banner590

25 Ocak 2021

SİLAHLI ÖRGÜT YÖNETİCİLİĞİ SUÇU - ÖRGÜT OKUL VE DERSHANELERİNDE ÇALIŞMA

T.C.
İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
2. CEZA DAİRESİ
E. 2018/2655
K. 2019/1314
T. 16.07.2019

SİLAHLI ÖRGÜT YÖNETİCİLİĞİ SUÇU ( Örgüt Şirketinde Temizlik Görevlisi Güvenlik Görevlisi vb. Asıl Örgüt Faaliyeti ile İlgili Olmayan Alanlarda Ücret Karşılığında Çalışan Kişilerin Örgütsel Amaca Vakıf Olduğunun Kabulünü Gerektirir Diğer Olgular Olmaksızın Örgüt Üyesi veya Örgüte Yardım Eden Olarak Kabulünün Mümkün Olmadığı - Buna Karşılık Örgütün Amaçları ile Doğrudan Bağlantılı İşlerde Çalışan Kişilerin Bu Çalışmalarının Örgütsel Amaçla Yapıldığının Kabulü ile Eylemin Örgüt Üyeliği Olarak Kabulü Gerektiği )

ÖRGÜT OKUL VE DERSHANELERİNDE ÇALIŞMA ( Sanığın 667 Sayılı KHK Kapsamında Kapatılan Sendikaya Üye Olduğu 15 Yıldır Örgüt Gazetesi Abonesi Olduğu Çalıştığı Okulların Tamamının Fetö/Pdy Silahlı Terör Örgütü ile İrtibatlı veya KHK ile Kapatılan Okullardan Oldukları - Sanığın Kesintisiz Olarak Öğretmen Müdür Yardımcısı Müdür Olarak Çalıştığı/Sanığın Fetö/Pdy Silahlı Terör Örgütüne Katıldığı ve Üyesi Olduğunun Kabulü Gerektiği )

TEMEL CEZANIN BELİRLENMESİ ( İlk Derece Mahkemesi Tarafından Sanığın Örgüt İçerindeki Konumuna ve TCK'nın 61. Maddesine Aykırı Olarak Temel Cezanın Belirlenmesinde Yüksek Oranda Teşdit Uygulandığı ve Geçmişinde Suç Kaydı Bulunmayan Duruşmalarda Olumsuz Bur Tavrı Tutanaklara Yansımayan Sanık Hakkında Yasal Gereğine Aykırı Olarak TCK'nın 62. Maddesi Uygulanmayarak Fazla Ceza Tayin Edildiği - İstinaf Talebi Doğrultusunda Duruşma Açılmasına Karar Verilerek Sanığın Sübut Bulan Suç Nedeni ile Cezalandırılmasına Dair Yeniden Hüküm Kurulması Gerektiği )

5237/m.314

ÖZET: Dava, silahlı terör örgütü yöneticiliği suçuna ilişkindir.

Sanığın 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan sendikaya üye olduğu, 15 yıldır örgüt gazetesi abonesi olduğu, SGK kayıtları, Milli Eğitim Müdürlüğü kayıtları ve sanığın savunmasına göre, sanığın çalıştığı okulların tamamının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı veya KHK ile kapatılan okullardan oldukları, sanığın kesintisiz olarak ve atamaya tabi şekilde öğretmen, müdür yardımcısı, müdür olarak çalıştığı görüldüğünden, örgütle bağlantısını ve örgüt içerisindeki hiyerarşik konumunu gösterecek eylemleri nedeniyle, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne katıldığı ve üyesi olduğu kabul edilmiştir. Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından temel cezanın sanığın örgüt içerindeki konumuna aykırı olacak şekilde TCK.nın 61. maddesine aykırı olarak yüksek oranda teşdit uygulanması ve ayrıca geçmişinde suç kaydı bulunmayan, duruşmalarda olumsuz bur tavrı tutanaklara yansımayan sanık hakkında yasal gereğine aykırı olarak TCK'nın 62. maddesinin uygulanmayarak fazla ceza tayin edilmesi nedeni ile istinaf talebi doğrultusunda duruşma açılmasına karar verilerek, sanığın sübut bulan suç nedeni ile cezalandırılmasına dair yeniden hüküm kurulmuştur.

DAVA: İstinaf yoluna tabi karara karşı, süresi içerisinde, başvuru hakkına sahip bulunanlar tarafından yapılan istinaf taleplerinin CMK'nın 279/1 maddesi gereğince reddi nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 280. maddesi gereğince dosyanın esasının incelenmesine başlandı. Dosya içerisinde bulunan iddianame, duruşma tutanakları, gerekçeli karar, dosyaya sunulmuş tüm deliller, belge ve bilgiler ile istinaf dilekçeleri içeriği incelendi, duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

İDDİA

Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 27/09/2017 tarih 2017/899 sayılı iddianamesiyle; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yöneticilği suçundan TCK'nın 314/1, 3713 Sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 58/9, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istenmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ

Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25/04/2018 tarih 2018/10 Esas 2018/282 Kararı sayılı dosyasından; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan TCK'nın 314/2, 3713 Sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 58/9, 53 maddeleri gereğince neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

ESAS HAKKINDA MÜTALAA

Cumhuriyet Savcısı esas hakkında mütalaasında; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA

Sanık dairemize verdiği savunmasında; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

DELİLLER

Salihli Milli Eğitim Müdürlüğünün 13/09/2017 tarih 1360404 sayılı yazılarında, sanığın 2009-2011 yılları arasında Soma ilçesinde bulunan Soma B. Lisesinde müdür yardımcısı, 2011-2016 yılları arasında Edremit ilçesinde Özel Ö. Anadolu Lisesinde müdür yardımcısı, 06-22 Temmuz 2016 tarihleri arasında Salihli ilçesinde Özel Ö. Anadolu Lisesine müdür olarak görev aldığının belirtildiği,

Salihli SGK Müdürlüğünün 08/09/2017 tarih 9.610.091 sayılı yazılarında, sanığın Özel Yalova U. Eğitim, Özel U.Eğitim, Özel B. Eğitim, Özel E. Eğitim Şirketlerinden çalışma kaydı olduğunun belirtildiği,

Manisa İl Emniyet Müdürlüğünün 31/01/2018 tarih 3835015 sayılı yazılarında, sanığın P.sendikası üyesi olduğunun belirtildiği,

A. Katılım Bankası AŞ verilerine göre, sanığın 31/12/2013 tarihinde 14.848 TL hesap bakiyesi var iken, 24/12/2014 tarihinde 50.024 TL hesap bakiyesi olduğunun belirtildiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih 2017/956 Esas 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin İlk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilamı ile Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1443 esas 2017/475 karar sayılı ilamında ayrıntıları belirtildiği üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüdür.

Sanık hakkında bu silahlı terör örgütüne üyelik suçundan kamu davası açılması nedeniyle, kanuni düzenleme ve yerleşik yargıtay uygulamaları çerçevesinde örgüt üyeliği kavramı incelendiğinde, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girerek, kendisinin de benimsediği örgütün amaçları doğrultusunda kendi iradesini örgüt iradesine terk edip, örgüte organik, canlı, geçişken ve etkin olacak şekilde bağlılığın sonucu, kendisine verilen emir ve talimatları, hiyerarşik konumuna uygun olacak şekilde sorgulamaksızın, tam bir teslimiyet duygusuyla yerine getirmeyi ve buna hazır olmayı, bu şekilde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetleri icra etmeyi ifade eder. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da, ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas 2017/5155 kararı)

FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçu yönünden örgütün kurum, kuruluş ve şirketlerinde çalışan kişilerin durumu değerlendirildiğinde; bu çalışanların iki grupta değerlendirilmesi gerektiği, birinci grupta yer alan örgütün amaçları ile doğrudan bağlantılı olmayan iş alanlarında çalışan kişilerin, bu çalışmaları nedeni ile örgüt üyesi veya örgüte yardım eden sıfatı ile kabul edilmeleri mümkün değildir. Örneğin örgüt şirketinde temizlik görevlisi, güvenlik görevlisi vb. asıl örgüt faaliyeti ile ilgili olmayan alanlarda ücret karşılığında çalışan kişilerin,örgütsel amaca vakıf olduğunun kabulünü gerektirir diğer olgular olmaksızın örgüt üyesi veya örgüte yardım eden olarak kabulü mümkün olmayacaktır. Buna karşılık örgütün amaçları ile doğrudan bağlantılı işlerde çalışan kişilerin bu çalışmalarının örgütsel amaçla yapıldığının kabulü ile eylemin örgüt üyeliği olarak kabulü gereklidir. Bu bağlamda FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait kurum,kuruluş ve şirket çalışanlarının durumu değerlendirildiğinde; örgütün amacı devlet kurumları içerisine sızan ve gizlilik içerisinde hareket eden mensupları vasıtası ile devlet mekanizmasının ele geçirilmesi ve Anayasal düzenin bu şekilde değiştirilmesidir. Bu bağlamda örgüt mensuplarının kazanılması ve devlet kurumlarına yerleştirilmesinde örgüte bağlı özel eğitim kuruluşlarının özel bir önemi mevcut olup, bu kategoride sayılabilecek kuruluşlar yurtlar, etüt merkezleri, dershaneler ve özel okullar (kolejler) olup, örgüt kurduğu özel eğitim kurumları vasıtası ile henüz eğitim çağında bulunan çocuk yaştaki kişilerin örgüte kazandırılması amacı ile faaliyet sürdürerek bu kişilerin öncelikle örgüt sempatizanına dönüştürülmesinin sağlandığı, ilerleyen aşamada ise örgüt sempatizanına dönüştürülen kişilere daha da nüfuz edilerek tamamen örgüt mensubu kabul edilecek şekilde örgüt hiyerarşisine girmesinin sağlandığı, sonrasında ise örgüt mensubuna dönüştürülen bu kişilerin örgüt adına, örgütün planlaması ve hedefleri doğrultusunda devlet kurumlarına yerleştirilmesi faaliyeti yapmakta olduğu kesin olarak saptanılmış olup, suça konu terör örgütünün eğitim kurumlarının, ana hedefinin örgütün insan kaynağını temin etmek olduğu hususunda, yargı kararları ile ortaya çıkan örgüt yapısı ve örgütün deşifre olan yöntemleri karşısında bir tereddüt bulunmamaktadır.

FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait kurumların açıklanan faaliyet amacı dikkate alındığında, bu amacın gerçekleştirilmesi ancak örgüt mensubu olan ve örgütün amaçlarını gerçekleştirme için çalışan eğitimci veya idareci sınıfında yer alan kişilerin çalışması ile mümkün olabilecektir. Örgüt mensubu olmayan ve örgütün gerçek amaçlarını bilmeyen kişilerce örgüt eğitim kurumlarından amaçlanan hedeflerin sağlanması mümkün değildir. Her ne kadar belirli branşlarda yeteri kadar örgüt mensubu eğitimci bulunamaması hallerinde, geçici olarak örgüt mensubu olmayan kişiler arasından eğitimci temini mümkün ise de, bu kişilerin örgüte kazandırılamaması hallerinde uzun süreli olarak örgüt okul ve dershanelerinde çalıştırılması söz konusu olmamaktadır. Açıklanan nedenlerle örgüt eğitim kurumlarında uzun süreli çalışan yurt müdürü, öğretmen ve eğitim kurumu idarecilerinin örgüte elaman kazandıran durumunda oldukları, bu kişilerin süreklilik ve çeşitlilik gösteren eylemleri ile örgüt hiyerarşisine dahil olmak sureti ile örgüt üyesi olarak kabullerinin gerektiği değerlendirilmiştir.

Yapılan bu değerlendirmeler ile dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve beyanlar birlikte incelendiğinde, sanığın 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan P.sendikasına üye olduğu, 15 yıldır Zaman gazetesi abonesi olduğu, SGK kayıtları, Milli Eğitim Müdürlüğü kayıtları ve sanığın savunmasına göre, sanığın 1992-1994 yılları arasında Özel Yalova U. Lisesinde öğretmen, 1996-1999 yılları arasında Özbekistan N. Ö. Türk Lisesinde öğretmen, 2001-2004 yılları arasında Muğla ili Marmaris ilçesinde U.İlköğretim okulunda öğretmen, 2004-2011 yılları arasında Soma ilçesinde bulunan Soma B.Lisesinde öğretmen ve 2009'dan itibaren müdür yardımcısı, 2011-2016 yılları arasında Edremit ilçesinde Özel Ö. Anadolu Lisesinde müdür yardımcısı olarak çalıştığı, 06-22 Temmuz 2016 tarihinde Salihli ilçesinde Özel Ö. Anadolu Lisesine müdür olarak görev aldığı, bu okulların tamamının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı veya KHK ile kapatılan okullardan oldukları, sanığın kesintisiz olarak ve atamaya tabi şekilde öğretmen, müdür yardımcısı, müdür olarak çalıştığı görüldüğünden, örgütle bağlantısını ve örgüt içerisindeki hiyerarşik konumunu gösterecek eylemleri nedeniyle, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne katıldığı ve üyesi olduğu kabul edilmiştir.

Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından temel cezanın sanığın örgüt içerindeki konumuna aykırı olacak şekilde TCK.nın 61. maddesine aykırı olarak yüksek oranda teşdit uygulanması ve ayrıca geçmişinde suç kaydı bulunmayan, duruşmalarda olumsuz bur tavrı tutanaklara yansımayan sanık hakkında yasal gereğine aykırı olarak TCK.nın 62.maddesinin uygulanmayarak fazla ceza tayin edilmesi nedeni ile istinaf talebi doğrultusunda duruşma açılmasına karar verilerek, aşağıdaki hüküm fıkralarında gösterilen gerekçelerle sanığın sübut bulan suç nedeni ile cezalandırılmasına dair yeniden hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesinde açıklandığı üzere;

1-Sanık F.K. hakkında silahlı terör örgütü yöneticiliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Manisa 2.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 25.04.2018 tarih, 2018/10 esas ve 2018/282 karar sayılı ilam ile sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine,sanık ve sanık müdafii tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına,bu suretle;

Sanık F. K.'ın üzerine atılı ve sabit bulunan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın uzun süredir örgüt içerisinde yer alması nedeni ile suç kastının yoğunluğunun fazla olması, suç konusunun önemi ve ortaya çıkan tehlikenin büyüklüğünün fazla olması dikkate alınarak asgari ceza haddinden ayrılmak sureti ile taktiren ve teşdiden 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

Sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması sebebiyle,sanığa verilen cezanın 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi gereğince yarı oranında artırılarak, 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına

Sanığın duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak,5237 sayılı TCK'nun 62. maddesi gereğince cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın neticeten 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,

Sanık hakkında hapis cezasına karar verildiğinden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı da gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına,

Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu sürelerin 5237 sayılı TCK.nın 63.maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,

Sanığın silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkum olması dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi gereğince; hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,

Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 314/1.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,

Diğer istinaf taleplerinin reddine,

2-Sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nın 109/3-a maddesi gereğince uygulanmakta olan yurt dışına çıkamama adli kontrol tedbirleri hüküm kesinleşinceye kadar DEVAMINA,

3-Sanıktan el konulan dijital materyallerinin imajının alınmasından sonra sanığa İADESİNE, alınacak imaj kopyalarının ise incelemeleri sonrasında dosya içerisinde delil olarak saklanılmasına,

4-5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 16/1 maddesi gereğince; kesinleşecek kararın soruşturmada görev alan kolluk birimlerine gönderilmesine,

5-a)Sanık hakkında istinaf aşaması için yapılan yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,

b)Sanığın hakkında ilk derece aşamasında yapılan toplam ( ) TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,

Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık F. K. ve müdafii Av.F.A.'nun huzurunda hükmün tefhiminden itibaren on beş günlük süre içerisinde dairemize veya dairemize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek dilekçe veya zabıt kâtibine beyanda bulunmak (başvuru sahibinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde ise kurum müdürüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek) suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere,açıkça okunup usulen anlatıldı.16.07.20191-Sanık F. K. hakkında silahlı terör örgütü yöneticiliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Manisa 2.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 25.04.2018 tarih, 2018/10 esas ve 2018/282 karar sayılı ilam ile sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine dair verilen karar aleyhine,sanık ve sanık müdafii tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına,bu suretle;

Sanık F.K.'ın üzerine atılı ve sabit bulunan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın uzun süredir örgüt içerisinde yer alması nedeni ile suç kastının yoğunluğunun fazla olması, suç konusunun önemi ve ortaya çıkan tehlikenin büyüklüğünün fazla olması dikkate alınarak asgari ceza haddinden ayrılmak sureti ile taktiren ve teşdiden 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

Sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması sebebiyle,sanığa verilen cezanın 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi gereğince yarı oranında artırılarak, 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına

Sanığın duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak,5237 sayılı TCK'nun 62. maddesi gereğince cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın neticeten 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,

Sanık hakkında hapis cezasına karar verildiğinden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı da gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına,

Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirmiş olduğu sürelerin 5237 sayılı TCK.nın 63.maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,

Sanığın silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkum olması dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi gereğince; hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,

Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 314/1.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,

Diğer istinaf taleplerinin reddine,

2-Sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nın 109/3-a maddesi gereğince uygulanmakta olan yurt dışına çıkamama adli kontrol tedbirleri hüküm kesinleşinceye kadar DEVAMINA,

3-Sanıktan el konulan dijital materyallerinin imajının alınmasından sonra sanığa İADESİNE, alınacak imaj kopyalarının ise incelemeleri sonrasında dosya içerisinde delil olarak saklanılmasına,

4-5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 16/1 maddesi gereğince; kesinleşecek kararın soruşturmada görev alan kolluk birimlerine gönderilmesine,

5-a)Sanık hakkında istinaf aşaması için yapılan yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,

b)Sanığın hakkında ilk derece aşamasında yapılan toplam ( 64,15 ) TL. yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,

Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık F. K. ve müdafii Av.F.A.'nun huzurunda hükmün tefhiminden itibaren on beş günlük süre içerisinde dairemize veya dairemize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek dilekçe veya zabıt kâtibine beyanda bulunmak (başvuru sahibinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde ise kurum müdürüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek) suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere,açıkça okunup usulen anlatıldı.16.07.2019

kazanci.com.tr

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
6666 8 ay önce

İLK DERECE HAKİMİ KİM TARAFINDAN ATANDIYSA TALİMATLARA UYGUN KARAR VERMİŞ AFERİM.

Avatar
Vahvah 8 ay önce

Birileri Anayasalari takmiyo uymuyo açik ve net bir şekilde..Özgür dolaşiyo.
Birileri ben Anayasaya saygiliyim diyo buna aykiri hiç bir eylemi yok..Ama biz ona sen Anayasayi değiştorerek devleti ele mi geçireceksin diyoruz.Kaldiki seçimler birilerinin devleti ele geçirmesi için yapulir.Bu tezatlar ülkesi ne zaman doğru mantikla yönetilecek ..