banner647

24 Ocak 2022

TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN İŞÇİLİK ALACAKLARININ TAHSİLİ İSTEMİ

T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 2021/8217
K. 2021/12316
T. 20.9.2021

TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN İŞÇİLİK ALACAKLARININ TAHSİLİ İSTEMİ ( Mahkemece Sadece İlgili İş Mahkemesi Dosyasının Kesinleştiği Gerekçesiyle Davalının Muvazaalı Alt İşveren Sözleşmeleri İmzaladığının Kabul Edildiği - Ancak Davalının İtirazında Belirttiği Diğer İlgili Dosyanın Örneğinin de Getirtilerek Muvazaa Tespitinin İptaline Yönelik Bir Dava Olup Olmadığı Araştırılıp İlgiliyse Sonucunun Kesinleşmesinin Beklenmesi Gerektiği )

SENDİKA ÜYELİĞİ ( Davacının Dava Dilekçesinde Açıkça Sendika Üyesi Olmadığı Yönünde Bir Beyanı Bulunmadığı - Dava Konusu Alacak Dönemini Kapsayan Toplu İş Sözleşmelerinin Tarafı Olan Sendika/Sendikalara Müzekkere Yazılarak Davacının Sendika Üyesi Olup Olmadığının Araştırılması Gerektiği/Hükme Esas Alınan Bilirkişi Raporunda Davacının Alacakları Bu Toplu İş Sözleşmelerine Göre Hesaplandığı Ancak Mahkemece Öncelikle Davacının Toplu İş Sözleşmesine Taraf Sendikalara Üye Olup Olmadığının Araştırılması Gerektiği )

TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNDEN YARARLANMA ( Davacı Toplu İş Sözleşmesinin İmza Tarihinden Sonra Üye Olmuşsa Üyeliğinin İşverene Bildirildiği Tarihten İtibaren Kendisine Emsal Olan Sendikalı İşçiye Ödenen İşçilik Alacaklarından Yararlanabileceği - Eğer Davacı Sendika Üyesi Değil ise Davacıya Emsal Olacak Davalı İşçisi Olarak Çalışıp Sendika Üyesi Olmayan ve Toplu İş Sözleşmesinden Yararlanmayan İşçi Olup Olmadığı Araştırılarak Bunun Ücret Bordroları Dosyaya Getirtilerek Davacının Fark İşçilik Alacakları Bulunup Bulunmadığının Tespit Edilmesi Gerektiği )

4857/m. 32

2822/m. 9

6356/m. 39

ÖZET : Dava, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece sadece ilgili İş Mahkemesi dosyasının kesinleştiği gerekçesiyle davalının muvazaalı alt işveren sözleşmeleri imzaladığı kabul edilmiş ise de, davalının itirazında belirttiği diğer ilgili dosyanın örneğinin de getirtilerek muvazaa tespitinin iptaline yönelik bir dava olup olmadığı araştırılıp ilgiliyse sonucunun kesinleşmesi beklenmelidir.

Davacının dava dilekçesinde açıkça sendika üyesi olmadığı yönünde bir beyanı bulunmamaktadır. Dava konusu alacak dönemini kapsayan toplu iş sözleşmelerinin tarafı olan sendika/sendikalara müzekkere yazılarak davacının sendika üyesi olup olmadığı araştırılmalıdır.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının alacakları bu toplu iş sözleşmelerine göre hesaplanmıştır. Mahkemece öncelikle davacının toplu iş sözleşmesine taraf sendikalara üye olup olmadığı araştırılmalıdır.

Davacı toplu iş sözleşmesinin imza tarihinden sonra üye olmuşsa üyeliğinin işverene bildirildiği tarihten itibaren kendisine emsal olan sendikalı işçiye ödenen işçilik alacaklarından yararlanabilecektir. Eğer davacı sendika üyesi değil ise; davacıya emsal olacak davalı ... işçisi olarak çalışıp sendika üyesi olmayan ve toplu iş sözleşmesinden yararlanmayan işçi olup olmadığı araştırılarak bunun ücret bordroları dosyaya getirtilerek davacının buna göre fark işçilik alacakları bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir.

Açıklanan tüm bu nedenlerle, eksik inceleme ile kurulan hükmün bozulması gerekir.

DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili özetle; davacının, davalı Kurum'un ... Tarım İşletmelerinde, 2011 yılı Haziran ayında işe başladığını, tarım işçisi görünümünde traktör şoförü olarak çalışmaya devam ettiğini, davacıya asgari ücret + % 25 oranında maaş ödemesi yapıldığını, davalı kamu kurumu ile dava dışı taşeronlar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, davacı da dahil olmak üzere taşeronun çalıştıracağı işçilerin işe alınması, işten çıkartılması izin işlemlerinin düzenlenmesinin davalı kamu kurumunun talimatları doğrultusunda olduğunu, işin sevk ve idaresinin davalı kurum yetkilileri tarafından ayarlandığını, dava dışı taşeronların bağımsız bir iş organizasyonuna uzmanlığa veya hukuksal bağımsızlığa sahip olmadığını, işçi temin eder kuruluş pozisyonunda olduğunu, işçilerin kullandıkları tüm araç ve gerecin davalı kuruma ait olduğunu, alt işverenlere verilen işlerde davalı kamu kurumunun kadrolu işçilerinin de çalıştığını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişlerince incelemeler yapıldığını, davalı kamu kurumu ile dava dışı alt işverenlik arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, Türkiye tarafından da imzalanmış olan 94 No.lu ILO sözleşmesi gereğince işçiye ödenecek ücret ve hakların aynı iş kolunda uygulanmakta olan toplu iş sözleşmelerinin gerektirdiği haklardan düşük olmayacağını, kamu kurumun ve kuruluşlarınca açılan ihalelerde iş alan işverenlerin işyerlerinde çalışan işçilerin toplu iş sözleşmesine taraf sendika üyesi olup olmadıklarına bakılmaksızın ayrıca bir teşmil kararı gerekmeksizin yürürlükteki toplu iş sözleşmesinin ücret, çalışma süreleri ve diğer çalışma haklarından aynen yararlanmaları gerektiğini muvazaalı ilişki olmasa dahi 94 Sayılı ILO sözleşmesi uyarınca davalı kamu kurumunda çalışan davacıya işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin sağlayacağı maddi hakların da hüküm altına alınmasını talep ettiklerini, dolayısıyla muvazaanın tespiti ile birlikte, davacının baştan itibaren asıl işveren davalı kurumun işçisi olarak hak ve alacaklarının hüküm altına alınması gerektiğini, davacının fazla mesai yaptığını hafta tatili günlerinde de çalıştığını, fazla çalışmaların karşılığının ödenmediğini iddia ederek; fazla mesai alacağı, fazla mesai ücret farkı, hafta tatil ücreti, hafta tatili ücret farkı, ücret farkı, ikramiye alacağı, ilave tediye, yıpranma primi ve sosyal yardım alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili özetle; davalının ihale makamı olarak işi taahhüt suretiyle gördürdüğünü, davacının muvazaa iddialarının doğru olmadığını, davalı idarenin bir kamu kurumu olduğunu, muvazaa olarak nitelendirilebilecek bir işlem yapmasının mümkün olmadığını, yüklenici firmaya ödemelerin eksiksiz yapıldığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, muvazaa tespitine ilişkin olarak ... İş Mahkemesinde açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

İlk Derece Mahkemesince, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, “davacının; davalı asıl işverenin taraf olduğu sendikaya üyeliği yok ise de asıl işte ve asıl işverenin kadrolu ve sendika üyesi işçileriyle birlikte çalıştığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın, davalı ...'de yaptığı denetim sonucunda; Tarımcılık ve Hayvancılık işlerinde hizmet alım sözleşmesi ile tesis edilen alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun tespit edildiği, işbu seri dosyalarda 3'lü bilirkişi heyetiyle mahallinde keşif yapıldığı, taşeron işçilerin fiilen yapmakta olduğu iş ve davalı işverenin faaliyet alanı birlikte değerlendirildiğinde; taşeron işçilerin yapmakta olduğu işlerin teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren nitelikte olmadığı, taşeron işçilerin işe alınma, işten çıkartılma, izin kullandırılma ve çalışan işçilere yönelik yönetim haklarının davalı işverence kullanıldığı, davalı işveren bünyesinde çalışan kadrolu işçiler ile taşeron işçilerin; davalı işyerinde asıl işçilerle birlikte çalışılıp fiilen aynı işin yapıldığı, emir ve talimatların davalı işveren yetkililerinden alındığı, tüm araç ve gereçlerin davalı tarafından sağlanmış olduğu, bu bağlamda alt işveren olarak nitelenen firmalara ait bir iş organizasyonunun bulunmadığı, emsal Yargıtay kararları dikkate alındığında; davalı ile alt işverenler arasında yapılan hizmet alım sözleşmelerinin baştan itibaren muvazaalı olduğunun, keşif esnasında dinlenen ve işbu keşif sonucunda hazırlanarak dosyaya sunulan üçlü heyet bilirkişi raporuyla da ispat edildiği, davalı kurum tarafından ... 4. İş Mahkemesine açılan 2015/636 Esas sayılı dava dosyasının önce istinaf, sonrasında da temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, böylece davalı ile dava dışı şirketler arasındaki hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğu tescillendiğinden davacının; iş sözleşmesinin kurulduğu andan itibaren davalı ... işçisi olarak kabul edilmesi gerektiği, Anayasanın 90. maddesi uyarınca onaylanarak üst norm haline gelen 94 Sayılı ILO sözleşmesi uyarınca; davacının sendika üyesi olup olmadığına bakmaksızın, işkolunda geçerli olan toplu iş sözleşmesindeki hakların uygulanmak zorunda olduğu (Yargıtay 9. HD. 24.02.2014 gün ve 2014/4562 Esas, 2014/5643 Karar), bu bağlamda; davacının, davalı iş yerinin kadrolu ve sendikalı işçilerinin yararlandığı Toplu İş Sözleşmesinden yararlandırılması gerektiği, dosya kapsamında mevcut belgeler ve dinlenen tanık anlatımları ile birlikte davacının; Toplu İş Sözleşmesi'nde belirtilen sosyal yardım, ikramiye hakları, ücret farkı, ilave tediye, yıpranma primi, fazla çalışma ücret farkı ile hafta tatil ücret fark alacaklarına hak kazandığı, ancak dosya kapsamında davacının fazla mesai ve hafta tatili çalışması yaptığına ilişkin yazılı delil bulunmadığı gibi dinlenen tanık anlatımlarından; davacının fazla çalışma ve hafta tatili çalışması yaptığına ilişkin bir netlik bulunmadığından davacının, fazla çalışma ve hafta tatili ücretine hak kazanamadığı tespit edilmiştir.” gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İstinaf başvurusu :

İlk Derece Mahkemesi'nin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Temyiz başvurusu :

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-)Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde davalı kamu kurumu ile dava dışı taşeronlar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu iddia etmiş, davalı işveren ise iddiaların asılsız olduğunu muvazaa tespitlerine ilişkin olarak açılan davalar bulunduğunu savunmuştur. Mahkemece davalı tarafından muvazaa tespitinin iptali istemiyle ... 4. İş Mahkemesi'nde açılan 2015/636 Es. Sayılı dosyanın akıbeti araştırılmış söz konusu dosyada davanın reddine karar verildiği, karara karşı istinaf başvurusunun reddedildiği, bölge adliye mahkemesi kararının temyizi sonucunda kararın Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi'nin 11/10/2017 Gün, 2017/40528 Esas, 2017/21436 Karar sayılı ilamıyla onandığı anlaşılmıştır.

Ancak davalı vekili muvazaa tespitine ilişkin bir rapor daha bulunduğunu buna da itiraz ettiklerini o davanın ... 4. İş Mahkemesi'nin 2015/637 E. sayılı dosyasında devam etmekteyken dosyanın ... 26. İş Mahkemesi'ne devredildiği ve ... 26. İş Mahkemesi'nin 2016/774 esas sayılı dosyasında görüldüğü davanın reddedildiği ve bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduklarını bunun sonucunun da beklenmesini talep etmiştir.

Mahkemece sadece ... 4. İş Mahkemesi'nin 2015/636 E. sayılı dosyasının kesinleştiği gerekçesiyle davalının muvazaalı alt işveren sözleşmeleri imzaladığı kabul edilmiş ise de, davalının itirazında belirttiği diğer ilgili dosyanın örneğinin de getirtilerek muvazaa tespitinin iptaline yönelik bir dava olup olmadığı araştırılıp ilgiliyse sonucunun kesinleşmesi beklenmelidir. Yazılı şekilde eksik araştırmayla karar verilmesi hatalıdır.

3-)Karar gerekçesinde davacının dava dilekçesinde açıkça sendika üyesi olmadığını beyan ettiği belirtilmişse de, davacının dava dilekçesinde açıkça sendika üyesi olmadığı yönünde bir beyanı bulunmamaktadır. Dava konusu alacak dönemini kapsayan toplu iş sözleşmelerinin tarafı olan sendika/sendikalara müzekkere yazılarak davacının sendika üyesi olup olmadığı araştırılmalıdır. Eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.

4-)Davacı 94 Sayılı ILO uyarınca davalı işyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesinden davacının sendika üyesi olup olmadığına bakılmaksızın yararlanması gerektiğini beyan ederek bir kısım alacak talebinde bulunmuştur.

Dairemizin yerleşik uygulaması ve iş hukuku mevzuatımızda mülga 2822 Sayılı Kanun'un 9. ve sonradan yürürlüğe giren 6356 Sayılı Kanun'un 39. maddeleri uyarınca toplu iş sözleşmesinden yararlanmak için toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya üye olmak veya dayanışma aidatı ödemek gerekmektedir.

Davalı işyerinde 2006 yılı 2014 yılları arası Türkiye ..... İşçileri Sendikası (Tarım – İş); ...z Ormancılık ve Tarım, .... İşçileri Sendikası (.... - İş) ile toplu iş sözleşmeleri yapılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının alacakları bu toplu iş sözleşmelerine göre hesaplanmıştır. Mahkemece öncelikle davacının toplu iş sözleşmesine taraf sendikalara üye olup olmadığı araştırılmalıdır. Davacı toplu iş sözleşmesinin imza tarihinden sonra üye olmuşsa üyeliğinin işverene bildirildiği tarihten itibaren kendisine emsal olan sendikalı işçiye ödenen işçilik alacaklarından yararlanabilecektir. Eğer davacı sendika üyesi değil ise; davacıya emsal olacak davalı ... işçisi olarak çalışıp sendika üyesi olmayan ve toplu iş sözleşmesinden yararlanmayan işçi olup olmadığı araştırılarak bunun ücret bordroları dosyaya getirtilerek davacının buna göre fark işçilik alacakları bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir. Yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi hatalı olup hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kazanci.com.tr

banner626
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.