banner590

08 Nisan 2021

MUHTIRADA İHTARATIN YERİNE GETİRİLMEMESİNİN SONUÇLARININ YAZILI OLMAMASI - TEMYİZ HARÇLARININ YATIRILMAMASI

T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2019/4536
K. 2020/2668
T. 8.6.2020

ALACAK ( Birleşen Dava Menfi Tespit - Asıl Birleşen Davada Davalı Vekiline Gönderilen Muhtırada Belirtilen Temyiz Harç ve Giderlerinin Yatırılmasına İlişkin İhtaratın Bulunduğu Buna Dair Kesin Süre ve Muhtıranın Gereğinin Yerine Getirilmemesinin Sonuçlarının Yazılı Olmadığı Anlaşılmakla Muhtıranın Geçerli Olabilmesi İçin Muhtırada Yatırılacak Harç ve Masrafların Yatırılacağı Yerin Doğru Olarak Gösterilmiş Olması ve Verilen Sürede Muhtıra Gereğinin Yerine Getirilmemesinin Sonuçlarının Hatırlatılması Gerektiği )

MUHTIRADA İHTARATIN YERİNE GETİRİLMEMESİNİN SONUÇLARININ YAZILI OLMAMASI ( Davalı Vekiline Gönderilen MuhtıradaYatırılması İstenen Temyiz Harç ve Giderleri İçin Kesin Süre Verilmediği Anılan Giderlerin Yatırılmamasının Sonuçları Açıkça Belirtilmediği Gönderilen Muhtırayla Yapılan Bildirimin Geçerli Olmadığı Anlaşılmakla Belirtilen Nedenlerle Usule Aykırı Düzenlenen Muhtıra Sonucu Asıl Birleşen Davalının Temyiz İsteminden Vazgeçmiş Sayılmasına İlişkin Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Ek Kararın Bozularak Ortadan Kaldırılmasına Karar Vermek Gerektiği )

TEMYİZ HARÇLARININ YATIRILMAMASI ( Asıl Birleşen Davalı Vekili Tarafından Asıl ve Birleşen Davanın Esasına İlişkin Kararın Temyiz Edildiği Ancak Anılan Asıl Karara Yönelik Temyiz Harçlarının Yatırılmamış Olduğu Anlaşılmakla Temyiz İncelemesi Yapılabilmesi İçin HMK 366 Maddesi Yollamasıyla Aynı Kanun'un 344. Maddesi Gereğince İşlem Tesis Edilerek Asıl ve Birleşen Davanın Esası Hakkında Verilen Karara Yönelik Temyiz Harç ve Giderlerinin Yatırılması Hususunda Asıl Birleşen Davalı Vekiline Usulüne Uygun Olarak Süre Verilmesi Eksikliğin İkmali Halinde Temyiz İtirazlarının İncelenmesi Gereği )

ÖZET : Asıl dava alacak, birleşen dava ise menfi tespit istemine ilişkin olup;

1- Bölge Adliye Mahkemesince, asıl-birleşen davada davalı vekiline gönderilen muhtırada, belirtilen temyiz harç ve giderlerinin yatırılmasına ilişkin ihtaratın bulunduğu, buna dair kesin süre ve muhtıranın gereğinin yerine getirilmemesinin sonuçlarının yazılı olmadığı anlaşılmaktadır. Muhtıranın geçerli olabilmesi için muhtırada yatırılacak harç ve masrafların, yatırılacağı yerin doğru olarak gösterilmiş olması ve verilen sürede muhtıra gereğinin yerine getirilmemesinin sonuçlarının hatırlatılması gerekmektedir. Bu hususlar nazara alınarak, davalı vekiline gönderilen muhtırada, yatırılması istenen temyiz harç ve giderleri için kesin süre verilmemiş, anılan giderlerin yatırılmamasının sonuçları açıkça belirtilmemiş olup gönderilen muhtırayla yapılan bildirimin geçerli olmadığı anlaşılmaktadır. Belirtilen nedenlerle usule aykırı düzenlenen muhtıra sonucu asıl-birleşen davalının temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Dosyanın yapılan incelenmesinde, asıl-birleşen davalı vekili tarafından asıl ve birleşen davanın esasına ilişkin kararın temyiz edildiği, ancak anılan asıl karara yönelik temyiz harçlarının yatırılmamış olduğu anlaşılmakla, temyiz incelemesi yapılabilmesi için 6100 Sayılı HMK'nın 366 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344. maddesi gereğince işlem tesis edilerek, asıl ve birleşen davanın esası hakkında verilen karara yönelik temyiz harç ve giderlerinin yatırılması hususunda asıl-birleşen davalı vekiline usulüne uygun olarak süre verilmesi, eksikliğin ikmali halinde temyiz itirazları incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

DAVA : Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/04/2018 tarih ve 2015/504 E- 2018/499 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 04/04/2019-24/09/2019 tarih ve 2018/1442 E- 2019/229 K. sayılı asıl ve ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Asıl-birleşen davacı vekili asıl davada; dava dışı ihbar olunan EÜAŞ Bursa İşleri Müdürlüğü çalışanlarının servis taşımacılığı ihalesinin davalıya yapıldığını, davalı Sakarya'da olduğundan, Bursa'da iş yapacak davacı servis şirketine teklifte bulunduğunu, uzak yakın mesafe ayrımı yapmaksızın her servis için 60,00 TL+KDV üzerinden anlaştıklarını, imzalanan sözleşmenin bir suretini istemelerine rağmen, ön anlaşma olması nedeni ile yönetim kurulunda görüşüldükten sonra verileceğinin söylendiğini, 15.09.2014-19.10.2014 tarihleri arasındaki taşıma nedeni ile hiçbir ücret alınmadığını, davalının müvekkiline işi bıraktırıp başka firma/şahıslarla taşıma işini yaptırmaya başladığını, toplam 67.470,00 TL+KDV toplamı 79.614,00 TL alacağının müvekkile ödenmediğini ileri sürerek 79.614,00 TL'nin 19.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise ek olarak davacı tarafından taraflar arasında hukuki ve ticari ilişki kapsamında davalı lehine düzenlenen 01.09.2014 tanzim tarihli, 30.12.2014 vade tarihli, 20.000,00 Euro bedelli senedin servis taşımacılığı sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, bedelsiz olduğunu, davaya konu icra takibinin kötü niyetle ikame edildiğini ileri sürerek Bursa 15. İcra Müdürlüğünün 2016/5931 esas sayılı dosyası ile yapılan takip nedeni ile davalıya borçlu olunmadığının tespitini, kötü niyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Asıl-birleşen davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından ibraz edilen 01.09.2014 tarihli taşıma sözleşmesine göre, sözleşme ilişkisi ile ilgili hususların ihtilaf konusu olmadığı, davacı tarafından servis araçları ile ilgili puantaj kayıtları ile üst işveren kurum dosyasının celp edildiği, Bursa Servis Aracı İşletmeleri ve Halk Otobüsleri Odası yazı cevaplarına göre alınan bilirkişi raporlarında 04.09.2014-19.10.2014 tarihleri arasında davacı tarafından bildirilen araçlar ve bildirilen güzergahlarda EÜAŞ'ın sunduğu puantaj kayıtlarına göre toplam 791 sefer yapıldığı, her servis için sefer başına ücretin Halk Otobüsleri Odası tarafından bildirilen 60,00 TL+KDV ücreti ile çarpımı sonucu davacının hak edişinin 47.460,00+KDV olacağı, sözleşmenin sunulması ve itirazlara göre alınan ek rapor ile yapılan hesaplamanın 15.09.2014 yerine sehven 04.09.2014 olarak bildirildiği, Halk Otobüsleri Odası cevabına göre fiyatlamanın bir servisin başlangıç noktasından çıkış ile aynı noktaya dönüşü kapsadığı, dolayısı ile vardiya seferlerinin 2 tek servis olduğu ve servis bedelinin 60,00 TLx2x784 sefer olarak 94.084,00 TL (KDV hariç) tutar olduğu, davacının hak kazandığı taşıma servisi ücretinin uygun ve yerinde olduğu, gönderilen ihtarnamenin tebliği ile verilen önele göre 08.02.2015 tarihinde temerrütün oluştuğu, birleşen davada ise sözleşmenin 5. maddesi uyarınca teminat olarak verildiği anlaşılan 20.000 Euro bedelli senet nedeni ile davalının taşıma ilişkisinden kaynaklı zararı bulunmadığından takibe konu 55.400,00 TL alacak nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 79.614,00 TL KDV dahil taşıma ücret alacağının 08.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline, birleşen davanın kabulüne, Bursa 15. İcra Müdürlüğünün 2016/5931 esas sayılı icra dosyasına konu 01.09.2014 tanzim 30.12.2014 vade tarihli 20.000,00 Euro bedelli, keşidecisi ..., lehdarı Aybara Taşımacılık - ... olan bonodan dolayı davacının davalıya 55.400,00 TL tutarında borçlu bulunmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle alacağın %20 si oranında 11.080,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Karara karşı asıl-birleşen davacı vekili ve asıl-birleşen davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bursa Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; asıl-birleşen davacı vekili ve asıl-birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun, Elektrik Üretim A.Ş. tarafından dosyaya gönderilen puantaj cetvelinde her seferin saati farklı olduğundan, her bir seferin gidiş dönüş olduğunun kabulünün yerinde olduğu, bilirkişi raporunda her servis için 60,00 TL+KDV değerinin esas alınması gerektiği, puantaj kayıtlarına göre 15.09.2014-19.10.2014 tarihleri arasında toplam 784 sefer yapıldığının kabulü gerektiği, seferlere göre hak edilen toplam ücretin 60,00 TLx2x784 (sefer)=94.080,00 TL (KDV hariç) servis bedeli olduğu bildirilmiş ise de, toplam bedele ilişkin "KDV hariç" olarak bildiriminin sonuca etkili olmadığı, halk otobüsleri odası tarafından servis ücreti bedeli KDV dahil 60,00 TL olarak bildirildiği, buna rağmen bilirkişilerce ayrıca KDV hesaplanmadan raporda KDV'nin hariç olduğu belirtilmiş ise de bu durumun sonuca tesiri olmayıp, anılan miktarın KDV'yi içeren bedel olduğu, servis bedeline dair yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, davacıya ceza tutanağı düzenlendiğine, bunun alacaktan mahsup edilmesi gerektiğine dair davalı iddiasının savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olduğu, ayrıca bu durumun ispat edilemediği, davalının zarar iddiasını ispat edemediği, davacı tarafından gönderilen ihtarnamenin davalıya tebliğ edilemediğinden temerrüdün dava tarihinden itibaren başlayacağı, birleşen davaya konu bono üzerinde teminata dair yazılı bir ibarenin bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen 20.000 Euro'nun cezai şart bedeli olup teminat senedi verildiği şeklinde verildiğine dair bir hususun yazılmadığı, ancak davalı tarafın istinaf dilekçesindeki "Menfi Tespit davasının ve senedin teminat senedi olduğu iddiasını kabul anlamına gelmemekle.. sözleşme hükümlerini yerine getirmeyen davacı ... olup, sözleşmenin son sayfasında bu durumda hiçbir resmi makam ve kuruluştan hüküm almaya hacet kalmaksızın sözleşmenin şirket (davalı ...) lehine fesh edileceği ve kat'i teminatların şirkete irad kaydedileceği belirtilmekle davalı ... davaya konu bonoyu icraya koyma konusunda haklı ve iyi niyetlidir." ifadesi ile ".. Davacı tarafından düzenletilen Bursa 10. Noterliğinin 30/01/2015 tarih, 4039 numaralı ihtarı göz önüne alındığında işin davacı ... tarafından bırakılması ve dönem ortası olması nedeni ile çok yüksek fiyatta anlaşmak zorunda kalan davalı ...'in bu şekli ile zararı oluştuğu, bu şekilde davalı ...'in zararının oluştuğunun söz konusu noter ihtarında davacı tarafça da aslında kabul edildiği, buna göre menfi tespit davsını ve senedin teminat senedi olduğu iddiasını kabul anlamına gelmemek üzere davalı ... oluşan bu zararın tazmini için davaya konu senedi icraya koymakta haklı olup, kötü niyeti yoktur." ifadesine göre senedin, sözleşmenin teminat altına alınması amacıyla verildiğinin anlaşıldığı, anılan senedin kambiyo vasfı olmadığı için, kambiyo senetlerine özgü takibe ilişkin haklardan faydalanamayacağı, davalının zararını ispat edemediği, birleşen davada davacı lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne, 79.614,00 TL KDV dahil taşıma ücreti alacağının 14.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline, birleşen davanın kabulüne, Bursa 15. İcra Müdürlüğünün 2016/5931 esas sayılı icra dosyasına konu 01.09.2014 tanzim tarihli, 30.12.2014 vade tarihli, 20.000 EURO bedelli, keşidecisi ..., lehtarı Aybara Taşımacılık- ... olan bonodan dolayı davacının davalıya 55.400,00 TL borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20'si oranında hesaplanan 11.080,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl-birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, 24.09.2019 tarihli ek kararla, temyiz harç ve giderlerinin ihtara rağmen yatırılmadığı gerekçesiyle asıl-birleşen davalı vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Ek karar, asıl-birleşen davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1-) Asıl dava alacak, birleşen dava ise menfi tespit istemine ilişkin olup Bölge Adliye Mahkemesince, asıl-birleşen davada davalı vekiline gönderilen 20.08.2019 tarihli muhtırada, belirtilen temyiz harç ve giderlerinin yatırılmasına ilişkin ihtaratın bulunduğu, buna dair kesin süre ve muhtıranın gereğinin yerine getirilmemesinin sonuçlarının yazılı olmadığı anlaşılmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2010/19-286 E., 2010/330 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere muhtıranın geçerli olabilmesi için muhtırada yatırılacak harç ve masrafların, yatırılacağı yerin doğru olarak gösterilmiş olması ve verilen sürede muhtıra gereğinin yerine getirilmemesinin sonuçlarının hatırlatılması gerekmektedir. Bu hususlar nazara alınarak, davalı vekiline gönderilen muhtırada, yatırılması istenen temyiz harç ve giderleri için kesin süre verilmemiş, anılan giderlerin yatırılmamasının sonuçları açıkça belirtilmemiş olup gönderilen 20.08.2019 tarihli muhtırayla yapılan bildirimin geçerli olmadığı anlaşılmaktadır. Belirtilen nedenlerle usule aykırı düzenlenen muhtıra sonucu asıl-birleşen davalının temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen 24.09.2019 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

2-) Dosyanın yapılan incelenmesinde, asıl-birleşen davalı vekili tarafından asıl ve birleşen davanın esasına ilişkin 04.04.2019 tarihli kararın 31.07.2019 tarihli dilekçeyle temyiz edildiği, ancak anılan asıl karara yönelik temyiz harçlarının yatırılmamış olduğu anlaşılmakla, temyiz incelemesi yapılabilmesi için 6100 Sayılı HMK'nın 366 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 344. maddesi gereğince işlem tesis edilerek, asıl ve birleşen davanın esası hakkında verilen 04.04.2019 tarihli karara yönelik temyiz harç ve giderlerinin yatırılması hususunda asıl-birleşen davalı vekiline usulüne uygun olarak süre verilmesi, eksikliğin ikmali halinde temyiz itirazları incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl-birleşen davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle ek kararın BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, anılan eksikliğin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kazanci.com.tr


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.