İŞÇİNİN DİĞER İŞÇİYE SATAŞMASI - HAKLI FESİH

T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/32263
K. 2019/2554
T. 4.2.2019

* KIDEM VE İHBAR TAZMİNATI İSTEMİ ( Davacının Fiili Olarak İlk Saldıranın Kendisi Olduğunu Açıkça Beyan Etmesi Karşısında Davacı İle Tedarikçi Ürün Tanıtım Elemanları Arasında Çıkan Kavganın Davalıya Haklı Fesih İmkanı Verdiği Anlaşıldığından Mahkemece Davacının Tazminat Taleplerinin Reddi Yerine Kabulüne Karar Verilmesinin İsabetsiz Olduğu )

* HAKLI FESİH ( Davacı İşçinin Kavgaya Sebebiyet Verdiği ve İlk Saldıranın Kendisi Olduğunu Açıkça Beyan Ettiği/Davacı İle Tedarikçi Ürün Tanıtım Elemanları Arasında Çıkan Kavganın Davalıya Haklı Fesih İmkanı Verdiği - Mahkemece Davacının Kıdem ve İhbar Tazminatı Taleplerinin Reddi Yerine Aksi Gerekçe İle Kabulüne Karar Verilmesinin Bozmayı Gerektirdiği )

* İŞÇİNİN İŞVERENİN DİĞER BİR İŞÇİSİNE SATAŞMASI ( Sataşma Niteliğindeki Davranışların Tehdit ve Hakaret İçeren Sözler Söyleme Darp Gibi Davranışlar Olarak Ortaya Çıkacağı/Haklı Fesih - Sataşma Niteliğinde Olmadığı Sürece Diğer İşçilerle Devamlı ve Gereksiz Tartışmaya Girişmenin İş Arkadaşları İle Ciddi Geçimsizlik Göstermenin Geçerli Fesih Nedeni Olduğu )

4857/m.25/II(d)

ÖZET : Dava, işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.

Davacının tartışmayı başlatan ve fiili olarak ilk saldıranın kendisi olduğunu açıkca beyan etmesi karşısında anılan eylemlerin davalıya haklı fesih imkanı verdiği anlaşıldığından mahkemece davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine aksi gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : A-) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 07/01/2006-12/06/2013 tarihleri arasında çalıştığını, haksız ve usulsüz olarak işten çıkartıldığını, kıdem ve ihbar tazminatının ödenmediğini, müvekkilinin işten ayrıldığı tarihte brüt 1.478,51 TL. olmak üzere, 1782,61 TL. net ücret aldığını, yol ve yemek giderlerinin işverence karşılandığını iddia ederek tüm bu nedenlerle kıdem ve ihbar tazminatı alacağının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

B-) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının dava dilekçesinde çalıştığı süreyi, özlük haklarını ve çalışma koşullarını açıkca beyan edildiğini, bu nedenle açılan davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, dava dilekçesinde iş akdinin feshine ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığını, davacının 07/01/2006 - 12/06/2013 tarihleri arasında çalıştığını, satış yardımcısı olduğunu, davacı ile tedarikçi ürün tanıtım elemanları arasında kavga olayı yaşandığını, tutanak tutulduğunu, davacının davranışları ile ilgili ... ve ...'ın görgülerinin alındığını, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C-) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

D-) Temyiz:

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

E-) Gerekçe:

Davacı haksız ve usulsüz olarak iş akdinin feshedildiği iddiası ile kıdem ve ihbar tazminatı talebinde bulunmuş, davalı ise, davacı ile tedarikçi ürün tanıtım elemanları arasında kavga olayı yaşandığını, tutanakların tutulduğu savunmasının alındığını, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, savunmuştur.

Mahkemece feshe neden olan olayda davalı işyerinde bulunan ürün tanıtım elemanları ile davacı arasında tartışma çıktığı, bu şahısların mescitte ibadet edenleri rahatsız edecek davranışlarda bulunmaları üzerine davacının bu kişileri ikaz ettiği, bunun üzerine kavga olayının gerçekleştiği, kavganın davacının davranışlarından kaynaklanmadığı, olayın çıkış sebebi, oluş şekli ve davacının kıdemi dikkate alındığında uygulanan fesih işleminin ağır bir yaptırım olduğu, feshin haklı olmadığı gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatlarının tahsiline karar verilmiştir.

İşveren feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

4857 Sayılı İş Kanunu'nun 25/II-d maddesi uyarınca, işçinin işverene veya ailesine karşı şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması ya da işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması veya işçinin işverene, aile üyelerinden birine veya işverenin diğer bir işçisine sataşması haklı fesih nedeni olarak sayılmıştır. Maddede işçinin işverenin diğer bir işçisine sataşmasının haklı neden olacağı açıkça belirtilmiştir. Sataşma niteliğindeki davranışlar tehdit ve hakaret içeren sözler söyleme, etkili eylem (darp)de bulunma gibi davranışlar olarak ortaya çıkar. Sataşma niteliğinde olmadığı sürece, diğer işçilerle devamlı ve gereksiz tartışmaya girişmek, iş arkadaşları ile ciddi geçimsizlik göstermek geçerli fesih nedenidir.

Somut uyuşmazlıkta, feshe konu olayın bizzat davacının savunmasında bildirdiği üzere " 09.06.2013 günü 18:00 sıralarında ikindi namazını kılmak için mecside girmiştim. Namazı kılarken mescidin kapısının önünde kalabalık bir grubun bağrışları, çığlık atışları dikkatmi çekti ki, bunları yapanlar bunu sürekli yapan ... isimli şahıslardır. Namazımı bitirdikten sonra mescitten çıkarken reyonda tanıştığımız müşterimizde mescide girmekte idi. Orada ufak bi konuşma sonrasında ben mescidten çıktım. Mescide giren müşterimiz mescidin yerini ismi geçen şahıslara sordu, onlar da tarif etti yani mescidin dolu olduğunu onlar biliyordu. Sonra ben mescitten tuvalete geçtim onlar tam ortada duruyorlardı, tuvalet ve mescit arasında müşterimizin sakallı ve cubbeli oluşundan olsa gerek ki, mescitte karşılaşmamız sırasında (müşteri ile konuşurken) ismi geçen şahıslar arasında kaş-göz İşareti yapmaları dikkatimi çekti. Mescitte tek olsa idim onları uyarmazdım çünkü ben aynı kişilerin aynı saatlerde aynı muhabbetlerine (abuk sabuk gülmelerine, bağırış çağırışlarına, mescidin etrafında yaptığı saygısızlıklara defalarca şahit oldum) ama sadece mescitte ben olduğum için uyarma gereği duymadım. Ben tuvalete girdikten sonra müşterinin mescitte olduğunu bilmelerine rağmen aynı şekilde, bir erkeğe yakışmıyacak şekilde gülüşmeler, bağrışmalar, çığlık atmalar devam etti. Ben de tuvaletten çıkarak "ne bağırıyorsunuz kadın gibi sesler çıkartıyorsunuz ayıptır" dedim. Murat isimli şahıs "ne diyorsun sen ya" tarzında bir şeyler dedi. Bende "insanlar namaz kılıyor, biraz saygılı olun" dedim o sırada murat isimli şahısla kafa kafaya geldik.Omuzunda küçük bir çanta vardı. Onu omuzundan yere bıraktı, ben ona vurmasam o bana vura çaktı. Üzerinde ki çantayı yere atıp kafa kafaya gelmemizden sonra ona vurdum. Daha sonra arkadaşları benim üzerime saldırdı. (vücudum tırnak, yara bere izleri ile dolu) tuvalette bana saldırdılar, bizi kızlar gelip ayırmaya çalıştı. Aralarından kaçmayı başardım, reyona çıktım o sinirle sopa tarzı bir şey aradım. Gömleğimin yırtıldığını ,kaşımın kanadığını,kolumdaki darp izlerini gördükleri için arkadaşlarım yanıma geldiler.Beni sakinleştirmeye çalıştılar. Ben tekrar koşarak dışarıya çıktım. Kesinlikle anlatıldığı gibi arkadaşlarım kavgaya dahil olmaları için çağırmadım, o halde beni gören arkadaşlarım da arkamdan gelmişler, orada tekrar aramızda münakaşa oldu ama kesinlikle arkadaşlarım duruma sadece ayırmak için müdahale ettiler.Bütün arkadaşlarım da buna şahittir.Dahil olsalardı bu olay çok çok büyürdü.Namaz kılan müşterimiz de konuşmaları olay sırası duymuş, daha sonra beni savunmak için "Bu arkadaş geldi arkadaşları uyardı biraz sessiz olun diyerek" sonra bağrışmalar oldu diyerek beni savunmuştur, en büyük şahit odur. Reyonda da yöneticilere ve reyondaki arkadaşlarıma durumu anlatmıştır. Arkadaşlarıma da sorabilirsiniz." şeklinde beyanda bulunduğu, davacının tartışmayı başlatan ve fiili olarak ilk saldıranın kendisi olduğunu açıkca beyan etmesi karşısında anılan eylemlerin davalıya haklı fesih imkanı verdiği anlaşıldığından mahkemece davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine aksi gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kazanci.com.tr

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
isa koca 3 hafta önce

Nacizane 2 sorum olacak..
özel sektörde vardiya amiri olarak çalışıyorum.
İşçilerden birisi hakkında işe izinsiz gelmemesi nedeniyle tutanak tuttuğum için başka bir çalışan yanında bana ve aileme ağza alınmayacak sinkaflı küfür , hakaret ve tehditlerde bulundu.Bu olayda tutanak altına alındı.
1- iş kanununun 25/II-d hükmündeki haliyle işten çıkartılabilir mi?
2- olurda küfreden işçi torpili olan tanıdıklarını devreye sokup işten çıkarılmazsa kanuni olarak benim tek taraflı iş akdimi feshetme hakkım var mıdır?
Teşekkürler