13 Temmuz 2020

Avukatlık Kanunu’nda Yapılan Değişiklikle Birlikte Delege Sayılarının Belirlenmesinin T.C. Anayasası’na Aykırılığı

Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 18. Maddesi:

1136 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "ikişer" ibaresi "üçer" şeklinde ve üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Baro genel kurullarınca ayrıca her beş bin üye için birer delege seçilir."

2019 yılı baroların avukat sayılarına göre, her beş bin üye için birer delege seçilmesi halinde İstanbul'dan 9 ek, ve Ankara'dan 3 ek delege seçilebilecektir. Bu düzenlemeye göre diğer tüm baroların delege sayıları eşit olacaktır. Böylece, üye sayısı 4.757 olan Antalya Barosu ile üye sayısı 48 olan Ardahan Barosu eşit sayıda delege ile temsil edileceklerdir. Sadece Antalya ile Ardahan barosu değil, bunun gibi birçok örnek mevcuttur. Bu düzenlemenin Anayasa madde 135'in amacı olan kamu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, kuruluşlarının ve işleyişlerinin demokratik esaslara uygun olması ile bağdaşması mümkün değildir. Yine aynı şekilde Anayasa madde 2 uyarınca, adil temsilin sağlanmadığı bir seçimin demokratik olmasından ve hukuk devleti ilkesine uygunluğundan da söz edilemez. Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi’nin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının delegelerine ilişkin daha önce yapılmış olan düzenlemeler kapsamındaki kararlarını incelemek yerinde olacaktır.

Anayasa Mahkemesi 2002/31 sayılı kararı:

(...)

6023 sayılı Yasa'nın 60. maddesinin 3224 sayılı Yasa ile değişik birinci fıkrasının itiraz konusu ikinci tümcesinde, "Azası (200)'e kadar olanlar (3), (500)'e kadar olanlar (5), ve (500)'den yukarı olanlar (7) temsilci ve aynı sayıda yedek seçerler" denilmektedir.

(...)

Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu belirtilmektedir.

Demokrasinin en belirgin özelliği, adil bir katılımı gerçekleştirmeye yönelik serbest, eşit, genel oy ilkesine dayanan ve temsilde adaleti de gözeten seçimlerdir.

Anayasa'nın 135. maddesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının "kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişileri" oldukları belirtilerek kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşların kuruluş ve işleyişlerinin demokratik esaslara uygun olması amaçlanmıştır.

İtiraz konusu kuralla sayısı kaç olursa olsun üyesi (500)'den yukarı olan Tabip Odalarının Büyük Kongreye katılımının yedi üyeyle sınırlandırılarak odaların, Birlik Genel Kurulu'nda adil bir denge kurulmasına elverişli sayıyla temsil edilmelerinin engellenmesi kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının oluşumunda demokratik ilkeleri esas alan Anayasa'nın 135. maddesi ile bağdaşmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2. ve 135. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

(...)

Anayasa Mahkemesi 2009/98 sayılı kararı:

(...)

Yukarıda anılan Anayasa kuralı kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının '... kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunla gösterilen usullere göre yargı denetimi altında, gizli oyla seçilen ...' tüzelkişiler olduğunu öngörmekte ve bunların kuruluşunda organlarının seçimle işbaşına gelme usulünü benimsemektedir. Herhangi bir kuruluşun oluşmasında demokrasinin temel kuralı olan seçime yer verilmişse, bu kuruluşun yönetim ve işleyişinin de demokratik kurallara aykırı olamayacağının kabulü gerekir.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken temel hukuk ilkeleri ve Anayasa'nın bulunduğu bilincinde olan devlettir. Adaletli bir hukuk düzeninin kurulabilmesi, diğer seçimler yanında kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerinin seçimlerinde de seçime katılacakların adil bir biçimde temsil edilmesine bağlıdır. Adil temsilin sağlanmadığı bir seçimin demokratik olmasından ve hukuk devleti ilkesine uygunluğundan söz edilemez.

Demokrasinin olmazsa olmaz kuralı seçimdir. Demokratik seçimin en önemli niteliği ise adil bir temsil ilkesine dayalı serbest, eşit ve genel-oy esasını içermesidir. İtiraz konusu kural ile sayısı kaç olursa olsun yüzden fazla üyesi olan veteriner odalarının Büyük Kongre' ye katılmasının altı temsilciyle sınırlandırılması ve böylece Türk Veteriner Hekimleri Birliğinin en önemli organının oluşumunda adil temsilin önlenmesi, Veteriner Hekim Odalarının iç işleyişinde demokrasiye aykırı düşen bir düzenlemedir.

Bu nedenle itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. ve 135. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

(...)

Anayasa Mahkemesi 2011/146 sayılı kararı:

(...)

İtiraz konusu kural uyarınca, iki yıllık bir dönem için Türk Diş Hekimleri Birliği Genel Kurul toplantılarına katılmak üzere, ikiyüze kadar üyesi olan diş hekimleri odaları beş, beşyüze kadar üyesi olan odalar yedi ve beşyüzden fazla üyesi olan odalar ise on delege seçmektedirler. Böylece çok sayıda diş hekiminin kayıtlı olduğu diş hekimleri odaları, Genel Kurul'da üye sayıları oranında değil, sınırlı sayıda delege ile temsil edilmiş olmaktadırlar.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

Anayasa'nın "Seçme, seçilme ve siyasî faaliyette bulunma hakları" başlıklı 67. maddesinin altıncı fıkrasında 'Seçim kanunları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenir' denilmektedir.

Anayasa'nın 135. maddesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve üst kuruluşlarının belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halkla olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleri oldukları belirtilmiştir. Bu kuralla, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının '... kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunla gösterilen usullere göre yargı denetimi altında, gizli oyla seçilen ...' tüzelkişiler olduğu öngörülmekte ve bunların kuruluşunda organlarının seçimle işbaşına getirilmesi usulü benimsenmektedir. Herhangi bir kuruluşun oluşmasında demokrasinin temel kuralı olan seçime yer verilmişse, bu kuruluşun seçim sisteminin, yönetim ve işleyişinin de demokratik kurallara aykırı olamayacağının kabulü gerekir.

Demokrasinin olmazsa olmaz kuralı seçimdir. Demokratik seçimin en önemli niteliği ise adil bir temsil ilkesine dayalı serbest, eşit ve genel-oy esasını içermesidir. Hukuk devletinin bir gereği olarak adaletli bir hukuk düzeninin kurulabilmesi de, diğer seçimler yanında kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerinin seçimlerinde de seçime katılacakların adil bir biçimde temsil edilmesine bağlıdır. Temsilde adaletin sağlanamadığı bir seçimin demokratik olmasından ve hukuk devleti ilkesine uygunluğundan söz edilemez.

İtiraz konusu kural ile sayısı kaç olursa olsun beşyüzden fazla üyesi olan diş hekimleri odalarının Genel Kurul'a katılımlarının on delegeyle sınırlandırılması ve böylece Türk Diş Hekimleri Birliği'nin en önemli organının oluşumunda temsilde adaletin önlenmesi, demokrasiye aykırı düşen bir düzenlemedir.

Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 67. ve 135. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

(...)

Anayasa Mahkemesi’nin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının delegelerine ilişkin daha önce yapılmış olan düzenlemeler kapsamındaki kararlarını incelediğimizde, Avukatlık Kanunu’nda yapılan delege sayılarına ilişkin değişiklik ile birlikte barolar üye sayıları oranında değil, sınırlı sayıda delege ile temsil edilmiş olmaktadırlar ve Türkiye Barolar Birliği’nin oluşumunun da demokratik olmasından ve hukuk devleti ilkesine uygunluğundan da söz edilememektedir. Bu nedenlerle delege sayılarına ilişkin bu düzenleme açıkça Anayasa madde 135 ile Anayasa madde 2 hükümlerine aykırıdır.

Av. iur. Serkan ALTOPRAK

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.