banner590

14 Mart 2021

İNŞAAT SÖZLEŞMESİNDE EK İŞ

GİRİŞ

Sözleşmeler, karşılıklı taraf iradelerinin uyuşmasıyla kurulmaktadır. Ancak, bazen sözleşmenin kapsamında yer almayan ve uyuşmazlık oluşturabilecek bazı hususlar söz konusu olabilmektedir. İnşaat sözleşmeleri, eser sözleşmesinin özel bir türü olarak yüklenicinin belirli bir yapı eseri inşa etmeyi üstlendiği, iş sahibinin ise bedel ödemeyi kabul ettiği bir sözleşme türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapılacak iş, çoğu kez taraflarca sözleşmede kararlaştırılmıştır. Fakat, bazı durumlarda sözleşmenin kapsamında yer almayan bir ek işin ortaya çıkması söz konusu olabilmektedir. Ek iş; tarafların anlaşmasından kaynaklanabileceği gibi, iş sahibinin tek taraflı yenilik doğuran hakkından yada tarafların farazi iradelerinden kaynaklanabilir. Nitekim, ek iş sebebiyle yükleniciye ödenecek bedel belirlenirken söz konusu farklı ihtimaller yol gösterici olacaktır.

Çalışmamızın birinci bölümünde, genel olarak inşaat sözleşmesi ve bedel unsuru üzerinde durulacaktır.

Çalışmamızın ikinci bölümünde, ek iş kavramı üzerinde durularak iş değişikliği kavramından farkı ortaya koyulmaya çalışılacak, hukuki açıdan ortaya çıkış şekilleri incelenecektir.

Çalışmamızın üçüncü bölümünde ise, yükleniciye ek iş nedeniyle ödenecek bedelin nasıl ve hangi hükümler çerçevesinde belirleneceği açıklanacaktır.

I. İNŞAAT SÖZLEŞMESİ

A. Genel Olarak

Türk Borçlar Kanunu’nda[1] (TBK) inşaat sözleşmesinin özel bir tanımı olmasa da, bu sözleşme tipinin, eser sözleşmesinin uygulamada uyuşmazlıkların yargıya en fazla taşındığı görünümü olduğu söylenmektedir[2]. Elbette, her inşaat sözleşmesinin mutlak bir eser sözleşmesi niteliğinde olduğu söylenemeyecektir[3]. Ancak, her zaman eser sözleşmesinin unsurlarının biri ya da bir kaçını taşıyacağını söylemek mümkündür. Bu bakımdan inşaat sözleşmesinde yüklenicinin eser oluşturmaya yönelik edim sonucunu taahhüt etmesi unsurunun şart olduğunun altı çizilmelidir[4].

Eser sözleşmesi, TBK’de, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi; iş sahibinin de bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Bu tanımdan yola çıkılarak; inşaat sözleşmesi, yüklenicinin bir yapı(inşa eseri) meydana getirmeyi üstlendiği, buna karşılık iş sahibinin de bir bedel ödemeyi üstlendiği iki tarafa borç yükleyen rızai bir sözleşme olarak tanımlanabilir[5].

İnşaat sözleşmelerindeki ek iş kavramı ve bu kavramın ödenecek bedele etkisi incelenmeden önce, sözleşmenin esaslı unsuru olan bedel unsurunun açıklanması gerekmektedir. Bu açıklama, eser sözleşmesi çerçevesinde yapılacaktır.

B. Bedel Unsuru

Eser sözleşmesinde asli unsur bedel ödeme vaadidir. Eser sözleşmesi, karşılıklı (ivazlı) olduğundan bedel de sözleşmenin önemli öğesini oluşturmakta ve objektif esaslı unsurlar arasında yer almaktadır[6]. Eser sözleşmesinde bedel terimi özel olarak kullanılmış olup, ücret tanımı hizmet(iş) sözleşmesinde kullanıldığı için tercih edilmemiştir[7]. Eser sözleşmesinin bir unsuru olarak hukuki anlamda kullanıldığında bedel, yüklenicinin meydana getireceği eser karşılığında iş sahibinin ödemeyi üstlendiği değer anlamına gelir[8]. Bedel, ilke olarak parayla belirlenir. Ancak, bunun istisnai hallerde bir mal veya emekle belirlenmesi de mümkündür[9]. Bedelin bir malla belirlenmesi durumunda mal değişim (trampa) sözleşmesi söz konusu olmaz[10].

Yaratılacak eser karşılığında bir bedel ödeneceğinin kararlaştırılması, eser sözleşmesinin kurucu unsurlarındandır. Ancak, bu bedelin miktarı belirli olmak zorunda değildir. Bedelin belirlenebilir olması sözleşmenin kurulması için yeterlidir. Bu durumda, bedel, TBK m. 481’e[11] göre yaklaşık bedel ile ilgili kurallara göre tespit edilecektir[12].

İnşaat sözleşmesinde bedel, götürü ya da yaklaşık olarak belirlenebilir. Kesin olarak tayin edilen bedel, götürü bedel olarak adlandırılır ve bunun arttırılması kural olarak istenemez[13]. Taraflar sözleşmede, ödenecek bedeli kesin olarak belirlerler ve olağanüstü şartlar dışında bunun değiştirilemeyeceğini kararlaştırırlar. Ancak, TBK m. 480/II’de[14] öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde uyarlama yoluyla ücretin arttırılması talep edilebilir. Bedelin bu şekilde belirlendiği halde, risk yükleniciye aittir. Bedelin kararlaştırılmadığı veya yaklaşık olarak kararlaştırıldığı hallerde, bedel yapılan işin değerine ve yüklenicinin masraflarına göre belirlenir. Bedelin bu şekilde belirlendiği halde ise risk iş sahibine aittir[15].

II. İNŞAAT SÖZLEŞMESİNDE EK İŞ

A. Ek İş Kavramı ve İş Değişikliğinden Ayırt Edilmesi

Sözleşmenin gereği gibi ifa edildiğinin kabulü için, yüklenici üstlendiği iş görme edimini zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirmelidir. Yüklenici, edimini ifa ederken, kural olarak sözleşmede kararlaştırılandan daha farklı ya da kapsamı daha dar bir iş yapamaz[16]. Ancak bazen bunun tersi olabilmektedir. Bu kapsamda, ek iş ve iş değişikliği kavramlarının ayırt edilmesi gerekmektedir.

Borçlu yükleniciden beklenen, eserin sözleşmede kararlaştırıldığı şekliyle meydana getirilmesi olmakla birlikte, yüklenici tarafından herhangi bir sebeple sözleşmede kararlaştırılandan farklı bir imalatın yapılması halinde iş değişikliği, sözleşmede kararlaştırılandan fazla bir imalatın yapılması halinde ise ek iş durumu ortaya çıkacaktır[17].

Buna karşılık, doktrinde bazı yazarlar farklı ayrımlar yapmaktadır[18]. Gökyayla, eserinde sözleşmenin kuruluşu sırasında meydana getirme borcunun kapsamında yer almayan bir işin ifa edilmesi durumunda ek işin; kısmen başka bir işin yapılması, bazı işlerin yapımından vazgeçilmesi, eserin kısmen ya da tamamen sözleşmede kararlaştırılandan farklı şekilde yapılması durumlarında ise iş değişikliğinin olacağını ifade etmiştir. Kurşat ise, ek iş ve iş değişikliğini yüklenicinin edime aykırı ifası olarak nitelemiş, ancak somut olayın şartlarına göre borca aykırı ifanın ileri sürülmesinin bazen dürüstlük kuralı çerçevesinde mümkün olamayacağını belirterek, kavramı bu temel üzerinden açıklamıştır.

Ek iş kavramı, TBK’de düzenlenmiş değildir. Buna karşılık, kamu ihale mevzuatında, kavram olarak ek işe yer verildiği görülmektedir[19]. Doktrinde ve Yargıtay kararlarında ise fazla iş, ilave iş ve başka bazı kavramların da kullanıldığı görülmektedir[20]. Ancak, bu çalışmada ek iş tabiri kullanılacaktır.

B. Ek İşin Hukuki Açıdan Ortaya Çıkış Şekilleri

Ek işler, hukuki açıdan üç şekilde ortaya çıkar. Ek işin kaynağını, ya taraflarca sonradan imzalanmış bir ek sözleşme veya iş sahibinin tek taraflı iş değişikliği yapma yönündeki yenilik doğuran hakkı veyahut da yüklenicinin bu konuda bir yetkisi olmaksızın yaptığı ek işler (vekaletsiz iş görmeler) teşkil edebilir[21].

1. Ek İşin Tarafların Anlaşması Sonucu Ortaya Çıkması

Taraflar, aralarında kuracakları bir ek sözleşme ile yüklenicinin sözleşmedeki edim borcunun kapsamını, değiştirebilir, genişletebilir ya da daraltabilirler. Değişiklik teklifinin iş sahibi ya da yüklenici tarafından yapılmış olmasının önemi yoktur[22].

Doktrinde, işin kapsamının bu şekilde karşılıklı taraf iradeleriyle belirlendiği durumda, gerçek anlamda bir iş değişikliği ya da ek işin söz konusu olmayacağı, bu durumun mevcut sözleşmenin değiştirilmesi olarak nitelenmesi gerektiği yönünde görüşler de mevcuttur[23].

Nitekim, biz de tarafların gerçek iradeleri ek yapılan sözleşmede uyuşmuş ve somutlaşmışken, bu halde, TBK’nin sözleşme değişikliği hükümlerinin uygulanması gerektiği kanaatindeyiz.

Taraflar esas sözleşme için özel bir şekil öngörmüşlerse, bu şekle uyulması gerekir (TBK m.17/I). Ancak, tarafların anlaşması gereği bir şekle tabi olarak yapılmış sözleşmede değişiklik yapılması için aynı şekle uyulması zorunluluğu yoktur Zira, TBK m.13[24] hükmü iradi şekli kapsamaz[25]. Belirtmek gerekir ki, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde olduğu gibi geçerliliği şekle bağlanmış bir sözleşmenin değiştirilmesinin de aynı şekle uyularak yapılması gerekir[26].

2. İş Sahibinin Tek Taraflı Ek İş Yapma Yönündeki Yenilik Doğuran Hakkı

TBK’nin eser sözleşmesine ilişkin 470 vd. hükümlerinde, iş sahibine genel olarak tek taraflı iş değişikliği yapma hakkı tanınmamıştır. Benzer şekilde, ek iş talebine engel olacak bir düzenleme de yoktur. İş sahibinin sadece TBK m.484[27] hükmüne dayanarak yapımı devam eden inşaatın kalan kısmının yapılmasından yüklenicinin zararlarını ödeyerek tek taraflı vazgeçme hakkı mevcuttur. Ancak, bu husus, tek taraflı iş değişikliği hakkı anlamına gelmez[28].

Ancak, bazen iş sahibinin tek taraflı ek iş talebinde bulunma hakkının olduğu kabul edilmektedir. Bu hak; kanun veya sözleşme hükmünden yada tarafların farazi iradesinden doğabilir[29]. Tek taraflı ek iş talep hakkı, iş sahibinin, yükleniciye yöneltmesi gereken kurucu yenilik doğuran hak niteliğindeki tek taraflı bir irade beyanına dayanır.

a. Kanuna Dayanan Ek İş Yapma Hakkı

TBK’de, inşaat sözleşmeleri ayrıca düzenlenmiş değildir. Mevcut durumda, inşaat sözleşmeleri de, eser sözleşmesi olarak kabul edilmiş ve TBK’nin ilgili hükümleri uygulamaktadır. Fakat, taraflar arasındaki ilişkinin uzun süre devam ettiği inşaat sözleşmelerine, TBK’nin eser sözleşmesine ilişkin hükümleri her zaman yeterli olmamaktadır[30]. Nitekim; hukukumuzda, özellikle kamu ihale mevzuatında, inşaat sözleşmelerine ilişkin özel düzenlemeler yer almaktadır. Kanunlara dayalı olarak da, bir takım şartnamelerle düzenlemeler yapılmıştır. İnşaat hukuku açısından, özellikle Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi ile Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin önemli olduğunu söyleyebiliriz[31].

b. Sözleşme Hükmünden Doğan Ek İş Yapma Hakkı

Ek iş yapılmasını talep hakkı, sözleşmedeki açık düzenlemeden doğmuş olabilir. Sözleşme kurulurken ya da sözleşmenin kurulmasından sonra ve eserin meydana getirildiği sırada ek iş yapılmasını talep hakkı tanınabilir[32]. Taraflara, özellikle de iş sahibine değişiklik yapılmasını talep hakkı tanınmış olsa bile, bu hakkın herhangi bir sınırlama olmaksızın kullanılabileceği söylenemez. Özellikle, TBK m. 27/II[33] ve TMK m.23[34] çerçevesinde değişiklik yapılmasını talep hakkının sınırlı olduğu kabul edilmelidir[35].

c. Tarafların Farazi İradesinden Doğan Ek İş Yapma Hakkı

Açıkça veya zımnen sözleşmede ek iş yapılmasına imkan veren bir düzenleme bulunmayabilir. Bu durumda, tarafların farazi ortak iradesine göre ek iş yapılmasının mümkün olup olmadığının tespiti gerekir[36]. Doktrinde, özellikle kaçınılması mümkün olmayan ve inşaatın kusursuz icrası için gerekli olan veya imar makamlarınca gerekli izinlerin verilmesi için iş değişiklikleriyle sınırlı olmak üzere tarafların farazi iradeleriyle, iş sahibine tek taraflı beyanla ek iş talep hakkının tanındığı kabul edilmektedir[37].

3. Yüklenicinin Yetkisi Olmaksızın Yaptığı Ek İşler

Uygulamada karşılaşılan bir durum ise, ek işin bu konuda bir yetkisi olmadığı halde yüklenici tarafından ortaya çıkarılmasıdır. Bu durumda akla ilk gelen ihtimal, eğer şartları varsa iş sahibinin ayıp hükümlerine başvurmasıdır. Bu durumda, mesele ayıp hükümleri (TBK 474 vd.) uyarınca çözülecektir[38].

Ancak, yüklenicinin yaptığı sözleşme dışı işler, iş sahibinin menfaatine uygunsa ve onun geçerli bir yasaklamasına da aykırı düşmüyorsa gerçek vekaletsiz iş görme söz konusu olur. Öte yandan, yüklenicinin kendi öznel takdirine nazaran, iş sahibinin çıkarına hizmet maksadıyla giriştiği ve fakat bu çıkarın yapılması gerekmediği veya iş sahibinin geçerli yasaklamasına aykırı olan iş görmeler ise gerçek olmayan vekaletsiz iş görmedir[39]. Dolayısıyla, bu durumun yarattığı sorunlar vekaletsiz iş görme hükümleri (TBK 526 vd.) kapsamında çözülecektir.

III. YÜKLENİCİYE EK İŞ NEDENİYLE ÖDENECEK BEDELİN BELİRLENMESİ

A. Genel Olarak

Yükleniciye ek iş nedeniyle ödenecek bedelin belirlenmesinde bir tarafta idarenin olduğu kamu ihalesi mevzuatına tabi inşaat işleriyle, özel hukuk hükümlerine tabi inşaat işlerini ayrı incelemek gerekir. Çalışma kapsamında, özel hukuk hükümlerine tabi inşaat işleri inceleme konusu yapılacaktır[40].

Ek iş ile sözleşme kapsamının aşılması, sözleşmeye aykırılık teşkil edebilecek noktada olabilir. Bu durumda, tekraren belirtmek gerekir ki, sözleşme kapsamındaki değişikliğin işin ifasında ayıp anlamına geldiği hallerde meselenin ayıp hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir[41].

Ancak, ayıp hükümleri uygulanamıyorsa yahut iş sahibi ayıp hükümlerine dayanmak istemiyorsa, bu durumda yüklenicinin kusuruyla sebep olduğu ek işler dışarıda kalmak şartıyla, yapılmış ek işler karşılığında, iş sahibi tarafından yükleniciye bedel ödenmesi gündeme gelecektir.

B. Yükleniciye Ek İş Nedeniyle Ödenecek Bedelin Tespitinde Uygulanacak Yöntem

Ek iş nedeniyle ödenecek bedelin belirlenmesinde, farklı ihtimalleri incelememiz gerekir. Nitekim; taraflar, sözleşmede yapılacak ek iş ve bunun bedeli için ayrı bir hüküm koymuş olabilirler yada ek işin yapılması konusunda anlaşmalarına rağmen bedel konusunda bir düzenlemeye yer vermemiş olabilirler yahut yüklenici iş sahibinin rızasını almaksızın ek iş yapmış olabilir. İşte her ihtimal, ek iş sebebiyle yükleniciye ödenecek bedelin belirlenmesinde farklı sonuçlar doğuracaktır.

1.Tarafların Sözleşmede Yapılacak Ek İş ve Bunun Bedeli İçin Ayrı Bir Hüküm Koymuş Olmaları Durumunda Ek İşin Yükleniciye Ödenecek Bedele Etkisi

Taraflar iş sahibine yahut yükleniciye tek taraflı olarak ek iş yapma yetkisi tanımış olabilirler. Bunun dışında, taraflardan birinin böyle bir yetkisi olmamasına rağmen, yapmış olduğu öneriyi karşı taraf kabul etmiş olabilir. Bu durumda, istenecek bedel sözleşmeye dayanacaktır ve kararlaştırılan bedel istenebilecektir[42].

2.Tarafların Ek İşin Yapılması Konusunda Anlaşmış Olmalarına Rağmen Bedel Konusunda Bir Düzenlemeye Yer Vermemiş Olmaları Durumunda Ek İşin Yükleniciye Ödenecek Bedele Etkisi

Taraflar arasında ek işe yahut taraflardan birine ek iş yetkisi verildiğine ilişkin bir sözleşmenin olduğu anlaşılmasına rağmen bedel konusunda bir düzenleme mevcut değilse ya da ispat edilemiyorsa, bu durumda bedel TBK m. 481’e göre belirlenecektir[43]. Ancak, burada sözleşmenin yorumuyla taraf iradeleri ortaya çıkarılabiliyorsa, elbette taraf iradelerine öncelik verilecektir. Bu durum, özellikle, birim fiyat üzerinden yapılan sözleşmelerde söz konusu olabilecektir. Birim üzerinden akdedilen sözleşmelerde yapılan ek iş sonucunda kaç birim fazla iş yapıldığını tespit etmek nispeten kolaydır ve sarfedilen fazla birim miktarı üzerinden ek işin bedeli hesaplanır.[44]

Sabit götürü bedelin ve değişken götürü bedelin belirlendiği sözleşmelerde ise, sözleşme kapsamı dışındaki ek işler için ödenecek bedel, ek işlerin TBK m. 481 çerçevesinde değerlendirilmesi sonucunda tespit edilecektir[45].

Bedelin yaklaşık olarak kararlaştırılması halinde ise, yükleniciye ödenecek bedel, ek işler de dahil olmak üzere TBK m. 481 çerçevesinde yapılacak değerlendirme sonunda tespit edilecektir[46].

3.Yüklenicinin İş Sahibinin Rızasını Almaksızın Ek İş Yapmış Olması Durumunda Ek İşin Yükleniciye Ödenecek Bedele Etkisi

Yüklenicinin, iş sahibinin rızasını almaksızın ek iş yapmış olması durumunda tarafların ek işe ilişkin bir sözleşme ilişkisi içerisinde oldukları söylenemez. Bu durumda ek işin temeli, vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanacaktır. Hemen belirtmek gerekir ki, iş sahibinin daha sonradan yapılan ek işi onaylaması halinde, bedeli belirlenmemiş eser sözleşmesi hükümleri uygulanır[47].

İş sahibinin onay vermediği işler bakımından, iş sahibinin karşı koymasına rağmen yapılan bir işin bulunmadığı ve iş sahibinin menfaatine uygun olduğu hallerde, yüklenici faydalı ve zorunlu masraflarını ve uygun bir bedelin verilmesini vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde (TBK m.529) [48] talep edebilir[49].

Bu şartların bulunmaması halinde ise, yüklenici sadece iş sahibinin malvarlığında meydana gelen artış oranında malzeme ve işçilik maliyetini talep edebilecek fakat karı isteyemeyecektir.(TBK m.530)[50]

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri bakımından ise özellik arz eden bir durumun olduğu söylenmektedir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri bakımından bağımsız bölümlerde yahut ortak alanda öngörülmemiş ek işlerin yapılması kural olarak paylaşım oranının etkilenmesi için bir neden olmaz. İş sahibine kalacak bağımsız bölümlerde yahut ortak alanda yapılan ek işler için esas olarak TBK m. 481 veya vekaletsiz iş görme hükümleri uygulanacaktır. Yüklenicinin kendine ait bağımsız bölümlerde ek işler yapması halinde de kendine ait yerde yine kendine ait bir işi yapmış olacağından kural olarak bunun taraflar arasındaki hukuki ilişkiye bir etkisi olmaz[51].

Ancak, uygulamada sıklıkla yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılandan daha fazla sayıda veya daha büyük şekilde bağımsız bölümleri inşa ettiğine rastlanmaktadır. Taraflar arasında anlaşma yapıldığı takdirde, paylaşımın anlaşma çerçevesinde yapılacağı açıktır.

Buna karşılık, tarafların fazla inşaatın paylaşılması konusunda anlaşmaları yoksa, sözleşmede kararlaştırılan oranın fazla inşaat için de geçerli olacağı gerek doktrin gerek Yargıtay tarafından kabul edilmektedir[52]. Bu kabul, vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki görüşün bir istisnası olarak karşımıza çıkmaktadır.

SONUÇ

Yüklenici, edimini ifa ederken, kural olarak sözleşmede kararlaştırılandan daha farklı ya da kapsamı daha dar bir iş yapamaz. Borçlu yükleniciden beklenen, eserin sözleşmede kararlaştırıldığı şekliyle meydana getirilmesi olmakla birlikte, yüklenici tarafından herhangi bir sebeple sözleşmede kararlaştırılandan farklı bir imalatın yapılması halinde iş değişikliği, sözleşmede kararlaştırılandan fazla bir imalatın yapılması halinde ise ek iş durumu ortaya çıkacaktır.

Ek işler, hukuki açıdan üç şekilde ortaya çıkar. Ek işin kaynağını, ya taraflarca sonradan imzalanmış bir ek sözleşme veya iş sahibinin tek taraflı iş değişikliği yapma hakkı yahut yüklenicinin yetkisiz olarak yaptığı ek işler oluşturmaktadır.

Taraflarca, yapılan ek işlerin bedeline ilişkin bir düzenleme yapılmışsa buna uyulur. Ancak, bazen taraflardan birine ek iş yapma hakkı tanındığı ya da bir tarafın ek iş önerisi diğer tarafça kabul edildiği halde, bedele ilişkin bir anlaşma yapılmadığı görülmektedir. İşte bu noktada, öncelikle taraf iradelerine öncelik verilecek, Ancak, taraf iradelerinin tespit edilemediği durumda TBK m. 481 hükmü uygulama alanı bulacaktır.

Öte yandan, yüklenicinin yetkisiz olarak ek iş yapması durumunda genel olarak vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmektedir.

Buna rağmen, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin kendine özgü yapısı sebebiyle, gerek doktrin gerek Yargıtay bu tip sözleşmelerde, yüklenicinin yetkisiz ek iş yapması durumunda vekaletsiz iş görme hükümlerinin değil sözleşme hükümlerinin uygulanacağını kabul etmektedir.

KAYNAKÇA

Aral, Fahrettin/Ayrancı, Hasan :Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, 9.Baskı, Ankara, Yetkin Yayıncılık, 2018:

Ayanoğlu, Taner :Yapı Hukukunun Genel Esasları, İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2014, s.13 vd.

Aydoğdu,Murat/ Kahveci,Nalan :Türk Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri Sözleşmeler Hukuku, 3.Baskı, Ankara, Adalet Yayınevi, 2017

Baygın, Cem :Türk Hukuku’na Göre İstisna Sözleşmesinde Ücret ve Tabi Olduğu Hükümler, İstanbul, Beta Yayıncılık, 1999.

Gökyayla, Emre :Eser Sözleşmesinde Ek İş ve İş Değişikliği, İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2009.

Gönen, Doruk :İnşaat Sözleşmelerinde Bedel, İstanbul, Oniki Levha Yayınevi, 2016.

Kaplan, İbrahim :İnşaat Sözleşmeleri Hukuku ve Endüstri Yatırım Sözleşmeleri, Ankara, Yetkin Yayıncılık, 2013.

Kurşat, Zekeriya :İnşaat Sözleşmesi, İstanbul, Filiz Kitabevi, 2017

Oğuzman , M. Kemal/ Öz, M. Turgut :Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. I, 11. Baskı, İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2013

Zevkliler, Aydın/Gökyayla, K. Emre :Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, 14. Bası, Ankara, Turhan Kitabev

--------------------

[1] Türk Borçlar Kanunu, Kanun Numarası: 6098, Kabul Tarihi: 11.01.2011, RG. 04.02.2011/27836

[2] İbrahim Kaplan, İnşaat Sözleşmeleri Hukuku ve Endüstri Yatırım Sözleşmeleri, Ankara, Yetkin Yayıncılık, 2013, s.43.; Doruk Gönen, İnşaat Sözleşmelerinde Bedel, İstanbul, Oniki Levha Yayınevi, 2016, s.5.; Taner Ayanoğlu, Yapı Hukukunun Genel Esasları, İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2014, s.13 vd.

[3] Örneğin, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri , sözleşme konusu gayrimenkul (arsa) sahibinin, arsanın belli bir payını yükleniciye devretmesi, yüklenicinin de bunun karşılığında söz konusu arsa üzerine inşa ettiği belli sayıda bağımsız bölümleri arsa sahibine teslim etmesini konu alan iki taraflı karma bir sözleşmedir; bkz: Zekeriya Kurşat, İnşaat Sözleşmesi, İstanbul, Filiz Kitabevi, 2017, s.3 vd.

[4] Kurşat ,a.g.e., s.5.

[5] Kaplan, a.g.e., s.43.; Gönen, a.g.e., s.5.

[6] Aydın Zevkliler, Emre Gökyayla, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, 18.Bası, Ankara, Turhan Kitabevi, 2018, s.468-469.; [6] Fikret Eren, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, 4.Baskı, Ankara, Yetkin Yayıncılık, 2017, s.656.

[7] Murat Aydoğdu, Nalan Kahveci, Türk Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri Sözleşmeler Hukuku, 3.Baskı, Ankara, Adalet Yayınevi, 2017, s.762.

[8] Gönen, a.g.e., s.12.

[9] Eren ,a.g.e., s.656.

[10] Öğretide, bedel borcunun eser imali olarak kararlaştırıldığı durumlarda karma bir sözleşmenin söz konusu olacağı ve trampa hükümleri yerine eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. Ancak, bedelsiz eser imali durumunda eser sözleşmesi değil, bağışlama sözleşmesinin kurulduğu kabul edilmektedir. Detaylı bilgi için bkz: Aydoğdu/Kahveci, a.g.e, s.762; Kurşat ,a.g.e., s.5; Eren ,a.g.e., s.656.

[11] TBK m.481:

“Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.”

[12] Kaplan, a.g.e., s.53; Zevkliler/Gökyayla ,a.g.e., s.469 ; Eren ,a.g.e., s.656.

[13] Örneğin; tüm konutun badana işleri karşılığında 2000 TL verileceği ya da araç tamirinin toplam 5000 TL’ye yapılacağı gibi.

[14] TBK m. 480/II:

“Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak fesih hakkını kullanabilir.”

[15] Fahrettin Aral, Hasan Ayrancı, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, 9.Baskı, Ankara, Yetkin Yayıncılık, 2018, s.368 vd.; Zevkliler/Gökyayla ,a.g.e., s.469.; Eren ,a.g.e., s.657 vd.

[16] Emre Gökyayla, Eser Sözleşmesinde Ek İş ve İş Değişikliği, İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2009, s.41.; Cem Baygın, Türk Hukuku’na Göre İstisna Sözleşmesinde Ücret ve Tabi Olduğu Hükümler, İstanbul, Beta Yayıncılık, 1999, s.54; Gönen, a.g.e., s.210.; Kaplan, a.g.e., s.85.

[17] Gönen, a.g.e., s.210.

[18] Bu konudaki farklı görüşler için bkz: Gökyayla, Ek İş, s.42.; Kurşat ,a.g.e, s.79.

[19] Örneğin, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu, Kanun Numarası: 4735, Kabul Tarihi: 05.01.2002, RG. 22.01.2002/24648

[20] Yargıtay 15. HD 2019/3305 E., 2020/2537 K. ; Yargıtay 23. HD 2018/654 E., 2019/5372 K.

[21] Baygın, a.g.e., s.55.

[22] Kaplan, a.g.e., s.187; Baygın, a.g.e., s.55.

[23] Bu husustaki görüş için bkz: Gönen, a.g.e., s.213.

Gökyayla da eserinde bu konuya ilişkin ayrım yaparken, tarafların iradelerinin bir sözleşme ile uyuştuğu değişikliklere hiç değinmemiş, sözleşme ile ek işin ortaya çıkması meselesini sadece, taraflardan birine bu hakkın tanınması kapsamında irdelemiştir. Detaylı bilgi için bkz: Gökyayla, Ek İş, s.55 vd.

[24] TBK m.13:

“Kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunludur. Ancak, sözleşme metniyle çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler bu kuralın dışındadır.”

[25] M. Kemal Oğuzman, M. Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. I, 11. Baskı, İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2013, s. 163.

[26] Gönen, a.g.e., s.213.

[27] TBK m.484:

İşsahibi, eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir.”

[28] Gökyayla, Ek İş, s.43.; Kaplan, a.g.e., s.188.

[29] Kaplan, a.g.e., s.187.; Baygın, a.g.e., s.56.

[30] Gökyayla, Ek İş, s.44.

[31] 2886 Sy. Kanun’un 63, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 19. Ve Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 12. ve 13. Maddelerinde idarelere ek işle ilgili geniş bir imkanın tanındığı görülmektedir.

Yapım İşleri Genel Şartnamesi m.13/IV:

“İdare, sözleşme konusu işlerle ilgili proje vb. teknik belgelerde gerekli göreceği her türlü değişikliği yapmaya yetkilidir. Yüklenici, işlerin devamı sırasında gerekli görülecek bu 8 değişikliklere uygun olarak işe devam etmek zorundadır. Proje değişiklikleri, ilk projeye göre hazırlanmış malzemenin terk edilmesini veya değiştirilmesini veya başka yerde kullanılmasını gerektirirse, bu yüzden doğacak fazla işçilik ve giderleri idare yükleniciye öder. Proje değişiklikleri işin süresini etkileyecek nitelikte ise yüklenicinin bu husustaki süre talebi de idare tarafından dikkate alınır.”

[32] Gökyayla, Ek İş, s.55 vd.

[33] TBK m. 27/II:

“Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.”

[34] TMK m. 23:

“Kimse, hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez.”

[35] Gönen, a.g.e., s.215.

[36] Gökyayla, Ek İş, s.58.

[37] Gönen, a.g.e., s.216; Baygın, a.g.e., s.57.; Kaplan, ag.e., s.192.

[38] Gönen, a.g.e., s.219.

[39] Baygın, a.g.e., s.58.

[40] Kamu ihalesi mevzuatına tabi inşaat işlerinde ek iş nedeniyle ödenecek bedelin belirlenmesi hususunda detaylı bilgi için bkz: Kaplan, a.ge., s.193 vd.; Baygın, ag.e., s.58 vd.

[41] Kurşat, a.g.e., s.115.

[42] Kurşat, a.g.e., s.117.

[43] Kurşat, a.g.e., s.117.

[44] Gökyayla, Ek İş, s.272.

[45] Gönen, ag.e., s.218.

[46] Gökyayla, Ek İş, s.273.

[47] Gönen, ag.e., s.219.

[48] TBK m. 529:

“İşsahibi, işin kendi menfaatine yapılması hâlinde, işgörenin, durumun gereğine göre zorunlu ve yararlı bulunan bütün masrafları faiziyle ödemek ve gördüğü iş dolayısıyla üstlendiği edimleri ifa etmek ve hâkimin takdir edeceği zararı gidermekle yükümlüdür. Bu hüküm, umulan sonuç gerçekleşmemiş olsa bile, işi yaparken gereken özeni göstermiş olan işgören hakkında da uygulanır.”

[49]Kürşat, a.g.e., s.121.

Yargıtay bunu söz konusu işin piyasa rayiç bedeli olarak uygulamaktadır. Bkz: Yargıtay 15. HD, 6.07.2015, E.726, K.3981.; Bu konudaki tespit ve eleştiriler için bkz: Gökyayla, Ek İş, s.277 vd.

[50] TBK m. 530:

“İşsahibi, kendi menfaatine yapılmamış olsa bile, işgörmeden doğan faydaları edinme hakkına sahiptir; ancak zenginleştiği ölçüde, işgörenin masraflarını ödemek ve giriştiği borçlardan onu kurtarmakla yüümlüdür.”

[51] Kurşat, a.g.e., s.123.

[52] Gökyayla, Ek İş, s.85.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.