banner613

12 Ekim 2021

UZLAŞTIRMACI OLARAK ATANMA TALEBİNİN REDDİNE İLİŞKİN CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI İŞLEMİNİN İPTALİ İSTEMİ

T.C.
DANIŞTAY
10. DAİRE
E. 2015/2902
K. 2021/839
T. 3.3.2021

UZLAŞTIRMACI OLARAK ATANMA TALEBİNİN REDDİNE İLİŞKİN CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI İŞLEMİNİN İPTALİ İSTEMİ ( Mülga Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik Hükmü Uyarınca Uzlaştırmacı Olarak Görevlendirilmede Hukuk Bilgisine Yeterince Yer Veren ''Siyasal Bilgiler, İdarî Bilimler, İktisat ve Maliye'' Alanlarında En Az Dört Yıllık Yüksek Öğrenim Yapmanın Tek Başına Yeterli Olduğu - Davacının ise Belirtilen Hukuk Derslerini de Alarak Dört Yıllık Öğrenimin Ardından Mezun Olduğu Dönemdeki Adıyla Maliye Muhasebe Bölümünü Bitirdiği/Yönetmelik Hükmündeki Öğrenim Şartını Sağlayan Davacının Öğrenim Görürken Almış Olduğu Derslerin Ceza Usul Hukuku Alanında Yeterli Bilgiyi İçermediği Gerekçesiyle Başvurusunun Reddedilmesinde Hukuka Uygunluk Bulunmadığı )

UZLAŞTIRMACI OLMA ŞARTI ( Mülga Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik Uyarınca Uzlaştırmacı Olabilme Şartlarından Olan ''Siyasal Bilgiler, İdarî Bilimler, İktisat ve Maliye'' Alanlarında 4 Yıllık Öğrenim Görme Şartını Sağladığı Anlaşılan Davacının Yapmış Olduğu Başvurunun Almış Olduğu Eğitimin Uzlaştırmacı Olabilmek İçin Yeterli Olmadığından Bahisle Reddine İlişkin Dava Konusu İşlemde Hukuka Uygunluk Bulunmadığı - Davanın Reddi Yolunda Verilen İdare Mahkemesi Kararında Hukuki İsabet Görülmediği )

YENİDEN DEĞERLENDİRME ( Verilen Kararın Doğrudan Davacının Uzlaştırmacı Olarak Atanması İsteminin Kabulü Sonucunu Doğurmayacağının Açık Olduğu - Davacının Uzlaştırmacı Olabilmek İçin İlgili Mevzuat Kapsamında Aranan Diğer Şartları Taşıyıp Taşımadığına İlişkin Olarak Yapılacak Değerlendirmenin Ardından Yeniden Bir İşlem Tesis Edilmesi Gerektiği/Davacının Temyiz İsteminin Kabulüne Karar Verilmesi Gerektiği )

5271/m. 253, 254

Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik/m. 4, 15

ÖZET : Dava, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırmacı olarak atanma talebinin reddine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı işleminin iptali istemine ilişkindir. Mülga Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik hükmü uyarınca uzlaştırmacı olarak görevlendirilmede hukuk bilgisine yeterince yer veren ''siyasal bilgiler, idarî bilimler, iktisat ve maliye'' alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmanın tek başına yeterli olduğu, davacının ise yukarıda belirtilen hukuk derslerini de alarak dört yıllık öğrenimin ardından, mezun olduğu dönemdeki adıyla Maliye Muhasebe bölümünü bitirdiği hususu dikkate alındığında; Yönetmelik hükmündeki öğrenim şartını sağlayan davacının öğrenim görürken almış olduğu derslerin Ceza Usul Hukuku alanında yeterli bilgiyi içermediği gerekçesiyle başvurusunun reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Davalı idare tarafından, davacının almış olduğu Ceza Hukuku eğitiminin 1980'li yıllardaki mevzuatı kapsadığı dolayısıyla Ceza Hukuku eğitiminin güncel olmadığı ileri sürülmüş ise de, Mülga Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde uzlaştırmacı olabilmek için madde hükmünde belirtilen bölümlerde en az 4 yıllık öğrenim yapma şartına yer verildiği, bunun dışında mezuniyet tarihine yönelik bir kısıtlama getirilmediği dikkate alındığında; anılan hususun davacının başvurusunun reddi işlemini hukuka uygun hale getirmeyeceği sonucuna varılmıştır.

Bu haliyle, Mülga Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik uyarınca uzlaştırmacı olabilme şartlarından olan ''siyasal bilgiler, idarî bilimler, iktisat ve maliye'' alanlarında 4 yıllık öğrenim görme şartını sağladığı anlaşılan davacının yapmış olduğu başvurunun, almış olduğu eğitimin uzlaştırmacı olabilmek için yeterli olmadığından bahisle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Diğer taraftan, bu kararın doğrudan davacının uzlaştırmacı olarak atanması isteminin kabulü sonucunu doğurmayacağı açık olup, davacının uzlaştırmacı olabilmek için ilgili mevzuat kapsamında aranan diğer şartları taşıyıp taşımadığına ilişkin olarak yapılacak değerlendirmenin ardından yeniden bir işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle; davacının temyiz isteminin kabulüne karar verilmesi gerekir.

İSTEMİN KONUSU : İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin 17/03/2015 tarih ve E:2014/381, K:2015/561 Sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı tarafından, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırmacı olarak atanması talebinin reddine ilişkin 06/12/2013 tarih ve 2013/118 karar numaralı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı işleminin iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin 17/03/2015 tarih ve E:2014/381, K:2015/561 Sayılı kararıyla; davacının eğitimi sırasında "İş Hukuku, Borçlar Hukuku, Mali Hukuk, Ticaret Hukuku, Medeni Hukuk, Ceza Hukuku ve İcra-İflas Hukuku" derslerinin eğitimini aldığı, uzlaştırmacılık faaliyetinde ağırlıkla ihtiyaç duyulan Ceza Usul Hukuku eğitimini almadığı, almış olduğu Ceza Hukuku eğitiminin 1980'li yıllardaki mevzuatı kapsadığı, uzlaştırmacılıkta yapılan işin mahiyeti gereği Ceza Usul Hukuku eğitimine ihtiyaç duyulduğu, Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 15. maddesinde öngörülen hukuk bilgisinden de Ceza ve Ceza Usul Hukukunun, bir başka ifadeyle ceza yargılamasına ilişkin usul ve kaidelerin bilinmesinin kastedildiği belirtilerek, davacının almış olduğu eğitimlerin müfredat yönüyle bu anlamda yeterli olmadığı, diğer taraftan uzlaşmacı olarak atanmak isteyen ve şartları taşıyan herkesin atanmasının söz konusu olamayacağı, idarenin takdir yetkisinin bulunduğu da dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Ceza Muhakemesi Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'te hukuk öğrenimi görmüş kişiler arasından uzlaştırmacı görevlendirileceğinin düzenlendiği, ayrıca takdir yetkisi olsa dahi uygulamada bir devamlılık olması gerektiği belirtilerek dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulüyle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 14/10/2020 tarihli ara kararı cevabının geldiği görülmekle gereği görüşüldü:

KARAR : İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :

İstanbul İktisadi ve İdari İlimler Akademisi Ticari Bilimler Fakültesi Maliye ve Muhasebe Okulundan mezun olan davacı tarafından, 02/12/2013 tarihinde uzlaştırmacı olarak atanmak istemiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosuna başvuruda bulunulmuştur. Anılan başvuru, davacının, eğitim durumu itibariyle Mülga Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Hukuk veya hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idarî bilimler, iktisat ve maliye alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmak" şartını sağlamadığından bahisle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunun 06/12/2013 tarih ve 2013/118 karar numaralı işlemiyle reddedilmiş, bu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

Öte yandan, davacı tarafından davaya konu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunun 06/12/2013 tarih ve 2013/118 Sayılı işlemine karşı 26/12/2013 tarihinde yapılan itiraz başvurusunun da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 30/12/2013 tarihli işlemiyle reddedildiği görülmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle "Uzlaşma" başlıklı 253. maddesinin 24/11/2016 tarih ve 6763 Sayılı Kanun'un 34. maddesiyle yürürlükten kaldırılan 9. fıkrasında, "Şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görenin uzlaşma teklifini kabul etmesi halinde, Cumhuriyet savcısı uzlaştırmayı kendisi gerçekleştirebileceği gibi, uzlaştırmacı olarak avukat görevlendirilmesini barodan isteyebilir veya hukuk öğrenimi görmüş kişiler arasından uzlaştırmacı görevlendirebilir..." hükmü; 24. fıkrasında da "Uzlaştırmanın uygulanmasına ilişkin hususlar, yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır.

Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan (Mülga) Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, "Uzlaştırmacı: Şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören arasındaki uzlaştırma müzakerelerini yöneten, Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından görevlendirilen hukuk öğrenimi görmüş kişiyi veya Cumhuriyet savcısı ya da mahkemenin isteği üzerine baro tarafından görevlendirilen avukat'' olarak tanımlanmış; "Hukuk öğrenimi görmüş uzlaştırmacıda aranan nitelikler ve görevlendirilme usulü" başlıklı 15. maddesinde, ''(1) Hukuk öğrenimi görmüş uzlaştırmacıların görevlendirilmesinde aşağıdaki şartlar aranır:

a-) Üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun olmak,

b-) Hukuk veya hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idarî bilimler, iktisat ve maliye alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmak,

....

(6) Başvuranın birinci fıkradaki şartları taşımaması veya dördüncü fıkrada belirtilen belgelerin eksik olması hâlinde talebin reddine karar verilir. Redde ilişkin karar ilgilisine tebliğ olunur.'' hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte incelendiğinde; 5271 Sayılı Kanun'da uzlaştırmacının, "avukat" veya "hukuk öğrenimi görmüş kişi" olabileceğinin hükme bağlandığı, anılan Kanun hükmünün uygulanmasına yönelik olarak Mülga Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik ile getirilen düzenlemede ise, hukuk fakültelerinden mezun olanlar dışında, hukuk veya hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal bilgiler, idari bilimler, iktisat ve maliye alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapanların uzlaştırmacı olarak görevlendirilebilecekleri hususuna yer verildiği anlaşılmaktadır.

Dairemizin 14/10/2020 tarihli ara kararına cevaben davacı tarafından dosyaya sunulan Marmara Üniversitesi Rektörlüğünün 23/12/2014 tarih ve 1400273210 Sayılı yazısında; davacının İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi, Maliye ve Muhasebe Yüksekokulu, Maliye Muhasebe Bölümüne 03/10/1977 tarihinde kayıt yaptırdığı ve tabi olduğu müfredat programını tamamlayıp 1981 Güz döneminde mezun olduğunun belirtildiği; ayrıca dava dosyası içerisinde bulunan davacıya ilişkin Maliye ve Muhasebe Yüksek Okulu 1980-1981 Öğretim Yılı Diploma Defterinde; davacının Mali Hukuk, Medeni Hukuk, Borçlar Hukuku, Ticaret Hukuku, İş Hukuku, Ceza Hukuku, İcra İflas Hukuku derslerini aldığı görülmektedir.

Uyuşmazlıkta; yukarıda yer verilen Mülga Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik hükmü uyarınca uzlaştırmacı olarak görevlendirilmede hukuk bilgisine yeterince yer veren ''siyasal bilgiler, idarî bilimler, iktisat ve maliye'' alanlarında en az dört yıllık yüksek öğrenim yapmanın tek başına yeterli olduğu, davacının ise yukarıda belirtilen hukuk derslerini de alarak dört yıllık öğrenimin ardından, mezun olduğu dönemdeki adıyla Maliye Muhasebe bölümünü bitirdiği hususu dikkate alındığında; Yönetmelik hükmündeki öğrenim şartını sağlayan davacının öğrenim görürken almış olduğu derslerin Ceza Usul Hukuku alanında yeterli bilgiyi içermediği gerekçesiyle başvurusunun reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Öte yandan, davalı idare tarafından, davacının almış olduğu Ceza Hukuku eğitiminin 1980'li yıllardaki mevzuatı kapsadığı dolayısıyla Ceza Hukuku eğitiminin güncel olmadığı ileri sürülmüş ise de, Mülga Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde uzlaştırmacı olabilmek için madde hükmünde belirtilen bölümlerde en az 4 yıllık öğrenim yapma şartına yer verildiği, bunun dışında mezuniyet tarihine yönelik bir kısıtlama getirilmediği dikkate alındığında; anılan hususun davacının başvurusunun reddi işlemini hukuka uygun hale getirmeyeceği sonucuna varılmıştır.

Bu haliyle, Mülga Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik uyarınca uzlaştırmacı olabilme şartlarından olan ''siyasal bilgiler, idarî bilimler, iktisat ve maliye'' alanlarında 4 yıllık öğrenim görme şartını sağladığı anlaşılan davacının yapmış olduğu başvurunun, almış olduğu eğitimin uzlaştırmacı olabilmek için yeterli olmadığından bahisle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Diğer taraftan, bu kararın doğrudan davacının uzlaştırmacı olarak atanması isteminin kabulü sonucunu doğurmayacağı açık olup, davacının uzlaştırmacı olabilmek için ilgili mevzuat kapsamında aranan diğer şartları taşıyıp taşımadığına ilişkin olarak yapılacak değerlendirmenin ardından yeniden bir işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,

2. Davanın reddine ilişkin temyize konu İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin 17/03/2015 tarih ve E:2014/381, K:2015/561 Sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

4. 2577 Sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kazanci.com.tr

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.