banner647

14 Nisan 2022

ÇOKÇA BARO TEK BAŞINA İKTİDAR

Önce Ankara Barosu’nun yapmış olduğu açıklama hakaret olarak değerlendirilip iktidarın korkunç linç aygıtı çalıştırılmış ardından ise baroları etkisizleştirmek, kıymetsizleştirmek amacıyla Avukatlık Kanunu’nda değişiklik yapılması gerektiği kararlaştırılmıştı. 7249 kanun numarasıyla 11.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile hedeflenen değişiklikler yapılmıştır. Yapılan değişiklik neticesinde belli sayıdaki avukatın bir araya gelerek alternatif barolar kurabilmesinin ve Türkiye Barolar Birliğinde delege sayılarının nispi temsile aykırı bir hal almasının yolu açılmıştır.

Yukarıda izah ettiğimiz değişiklikler ve kanun teklifi sürecinde gerek mecliste yürütülen tartışmalar gerekse de baro başkanları ile Türkiye’nin birçok yerindeki avukatların sergilemiş olduğu tavır baroların toplumsal muhalefet ve sivil toplum açısından önemini tekrar gözler önüne sermiştir.

Peki baroları susturma, etkisizleştirme, kıymetsizleştirme istencinin arkasındaki temel motivasyon nedir? İşte bu sorunun cevabını hep birlikte bulmaya ne dersiniz?

Baro kelimesi Fransızca kökenli olup “engel, bariyer” anlamına gelen “barreau” kelimesi kökenlidir. Peki barolar hangi güce karşı engel, bariyer işlevi görmektedir? Cevabını bulmak için gelin insan hakları kavramını inceleyelim.

İnsan hakları insanın sırf insan olduğu için sahip olduğu ve bireyin maddi-manevi gelişimi açısından vazgeçilemez haklar olup insanların eşit ve hür doğduğu inancına dayanan bir mücadele neticesinde ortaya çıkan haklardır. İnsan haklarının gelişim ve gerileme süreci incelendiğinde de açıkça anlaşılacağı üzere insan haklarının muhatabı ve en büyük ihlalcisi devlettir. Elbette gündelik yaşamda bireylerde hak ihlallerinde sıklıkla ihlalci konumunda yer alabilmektedir ancak bu insan hakları hukukunun problemi olmaktan ziyade bir ceza hukuku problemidir. Otorite ile yurttaş arasında ortaya çıkan hak ihlallerine ilişkin problemler insan hakları hukukunun problemidir.

Cezasızlık zırhını kuşanmış devlet aygıtının giriştiği hak ihlallerini frenlemenin yöntemi yurttaş ile devlet arasında etkili, güvenilir ve sarsılmaz bir bariyer inşa  etmektir. Evet işte otorite ile halk arasına konumlandırılmış olan barolar bariyer işlevini görmektedir. Halkın temel hak ve özgürlüklerinin, insan haklarının, savunma hakkının, hak arama hürriyetinin güvencesini teşkil eden baroların üzerine hunharca saldırılması baroların bu misyonundan kaynaklanmaktadır.

Bariyerin karşısında devlet yer almakta ardında ise halk. Yoksul ve varsıllarıyla, öteki ve öteki olmayanıyla, azı çoğuyla, korkak, cesur, hakim ve çocuğuyla bir halk. Savunulmaya muhtaç bir halk. Savunmasız bırakılmak istenen bir halk. En ufak bir hak talebinde devletin sopasına maruz bırakılmak istenen bir halk. Boşaltılan hazineyi vergisiyle dolduran ancak çocuğuna bebek bezi alamadığı için intihar eden bir halk. Konuşmasına hiç izin verilmemişken dahi susturulmak istenen bir halk.

Yukarıda sormuş olduğum bir soruyu tekrarlamakta fayda görmekteyim: Peki baroları susturma, etkisizleştirme, kıymetsizleştirme istencinin arkasındaki temel motivasyon nedir? Savunmasız bir halk yaratmak. Otorite ile halk yığınları arasındaki bariyeri ortadan kaldırmak.

Alın size yeni Türkiye'nin tek başına iktidarının çokça baro talebinin amacı...

Bu aşamada bize düşen ise o gün baro başkanlarını abluka altına alan zihniyete karşı, savunmayı temsil eden ve adil bir yargılamanın güvencesi olan avukatların cübbelerini kolluk botlarıyla çiğneyen zihniyete karşı, temel insan haklarının ve halkın savunma hakkının teminatı olmaya devam edecek baroları güçlendirmek daha etkili birer sivil toplum kuruluşu haline getirmektir. Zira Baroların alelade bir meslek kuruluşundan ciddi farkları bulunmaktadır. Barolar sadece avukatların özlük hakları veya meslektaşların refahı ile ilgilenmemekte halkın savunma hakkı ve hak arama hürriyeti açısından büyük bir önem teşkil etmektedirler.

Stajyer Avukat Azad AKBULUT

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
d 3 ay önce

Bir kül halinde çelişkili bir yazı. Alakasız bir amaç sonuç ilişkisi kurulmuş, ve realiteyle kesinlikle örtüşmüyor. Halk demagojisi yapılıp halkın inançlarına sesi çağlar ötesinden gelen diyerek tahkir eden Ankara Barosunun talihsiz açıklaması savunulmuş. Bahsettiğiniz halkın tamamı ile baroların tamamının sırt sırta olduğu söylenemez. Ankara Barosu kendi arzuladığı profilde olmayan halkı savunmasa da olur, inançlarını tahkir etmesin yeter. Çoklu baro uygulamasının demokrasi ve anayasaya aykırı hiçbir tarafı yoktur. Özellikle baroların kavgacı ve siyası tavır dışında hiçbir faaliyetinin olmadığı güncel durumda aynı şehirde farklı baroların olması çok kıymetli bir kazanımdır. Savunma kimsenin tekelinde, özellikle de baroları siyasete geçişte zavallı bir basamak olarak kullananların tekelinde değildir.

Avatar
Mesut Ç. 3 ay önce

Mükemmel bir yazı ve sebep sonuç ilişkisi içermektedir. Iktidar ve yandaşları her alanda sadece kendileri olmak istedikleri için, gerçekten halkın ne istediğini bilemeyecek kadar körleşmiştir. Onun borazanlığını yapanlarda aynı güç ve güç odaklarindan nemalanmaya çalışmaktadır. Burada çoklu baro isteğide halkın haklı sesine parazit yapacak paralel düzenekler kurarak susturmaya çalışma çabasıdır. Siz ne kadar da ben burdayım desenizde iktidar manipülasyonuna maruz kalmış kesimler sadece iktidar savkarını duyacak ve maalesef sadece onlara inanacaktir.

Avatar
Kml 3 ay önce

Yazınızı okudum somut gerçekleri çok güzel özetlemişsin,bilgi birikimin yazma anlatabilme kabiliyetini beğendim.Kolaydan kolaycıdan yana olmak var,bir de zor da olsa hayatın gerçeklerini görmek bir hukukçu ve aydın olarak dile getirmek var olduğunun güzel örneğidir yazınız.Tebrik ederim.

Avatar
İlliyet bağı yok 3 ay önce

Çoklu baronun baroları susturma yöntemi olduğu yazılmış ama bu yöntemin nasıl uygulanacağı hakkında bir bilgi verilmemiş. Birden fazla baro olunca savunma neden zafiyete uğrasın? Amerikanın 20 eyaletinde çoklu baro var. Sadece 9 milyon nüfuslu New York eyaletinde 100 den fazla baro mevcut. Orada da yandaş baro lafzı geçiyor mudur acaba? Ya da savunma susturulmaya çalışılıyor diye yaftalama yapılıyor mudur? Abd çok uzaksa daha yakına bakalım. Türk nüfusunun bir hayli fazla olduğu Almanya mesela. Bölge baroları mevcut. 27 bölge barosu var. Bunların altında Dav denilen daha küçük barolar var. Ya da Fransaya bakalım. Nüfusu bizim kadar olan ülkede 200 den fazla baro mevcut. Savunma susturuluyor lafzı ya da yandaş baro söylemleri orada da oluyor mu acaba? Öte yandan Anadolu nun ufak bir şehrinde 300-400 avukat ın olduğu bir çok baro varken kalabalık şehirlerde en az 2000 kişi ile baro kurulması neden yadırganıyor anlamıyorum. Açık açık deyin ki zaten zorunlu üye oluyorlar, bunlardan aidatlar topluyoruz, gelen cmk adli yardım görevlendirmelerinden baronun payları kesilecek bunları kesmeyin. Samimiyetinize o zaman inanılır.