banner640

20 Aralık 2021

YETKİ BELGESİYLE YETKİLİ KILINAN AVUKATA YAPILAN TEBLİGAT GEÇERLİ OLUP, KANUN YOLU SÜRESİ SÖZ KONUSU TEBLİGATIN YAPILDIĞI TARİHTEN İTİBAREN İŞLEMEYE BAŞLAR

T.C.

Yargıtay

Hukuk Genel Kurulu

2018/877 E.  ,  2018/1755 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki “muarazanın meni” davasından dolayı bozma üzerine direnme yoluyla Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05.09.2014 tarihli ve 2014/268 E., 2014/425 K. sayılı kararın onanmasını kapsayan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulundan çıkan 04.04.2018 tarihli ve 2017/13-560 E., 2018/755 K. sayılı kararın, karar düzeltme yoluyla incelenmesi davalı kurum vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla Hukuk Genel Kurulunca dilekçe, düzeltilmesi istenen karar ve dosyadaki ilgili bütün belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava muarazanın meni istemine ilişkin olup, yerel mahkemece davanın kabulüne dair verilen direnme kararının temyiz incelemesi sonucunda Hukuk Genel Kurulunca oy birliği ile onanmasına karar verilmiş, davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasına geçilmeden önce Hukuk Genel Kurulunun 04.04.2018 tarihli kararı, davalı kurum vekili Av. .... tarafından düzenlenen yetki belgesine istinaden Av.....’ya 29.05.2018 tarihinde tebliğ edildikten sonra davalı kurum vekili olarak Av. ...’ya 29.06.2018 tarihinde yeniden tebliğ edilmesi ve aynı avukat tarafından 06.07.2018 tarihinde karar düzeltme dilekçesi verilmiş olması karşısında; karar düzeltme talebinin süresinde olup olmadığı hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) Geçici Madde 3 atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440/I maddesi;

“Yargıtay kararlarına karşı tefhim veya tebliğden itibaren 15 gün içinde aşağıdaki sebeplerden dolayı karar düzeltilmesi istenebilir:

1 – (Değişik: 16/7/1981 - 2494/31 md.) Temyiz dilekçesi ve kanuni süresi içinde verilmiş olması şartiyle - karşı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürülüp hükme etkisi olan itirazların kısmen veya tamamen cevapsız bırakılmış olması,

2 – Yargıtay kararında birbirine aykırı fıkralar bulunması,

3 – Yargıtay incelemesi sırasında hükmün esasını etkileyen belgelerde bir hile veya sahteliğin ortaya çıkması.

4 – Yargıtay kararının usul ve kanuna aykırı bulunması,” şeklinde düzenlenmiştir.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 56/5. fıkrasında, avukatların veya avukatlık ortaklığının başkasını tevkil etme yetkisini haiz oldukları bütün vekâletnamelerini kapsayacak şekilde bir başka avukata veya avukatlık ortaklığına vekâletname yerine geçen yetki belgesi verebileceği ve bu yetki belgesinin vekâletname hükmünde olduğu belirtilmiştir.

Diğer taraftan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11/1. fıkrası;

“Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır…” şeklinde düzenlenmiştir.

Somut olayda ise dosya içerisinde bulunan ve davalı kurum tarafından verilen Ankara 4. Noterliğinin 13798 yevmiye sayılı vekâletnamede Av. ....’ye tevkil yetkisinin de verildiği, adı geçen vekil tarafından bu dava dosyasına ilişkin olarak 05.09.2014 tarihinde Av..... adına yetki belgesi düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen onama kararının davalı vekili Av. .... tarafından düzenlenen yetki belgesine istinaden Av.....’ya 29.05.2018 tarihinde tebliğ edildikten sonra davalı kurum vekili olarak Av. ...’ya 29.06.2018 tarihinde yeniden tebliğ edilmiş, 06.07.2018 tarihinde de karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

Hâl böyle olunca; Hukuk Genel Kurulu onama kararının birden fazla vekili olan davalının tevkil suretiyle yetkili kılınan vekili Av.....’ya 29.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği, yapılan tebligatın usulüne uygun ve geçerli olması karşısında, diğer kurum vekiline yapılan ikinci tebligat sonuca etkili olmayıp, karar düzeltme süresi ilk tebligat tarihinden itibaren başladığından; 15 günlük karar düzeltme süresi geçtikten sonra 06.07.2018 tarihinde yapılan karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

Açıklanan nedenle karar düzeltme dilekçesinin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

S O N U Ç: Davalı vekili tarafından verilen karar düzeltme dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, 22.11.2018 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 

banner626
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.