banner590

09 Haziran 2021

İŞTİRAK NAFAKASININ YARDIM NAFAKASINA DÖNÜŞMESİ SORUNSALI

Bilindiği üzere iştirak nafakası, boşanma davası neticesinde çocuğun velayeti kendisinde olmayan eş aleyhine çocuğun giderlerine katılmasını sağlamak üzere hükmedilen bir nafakadır. İştirak nafakası kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurması, evlenmesi ya da Türk Medeni Kanunu madde.12’ye göre mahkeme kararı ile ergin kılınması sureti ile son bulur. Yardım nafakası ise kendisine yardım edilmediği zaman yoksulluğa düşecek kişinin, belirli bir kan hısımlığı bulunan kişilerden talep edebileceği, miktarı ve koşulları hakim tarafından tespit ve takdir edilen nafakadır. Kural olarak herkes kendisine yardım edilmediği zaman yoksulluğa düşecek altsoyu (çocuklar ve torunlar), üstsoyu (anne, baba, büyük anne ve büyük babası) ile kardeşlerine mali açıdan yardımda bulunmak yükümlülüğü altındadır.

18 Yaşından Büyük Öğrenciler İçin Yardım Nafakası

Öğrenim durumu ile ilgili olarak Türk Medeni Kanunu’muzda özel bir düzenleme bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu’muzun 328/2. maddesi gereğince öğrenim durumu devam eden ancak 18 yaşını ikmal etmiş çocuğun annesi ve babası güçleri yettiğince çocuğun eğitiminin sonuna kadar yardım etmekle yükümlüdürler. Burada dikkat edilmesi gereken husus, bu düzenleme iştirak nafakasından farklı bir düzenlemedir. İştirak nafakasında anne ve baba müşterek çocuk 18 yaşına kadar bakım ve eğitim giderleri ile yükümlü olup, 18 yaşın ikmali halinde bu yükümlülük sona ermektedir. Oysa yasadaki bu özel düzenleme ile çocuğun öğrenim durumu sona erinceye kadar bakım ve eğitim giderlerinden yükümlü olduğunu düzenlemektedir. Burada iştirak nafakası yükümlülüğü değil yardım nafakası yükümlülüğü söz konusudur. Genel kabul edilen uygulama, iştirak nafakasının sona ermesinden sonra, devam eden eğitim için nafakanın ancak yeni bir dava ile talep edilebilmesidir. İştirak nafakası kendiliğinden eğitim için yardım nafakasına dönüşmez.

“Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana-babanın eğitim sonuna kadar çocuğa bakma görevi için öngörülen yardım nafakasına hükmedilmeden, sona eren iştirak nafakasının yorum yoluyla sürdürülmesi mümkün değildir.” (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2005/12338 E, 2005/16008 K, 18.07.2005 tarih)

Ancak iştirak nafakasının, eğitim devam ediyorsa, kendiliğinden eğitim için yardım nafakası olarak devam edeceğine dair de bazı Yargıtay kararı mevcuttur.

“Bu hale göre iştirak nafakasının TMK.nun 328/2.maddesi hükmü gereğince yardım nafakasına dönüşmesi çocuk ergen olduğu halde eğitimi devam ediyorsa mümkündür. ……Her iki hükmün birlikte değerlendirilmesi halinde, davalının eğitime devam etmesi sebebiyle şartları değerlendirilerek, tarafların gelir ve içinde bulundukları muhtaçlık durumu, yoksulluğa düşecek olma şartı göz önünde bulundurularak nafakanın kaldırılmayarak yardım nafakası olarak devamı gerekirken, davanın kabulü bozmayı gerektirmiştir.”(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2012/8788 E, 2012/13834 K, 30.05.2012 tarih)

Bu yaklaşımın, iştirak nafakasının, reşit olmayla birlikte kendiliğinden sonra ereceği yönündeki uygulamayla çelişkili olduğunu belirtmek gerekir. Hal böyle iken bu meseleye ilişkin bir içtihadı birleştirme kararı alınması hiç fena olmayacaktır.

‘’Hacet umûmî olsun, husûsî olsun, zaruret menzilesine tenzil olunur.’’ – Mecelle’den

Av. Safa Mert ÇİÇEK
 


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.