12 Kasım 2022

İçtihadı Birleştirme Kararı ışığında 6183 Sayılı Yasa 13/1 Maddesi Kapsamında İhtiyati Haciz Uygulaması

İçtihadı Birleştirme Kararı[1] ışığında 6183 Sayılı Yasa 13/1 Maddesi Kapsamında İhtiyati Haciz Uygulaması:

Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 27.05.2022 tarih ve 2021/6 E., 2022/2 K. Sayılı kararı ile 6183 saydı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin 1. bendine göre vergi incelemesi sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra borçlu hakkında ihtiyati haciz işlemi tesis edilip edilemeyeceği konusunda Danıştay Üçüncü ve Dokuzuncu Daireleri kararları ile Danıştay Dördüncü. Yedinci Daireleri ve Vergi Dava Daireleri Kurulu kararları arasında var olan içtihat aykırılığı; Vergi incelemesi sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra borçlu hakkında 6183 saydı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin 1. bendine göre ihtiyati haciz işlemi tesis edilemeyeceği doğrultusunda birleştirilmiştir. Kararda kısaca şu açıklamalara yer verilmiştir.

Amme alacağının korunmasına ilişkin düzenlemelere, 6183 saydı Kanun'un 9 ila 36. Maddeleri[2] arasında yer verildiği görülmektedir.

Kanunun “Amme Alacaklarının Korunması" başlığını taşıyan birinci kısım ikinci bölümünün,

9 ilâ 12. Maddelerinde, Teminat hükümleri,

13 ilâ 16. maddelerinde, İhtiyati haciz hükümleri,

17 ilâ 20. maddelerinde İhtiyati tahakkuk hükümleri,

21 ilâ 31. maddelerinde diğer koruma yöntemleri yer aldığı görülmektedir.

Amme alacaklarının korunması tedbirlerinden İhtiyati haciz, Kanun'un 13. maddesinde düzenlenmiş, maddede sayılan hallerden herhangi birinin varlığı halinde hiçbir müddette sınırlı olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahallî en büyük memurunun kararıyla, haczin ne surette yapılacağına dair olan hükümlere göre, derhal tatbik olunacağı kurala bağlanmıştır.

İhtiyati haczin amacı, kamu alacağını Kanun'un 13. maddesinde sayılan sebeplerden birinin bulunması halinde, tahsil edilebilir hale gelinceye kadar güvence altına almaktır. Ancak, ihtiyati haciz kesin hacizden farklı olarak ihtiyaten haczedilen mal varlığı satılarak paraya çevrilemez. İhtiyati haciz yalnızca geçici bir önlemdir.

İhtiyati haciz kararı, 13. maddede sayılan hallerle sınırlı olarak, inceleme aşamasında olan vergilendirme işlemleri ile ilgili olabileceği gibi, tarhiyat yapıldıktan sonra tahakkuk aşamasında ya da Kanun’un 62. maddesine göre tesis edilecek haciz işleminden önce olmak kaydıyla tahsil aşamasında da alınabilir. Ancak 13. maddenin 1, 2, 3 ve 5. bentlerinde yazılı ihtiyati haciz sebeplerinden birine dayanılarak ihtiyati haciz kararı alınabilmesi için öncesinde 17. maddeye göre ihtiyati tahakkuk yapılması zorunludur.

13. maddede, ihtiyati haczin maddede sayılan hallerden herhangi birinin bulunması halinde hiçbir müddette mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunca alınan ihtiyati haciz kararı, 6183 sayılı Kanun'un hacze ilişkin hükümlerine göre uygulanır. Maddede, karan uygulayacak olan idarece zaman kaybetmeden haczin tatbik edilmesini sağlamak amacıyla ihtiyati haciz kararının derhal uygulanması öngörülmüştür.

13. maddede, ihtiyati haciz sebeplerinin varlığı halinde “ihtiyati haczin hiçbir müddette mukayyet olmaksızın" uygulanacağı kurala bağlandığından, ihtiyati haciz belli bir süre için konulmayıp kaldırılmadığı müddetçe devam edecektir.

Kanunun 13 maddesinde ihtiyatî haciz nedenleri yedi bent halinde sayılmıştır. 13. maddenin 1. bendinde, 9. madde gereğince teminat istenmesini gerektiren halterin varlığı, İhtiyati haciz nedeni olarak belirtilmiştir.

6183 sayılı Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrasında, 213 sayılı Kanun'un 344. maddesi uyarınca vergi zıyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359. maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat isteneceği kurala bağlanmıştır.

13. maddenin 1 bendinin atıfta bulunduğu 9. maddenin 1. fıkrası hükmüne göre teminat istenebilmesi için,

- Maddede sayılan hallere temas eden bir kamu alacağının salınması için gerekli işlemlere başlanmış olması,

- Vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplamalara göre teminat altına alınacak alacak konusunda bir miktar belirlenmesi,

- Belirlenen miktarla sınırlı olarak inceleme elemanının talepte bulunması,

Gerekmektedir.

Kamu alacağının güvence altına alınmasını amaç edinen bir güvenlik tedbiri olan ihtiyati haciz kararı yargı kararı olmadan doğrudan mülkiyet hakkını kısıtlayan bir tedbir olması nedeniyle uygulamasında özenli davranılması gerekir.

Vergi incelemeleri esas itibarıyla incelemeye tâbi olanın iş yerinde yapılacağına ilişkin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 139. Maddesi, 14/10/2021 tarih ve 7338 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin birinci fıkrası ile değiştirilerek 01.07.2022 tarihinden itibaren vergi incelemesinin esas itibariyle vergi dairesinde yapılacağı şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişikliğe rağmen vergi inceleme elemanı, işyerinde her zaman inceleme yapma olanağına sahip olup işyerinin mali, iktisadî ve ticarî durumunu fiziken değerlendirebilmekle beraber bilgi ve belgelerin dijital ortama alındığı bu dönemde işyeri ve mükellefin mali durumunu ilk etapta en iyi şekilde değerlendirebilecek kişidir. Bu nedenle 13. Maddenin 1. Bendinin atıfta bulunduğu 9. Maddenin 1. Fıkrasında belirtilen ve ihtiyati haciz kararı alınması için ön işlem mahiyetinde olan teminat tutarının belirlenmesi ve talep konusunda vergi incelemesini yapan inceleme elemanına yetki tanınmıştır. İnceleme elemanının vergi incelemesini tamamlayıp vergi inceleme raporunu, tarhiyatı yapacak olan vergi dairesine göndermekte bu hususlara ilişkin görev ve yetkileri sona ermektedir. İstenecek teminat miktarını belirleme ve teminat istenmesi yönünde talepte bulunma yetkisini, incelemeyi yapan yetkili memurdan başkasının kullanması mümkün bulunmadığı gibi, inceleme elemanı da, inceleme tamamlandıktan sonra bu yetkisini artık kullanamaz.

Cebren tahsil ve takibe yönelik olmayıp, henüz tahsil edilebilir aşamaya gelmeyen kamu alacağının güvence altına alınması amacıyla alınacak ihtiyati haciz kararının uygulanmasıyla borçluların mülkiyet haklarına getirilecek sınırlama göz önünde bulundurulduğunda, ulaşılan sonucun bu yönüyle de yerinde olduğu ilgili içtihadı birleştirme kararında değerlendirilmiştir.

İnceleme sonuçlandıktan sonra 13, maddenin 1. Bendine göre ihtiyati haciz kararı alınamayacağından, şartların varlığı hafinde 13. Maddenin diğer bentlerine göre ihtiyati haciz karan alınabileceğinde ise tereddüt bulunmamaktadır.

Bu değerlendirmeler ışığında vergi incelemesi sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra borçlu hakkında ihtiyati haciz işlemi tesis edilip edilemeyeceği konusunda Danıştay Üçüncü ve Dokuzuncu Daireleri kararları ile Danıştay Dördüncü. Yedinci Daireleri ve Vergi Dava Daireleri Kurulu kararları arasında var olan içtihat aykırılığının; Vergi incelemesi sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra borçlu hakkında 6183 saydı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 13. Maddesinin 1. Bendine göre ihtiyati haciz işlemi tesis edilemeyeceği doğrultusunda birleştirilmesine,

Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 27.05.2022 tarih ve 2021/6 E., 2022/2 K. Sayılı kararı ile karar verilmiştir.

Kararda; Vergi incelemesi sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra borçlu hakkında 6183 sayılı Kanun’un 13. Maddesinin 3. Bendine göre ihtiyati haciz işlemi tesis edilip edilemeyeceği konusunda ise Dokuzuncu Dairenin vergi incelemesi sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra borçlu hakkında 13. Maddenin 3. Bendine göre ihtiyati haciz işlemi tesis edilemeyeceğine ilişkin kararlarının, ihtiyati haczin dayanağı olan 13. Maddenin 3. Bendinin yanı sıra anılan Kanun’un 9. Maddesi değerlendirilmek suretiyle sonuca varılarak verildiği, bu kapsamda 9. Maddeye atıf, 13. Maddenin sadece 1. Bendinde yapıldığı için bu bend yönünden yapılacak incelemede 9. Maddenin yorumu ele alınacağı ve Dokuzuncu Dairenin konuya ilişkin kararları sınırlı sayıda olduğundan süregelen bir içtihat farklılığının da oluşmadığı gerekçeleri ile vergi incelemesi sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra borçlu hakkında 6183 sayılı Kanun’un 13. Maddesinin 3. Bendine göre ihtiyati haciz işlemi tesis edilip edilemeyeceği konusunda Danıştay Dokuzuncu Daire kararları ile diğer Daire ve Vergi Dava Daireleri Kurulu kararları arasında içtihatların birleştirilmesine gerek bulunmadığı hüküm altına alınmıştır.

Halil İbrahim BODUR

Hukukçu

--------------------

[1] Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 27.05.2022 tarih ve 2021/6 E., 2022/2 K. Sayılı kararı https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2022/11/20221112-10.pdf

[2] İlgili Kanun maddeleri

Teminat isteme:

Madde 9 – (Değişik birinci fıkra: 26/11/1980 – 2347/1 md.) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359 uncu maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat istenir.

Türkiye’de ikametgahı bulunmayan amme borçlusunun durumu amme alacağının tahsilinin tehlikede olduğunu gösteriyorsa, tahsil dairesi kendisinden teminat isteyebilir.

İhtiyati haciz:

Madde 13 – İhtiyati haciz aşağıdaki hallerden herhangi birinin mevcudiyeti takdirinde hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla, haczin ne suretle yapılacağına dair olan hükümlere göre, derhal tatbik olunur:

1. 9 uncu madde gereğince teminat istenmesini mucip haller mevcut ise,

2. Borçlunun belli ikametgahı yoksa,

3. Borçlu kaçmışsa veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalleri varsa,

4. Borçludan teminat gösterilmesi istendiği halde belli müddette teminat veya kefil göstermemiş yahut şahsi kefalet teklifi veya gösterdiği kefil kabul edilmemişse,

5. Mal bildirimine çağrılan borçlu belli müddet içinde mal bildiriminde bulunmamış veya noksan bildirimde bulunmuşsa,

6. Hüküm sadır olmuş bulunsun bulunmasın para cezasını müstelzim fiil dolayısıyla amme davası açılmış ise,

7. İptali istenen muamele ve tasarrufun mevzuunu teşkil eden mallar, bu mallar elden çıkarılmışsa elden çıkaranın diğer malları hakkında uygulanmak üzere, bu kanunun 27, 29, 30 uncu maddelerinin tatbikini icap ettiren haller varsa.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.