Ücreti Alacağının Fesih Tarihindeki Ücret Esas Alınarak 28 Gün Üzerinden Hesaplanması ve Bordrolarda Tahakkuk Ettirilerek Bankadan Ödendiği Anlaşılan Yıllık İzin Ücreti Tutarlarının Mahsup Edilmesi Gerektiği )

KESİNTİLİ ÇALIŞMA ( İşçinin Aralıklı Olarak Aynı İşverene Ait İşyerinde Çalışması Halinde Önceki Dönemin Feshedilmesinin İzin Yönünden Sürelerin Birleştirilmesine Engel Olmayacağı - Önceki Çalışılan Sürede Bir Yılı Doldurmadığı İçin İzne Hak Kazanılmayan Süreler İşçinin Aynı İşverene Ait İşyeri ya da İşyerlerindeki Sonraki Çalışmalarına Eklenerek Yıllık İznin Belirlenmesi Gerektiği/Kesintili Çalışılan Dönemleri Ayırarak 14 Gün Üzerinden Yıllık İzin Ücreti Hesaplayan Bilirkişi Raporuna Göre Karar Verilmesinin İsabetsiz Olduğu )

YILLIK İZİN ÜCRETİ ( Davacı İşçi Davalı İşverenin Yurtdışı Şantiyelerinde Kesintili Olarak 2 Yıl 5 Ay 18 Gün Çalışmış Olup Kıdemi Karşılığında Hak Ettiği Yıllık Ücretli İzin Gün Sayısının 28 Olduğu - Davacının Yıllık İzin Ücreti Alacağının 28 Gün Üzerinden Hesaplanması ve Tahakkuk Ettirilerek Bankadan Ödendiği Anlaşılan Yıllık İzin Ücreti Tutarlarının Mahsup Edilmesi Gerektiği/Kesintili Çalışılan Dönemleri Ayırarak 14 Gün Üzerinden Yıllık İzin Ücreti Alacağını Hesaplayan Hatalı Bilirkişi Raporuna Göre Karar Verilmesinin İsabetsiz Olduğu )

4857/m.54,59

ÖZET : Dava, işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.

Davacı işçi davalı işverenin yurtdışı şantiyelerinde kesintili olarak 2 yıl, 5 ay, 18 gün çalışmış olup, kıdemi karşılığında hak ettiği yıllık ücretli izin gün sayısının 28 olduğu hükme esas alınan bilirkişi raporunda da tespit edilmiştir. Buna göre, davacının yıllık izin ücreti alacağının fesih tarihindeki ücret esas alınarak 28 gün üzerinden hesaplanması ve 2008 yılı Mayıs ile 2009 yılı Kasım ayı bordrolarında tahakkuk ettirilerek bankadan ödendiği anlaşılan yıllık izin ücreti tutarlarının hesaplama sırasında mahsup edilmesi gerekmektedir. Kesintili çalışılan dönemleri ayırarak 14 gün üzerinden yıllık izin ücreti alacağını hesaplayan hatalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili; müvekkilinin 02.04.2007 tarihinden 30.11.2009 tarihine kadar davalı şirketin Rusya'daki şantiyelerinde kesintisiz çalıştığını, en son aylık net 1.200 USD ücret aldığını, işyerinde ayrıca üç öğün yemek ve yatmak için yer tahsis edildiğini, davalının iş bitimi nedeniyle müvekkilinin işine son verdiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili; davacının müvekkili nezdinde 01.04.2007-15.05.2008, 03.07.2008-31.03.2009, 01.04.2009-07.11.2009 tarihleri arasında görev yaptığını, istifa ederek işten ayrıldığını, iş ilişkisi istifa ile sona erdiğinden kıdem ve ihbar tazminatı talep edilemeyeceğini, davacının 3.00 USD saat ücreti esas alınarak hesap edilen aylık ücret karşılığında çalıştığını, ücretin 1.200,00 USD olduğu iddiasını kabul etmediklerini, maaşların bankaya yatırıldığını, davacı tarafından ihtirazi kayıt olmaksızın kabul edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece davanın kısmen kabulüyle kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.12.2019 tarihli ilamı ile, “Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi davalı işverenin yurtdışı şantiyelerinde kesintili olarak çalışmıştır. Davacının yıllık izin ücreti alacağı istemi bordroda yer alan tahakkuklar nedeniyle reddedilmiş ise de, izin ödemesi adı altında bordroda yer alan tahakkukların işçinin farklı şantiyelerdeki çalışmalarının iş bitimi sebebiyle sona erdiği dönemlere rastlayıp rastlamadığı araştırılmamıştır. Bordroda yer alan ödemelerin işçinin banka hesabına yapıldığı savunulmuş olmakla bu yönde gerekirse ilgili banka kayıtları getirtilmeli ve iş bitimi sebebiyle çıkışların verildiği dönemde yapılan ödemelerin karşılığı olan izin günleri ile çalışma dönemi içine rastlamakla birlikte izinlerin kullandırıldığını gösteren imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile desteklenen izin tahakkukları hesaplamadan düşülmelidir. Bu konuda eksik incelemeyle karar verilmesi hatalıdır.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz:

Bozmadan sonra verilen kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-)Taraflar arasında, davacının yıllık izin ücreti alacağının bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

4857 Sayılı Kanun'un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.

4857 Sayılı Kanun'un 54. maddesinde, yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında, işçinin aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştığı sürelerin birleştirilerek göz önüne alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda, işçinin daha önce aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerinde geçen hizmetlerinin yıllık izne hak kazanma ve izin süreleri hesabı yönlerinden dikkate alınması gerekir. Kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmetlerin de aynı gerekçeyle izin hesabı yönünden birleştirilmesi zorunludur. İşçinin aralıklı olarak aynı işverene ait işyerinde çalışması halinde, önceki dönemin kıdem tazminatı ödenerek feshedilmiş olması, izin yönünden sürelerin birleştirilmesine engel oluşturmaz. Yine, önceki çalışılan sürede bir yılı doldurmadığı için izne hak kazanılmayan süreler de, işçinin aynı işverene ait işyeri ya da işyerlerindeki sonraki çalışmalarına eklenerek yıllık izin hakkı belirlenmelidir. Yıllık izin, özde bir dinlenme hakkı olup, aralıklı çalışmalarda önceki dönem zamanaşımına uğramaz.

Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi davalı işverenin yurtdışı şantiyelerinde kesintili olarak 2 yıl, 5 ay, 18 gün çalışmış olup, kıdemi karşılığında hak ettiği yıllık ücretli izin gün sayısının 28 olduğu hükme esas alınan bilirkişi raporunda da tespit edilmiştir. Buna göre, davacının yıllık izin ücreti alacağının fesih tarihindeki ücret esas alınarak 28 gün üzerinden hesaplanması ve 2008 yılı Mayıs ile 2009 yılı Kasım ayı bordrolarında tahakkuk ettirilerek bankadan ödendiği anlaşılan yıllık izin ücreti tutarlarının hesaplama sırasında mahsup edilmesi gerekmektedir. Kesintili çalışılan dönemleri ayırarak 14 gün üzerinden yıllık izin ücreti alacağını hesaplayan hatalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kazanci.com.tr

banner626
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.