TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI - İHBAR OLUNAN ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN DAVADA TARAF HALİNE GELMEMESİ

YARGITAY
1. HUKUK DAİRESİ
E. 2016/11313
K. 2019/4045
T. 24.6.2019

* TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI ( Bağıştan Rucu Hukuksal Nedenine Dayalı - Parsellerdeki Bir Kısım Payların Dava Dışı Üçüncü Kişiye Temlik Edilmesi Nedeniyle HMK'nın Dava Konusunun Devrine Dair 125. Maddesi Hükmü Uyarınca Davacı Tarafa Seçimlik Hakkı Hatırlatılarak Davayı Ne Şekilde Sürdüreceğinin Sorulması ve Bu Yöndeki Usulü Eksiklik Giderildikten Sonra Toplanan Deliller Uyarınca İşin Esası Bakımından Bir Karar Verilmesi Gerektiği )

* DAVA KONUSUNUN DEVRİ ( Dava Konusu Parsellerdeki Bir Kısım Payların Kurumlar Arası Tashihen Devir Yolu ile Diğer Belediyeye Devredildiği - Mahkemece HMK'nın 125. Maddesi Hükmü Uygulanmadığı Ancak İlgili Belediye Başkanlığı'na İhbar Edilen Sıfatı ile Davada Yer Verildiğinin Görüldüğü/Hükmün Taraflar Hakkında Verileceği İhbar Olunanın Kendiliğinden Davada Taraf Haline Gelmeyeceği Gözetildiğinde HMK Md. 125 Uygulanmadan Hüküm Tesisinin Bozmayı Gerektirdiği )

* İHBAR OLUNAN ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN DAVADA TARAF HALİNE GELMEMESİ ( Dava Açıldıktan Sonra Sınırlayıcı Bir Neden Bulunmadığı Takdirde Dava Konusu Malın veya Hakkın Üçüncü Kişilere Devredilebilmesinin Tasarruf Serbestisi Kuralının Bir Gereği Olduğu - Davacının Temlik Eden ile Olan Davasını Takipten Vazgeçerek Davayı Devralan Kişiye Yöneltebileceği veya Davasına Temlik Eden Kişi Hakkında Tazminat Davası Olarak Devam Edebileceğinin Gözetilmesi Gerektiği )

818/m.244/3

1086/m.186

6098/m.295

6100/m.61,63,125

ÖZET : Dava, bağıştan rucu hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak, şartlı hibe edilen payın imar uygulaması neticesinde muhtelif ada ve parsellere gittiği, oluşan imar parselinin yeniden imar uygulamasına tabi tutulduğu , davalı Belediye adına tescil edilen parseldeki bir kısım pay ile diğer parseldeki bir kısım payın davacının bağışladığı paydan gelmiş olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği görülmüş;

Dava konusu parsellerdeki bir kısım paylar kurumlar arası tashihen devir yolu ile diğer Belediyeye devredilmiş, mahkemece HMK'nın 125. maddesi hükmü uygulanmamış, ancak ilgili Belediye Başkanlığı'na ihbar edilen sıfatı ile davada yer verilmiştir. Hükmün taraflar hakkında verileceği, dava ihbar olunan üçüncü kişinin kendiliğinden davada taraf haline gelmeyeceği açık olup ihbar edilen Belediye Başkanlığı'nın asli veya fer'i müdahale talebinde de bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Parsellerdeki bir kısım payların dava dışı üçüncü kişiye temlik edilmesi nedeniyle HMK'nın, dava konusunun devrine dair 125. maddesi hükmü uyarınca, davacı tarafa seçimlik hakkı hatırlatılarak davayı ne şekilde sürdüreceğinin sorulması ve bu yöndeki usulü eksiklik giderildikten sonra toplanan deliller uyarınca işin esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden hüküm tesisi isabetsizdir.

DAVA : Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Dava, bağıştan rucu hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairece; “...Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle, Çekişme konusu pay temlikinin rücu şartlı bağış olduğu ve Borçlar Kanunu'nun 244/3. maddesi (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 295. maddesi) hükmü gereğince bağıştan rücu koşullarının gerçekleştiği saptanmak suretiyle davanın kabul edilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalı belediyenin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ne var ki; davacı tarafından şartlı hibe edilen payın 1991 tarihinde yapılan imar uygulaması neticesinde muhtelif ada ve parsellere gittiği, evrak arasına alınan Küçükçekmece 1. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 05.06.2007 tarihli yazısı ile de, kabul kapsamına alınan 176 ada 6 numaralı imar parselinin 26.08.1996 tarihinde yeniden imar uygulamasına tabi tutulduğu bildirildiği halde bu tarihten sonra yeni oluşan imar parselleri üzerinden hüküm kurulmamış olması, öte yandan yine aynı yazı ile kabul kapsamına alınan 174 ada 1, 199 ada 1, 201 ada 1 ve 204 ada 1 numaralı imar parsellerinin aynı uygulama neticesinde 101 ada 4 numaralı imar parseline gittiğinin belirtildiği ve 101 ada 4 numaralı parsel hakkında hüküm kurulduğu halde, imar uygulaması neticesinde kaydı kapatılan 174 ada 1, 199 ada 1, 201 ada 1 ve 204 ada 1 numaralı parsellerin de kabul kapsamına alınmış olması doğru olmadığı gibi, pay yerine infazda sıkıntı yaratacak şekilde m2 üzerinden iptal ve tescile karar verilmiş olması da doğru değildir. ..” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 101 ada 3 parseldeki 1136/17382 pay ile 101 ada 4 parseldeki 384/29489 pay yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 1397 parsel sayılı taşınmazın 57380/3044672 payı davacı adına kayıtlı iken, 14345/3044672 payını davalı ile aralarında akdedilen 02.10.1990 tarih 108 Sayılı protokol gereğince 04.12.1990 tarihinde bağış suretiyle davalıya temlik edildiği, şartlı hibe edilen payın 1991 tarihinde yapılan imar uygulaması neticesinde muhtelif ada ve parsellere gittiği, oluşan 176 ada 6 numaralı imar parselinin 26.08.1996 tarihinde yeniden imar uygulamasına tabi tutulduğu , davalı ... Belediyesi adına tescil edilen 101 ada 3 parseldeki 1136/17382 pay ile 101 ada 4 parseldeki 384/29489 payın davacının bağışladığı paydan gelmiş olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği , 101 ada 3 parseldeki 1136/17382 payın 28.03.2014 tarihinde, 101 ada 4 parseldeki 384/29489 payın ise 02.07.2015 tarihinde kurumlar arası tashihen devir yolu ile ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.Bilindiği üzere; dava açıldıktan sonra da sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanında doğal bir sonucudur. Usul hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş 6100 Sayılı HMK'nın 125. maddesinde, (HUMK'nun l86. maddesinde) dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulî işlemler düzenlenmiştir. Söz konusu madde hükmüne göre; iki taraftan biri dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçim hakkını kullanmakta, dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir. Bu usul kuralının kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi gerektiği de açıktır. Davalının, dava konusu hakkı yargılama sırasında devretmesine ilişkin yapılacak usulî işlemler 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 125. maddesiyle korunmuş, öte yandan bu madde ile 1086 Sayılı Kanun'un 186. maddesinden farklı olarak, dava konusunun davacı tarafından üçüncü kişiye devredilmesi halinde devralan kişinin davacı sıfatı ve buna bağlı olarak dava takip yetkisi kazanacağı ve davanın yeni davacı ile süreceği esasını da getirmiştir.Somut olaya gelince; dava konusu 101 ada 3 parseldeki 1136/17382 pay 28.03.2014 tarihinde, 101 ada 4 parseldeki 384/29489 pay ise 02.07.2015 tarihinde kurumlar arası tashihen devir yolu ile Başakşehir Belediyesine devredilmiş, mahkemece HMK'nın 125. maddesi hükmü uygulanmamış, ancak Başakşehir Belediye Başkanlığı'na ihbar edilen sıfatı ile davada yer verilmiştir. 6100 Sayılı HMK.'nın 61. ve devamı maddelerinde davanın ihbarı müessesesi düzenlenmiş olup, 1.fıkrada; “Taraflardan biri davayı kaybettiği taktirde ,üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.” hükmüne, 63.maddede ise,”Dava kendisine ihbar edilen kişi , davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir” hükmü öngörülmüştür.Bu maddeler uyarınca; hükmün taraflar hakkında verileceği, dava ihbar olunan üçüncü kişinin kendiliğinden davada taraf haline gelmeyeceği açıktır. Davanın ihbar edildiği Başakşehir Belediye Başkanlığı'nın asli veya fer'i müdahale talebinde de bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Hâl böyle olunca, 101 ada 3 parseldeki 1136/17382 pay ile 101 ada 4 parseldeki 384/29489 payın dava dışı üçüncü kişiye temlik edilmesi nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nın 125. maddesi hükmü uyarınca, davacı tarafa seçimlik hakkı hatırlatılarak davayı ne şekilde sürdüreceğinin sorulması ve bu yöndeki usulü eksiklik giderildikten sonra toplanan deliller uyarınca işin esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken değinilen yön üzerinde durulmaksızın yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Davalının değinilen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 Sayılı Kanun'un geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 Sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kazanci.com.tr

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.