banner613
banner590

18 Ağustos 2021

CEZA MUHAKEMESİ HUKUKUNDA KORUMA TEDBİRİ OLARAK 'ARAMA'

GİRİŞ

Ceza Muhakemesi Kanunun da bir koruma tedbiri olarak karşımıza çıkan aramanın kanunda tanımı verilmemiş ise de arama koruma tedbirini şu şekilde tanımlayabiliriz: Arama şüpheli kişi veya delillerin ya da müsadere edilebilecek eşyanın ele geçirilmesi amacıyla ev ve diğer yerlerde araştırma yapılması işlemidir. Arama CMK 116 vd maddelerinde ve ayrıca PVSK da düzenlenmiş bir koruma tedbiridir. Arama koruma tedbiri amacına göre önleme araması ve adli arama olmak üzere ikiye ayrılır. Arama koruma tedbiri şüpheli veya sanığın ele geçirilmesinin yani yakalanmasının yanı sıra delil elde etme özelliği de taşır ve bu sebeple diğer koruma tedbirlerinden ayrılır. Bu çalışmada öncelikle arama koruma tedbirinin türlerine, adli arama ve önleme aramasındaki temel farkların neler olduğuna ve sonrasında elde edilen delillerin kullanımı arasındaki farklılıklar üzerinde durulacak ve son olarak konuyla alakalı Yargıtay kararlarının incelenmesi ile çalışma sonlandırılacaktır.

I. ARAMA

A. ÖNLEME ARAMASI

Önleme araması, milli güvenlik ve kamu düzeninin, genel sağlık ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, taşınması veya bulundurulması yasak olan her türlü silah, patlayıcı madde veya eşyanın tespiti amacıyla, hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde mülki amirin yazılı emriyle belli yerlerde, yapılan arama işlemidir. Suçun işlenmesinden önceki “idari alandaki” önleme aramalarında savcının herhangi bir yetkisi bulunmamaktadır. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun “Önleme araması” başlıklı m.9/1’e göre; “Polis, tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla usulüne göre verilmiş sulh ceza hâkiminin kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde mülki amirin vereceği yazılı emirle; kişilerin üstlerini, araçlarını, özel kâğıtlarını ve eşyasını arar; alınması gereken tedbirleri alır, suç delillerini koruma altına alarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre gerekli işlemleri yapar”. demektedir.

1) Tehlikenin Önlenmesi

Önleme araması suç işlenmediği durumlarda, somut bir tehlikenin varlığı halinde suçun işlenmesini önlemek, toplumu tehlikelerden korumak amacıyla Anayasa m.20/2’ye göre başvurulan bir tedbirdir.

Örneğin polis gece vakti bir evde duman görürse, kapıyı zorlayarak içeriye girebilir ve tehlikeyi önlemek için gerekli olan tedbirleri uygular (PVSK 20/1). İşte bu nedenle kolluğa gecikmesinde sakınca bulunan hallerde önleme araması (PVSK 9, Arama Y 19) yapma yetkisi verilmiştir.

2) Önleme Araması Kararı İstemi “Makul Sebep Kavramı”

Önleme araması yapılabilmesi için makul sebeplerin varlığı gerekmektedir. Ülkemizde önleyici tedbirleri uygulama görevi kolluğa verilmiştir. Kolluk, tehlikenin yakınlığını ve somut varlığını, makul sebepleri mülki amire sunacağı talep yazısında gerekçeli olarak açıklar. Mülki amirde makul sebeplerin varlığına kanaat getirdiği takdirde bu durumu sulh ceza hakimine sunar, hakim tehlikeyi takdir eder. Eğer gecikmede tehlike varsa mülki amir kendisi yazılı önleme araması emri verebilir. Makul sebebe örnek verecek olursak; Futbol maçlarında taraftarların her maçta bir biri ile kavga etmesi, sahaya şişe, bozuk çakmak atmaları tehlikeyi somutlaştıran ve her stada girişte önleme araması yapmayı haklı kılan yeterli ve makul bir sebeptir.

3) Önleme Araması Kararının Kapsadığı Yerler

Arama Yönetmeliği suçu önleme maksadıyla konutta, yerleşim yerlerinde ve kamuya açık olmayan özel iş yerlerinde ve eklentilerinde arama yapılmasını yasaklamıştır (AramaY 19/son) Spor karşılaşması, miting, konser, festival, toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılan yerde ve aniden oluşan topluluklarda (m. 9/6), umumi yerlerde, toplu taşıma araçlarında, halkın topluca bulunduğu veya bulunabileceği yerlerde, toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılabilen yerde ve yakın çevresinde alınacak karara bağlı olarak önleme araması yapılabilir.

4) Önleme Aramalarında Elde Edilen Bilgi Ve Bulgular

Arama kapsamında elde edilen verilerin delil olma özelliğine sahip olması için öncelikli olarak yapılan aramanın adli arama mı önleyici arama mı olduğunu tespiti gerekir. Önleyici arama kapsamında elde edilen veriler delil olma özelliğine sahip değildir. Adli arama sonucunda elde edilen veriler ancak delil olarak ceza muhakemesinde kullanılabilir. Bununla birlikte önleme aramasında kapsamında hukuka uygun yapılan bir önleme araması ise bu kapsamda ortaya çıkan bir takım belge ve delillerin daha önce işlenmiş bir suça konu olmuş olması kaydıyla delil olarak kullanılmış olması da istisnai olarak kabul edilmiştir. Ancak bunun içinde işlenmiş bir suç ve kanuna uygun olarak yapılmış olan bir arama olması gerekir. Eğer önleme araması kapsamında önleme aramasının sınırları aşılarak bir arama yapılmış ve delil elde edilmişse bunu kullanmak ceza muhakemesinde mümkün değildir.

B. ADLİ ARAMA

Adli arama bir suçun işlenmesinden sonra yapılan aramadır. Bu kapsamda ya şüpheliyi ele geçirmek ya da delil elde etmek amacıyla yapılan işlemdir. Adli arama koruma tedbirinin AÖAY'nin 5. maddesinde ayrıntılı şekilde tanımı yapılmıştır. "Adli arama bir suç işlemek veya buna iştirak veyahut yataklık etmek, makul suç şüphesi altında bulunan kimsenin, saklananın, şüphelinin, sanığın veya hükümlünün yakalanması ve suçun iz, eser, emare veya delillerinin elde edilmesi için bir kimsenin özel hayatının ve aile hayatının gizliliğinin sınırlandırılarak konutunda, iş yerinde, kendisine ait diğer yerlerde, üzerinde, özel kâğıtlarında, eşyasında, aracında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile diğer kanunlara göre yapılan araştırma işlemi" olarak tanımlanmıştır.

1) Adli Arama Kararı Verilmesinin Ön Şartı: Makul Şüphe

Arama için aranan şüphe “makul şüphedir”. Cmk m.116/1 e göre “Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir.” demektedir. Aramada ki şüphe farklı bir şüpheyi kapsamaktadır. Burada “aranan kişinin veya delil olacak eşyanın” aramanın yapılacağı yerde bulunduğunu gösteren bir şüpheden söz edilmektedir. Yoksa failin suçu işlediği konusunda bir şüphenin bulunması gerektiği belirtilmemiştir.

2) Aramaya Maruz Kalanlar

Ceza muhakemesi kanunu, hakkında arama yapılan kimseleri iki kategoriye ayırmıştır. 1) Suç şüphesi altında bulunan kimseler 2)Diğer kişiler(CMK 117) Şüpheliye ait olmayan bir evde şüphelinin var olduğunu tespit ettiğinizde bu kişi bu suçun faili değil o yüzden konutunda arama yapamayız diyemeyiz. Çünkü Cmk m.117/1 bize bu hakkı vermiş. Burada arama koruma tedbiri bir amaç değildir. Şüpheliyi yakalamak için bir araçtır. Bu sebepten dolayı da diğer kişilerde zaman zaman aramanın konusunu oluşturabilirler. Yani herhangi bir kişinin konutunda arama yapılması o kişinin mutlaka bir suçun faili olduğunu anlamına gelmez. Kişinin konutunda suç işleyen kişinin saklandığı veya suça konu olan delillerin bulunduğuna ilişkin somut emareler ve makul şüphenin olması halinde başka bir kişinin konutunda, işyerinde, üstünde, eşyasında arama yapılması mümkündür.

3) Aramanın Yapılacağı Yerler

a. Konut, İşyeri Ve Diğer Yerler

Öncelikle konut ve işyeri kavramlarının ne anlama geldiğini tanımlamamız arama koruma tedbiri için önem arz etmektedir. İkametgâh bir kişinin sürekli olarak yerleşmek maksadıyla ve fiilen bulunduğu yeri ifade etmektedir. Konut ise kişinin fiilen oturduğu yeri ifade etmektedir. MK.’ın 19. Maddesi “bir kimsenin yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir” diyerek tanımladığı ikametgâh ile CMK da ki konut birbirinden farklıdır. CMK anlamında konutu açıklarken sürekli kalma niyeti aranmayıp bir kişinin geçici dahi olsa sığındığı her çeşit yer olarak anlamak gerekir. Konutun devamlı veya geçici olarak kullanılmasının önemi yoktur ayrıca gece yatısına tahsis edilmiş olması gerekmez. Konutun illa taşınmaz olması da zorunlu bir ölçüt değildir. Treyler, karavan vb ni de konut saymak gerekmektedir. İşyeri bir kimsenin mutad olarak içerisinde sanatını icra ettiği yer olarak tanımlanabilir. Buna eklentileri de dâhildir.            

b. Üst Ve Eşyada Yapılan Arama

Üst aramasının yapılma amacı delil elde edilmesidir. Fakat üst araması ile vücut muayenesi birbirinden farklıdır. Üst araması, beden muayenesine dönüşmeyecek tarzda kişinin üzerinde yapılan arama olup, aynı zamanda kişinin beden dokunulmazlığını da ilgilendiren bir arama türüdür. Üst araması bir kişinin bedenine müdahale yetkisi vermemekte olup şüpheli veya sanığın beden muayenesi ve vücudundan örnek alınması CMK 75 te düzenlenmiştir. Bu çerçevede kişinin üstünde veya elbiselerinde bir delilin araştırılması üst araması kapsamında iken vücut içinde ve yüzeyinde bir delil araştırılması beden muayenesi kapsamındadır. Kişinin üstü aranırken vücut bütünlüğüne saygı gösterilmelidir ve kişilerin insanlık onuru zedelenmemelidir Üst araması, kıyafetlerin üzerinde yoklama suretiyle yapılır. Üst ve eşya araması, kişinin veya aracın ilk durduğu yerde veya yakınında mümkün olduğunca başkalarının göremeyeceği şekilde yapılır. Başka yere götürülerek arama yapılamaz.

4) Aramanın Zamanı

a. Aramanın Gündüz Yapılması Kuralı

CMK’ nın 118/1. maddesi uyarınca “Konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz.” Bu sebeple konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde adli arama, kural olarak gündüz yapılacaktır. Arama Yönetmeliği 31. maddeye göre aramanın amacını tehlikeye sokan acil bir durum yoksa arama gündüz yapılır. Aramanın gündüz yapılması kural olmakla birlikte, ilgilinin rızasının olması durumunda arama gecede yapılabilir fakat bu yapılan arama mutlaka tutanağa bağlanmalıdır.

b. Aramanın Gündüz Yapılması Kuralının İstisnaları

Aramanın gündüz yapılması kuralının istisnaları CMK m.118/2. maddesinde gösterilmiştir. Buna göre, suçüstü veya gecikmesinde sakınca bulanan haller ile yakalanmış veya gözaltına alınmış olup da firar eden kişi veya tutuklu veya hükümlünün tekrar yakalanması amacıyla gece de arama işlemi yapılabilecektir.

5) Arama Kararı

 Arama kararını hakim verecektir. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı’nın yazılı emri bulunmalıdır. Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amirinin yazılı emri ile arama yapılabilecektir. Arama kararı hakim tarafından, arama emri Cumhuriyet Savcısı veya Kolluk Amiri tarafından verilir. İstisnası konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda sadece Hakim Kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı’nın yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama Derhal Cumhuriyet Savcısına bildirilmelidir.

6) Aramada Hazır Bulunabilecekler

Arama kararını veren hakim veya Cumhuriyet savcısının hazır bulunmaları kural olarak şart değildir. Hazır bulunabilirler fakat aramayı kolluk görevlisin yapması zorunludur. CMK madde 119/4 gereği, konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için savcının hazır bulunması bir zorunluluk olarak düzenlenmemiştir, savcı hazır bulunmazsa arama yapabilmek için ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin hazır bulunması mecburidir.

7) Aramada Belge İnceleme Yetkisinin Bulunmaması

Hakkında arama işlemi uygulanan kimsenin belge veya kâğıtlarını inceleme yetkisi, Cumhuriyet savcısı ve hâkime aittir. Kolluk ilgili kişinin rızası olsa dahi belgeleri inceleyemez, kâğıtları okuyamaz. İnceleme imkanı savcı ve hakime aittir.

8) Aramada Tesadüfen Elde Edilen Deliller

Arama için tesadüfen elde edilen deliller Cmk m.138/1 de düzenlenmiştir.M.138/1 de “Arama veya el koyma koruma tedbirlerinin uygulanması sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgili olmayan ancak, diğer bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet savcılığına derhal bildirilir.” Denmektedir. Buna göre usulüne uygun yapılan aramada;

a) Yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmakla birlikte, karar veya yazılı emirde konu edilmeyen,

b) Yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ancak, diğer bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek,

bir delil elde edilirse; bu delil koruma altına alınır ve durum Cumhuriyet başsavcılığına derhâl bildirilerek el koyma işlemini gerçekleştirmek için Cumhuriyet savcısından yeni bir yazılı emir istenir. Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hâllerde ise kolluk âmirinin yazılı emriyle kolluk görevlileri elkoyma işlemini gerçekleştirebilir. (Arama Yönetmeliği m.10)  

Tesadüfen elde edilen delilden kasıt hukuka uygun olarak yürütülen bir bilgi toplama faaliyeti esnasında elde edilen ancak, soruşturma konusu suçla bir ilgisi olmayıp bir başka suçun ispatına yarayan deliller demektedir.

Kural olarak arama kararında hangi suçla ilgili arama yapılacağı, yeri ve saati yazılır. Hırsızlık suçu meydana gelmişse, kişiler tespit edilir evlerinde arama yapılır ve arama yapıldığı sırada bir suçun işlendiğine dair belirti oluşturan başka deliller de bulunmuşsa ne yapılması gerekmektedir? Burada esas sorun tesadüfen elde edilen delillerin değerlendirme kapsamına alınıp alınamayacağı hususudur. Öncelikle hukuka aykırı arama sonucunda tesadüfen elde edilen delillerin, tesadüfen ortaya çıkan diğer suç açısından da kullanılmaması gerektiğini ifade etmek gerekir. Fakat burada bahsedilen husus hukuka uygun bir arama sonucunda elde edilen delillin kullanılıp kullanmayacağı meselesidir. Örneğin; Hırsızlık suçundan şüphelinin evinde hâkim kararı ile yapılan aramada, işlediği bir cinayetin delilinin bulunması durumudur. Bu durumda tesadüfen elde edilen delillerde muhafaza altına alınacaktır fakat ayrı bir şekilde ve derhal Cumhuriyet Savcısına bildirmek şartıyla. Bu elde edilen delil yeni bir suça ilişkin başlangıç delili oluşturabilir ve  savcılık o suçla ilgili soruşturma başlatabilir. Bu şekilde hukuka uygun elde edilmiş delil niteliği taşır.

a. Hukuka Aykırı Gerçekleştirilen Aramanın Sonucu

Hukuka aykırı yapılan arama sonucunda elde edilen deliler hukuka aykırı delil niteliği taşır ve kullanılamaz.

Ceza muhakemesinde ispat aracı olan delillerin nasıl elde edileceği kurallara bağlanmıştır. O halde hukuka aykırılığın belirlenmesinde önemli olan delilin elde ediliş yöntemi ve şeklidir. Bu kapsamda yukarıda izah edilen koşullara uyulmaksızın, örneğin, makul şüphe veya yazılı karar ya da emir olmaksızın arama yapılması (CMK m. 116), aramanın gündüz yapılması şartının ihlali (CMK m. 118/1), aramada hazır bulunması zorunlu kişilerin bulunmaması (CMK m. 119/4) vb. halinde gerçekleştirilen arama ve bu aramadan elde edilen deliller hukuka aykırı olacaktır.

Hukuka aykırı şekilde koruma tedbirlerine başvurulduğu takdirde karşılaşılacak ikinci sonuç tazminat sorumluluğudur. CMK’nın 141. maddesin de, maddede sayılan koruma tedbirleri uygulanırken hukuka aykırılık meydana gelmişse madde kapsamında maddi ve manevi tazminat talep edilebilecek olup önemli olan muhakeme sonunda kişinin suçlu bulunup bulunmaması değildir. Örneğin gece vaktinde arama yapılması, arama yapılırken gereksiz yere zarar verilmesi bunlar aramanın ölçüsüz olduğunun göstergesidir ve tazminata başvurabilir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 16/05/2019 tarihli 2016/431 Esas 2019 /436 Karar sayılı kararında; “ .. Öte yandan, açık otopark olarak işletilen yerde bulunan ve kapalı alan niteliğinde olan müştemilat içerisindeki kasada arama yapılabilmesi için, CMK’nın 116 ve devamı maddeleri uyarınca hâkimden karar veya Cumhuriyet savcısından yazılı emir alınmasının gerekli olduğu, ancak dosya kapsamında böyle bir arama kararı ya da yazılı arama emrinin bulunmadığı, görevlilerce istenmesi üzerine suç konusu uyuşturucu maddelerin içerisinde bulunduğu kasanın sanık … tarafından açılmasının, gerçekleştirilecek arama işlemi için hâkimden karar veya Cumhuriyet savcısından yazılı emir alınması zorunluluğunu ortadan kaldırmayacağı ve yapılan bu işleme hukuki geçerlilik de kazandırmayacağı anlaşıldığından, kasa içerisinde ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddelerin hukuka aykırı olarak elde edilen delil niteliğinde olması hükme esas alınamayacağının kabulü gerekmektedir.” Şeklinde karar vermiştir.

Yargıtay 20. CD 30/09/2019 tarihli 2018/3428 Esas 2019/4902 Karar sayılı kararında; “Aracın arka camının önündeki poşet içerisinde süt kutusu içinde toz esrarın ele geçirildiği; önleme araması kararının o tarihi kapsamadığı, adlî arama kararı veya önleme araması kararı bulunamadığı göz önüne alındığında delil hukuka aykırıdır.” şeklinde karar vermiştir.

SONUÇ

Ceza muhakemesi işlemi olarak arama bir koruma tedbiridir. Koruma tedbiri olarak adli arama ve tehlike tedbiri olarak önleme araması olmak üzere ikiye ayrılır. Adli arama ceza muhakemesi kanununda düzenlenmiştir. Önleme araması pvsk da düzenlenmiştir. Yapılan aramanın adli arama mı önleme araması mı olduğu delillerin hukuka uygunluğu açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmamızda adli arama ve önleme aramasının özelliklerine ve farklarına değinilmiş son olarak Yargıtay kararlarıyla somut hale getirilerek konunun daha anlaşılır olması amaçlanmıştır.

Av. Yasemin ÇİĞDEM CERİT

KAYNAKÇA

AKSOY, Şemsettin, Önleme ve Koruma Tedbiri Olarak Arama, Seçkin Yayınları, Ankara 2007.

ARTUK Mehmet Emin, GÖKCEN Ahmet, YENİDÜNYA. Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 14. Baskı, Ankara, 2014

ARSLAN, Sadettin, Soruşturma Evresi, Seçkin Yayınları, Ankara 2007.

AYDIN, Murat, Arama ve Elkoyma, Seçkin Yayınları, Ankara 2009.

CENTEL, Nur ve ZAFER, Hamide, Ceza Muhakemesi Hukuku, Beta Yayınları, 7.Bası, İstanbul 2016

DÖNMEZER Sulhi/ ERMAN Sahir, Nazari ve Tatbiki Ceza Hukuku Genel Kısım, C.II, 11.Bası, İstanbul, 1997.

FEYZİOĞLU Metin, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Hakkında Bazı Tespit ve Değerlendirmeler, TBB Dergisi, S. 62, Y. 2006.

HAKERİ Hakan/ÜNVER Yener, Ceza muhakemesi Hukuku Temel Bilgiler, Adalet Yayınevi, Ankara, 2007.

ÖZBEK Veli Özer, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin Yayınevi, Ankara, 2006.

ÖZBEK, V. Ö. / KANBUR, N. /DOĞAN, K./ BACAKSIZ, P./ TEPE, İ.,Türk Ceza Hukuku (Özel Hükümler), Ankara 2010

ÖZTÜRK Bahri/ERDEM Mustafa Ruhan, Uygulamalı Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin Yayınevi, 11. Baskı, Ankara, 2007.

YENİSEY, Feridun ve NUHOĞLU, Ayşe, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin Yayınları, 5.Bası, Ankara 2017

Yurtcan Erdener, Ceza Yargılaması Hukuku, Beta Yayınevi, 7. Bası, İstanbul, 2007

Yargıtay kararları için http://www.kazancihukuk.com

Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlük, http://www.tdkterim.gov.tr/bts/.                                                                             

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.