banner590
banner589

I. GENEL OLARAK

İhtiyati haciz İcra ve İflas Kanunu’nun 257 inci maddesi ile 268 inci maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu bağlamda ihtiyati haciz, borçlunun mal kaçırmasına engel olmak için mahkeme tarafından verilen karar ile yapılan haciz yoludur. İhtiyati hacizle amaçlanan para alacaklarını güvence altına almak ve borçlunun malvarlığına geçici olarak el koymaktır.

İhtiyati haciz koşullarına bakıldığında, kanunda ilk koşul olarak bir para veya teminat alacağının bulunması koşulu sayılmıştır. Bir diğer koşul ise alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması koşuludur. Alacak rehinle teminat altına alınmış ise alacaklının öncelikle rehinin paraya çevrilmesi yoluna başvurması gerekmektedir.

Bununla birlikte alacağın, para alacağına ilişkin olması ve alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması şartları tek başına ihtiyati haciz kararı alınabilmesi için yeterli değildir. İcra İflas Kanunu’nun 257. maddesinde ve diğer özel hükümlerde yer alan koşullardan birisinin bulunmaması halinde de ihtiyati haciz kararının alınması mümkün değildir.

İcra İflas Kanunu’nun 257. Maddesi ihtiyati haciz koşullarını borcun vadesinin gelip gelmediği üzere iki şekilde ayırmıştır:

1. Alacağın Muaccel Olması: Bir alacağın muaccel olması halinde ve borçlunun borcunu ödememesi durumunda alacaklı ihtiyati haciz isteyebilecektir.

2. Alacağın Muaccel Olmaması: Bir alacağın muaccel olmaması durumunda ise alacağın bulunması ve borçlunun borcunu ödememesi yeterli olmayacaktır. Çünkü bu durumda alacaklının henüz alacağını talep etmek hakkı doğmamış olacaktır. Dolayısıyla burada aranan diğer koşullar borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemesi, kaçırması, kendisinden kaçmaya hazırlanması veyahut kaçması ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunmasıdır.

Yukarıda sayılı şartların var olması halinde İcra ve İflas Kanunu’nun 258 inci maddesi uyarınca ihtiyati hacze 50 inci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir.

II. KİRA ALACAĞINA DAYALI İHTİYATİ HACİZ DAVALARINDA GÖREVLİ MAHKEME

Kira alacağına dayanan ihtiyati haciz talepleri bakımından uygulamada tereddütler oluşmakta ve görevli olmayan mahkemelerin ihtiyati haciz talebinin kabulü veya reddi yönünde kararlar verdiği görülmektedir.

Görev konusu 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 2. Maddesinde düzenlenmiş olup şu şekildedir;

Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir.”

Türk Ticaret Kanunu’nun 4 üncü ve 5 inci maddeleri (özel hükümleri) uyarınca ticari davalarda Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir.

Sulh Hukuk Mahkemeleri’nin görevini düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının a bendinde;

“Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları,” görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna hükmedilmiştir.

Buna göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık ve ihtiyati haciz talebi, kira ilişkisinden doğduğu hallerde; davaya bakma görevi sulh hukuk mahkemesindedir.

Ayrıca, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 316/1-c maddesi uyarınca: “c) İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz, delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri ile deniz raporlarının alınması, dispeççi atanması talepleri ve bunlara karşı yapılacak olan itirazlar.” basit yargılama usulüne tabidir ve bu bağlamda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 316/1-a maddesi uyarınca: “Basit yargılama usulü, kanunlarda açıkça belirtilenler dışında, aşağıdaki durumlarda uygulanır: a) Sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler.” girmektedir.

Dolayısıyla Sulh Hukuk Mahkemeleri’nin görevine giren dava ve işler basit yargılama usulüne tabi olduğundan, ihtiyati haciz talebinin de basit yargılama usulüne girmesinden dolayı kira alacağına dayalı ihtiyati haciz talepleri Sulh Hukuk Mahkemeleri’nin görevi kapsamına girmektedir.

Uygulamada yerel asliye hukuk mahkemesinin kira alacağına dayalı ihtiyati haciz talebine ilişkin olarak işin esasına girerek verdiği bir karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeni tarihli bir kararla kaldırılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı şu şekildedir;

‘Görevle ilgili düzenlemeler; kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.  

01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren, 6100 sayılı HMK.'nun 2. maddesine göre; dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Sulh Hukuk Mahkemeleri'nin görevini düzenleyen 6100 sayılı HMK'nın 4-(1)-(a) maddesinde;

“(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;

a) Kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan" davalarda görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna hükmedilmiştir.

Somut olayda; taraflar arasındaki uyuşmazlık ve ihtiyati haciz talebi, kira ilişkisinden doğduğuna göre; davaya bakma görevi sulh hukuk mahkemesindedir  

Bu durumda, eldeki davada; görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Mahkemece, Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan ilk derece mahkemesince görevsizlik nedeniyle, HMK.'nun 114-(1)-c) ve 115-(2) maddeleri uyarınca; talebin usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yönün gözardı edilerek yazılı şekilde davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır‘. (Sakarya BAM 7. HD., 30.12.2020, 2020/1939 E., 2020/1799 K).

III. SONUÇ

Sonuç olarak, kira alacağına dayalı ihtiyati haciz talebi bakımından görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi bu konuda karar veremez. Davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re’sen dikkate alınması gereken görev konusu dava şartı olduğundan, görevsiz mahkemenin vereceği karar bozma (kaldırma) sebebidir.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.