26 Ekim 2020

Ecrimisil Tazminatı ve İntifadan Men Talebi

Öncelikle en temel şart olarak ecrimisil talebinin ileri sürülebilmesi için taşınmaz sahibinin rızası dışında bir kullanım bulunmalıdır.

Bu şartın yanı sıra bu haksız işgal nedeniyle bir zarar doğmuş bulunmalıdır. Bu noktada zarar kavramına her zamankinden daha hafif bir bakış açısıyla bakılmalıdır. Zira bu noktada taşınmazın kullanımı nedeniyle yıpranmasından doğan zararlar, salt kullanımı nedeniyle doğan zararlar veya taşınmaz sahibinin mahrum kaldığı kar nedeniyle uğramış olduğu zararlar bu zarar kavramının içerisinde sayılabilecektir. Uygulamada genellikle ecrimisil taleplerinde zarar olarak taşınmaz sahibinin mahrum kaldığı karın gösterildiği görülmektedir.

Bir diğer şart olarak taşınmaz sahibinin yukarıda anılan zararıyla haksız işgal arasında bir illiyet bağı bulunmalıdır. Son şart olarak da TMK m. 995’de belirtilen kötü niyet unsuru sayılmalıdır. Zira madde metninde tazminatın doğması için iyiniyetli olmayan bir zilyedin bulunması gerektiğinden bahsedilmiştir.

Giderleri talep hakkı incelenecek olursa iyiniyetli olmayan zilyedin hak sahibi için de yapılması zorunlu olan giderlerin karşılığını isteyebilecek ancak yararlı ve lüks giderlerini isteyemeyecektir. Doktrine göre iyiniyetli olmayan zilyedin bu giderleriyle ilgili olarak mala zarar vermeden söküp alma hakkı bulunmaktadır.

Ecrimisil tazminatı, geriye dönük olarak en fazla 5 yıllık olarak talep edilebilmektedir.

Ecrimisil bedeli belirlenirken taşınmazın değeri önem arz eder. Bu bedel, pratikte bilirkişilerce yapılan hesaplamalarla ortaya çıkmaktadır. Bedelin belirlenmesi için taşınmazın imar durumu, yüzölçümü, niteliği, tarım arazisi ise verim durumu, konumu, haksız kullanımdan önceki halinde getirebilme olanağı bulunan gelir ve aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşan kira bedelleri ile taşınmazın rayiç değerine etki edecek diğer hususlarda inceleme yapılır.

İntifadan Men Şartı yönünden bir inceleme

Ecrimisil tazminatı talebiyle bir dava açmadan önce haksız ve kötü niyetli şekilde taşınmazı işgal eden kişiye durumu ihtar etmek gerekmektedir. Ecrimisil ihtarnamesi ile muhatap kişiye ihtara konu taşınmazı kullanmasının kabul edilmediği, rıza gösterilmediği ve rıza dışı kullanım nedeniyle ecrimisil bedeli talep edildiği bildirilir. Bu ihtarname uygulamada intifadan men şartı olarak geçmektedir.

Kural olarak ecrimisil tazminatının talep edilebilmesi için öncelikle haksız kullanıcı intifadan men edilmiş olmalıdır. Ancak bu kuralın uygulamayla ortaya çıkmış bir takım istisnaları bulunmaktadır. Konuyla ilgili olarak Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin emsal bir kararı bulunmaktadır:

Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır.

Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.

Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.

Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı) …” (Yargıtay 1. H.D. 09.06.2016, 2015/3581 E. – 2016/7039 K.)

Yer verilen kararda kural olarak ecrimisil talep edilebilmesi için kullanıcının intifadan men edilmiş olması gerektiği ancak bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları bulunduğu belirtilmiştir. Karara göre bu istisnalar:

- Davaya konu taşınmazın kamu malı olması,

- Ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması,

- Paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi,

- Paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması,

- Davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması ve

- Taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali durumudur.

Sayılan durumlarda ecrimisil tazminatı talep etmek için intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.

Av. Mehmet Berke ERYILMAZ


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.