banner590

07 Mayıs 2019

KIDEM TAZMİNATI FONU İŞÇİNİN HAK KAYBINA SEBEP OLACAK MI?
banner580

Mevcut Sistem

Son düzenlemeler çerçevesinde Resmi Gazete ‘de yayımlanarak yürürlüğe giren 4857 sayılı yeni İş Kanunu'nun 120. maddesi, 1475 sayılı eski İş Kanunu'nun kıdem tazminatını düzenleyen 14. maddesi hariç diğer maddelerini yürürlükten kaldırmış olup, yeni İş Kanunu Geçici Madde 6 ile de ilgili hususa açıklık getirmiştir.

Geçici Madde 6 – Kıdem tazminatı için bir kıdem tazminatı fonu kurulur. Kıdem tazminatı fonuna ilişkin Kanunun yürürlüğe gireceği tarihe kadar işçilerin kıdemleri için 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hükümlerine göre kıdem tazminatı hakları saklıdır.

Kıdem tazminatı fonuna ilişkin hükümler yürürlüğe girene kadar, 1475/14 kapsamında çalışanlara belirli şartlarla kıdem tazminatı ödeniyor. Kısaca incelemek gerekirse mevcut sistemde;

- Aynı işverene bağlı çalışma süresinin en az 1 yıl olması, (işyerinin devrine ilişkin durumlar mahfuz)

- İş sözleşmesinin işveren tarafından İş Kanunu 25/II. Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri dışındaki nedenlerle feshi,

- İşçi tarafından İş Kanunu Madde 24’ te sayılan sağlık, iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırılık veya işyerinde işin durması ve benzeri zorlayıcı nedenlerle feshi,

- Askerlik görevi nedeni ile işten ayrılma,

- Emeklilik hakkının elde edilmesi veya bu kapsamda yaş dışında gereken sigortalılık süresi ve prim gününün doldurulması nedeniyle fesih,

- Kadın işçinin evlenmesi nedeni ile evlenme tarihi itibariyle 1 yıl içinde başvurması şartıyla fesih,

- İşçinin ölümü nedeniyle iş sözleşmesinin feshi,

Şartlarının sağlanması halinde, işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir, bir yıldan artan süreler için de aynı ödeme yapılırdı. Peki, kıdem tazminatı fonu yürürlüğe girerse bütün bir sistemde nasıl değişiklik olacak?

Yeni Sistem: KIDEM TAZMİNATI FONU

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, geçtiğimiz günlerde kıdem tazminatı fonuna ilişkin açıklamalarda bulunmuş, fakat akabinde reform paketinin son haline sendikalarla, isçi kurumlarıyla görüşülerek verileceği belirtilmiştir. Bütün bu belirsizlik içinde kıdem tazminatı reformu ile kıdem tazminatına hak kazanabilme şartları ise merak konusu.

Kıdem Tazminatı Fonu Nasıl İşleyecek?

Bakan Albayrak’ın açıklamalarına göre, yürürlüğe girecek olan yeni sistemde vatandaşların kazançlarına göre kesinti oranlarının belirleneceği zorunlu bir bireysel emeklilik sistemi yeniden ele alınacak, bu sistemle birlikte kıdem tazminatı reformu da gündeme getirilecek. Fakat ikisinin ortak fonda toplanıp toplanmayacağı ise henüz belirsiz.

Mevcut sistemde kıdem tazminatı ile çalışanlara 12 aylık çalışmalarının karşılığı olarak 30 günlük brüt ücreti ödenmektedir. Bu da toplam aylık ücretin yüzde 8.3’lük kısmına denk geliyor. Yeni kurulacak sistemle işverenin üzerinde olan bu yük kaldırılarak her ay kıdem tazminatı fonu için işçinin maaşından ve işverenden kesinti yapılacak. Devletin de kıdem tazminatına katkısı olacak ancak katkı tutarının nasıl ve ne oranda olacağı sonradan belirlenecek. Yeni sistemin özellikleri henüz netleşmemiş de olsa eski sistemden farklı olan, ilk başta işçi lehine gibi görünse de biraz üzerinde durulduğunda işçinin aleyhine olacak birçok husus mevcut. Şöyle özetleyelim;

- İş Değiştirmek Kıdem Tazminatını Etkileyecek Mi?

İşçinin iş değiştirmesi kıdem tazminatı hakkının kaybı sonucunu doğurmuyor. Çünkü işçi zaten işten ayrıldığı anda kıdem tazminatını derhal almaya hak kazanamayacak. Kıdem tazminatını elde edebilmek için biraz sonra anlatacağım zorlu bir yolu aşmak gerektiğinden, iş değiştirmek artık bu engeller arasından kaldırılmış. İşçinin alamadığı kıdem tazminatı, fonda nemalanacak ve gerekli şartlar oluştuğunda işçi bir kısmını ya da tamamını alabilecek.

Ki zaten mevcut usulde hak kazanılmışken dahi alınamayan tazminatların elde edilmesi, işbu hususta bir hayli zorlaşacak gibi görünüyor.

- İstifa Halinde Kıdem Tazminatı Etkilenecek Mi?

Kıdem tazminatı istifa halinde de alınabilecek. Fakat yine belirttiğimiz üzere derhal değil. Öncelikle sistemde asgari süre kalınması gerekecek. Bu süre henüz net değil. Birikim fonda kaldığı sürece nemalanacak. İkinci olarak da işçinin hakkı olan tazminatı almaya da hak kazanması gerekecek. Bu da yine belirttiğimiz üzere birazdan anlatacağım şartların sağlanması ile gerçekleşecek.

- Haklı Sebep Aranacak Mı?

İşçinin işten ayrılmasında haklı sebep aranmayacak. Fakat kıdem tazminatının alınabilmesi için yine henüz belirsiz olmakla birlikte en az 15 yıl beklenmesi gerekecek.

- İşveren Primi Yatırmazsa Ne Olacak?

Yeni sistemde, işveren eğer işçisi adına kıdem tazminatı primini yatırmazsa, nemasıyla birlikte ödeyeceği öngörülüyor. İşten ayrılan işçi priminin ödenmediğini görürse, alacağının peşine kendisi düşmek zorunda kalacak.  İşveren primi yatırmazsa işçi yıllar süren davalarla tahsil etmeye çalışacak. Tahsil kabiliyeti açısından her iki sistem arasında bir farklılık olmayıp, her iki durumda da işçinin tazminatının peşine düşmesi, bu süreçler işlerken tüm fonların garantörünün devlet olacak olması ve yatırım alanlarını devletin belirleyecek olması hususlarında biraz düşünülmesi gerektiği kanaatindeyim.

İşçi Tazminatını Ne Zaman Alabilecek?

Belki de yazımızın en önemli kısmına geldik. İşçinin kıdem tazminatına hak kazanması açısından birçok yol açılmış gibi görünse de, tazminatı alabilmek için kapanan yolları da görmemiz gerekiyor. Henüz netleşmemiş olmakla birlikte şöyle inceleyelim;

- İşçi öldüğünde tazminatına hak kazanacak.

- Fonda biriken paranın yarısı, en az 15 yıl sonra veya ilk defa konut alındığında ödenecek.

- Paranın tamamı ise emeklilikte veya 56 yaşında alınabilecek.

Özetlemek gerekirse; öngörülen sistemde yeni işe giren bir işçinin kıdem tazminatı hesabından para çekebilmesi için 15 yıldır sigortalı olması ve en az 3600 gün (on yıl) prim ödenmiş olması ya da ilk defa konut alıyor olması gerekecek. Ancak, bu koşulları yerine getirse bile kıdem tazminatının tamamını değil, sadece yarısını alabilecek. Hesaptan bir defa para çekildikten sonra yeniden para çekilebilmesi için 1800 gün (beş yıl) prim ödenmesi koşulu aranacak. Kıdem tazminatının tamamının kendisi ya da vârislerince çekilebilmesi için işçinin emekli olması, ölmesi veya 5 yıl boyunca adına açılan hesaba hiç prim yatırılmaması gerekecek.

Mevcut belirsizlik halleri çerçevesinde kıdem tazminatı reformu bu şekilde. Eğer yürürlüğe girerse, işverenlerin işçi çıkarırken karşılaşacağı bir kıdem tazminatı sorunu olmayacağından yazımızın başında da belirttiğim işsizlik sayısı gün geçtikçe daha da artacak gibi görünüyor.

Av. M.Betül ÖZTÜRK


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
necdet 2 yıl önce

çoğu kıdem tazminatu ödememek için erken işten çıkarıyorlar.en iyisi devlette toplanması zaten bu kıdemi ödeyen şirket bunu gider olarak gösterebiliyor eee daha ne amaç işçiyi şirkete bağlamak ama tam tersi en iyisi devlette biriksin işçi haklı ise işçiye işveren haklı ise işverene iade edilsin

Avatar
Av. Serdar 2 yıl önce

Güzel bir çalışma olmuş. Ellerinize sağlık sayın meslektaşım.

Avatar
Yorumcu 2 yıl önce

Belli olmamakla birlikte, net olmamakla birlikte, kesin değil, amalarla yazılmış; saçma sapan beyin bulandıran açıklamalar.

Avatar
ömer 2 yıl önce

Değerli çalışmalarınız şuan ki durum hakkında fikir sahibi olmamızı sağlamış. Emeğinize sağlık.

Avatar
Mr.Tuna 2 yıl önce

Değerli çalışmalarınız ve yorumlarınızla konu hakkındaki güncel durumu açıkça anlatmışsınız. Emeklerinize sağlık.