banner664

23 Mayıs 2022

GEÇİCİ KORUMANIN SONA ERMESİ VE SINIR DIŞI ETME

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu madde 91 ile Geçici Koruma Yönetmeliği madde7/1’de, Geçici Koruma, ‘Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla sınırlarımızı geçen yabancılara tanınan statü olarak tanımlanmıştır. Geçici Koruma Yönetmeliği ise geçici koruma statüsüne kabul edilen kişilerin Türkiye’ye kabulü, hak ve yükümlülükleri, korumanın nasıl sona ereceği gibi konuları düzenlemiştir.

Öncelikle Geçici Koruma ile Uluslararası Koruma birbiriyle karıştırılmamalıdır. Uluslararası Koruma, mülteci, şartlı mülteci ve ikincil korumayı içine alan bir kavramdır. Ülkemizde Suriyeliler için kullanılan sığınmacı terimi ise mülteci olarak Uluslararası Koruma başvurusu yapan ancak statüleri henüz resmen tanınmamış olan kişilerdir. Geçici Koruma da kitleler halinde sınırlarımıza gelen acil koruma ihtiyacı olan kişilerin güvenli ortamlara yerleştirilmesi, ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ve onları bireysel değil toplu olarak değerlendirmeye tabi tutan koruma çeşididir.

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile Geçici Koruma Yönetmeliğinde Geçici Korumanın tanımı yapılırken asgari şartları da ortaya konulmuştur:

a) Ülkesinden ayrılmaya zorlanan ve geri dönemeyen,

b) Acil ve geçici koruma bulmak maksadı olan,

c) Kitlesel ya da kitlesel akın esnasında bireysel olarak gelen,

yabancıların geçici korumaya tabi olacağı vurgulanmıştır. Geçici Koruma kararı, Yönetmelik madde 9/1 uyarınca İçişleri Bakanlığı’nın teklifi üzerine Cumhurbaşkanı tarafından alınır.

Geçici Korumanın sona ermesi Yönetmeliğin 11.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre geçici koruma yine İçişleri Bakanlığı’nın teklifi ile Cumhurbaşkanı kararı ile sona erdirilebilecektir. Cumhurbaşkanı sonlandırma kararı ile birlikte geçici korumayı tamamen durdurarak geçici korunanların ülkesine dönmesine, geçici korunanlara koşullarını taşıdıkları statünün toplu olarak verilmesine ya da uluslararası koruma başvurusunda bulunanların başvurularının bireysel olarak değerlendirilmesine ya da geçici korunanlara kanun kapsamında belirlenecek koşullarda Türkiye’de kalmalarına izin verilmesine karar verebilir. Yönetmeliğin 12.maddesinde de geçici korumanın bireysel olarak sona ermesinin ancak beş durumda söz konusu olabileceği belirtilmiştir. Bunlar geçici korunanların kendi isteği ile, üçüncü bir ülkenin korumasından faydalanma, üçüncü bir ülkeye insani nedenler veya   yeniden yerleştirme kapsamında kabul edilmesi ya da üçüncü bit ülkeye çıkış yapması, ölmesi, kanunda yer alan diğer yasal kalış türlerinden birisi ile kalış hakkı kazanması ya da Türk vatandaşlığını kazanması yoluyla olur. Geçici korumanın sona erme sebeplerinden biri diğeri de yönetmelikte düzenlenen ‘Gönüllü Geri Dönüş’tür. Yönetmelik kapsamında ki yabancılardan gönüllü olarak ülkesine dönüş yapacak olanlara gerekli kolaylık gösterilir ve imkanlar ölçüsünde destek sağlanabileceği belirtilmiştir.

Bir diğer önemli mevzu geçici koruma altındakilerin sınır dışı edilmesi meselesidir. Şüphesiz devletlerin egemenlik haklarına dayanarak kimin ülkesinde kalıp kalmayacağına karar verme hakkı vardır. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 54.maddesinde sınır dışı edilebilecek olanlar sayılmıştır. Aynı kanun Uluslararası Koruma altındakilerin sınır dışı edilmesini de düzenlemiştir. Ancak hem YUKK hem de Geçici Koruma Yönetmeliğinde geçici korunanların sınır dışı edilmesi düzenlenmemiştir.

Türkiye kamu düzenini, kamu güvenliğini ve kamu sağlığını tehdit eden kişileri sınır dışı etme hakkına sahiptir. Bu duruma yönetmeliğin 15.maddesinde atıfta bulunularak anılan şartların oluşması durumunda Cumhurbaşkanının geçici koruma tedbirlerinin sınırlandırılmasına ya da süreli veya süresiz durdurulmasına karar verebileceği belirtilmiştir. Yine Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu madde 54/2’ nin b ve k bentleri uyarınca da terör örgütleri ile ilişki içinde olanlarında aynı kapsamda olacağı kabul edilmelidir.

Her ne kadar uygulamada Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununu ve Geçici Koruma Yönetmeliğine atıf yapılarak sınır dışı etme kararı veriliyor ise de bu durum evrensel bir ilke olan ‘Geri Göndermeme İlkesi’ ile çelişmektedir. Uluslararası sözleşmeler ve birçok ülkenin ulusal mevzuatında yer alan ‘Geri Gönderme Yasağı’ bizim ulusal mevzuatımızda da yerini almıştır. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunun (YUKK) 4.maddesi ile Geçici Koruma Yönetmeliği 6.madde deHiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal guruba mensubiyeti veya bireysel fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilemez.’ denilerek kişi dokunulmazlığı güvence altına alınmıştır. Sınır dışı etme kararına karşı açılan iptal davalarında red kararına karşı Anayasa Mahkemesine başvuran bireylerin başvurusu da mahkeme tarafından geri gönderme yasağı kapsamında ele alınmaktadır. Yaşam hakkı, maddi ve manevi varlığın bütünlüğü, işkenceye ve zulme uğramama hakkı evrensel değerler olup yapılacak değerlendirmeler bu kapsamda ele alınmalıdır.

Sonuç olarak ulusal mevzuatımızda geçici korunanların sınır dışı edilmesini düzenleyen bir madde bulunmaması belirsizlik yaratmaktadır. Ancak burada sınır dışı edilmeyi gerektirecek sebeplerin varlığı halinde geçici korunanların üçüncü bir ülkeye gönderilmesi makul bir çözüm yolu olabilecektir.

Stj. Av. Zahide BEKTAŞ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.