TERK NEDENİ İLE BOŞANMA İSTEMİ-TALEPLE BAĞLILIK İLKESİ
T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2017/2761
K. 2017/8043
T. 22.6.2017

* TERK NEDENİ İLE BOŞANMA İSTEM
İ ( Mahkemece Davacı Erkeğin Eşine Şiddet Uyguladığı Ancak Davalı Kadının Da Eşine Hakaret Etmek Suretiyle Az Da Olsa Kusurlu Olduğu Belirtilerek Tarafların Boşanmalarına Karar Verildiği - Hiç Kimsenin Kendi Kusuruna Dayanarak Dava Açamayacağı ve Davalının Kusurunun İspatlanamadığına Göre Davacı Erkeğin Boşanma Davasının Reddi Gerekirken Kabulünün Bozmayı Gerektirdiği )

* HAKARET/KUSUR ( Davalı Kadının Eşine Hakaret Etme Olayının Davacının Terk Nedenine Dayanarak Açtığı Davadan Önce Gerçekleştiği/Davacı Erkeğin Terk Nedeni İle Açtığı Boşanma Davasına Esas Olan İhtarnameyi Davalıya Göndermekle Önceki Olayları Affettiği En Azından Hoşgörü İle Karşıladığının Anlaşıldığı/Artık Bu Olaylara Dayanarak Kadına Kusur Yüklenemeyeceği )

* TALEPLE BAĞLILIK İLKESİ ( Mahkemece Davalı Kadının Eşine Hakaret Etmek Suretiyle Az Da Olsa Kusurlu Olduğunun Belirlendiği/Davacı Erkeğin Dava Dilekçesinde Hakaret Vakıasına Dayanmadığından Kusur Belirlemesinde Dikkate Alınmayacağı - Terk Nedeni İle Boşanma İstemi )

* HİÇ KİMSENİN KENDİ KUSURUNA DAYANARAK DAVA AÇAMAYACAĞI ( Davalı Kadının Süresinde Cevap Dilekçesi Vermeyerek Erkeğe Yönelik Herhangi Bir Kusur İsnadında Bulunmadığı/Mahkemece Erkeğin Eşine Şiddet Uygulayarak Kusurlu Olduğunun Belirtildiği/Bu Kusur Belirlemesinin Erkek Tarafından Temyiz Edilmeyerek Kesinleştiği - Hiç Kimsenin Kendi Kusuruna Dayanarak Dava Açamayacağı ve Davalının Kusurunun İspatlanamadığına Göre Davacı Erkeğin Boşanma Davasının Reddi Gerekirken Kabulünün İsabetsiz Olduğu )
4721/m. 164
6100/m. 26

ÖZET :
Dava, boşanma istemine ilişkindir.

Mahkemece davacı erkeğin eşine şiddet uyguladığı ancak davalı kadının da eşine hakaret etmek suretiyle az da olsa kusurlu olduğu belirtilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; davalı kadının eşine hakaret etme olayı davacının terk nedenine dayanarak açtığı davadan önce gerçekleştiği ve davacı erkeğin terk nedeni ile açtığı boşanma davasına esas olan ihtarnameyi davalıya göndermekle önceki olayları affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığı anlaşıldığından, artık bu olaylara dayanarak kadına kusur yüklenemez.

Kaldı ki davacı erkek dava dilekçesinde hakaret vakıasına dayanmadığından kusur belirlemesinde dikkate alınamaz.

Gerçekleşen bu durum karşısında davalı kadın her ne kadar süresinde cevap dilekçesi vermeyerek erkeğe yönelik herhangi bir kusur isnadında bulunmamış ise de mahkemece erkeğin eşine şiddet uygulayarak kusurlu olduğu belirtilmiş ve bu kusur belirlemesi erkek tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.

Hiç kimse kendi kusuruna dayanarak dava açamayacağına ve davalının kusurunun ispatlanamadığına göre davacı erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Mahkemece davacı erkeğin eşine şiddet uyguladığı ancak davalı kadının da eşine hakaret etmek suretiyle az da olsa kusurlu olduğu belirtilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de toplanan delillerden; davalı kadının eşine hakaret etme olayı davacının terk nedenine dayanarak 20.05.2013 tarihinde açtığı davadan önce gerçekleşen olaydır. Davacı erkeğin terk nedeni ile açtığı boşanma davasına esas olan ihtarnameyi davalıya göndermekle önceki olayları affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığı anlaşılmaktadır. Artık bu olaylara dayanarak kadına kusur yüklenemez. Kaldı ki davacı erkek dava dilekçesinde hakaret vakıasına dayanmamıştır. Usulüne uygun şekilde dayanılmayan bir vakıa kusur belirlemesinde dikkate alınamaz. Reddedilen davadan sonra da kadına kusur olarak yüklenilebilecek herhangi bir olay yaşanmamıştır. Terke dayalı bir davada bulunmamaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında davalı kadın her ne kadar süresinde cevap dilekçesi vermeyerek erkeğe yönelik herhangi bir kusur isnadında bulunmamış ise de mahkemece erkeğin eşine şiddet uygulayarak kusurlu olduğu belirtilmiş ve bu kusur belirlemesi erkek tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Hiç kimse kendi kusuruna dayanarak dava açamayacağına ve davalının kusurunun ispatlanamadığına göre davacı erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22.06.2017 (Per.)
Anahtar Kelimeler:
YargıtayDavaHukukBoşanma
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mert 2 yıl önce

Boşa gitsin.
Bu saatten sonra bu eşler arasında huzur olmaz..
Bir evlilik de tarafından birisi boşanma davası açıyorsa.
O evlilik bitmiştir.
Devlet ne çok bireyin hayatına karışıyor.
Anlaşmalı boşanmayı yapamaz bizim insanımız.

Boşanma davası reddedilmesi kurumu kaldırılmalı.

Hakimin yetkisi artırılmalı.
Hakim evlilik yürümez kanaatinde ise her türlü boşamak.
Şu zamanlarda boşanan kadın da rahatça hayatını idame ettirebilir.
Kadını koruyacağız diye boşanma yı zorlaştırmak kraldan çok kralcı olmaktır.

Evlilik bir sözleşme ise tek taraflı olarak da feshedilebilmeli.
Feshedene tazminat yüklet ne yaparsan yap ama biten evliliği dirilteceğim diye uğraşma

Avatar
Hukukçu 2 yıl önce

Evlilik birliği sarsılmış ki iki tarafta boşanma talebinde bulunmuş. Kadının önceden dava açmış olmasından dolayı erkeğin açtığı dava reddedilmiştir. Terk nedeni ile dava açması ve davacı lehine boşanma ile sonuçlanması için davacının noterden ihtar çekmesi ve 4 aylık bekleme süresinden sonra terke dayalı ve evlilik birliğinin temelden sarsılması nedenlerine dayanarak bir boşanma davası açması gerekir. Yargıtayın kararı yerinde bir karardır.